Kırmızı Pazartesi

En Son Değerlendirmeler

0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

"Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım." (Sayfa, 90)
Kitabı bitirdiğimde bana ne hissettirdiği konusunda oturup uzun uzun düşündüm. İlk hissettiğim Santiago Nasar'ın suçsuz yere öldürülmüş olmasının beni çok üzdüğü oldu. Bir toplum nasıl bu kadar vurdumduymaz olur, nasıl hiçbi şey yapmadan öylece durabilir bu sorular kitapta çok güzel bir
şekilde gözler önüne serilmiş.

1 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitap güzeldi ancak bir o kadar da karışıktı.
Yazar yan karakterlere aşırı yer vermiş ve bütün kasaba sakinlerinin isimlerini bilmemizi iştemiş.
Toplumun duyarsızlığı ve sorumluluktan kaçışı iyi bir şekilde işlenmiş.
Kisa ve öz demek isterdim ama kısa ve yorucu demek daha doğru olur.

1 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Kesinlikle bir çırpıda bitirebileceğiniz, çok akıcı bir kitap. Puanımı da bu akıcılığına verdim.

Kendimi bir an Brezilya dizisi izliyor sandım.

Öte yandan kitabın sonunun baştan belli oluşu, bana ileride başlayacağım Fantastik kitap serileri hakkında ipucu verdi. Örnek çok tartışılan Zaman Çarkı serisi okuma sırası gibi.

2 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

yani sürükleyici tabi ama herkesin aksine bayılmadım maalesef.

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bir cinayetin anlatıldığı harika bir roman..ince bir kitap ama o hazzı insana veriyor.En çok okunanlardan..Tavsiye ederim..

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bugün toplumda yaşanan duyarsızlığı, bananeciligi hatta 'bekleyelim bakalım ne olacak?' şeklindeki başkalarının yaşadığı olumsuzlukları kendilerine heyecan malzemesi yapan bir kesimin bakış açısını yansıtması adına oldukça güzel bir kitaptı. Kısa olması kitabı sıkıcı olmaktan çıkarıyor. Kısa sürede zevkle okunabilecek bir kitap.

2 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
3 puan

:) kitaptan hiçbir şey anlamadım. sadece bir töre cinayeti var ötesi karanlık benim için.. Belki de anlamam gereken budur

2 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bir cinayetin etrafında dönen, kahramanların hikayelerinin anlatıldığı güzel bir kitap. Kısa bir sürenin anlatılmasına rağmen, bir anın üzerinden yola çıkıp böyle bir hikaye ortaya koymak gerçekten başarılır. Akıcı ve sürükleyici bir kitaptı. Tek sıkıntısı bir sürü yabancı isim olmasıydı sanırım. Bir de nedense kitabın sonuna kadar Santiago Nasar'ın masum olduğunun ortaya çıkacağını bekledim :) Güzel bir kitap. Tavsiye ederim.

2 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Mükemmel bir Marquez kitabı. Çarpıcı betimlemeler, gerçekçi diyaloglar ve edebi bir akış... Her duyguyu iliklerinize kadar hissettiren nadir romanlardan. En sevdiğim kitaplardan biri oldu. "Beni öldürdüler, Wene hala." sözü hala aklımdan çıkmıyor.

2 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bu kadar az nasıl bu kadar çok olur!!!

2 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitabın isminin Türkçeye tam çevirisi “Olacağı Bilinen Bir Cinayetin Kroniği” gibi bir şeymiş. “Kırmızı Pazartesi” ismi bence daha güzel ama çevirilerde yazarın bu kadar sınırlarının dışına çıkmak ne kadar doğru tartışılır. Gerçek bir olaya dayanan kitabın orijinal adı aslında kitabın kısa bir özeti de. Daha ilk satırda “Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 5.30'da kalkmıştı.” diyerek kitabın sonu söyleniyor ama kitabın esas konusu bu cinayetten ziyade herkesçe bilinen bu cinayete toplumun duyarsızlığıydı. Herkesin genel tavrı bu olaya bulaşmamak ve nasılsa birileri ilgilenir mantığıyla sessizliğe bürünmekti. Sonradan yapılan soruşturmada herkes kendince “Elbet başkası uyarmıştır diye düşündüm”, “Namus meselesi olunca karışmak istemedim” veya “Onların bu cinayeti işleyebileceğini düşünmedim” gibi bahanelere sığınarak vicdan rahatlatması yapıyor. İşin ilginç yanı katil olan ikiz kardeşler bu göz göre göre gelen cinayeti işlemelerine engel olmaları için davranışlarıyla içten içe herkese yalvardılar. Ama tabii ki kimin umurunda? Cinayet zamanı geldiğinde ise bu umursamaz halkın bir maç seyrediyormuş gibi toplanıp olayı seyretmesi insanı ayrı bir çileden çıkaran detaydı.

Kitap genel olarak fena değildi ama bir yerden sonra fazla gereksiz ayrıntıya girilmiş gibi geldi bana. Bunun yerine psikolojik durumlara ağırlık verilseydi daha çok hoşuma gidebilirdi. Yine de okunulması gereken bir kitap. Günümüzde de bağırarak geldiği halde herkesin sağır olduğu cinayetler yok mu?

3 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Sürükleyici, başarılı bir roman.

3 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Evet ilk cümlesinden itibaren Santiago Nasar'ın öldürüleceğini biliyorsun, fakat olaylar giderek gün yüzüne çıktıkça ve en sonda Nasar'ın çaresizlik ve şaşkınlıkla ortasında kaldığı cinayet sahnesi gözlerinin önünde canlandığında, önceden haberdar olupta olaya müdahele etmeyen herkese okkalı küfür savurasın geliyor. Ama ne yazık ki elden bir şey gelmez, artık kendisinin de dediği gibi "Beni öldürdüler, Wene hala."(((

Belki de gerçekten:
"Kader bizleri görünmez kılar."

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hukuk okuyan herkesin mutlaka okuması gerek

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Kitabın ana fikri güzel ama ben sevemedim kitabı. Okurken çok sıkıldım. Karakterler çok fazlaydı ben anlayamadım kitabı açıkçası. Sonunu beğendim ben sadece o kadar.

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Herkes tarafından bilinen bir cinayeti engellemek için kimsenin hiçbirşey yapmadığı geri sarmallı bir yapısı bulunan bir kitap. Üslup da Marquez imzası var. Karakterlerin yansıtılması şahane...

3 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2016/08/krmz-pazartesi-kitap-yorumu.html

Dünya çapında ses getiren ünlü bir roman olmasına şaşmamak gerek Kırmızı Pazartesi'nin. Üstüne üstlük kitabın konusu yazarın çocukken bizzat yaşadığı gerçek bir olaydan alıntıymış. Bunu öğrenmek beni hem şaşırttı, hem biraz üzdü. Ancak günümüzde yaşanan olaylara baktığımızda da bunu pek fazla garipsememek gerekli belki de. Bu ilgisizliği, tepkisizliği. İşimize geleni istediğimiz biçimde görmeye yatkınlığımızı.

3 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Küçük bir kasabada  kızkardeşlerinin düğün sabahı, Santiago Nasar'ı namuslarını temizlemek için öldüreceklerini ilan eden ikizler, bir kaç saat içinde emellerine ulaşırlar. Hemen hemen bütün kasaba halkı, onların niyetlerini duyar fakat bir türlü  engelleyemez. İkizler sanki  bu cinayeti işlememek için uğraşır gibi, her önlerine gelene söylerler. Belki de o yüzden kimi inanmaz, kimi ciddiye almaz , kimi de Nasar'ı uyarmak istese de ona ulaşamaz.
Kitabı okumayan arkadaşlar sonucu söyledim diye bana kızmasın  çünkü kitabın ilk sayfası hatta ilk cümlesinde Santiago Nasar'ın öleceği yazıyor.
Yazar, gerçekte çocukluğunun geçtiği kasabada yaşanmış olan bu olayı, ustaca anlatım tarzıyla bizlere aktarıyor. Kitapta  kısa olmasına rağmen onlarca isim geçiyor. Yazar  bu insanlarla görüşüp, adım adım cinayete giden bu olay örgüsünü sıraya koyup, kurbanın arkadaşı sıfatıyla anlatıyor.
Bir tarafta; her ne kadar bazı şeyleri bilseniz de önüne geçemeyeceğinizi, bir tarafta da; insanların davranışları,  düşünceleri, yaptıkları veya yapmadıkları eylemlerin başka hayatları nasıl etkilediklerini gösteren bu eseri, kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Yalnız aklıma kitapta ki  iki bilinmezden en merak ettiğim olan soru takılıyor: O sabah yağmur yağdı mı? Yağmadı mı?

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

'Kader bizleri görünmez kılar.'

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Toplumdaki umursamazlığın, ilgisizliğin ve yetersizliğin sonunda el birliği ile "Namus Cinayeti" adı altında Santiago Nasar'ın adım adım ölüme gitme öyküsünü, sıkılmadan, yorulmadan okurken, sonunu en başından bilmeme rağmen ilgimi hiç kaybetmedim. Marquez'in yaşanmış bir olaydan esinlenerek yazdığı bu kısa öyküde, kendi toplumumuzdan da bir şeyler var. Akıcı ve sade bir dille yazılmış, Marquez'in tarzı gereği detayları bu kadar yoğun vermesi bende konu detaylar arasında dağılmış hissi yaratsa da hatta dikkatimi dağıtsa da, sürükleyiciydi.

3 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
4 puan

Keşke hiç yazilmasaymış

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

dinginliğinde saklı gerilimiyle harika bir Marquez eseri. Edebi açlığı giderecek muhteşem bir kitap

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Kitap gerçekten çok etkileyici bir konuya sahipti. Ama okurken inanılmaz zorlandım. Olaylar kopuk kopuk anlatılıyor ve çok sayıda yan karakter var. İsimleri de öyle kolay ezberlenen ileriki sayfalarda tekrar görünce hatırlayacağınız isimlerden değil o yüzden kitabın gelişme bölümünü zor anladım. Eğer az sayfalı bir kitap olmasaydı dayanamayıp bırakabilirdim muhtemelen. Ama özellikle son 20 sayfa da öldürüleceğini öğrenip kaçmaya çalışması ve annesinin bilmeden ölümüne sebep olması çok etkileyiciydi. Yine de Marquez'in tarzı bana göre değil dili çok ağır geliyor. Yüzyıllık yalnızlık'ı ne zaman okurum kim bilir.

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

arada kalman imkansız..ben sevmeyenlerdenim.

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bayıldım!
Pişmanım şimdiye dek okumadığıma.

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitap hiç kimsenin işlemek istemediği bir cinayeti anlatıyor. Hiç kimse istemese de sonunda istemedikleri şey gerçekleşiyor. Hepsi de bir diğerinin kurbanı uyardığını sanıyor. Bir hayatın kurtuluşu sürekli olarak erteleniyor ve nihayet daha fazla özürleri kalmadığında da her şey için çok geç olduğundan artık kurtarılacak bir hayat kalmıyor. Ne dersek diyelim; burada toplumun sorumsuzluğu önemli bir rol oynasa da başrol Santiago Nasar'ın talihsizliğiydi bence. Kader bütün ağlarını onun ölümü üzerine örmüştü sanki. Özellikle o kapının kapanışı, hem de onu en çok seven tarafından kapanışının başka ne gibi bir açıklaması olabilirdi ki zaten. Sorgu yargıcının da belirttiği gibi:

"Özellikle de işleneceği böylesine açıkça duyurulmuş bir cinayetin hiçbir aksilikle karşılaşmadan gerçekleşmesi yolunda hayatın edebiyatta bile görülmeyen onca rastlantıdan yararlanmış
olması ona büyük bir haksızlık gibi görünmüştü."

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

biraz karışık olsada okumaya değer.

yorumum burdan okuyabilirsiniz.

http://kitaplardansayfalar.blogspot.com.tr/2015/12/kirmizi-pazartesi-kitap-yorumu.html

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Marquez'in alışıldık tarzlarından birisi. Hiç bir yerinde sıkmıyor kitap. Farklı karakterlerin gözünden anlatıyor hikayeyi. Yüzyıllık Yalnızlık'a atıf yaptığı bölüm de, güzel bir tat bıraktı :)

4 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez'in 1981'de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya'da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor.

4 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Santiago bu olaylar olurken neredeydi? Ne hissediyordu? Tüm kasaba öldürüleceğinin bilirken o da öğrenmiş miydi? Gerçekten Angela ile birşey yaşamışlar mıydı? En çok merak ettiğim sorular bunlardı. Okurken zorlandım. Hangisi hangisinin annesi babası derken... o kadar çok karakter vardı ki..Akıcıydı ama pek beğenmedim.

4 yıl, 2 ay önce
geri 1 | 2 | 3 | 4