Etiketler (düzenle)

Henüz etiket eklenmemiş.

Kullanıcı Araçları

Zaman Makinesi (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Wells'in ilk olarak okul gazetesinde yayınladığı bir öyküden hareketle kaleme aldığı kısa romanı Zaman Makinesi, 1895'ten beri bilimkurgunun önde gelen eserlerinden biri oldu. Hem geleceği hayal etmek hem de biliminsanının karakterini göstermek adına derin saptamalarda bulunan, politik göndermelerle yüklü bu distopya, hâlâ gerçekleştiremediğimiz bir fantezinin peşinden yıllardır sürüklüyor bizi. Volkan Gürses'in Türkçeye çevirdiği Zaman Makinesi'nin bu yeni baskısı, roman tarihi ve H.G. Wells üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan akademisyen Patrick Parrinder'ın önemli makalelerinden biriyle zenginleşiyor. Elif Ersavcı'nın Türkçeye kazandırdığı bu makalede Parrinder, Wells'in Zaman Makinesi'ni yazarken, "yaratıcılık düzeyinde de olsa, kendi ölümünün ötesine geçmeyi" öğrendiğini iddia ediyor. Zamana karşı bir makinenin, ölümlülüğe karşı bir yaşamın hikâyesi bu. Wells'in en büyük üç romanından biri olan Zaman Makinesi'ni okurken, hepimiz bir Zaman Yolcusu'yuz!

Wells'in ilk olarak okul gazetesinde yayınladığı bir öyküden hareketle kaleme aldığı kısa romanı Zaman Makinesi, 1895'ten beri bilimkurgunun önde gelen eserlerinden biri oldu. Hem geleceği hayal etmek hem de biliminsanının karakterini göstermek adına derin saptamalarda bulunan, politik göndermelerle yüklü bu distopya, hâlâ gerçekleştiremediğimiz bir fantezinin peşinden yıllardır sürüklüyor bizi. Volkan Gürses'in Türkçeye çevirdiği Zaman Makinesi'nin bu yeni baskısı, roman tar... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Ciltsiz , 128 sayfa

2014 tarihinde , İthaki Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9786053754268
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.3 puan (52 kişi)
102 okumuş, 66 okumak istiyor, 0 okuyor

8.7 puan (57 kişi)
83 okumuş, 56 okumak istiyor, 1 okuyor

9.2 puan (61 kişi)
135 okumuş, 69 okumak istiyor, 2 okuyor

8.3 puan (53 kişi)
133 okumuş, 82 okumak istiyor, 8 okuyor

Biz
8.2 puan (126 kişi)
276 okumuş, 198 okumak istiyor, 12 okuyor

7.4 puan (26 kişi)
62 okumuş, 24 okumak istiyor, 0 okuyor

7.7 puan (14 kişi)
37 okumuş, 35 okumak istiyor, 1 okuyor

7.9 puan (11 kişi)
30 okumuş, 20 okumak istiyor, 0 okuyor

7.2 puan (16 kişi)
43 okumuş, 21 okumak istiyor, 0 okuyor

8.2 puan (34 kişi)
75 okumuş, 67 okumak istiyor, 4 okuyor

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

Burda insan yok
marlaa melikemetin
2 kişi
Burda insan yok
Burda insan yok

Değerlendirmeler

değerlendirme
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yazıldığı zaman için öte ötesi. Sevdim bu adamı. Çok şeyi yok varsaymış ama önemli olan önemli olarak kalmış.

6 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Herbert George Wells'in okuduğum ilk romanı. Bildiğimiz üzere bir bilim kurgu ama içerisine ilginç unsurlar da katılmış.Romanda;

Zaman makinesini keşfeden bir adam geleceğe yolculuk yapıyor ve sanırım yapılan en uzak yolculuk.(Yıl 802701)
Normalde gelecek denince aklımızda muazzam bir dünya şekillenir. Yapay zekalardan bahsedilir,insanoğlunun akla hayale sığmayacak buluşlarını canlandırmaya çalışırız.Ya öyle olmazsa?

Marlock ve Eloi isimli iki tür insan cinsi vardır. (Bir zamanlar Homo Sapiensler ve Neandertaller gibi düşünün).Yalnız garip gelen, insanoğlu hangi koşullar altında Marlock ve Eloi olarak evrimleşmişlerdir?

Yazarın gerçekte babası ve annesi emekçi grubundan olduğu için kendisi de zamanla burjuva sınıfından nefret etmiştir.Hatta sosyalist olduğunu da dile getirmiştir.Kitaptaki evrimleşme süreci fikri buradan gelmiş olabilir.


Bu arada Eloi(aramice Tanrı=Baba anlamına gelmektedir). Bir dipnot daha; Atatürk Nutuk'ta kendisinden bahseder.

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Ondokuzuncu yüzyılda yazılmış olduğuna inanması zor bir kitap.

Özenli çeviri, tasarım için İthaki yayınlarına teşekkürler...

4 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Eserde, 802.701 yılında 'Eloi' ve 'Morlock' olarak adlandırılan iki sınıf çıkıyor karşımıza. Eloiler, her tür sosyal sorunu geride bırakmış ve artık kendilerini tamamiyle zevke adamış ('bourgeois utopia' diyebiliriz buna) bir toplum. Morlocklar ise yerin altında, gün ışığı görmeden yaşayan, ucube yaratıklar olarak 'çalışan sınıfı' temsil ediyor. Kurgusal olarak bir ilk olan eserin, Fritz Lang'ın Metropolis filmine de birçok açıdan ilham kaynağı olduğunu fark ettim okuduktan sonra- filmi izleyenler anlayacaktır. Aynı zamanda zaman makinası kavramını ilk ortaya çıkaran eserdir bu bildiğim kadarı ile. Kurguda, endüstriyel ve 'makineyi kullanan' bir topluluk olan Morlocklara kıyasen, tamamen doğanın içinde, çalışmadan yaşayan Eloiler daha refah içinde ve mutlu bir topluluk olarak resmedilmiş. Sorumluluk, planlama ve çalışma kavramlarının var olmadığı bir dünya ama her şey tıkır tıkır işliyor ve nasıl oluyorsa doğanın o muhteşem düzeni/dengesi dahi korunuyor. Bu etkili bir düş müdür 802,701 yılı için? Salt doğanın dengesini korumak dahi bir çaba gerektirir sonuçta. Bir toplumdaki en az çalışan/üreten sınıfı bulduğunuzda muhtemelen en mutsuz sınıfı da bulmuş olursunuz gibi bir fikirden hareket edersek hele- bu kurgunun sağlamlığı tartışılır. Velhasıl kelam, okunması gereken bir eserdir. Yazıldığı zamanın fersah fersah ötesinde bir eserdir. İngilizce'ye hakim olan okurların özellikle orjinal metni okuması şiddetle tavsiyedir.

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çok beğendim. Anlatım çok akıcı ve sade. Betimlemeler başarılı, kolayca gözümde canlandırabiliyorum. Farklı bir gelecek yorumu. Bilimkurgu severlere tavsiye ederim.

2 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

http://rafinasigmayanlar.blogspot.com.tr/2014/04/kitap-6-zaman-makinesi-hg-wells.html

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Zamanına göre oldukça başarılı olan bilimkurgu romanı. Başları sıkıcı olsa da güzel bir kitaptı.

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Herbert George Wells'in 142 Sh 12 Blm lül kültleşmiş bilim kurgu romanı.

Roman zaman gezgini denen bir bilim adamının zaman makinesi icat ederek çok ileri tarihe gitmesi üzerine kurulu. Gittiği yerde yer üstünde yaşayan iyi topluluk Eloiler ve yer altında yaşayan kötü Morlocklar arasında geçen mücadele altında ileride de olabilecek olan ezilen ve ezenler teması işlenmiş.

Bilim kurgu tarzını severlerin favori kitaplarından biri olduğunu okudum bir çok yerde. Ben bu tarzdan pek hoşlanmama karşın ölmeden önce okunması gereken 1001 kitaptan biri serisini topladığım için aldım ve okudum. Çok beğendiğimi söyleyemem.

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Sonunu beğendim.
Zaman yolcusunun gittiği yılda yaşayan yeraltı ve yerüstü dünyasındaki insanların hayatı hakkındaki çıkarımları ve benzetmeleri güzeldi. Yeraltı dünyasında işçi sınıfı olarak anlattığı Morlocklar, yerüstü dünyasında da burjuva sınıfı olan Eloiler yaşıyor. Yani kapitalist ve emekçiler. Galiba ailesinin hayatıyla özdeşleştirerek bu hikayeyi yazmış. Benim anlamadığım neden Morlocklar kötü yansıtılıyor? Hayatları o insanları o durumlara getirmiş. Zaman yolcusunun başta Eloiler neden Morlocklardan korkuyor çıkarımını yapması ve Eloileri şimdi anlıyorum gerçekten Morlocklara bakınca korkuyorum ve tiksiniyorum demesi?Yani Morlockları zaten o duruma getiren de Eloiler değil mi? Eloilerin zor durumda olması bizzat kendi yaptırımlarından. Bu yönden gidersek bu tartışma bitmez. Neyse Zaman yolculuğu hikayesi ve zaman yolcusunun hikayesi olarak beğendim.Zaman yolcusu hikayeyi ve makineyi anlatırken çok gizemliydi. Ama yinede inanmamalarından da yakınıyordu. Gizemli davranmayı bırakıp biraz daha açıklamaya çalışsaydı belki daha iyi olabilirdi, belki de olmazdı. Sonuçta insanları böyle bir duruma inandırmak zor.

2 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında İngiltere’de bir bilim adamı akşam yemeğine çağırdığı konuklarına , uzunluk,genişlik, kalınlık gibi boyutların dışında dördüncü boyut olan zaman içerisinde de diğer boyutlarda hareket edildiği şekilde hareket edilebileceğini ispatlamak için araç olarak kullandığı minyatür zaman makinesini ortaya çıkarır.Saygıdeğer konuklar ona inanmayı reddeder. Gece sona erer ve aradan bir hafta geçtikten sonra aynı yemek salonunda masa başında ev sahibi beklenirken çıkagelir, ama bir gariplik vardır, üstü başı kir, pas içinde, bir mücadeleden çıkmışçasına bitkin ve harap, ölesiye aç.
802701 yılında, bir zamanlar Londra’nın bulunduğu noktada tanık olduğu yaşamı anlatır onlara. Geleceğe yolculuk etmiş, geleceğin ırkıyla tanışmıştır.
Bugünkü insanlardan daha kısa boylu, sürekli gülen ve sevgi içinde yaşayan herkesin tek tip kıyafet giydiği bir toplum vardır. Toplulukla kısa sürede ilişki kurar. Bu toplulukla konuşmayı beceremese de, sevgi dolu topluluk onu hemen kabul eder. Bu topluluktan en yakın arkadaşı bir geleceğin kadın insanıdır. Bu arkadaşı ile dünyayı kısa sürede keşfeder.
İlerleyen günlerde zaman makinesinin ortadan kaybolduğunu farkeder. Bu sevimli dostlarının makineyi bir yere götürdüklerinden şüphelenir. Fakat daha sonra farkeder ki, bu dünyada yalnız bu tek tip geleceğin insanları yaşamamaktadır. Yer altında, farklı bir evrim geçirmiş ve yiyecekleri tükendiği için bu sevimli insanları bile yiyen bir tür yaşamaktadır. Geleceğin sisteminde yer altında kurulan büyük endüstiriyel şehirler, gözlerini karanlığa alıştırarak evrimleşen geleceğin ikinci insan türünden yukarıdaki mutlu topluluk da çok korkmaktadır.
Zaman gezgini, makinesini tekrar ele geçirip, geriye dönebilmek için, karanlık dünyaya iner. Fakat yer altında, vahşi denebilecek bu toplumdan o da korkar, tam aklını kaçırmak üzereyken zaman makinesine ulaşır ve geri döner. Masada hala yemek yemekte olan misafirlere hikayesini anlatır. Kendisi bile bir an için rüya gördüğünü düşünür, fakat herkes kanayan ayağının ve elinin yüzünün kir içinde olduğunun farkındadır.
Yemeğin sonunda editör arkadaşına bir kaç gün sonra daha detaylı görüşmek üzere randevu verir. Bir kaç gün sonra editör arkadaşı geldiğin de, bilim adamını elinde bir kamera ve sırtında bir çantayla görür. Bilim adamının ona birkaç dakika sonra herşeyi ispatlayacağını söylemesine bir mana veremez ve içerideki odaya girerken o da masanın üzerindeki gazeteyi okumaya başlar. Biraz sonra çığlığın geldiği odaya girer, fakat bilim adamını göremez. Zaman makinesi olduğu iddia edilen nesnenin de odada olmadığını fark ederken, bilim adamını sonsuza dek bekleyeceği aklına gelmemiştir.

2 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

insanların ve tüm canlıların hatta yarattıkları her şeyin bir toz bulutu gibi başlangıcıyla aynı şekilde yok olacağını -bir nevi ''sen de kimsin insan?'' diyerek- 802,701 yılından sistem ve kapitalizm eleştirisi üzerinden oldukça basit bir dille sunmuş yazar.

yazıldığı dönemde görelilik teorisinin henüz doğmadığı düşünülürse yazara olan saygı daha da artabilir. tek kötü yanı kitabın kısalığı ve hikayenin kısmen yüzeysel kalmış olması.

1 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Kitabı okumadan önceki beklentim zamanda yolculuk kuramı üzerine birşeylerdi. Ancak kitabın tamamı uzak bir gelecek tasviri üzerine kurulmuş. Bu konuda beklentimi karşılamadığı için kitabı biraz isteksiz okudum.
Bunun yanında gelecekteki insanlığın gelmiş olduğu nokta da gerçekçi bir yaklaşımdan uzak, daha çok fantastik geldi bana. Zamanına göre değerlendirildiğinde çok orijinal olabilir ancak ben zamanımıza göre değerlendirdiğimde çok da iyi bulmadım.

1 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Döneminin çok ötesinde, günümüzün insan yaşantısının neye evrilebileceğine ilişkin çok çarpıcı bir roman. H.G Wells kitaplarına devam.

1 yıl önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski