lorrysossue

144 takip ettiği ve 23 takip edeni var. 73 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

lorrysossue bir kitabın resmini değiştirdi.
ROUSSEAU VE TOPLUM SÖZLEŞMESİ

Sosyolojinin kurucularından Durkheim, Aydınlanmacı modern siyaset felsefesinin kurucularından Rousseau'yu inceliyor. Durkheim hayatının sonlarında, belki Birinci Dünya Savaşı'nın yarattığı koşullara da tanık olmasının sonucundan modern Batılı toplumlarda eğitim vasıtasıyla yükseltilecek bilincin ne kadar önemli olduğunu fark etmişti. Ayrıca Rousseau'yu da sosyolojinin öncülerinden biri olarak görüyordu. Hakkında uzun bir makale kaleme almıştı. Ona göre Rousseau, doğa durumundaki doğal bir varlık olarak insanın ancak toplumun içerisinde beşeri bir varlığa dönüştüğünü çok önceden anlamış ve bize anlatmaya çalışmıştı. Bu dönüşümün teorisinin incelendiği çalışmayı Türkçede ilk kez okuru ile buluşturuyoruz.

Sosyolojinin kurucularından Durkheim, Aydınlanmacı modern siyaset felsefesinin kurucularından Rousseau'yu inceliyor. Durkheim hayatının sonlarında, belki Birinci Dünya Savaşı'nın yarattığı koşullara da tanık olmasının sonucundan modern Batı... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 7 ay
lorrysossue okuma durumunu güncelledi.
Kinyas ve Kayra

Sayfa: 133/567
%23

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 ay
lorrysossue okuma durumunu güncelledi.
Kinyas ve Kayra

Sayfa: 100/567
%17

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 9 ay
lorrysossue okumuş bitirmiş.
Kızıl

Zweig gençlik dönemi yapıtlarından Kızıl’da öğrenim için Viyana’ya giden genç bir tıp öğrencisinin büyük kentin gerçekliğine uyum sağlama ve yetişkinliğe adım atma sürecini anlatır. Kendini birdenbire ailesinden uzakta soğuk bir
odada yapyalnız bulan bu “çocuksu” genç adam, zamanla girdiği bunalımın etkisiyle hayallerinden, başlangıçta büyük bir hevesle sarıldığı tıp eğitiminden vazgeçme noktasına gelmiştir. Tam da o günlerde kızıla yakalanan ve yardımına ihtiyaç duyan bir kız çocuğu onu hayata geri çağırır…
1908 yılına ait bu anlatı, Zweig’ın daha o zamanlar çoktan bir novella üstadı olup çıktığının kanıtıdır adeta. Üstelik, yazarın sonraki yapıtlarında sıklıkla karşılaştığımız bir temanın peşine henüz kariyerinin başındayken düştüğünü; gaddar bir dünyada varoluşunu sürdüremeyecek kadar kırılgan insanların acılarını baştan beri dert edindiğini ortaya koyar.

Zweig gençlik dönemi yapıtlarından Kızıl’da öğrenim için Viyana’ya giden genç bir tıp öğrencisinin büyük kentin gerçekliğine uyum sağlama ve yetişkinliğe adım atma sürecini anlatır. Kendini birdenbire ailesinden uzakta soğuk bir
odada yapyalnız bul... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 9 ay
lorrysossue, wheatley tarafından yapılmış bir değerlendirmeyi beğendi.
Şato

7

Okurken sanki bize bir kabusun içindeymişiz de,aynı yerde debelenip duruyoruz gibi hissettiren,bence gelecekteki bir çok yazarı etkilemiş çok önemli bir eser,keşke sonu eksik kalmasaydı.

Okurken sanki bize bir kabusun içindeymişiz de,aynı yerde debelenip duruyoruz gibi hissettiren,bence gelecekteki bir çok yazarı etkilemiş çok önemli bir eser,keşke sonu eksik kalmasaydı.

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 9 ay
lorrysossue, Tuncer Şengöz tarafından yapılmış bir değerlendirmeyi beğendi.
Şato

4

Muhtemelen bu kitabı yarıda bırakanların sayısı, en az kitabı okuyup bitirenlerin sayısı kadardır. Eğer siz de kitabı bitiremeyenlerdenseniz boşuna hayıflanmayın, çünkü Kafka da bitirememiş.

Şato'nun tamamlanmamış romanlardan biri olduğunu bilmeden okumaya başladıysanız ve sabırla, kendinizle mücadele ede ede kitabın son sayfasına kadar geldiyseniz, romanın birdenbire tamamlanmamış bir paragrafla sona erdiğini görüyor ve (eh) biraz iğfal edilmiş gibi hissediyorsunuz.

Pek çok okur (ki çoğu Kafkasever) bu kitaba övgüler yağdırıyor. Şato'nun 20. yüzyılın en büyük edebiyat klasiklerinden biri olduğunu söyleyen bile var. Asla katılmıyorum. Hatta muhtemelen Kafka'nın kendisi de bu fikre katılmıyor olsa gerek ki, romanını yarıda bırakıyor, bir daha geri dönmüyor ve bir süre sonra da yaşama veda ediyor.

Şato'yu okurken bu kitabın bir roman değil, roman taslağı olduğunu düşünmeden edemedim. Pek çok bölümde paragraf düzeni bile yok; koskoca bir bölüm tek bir paragraf!

Romanda olayların akışı da tutarlı değil. Kafka sanki romanı yazmaya başlamış da daha sonra kendisini kaptırıp aklına geleni karalamış gibi. En nihayetinde de eserini kendisi de beğenmeyip yarıda bırakmış (sanki). Ama işte dünyanın her yerinde "Kafkaseverler" var ve Kafka aylık ödeme listesini bile yazıp yayımlasa bir edebiyat başyapıtı ilan edecekler (sanki).

Sahi ... Bu romanı yazanın Kafka olduğunu bilmeseler gerçekten de övgüler yağdırırlar mıydı? Sanmıyorum ...

Ben sabırla ve inatla -çok sıkılarak, hatta bunalarak - sonuna kadar okudum. (Eh... Kafka romanlarını bunalmadan okumak ne mümkün?) Romanın son cümlesini okuduktan sonra kitabı fırlatıp attım. Daha sonra internette kitap eleştirilerine bir göz attım. Çok övülen bazı bölümleri yeniden okudum. (Evet, evet.. gerçekten ikinci kez okudum)

Ve....

Bir buçuktan iki yıldız vermeyi düşündüğüm bu romana DÖRT yıldız verdim. Bilmiyorum, üç dört kez daha okursam belki daha fazla beğeneceğim. Ama hayat kısa ve okunacak on binlerce kitap var ...

Bence siz bir "Kafkasever" değilseniz, bu kitabı okuyarak boşuna zaman kaybetmeyin.

Muhtemelen bu kitabı yarıda bırakanların sayısı, en az kitabı okuyup bitirenlerin sayısı kadardır. Eğer siz de kitabı bitiremeyenlerdenseniz boşuna hayıflanmayın, çünkü Kafka da bitirememiş.

Şato'nun tamamlanmamış romanlardan biri olduğunu bilmed... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 9 ay
Daha Fazla Göster

lorrysossue şu an ne okuyor?

Veba

%0

Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk

%28
Sayfa 120.

Kişisel Gelişim ve Pozitif Enerji

%39
Sayfa 100.

Kinyas ve Kayra

%23
Sayfa 133.

Favori Yazarları (8 yazar)

Favori yazarı yok.