onursan

Detayları:  Onur San, İstanbul, 42 yaşında, Erkek
İlgi Alanları:  One pill makes you larger
Sevdiği Kitaplar Türleri:  And one pill makes you small
Hakkında: 
And the ones that mother gives you Don't do anything at all Go ask Alice When she's ten feet tall
37 takip ettiği ve 38 takip edeni var. 230 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

onursan okumuş bitirmiş.
Sencivanoğlu

Türk edebiyatında tarihi romancılığın en başarılı temsilcilerindendir. Eselerinin çoğu onlarca baskı yapmış ve yüz binlerce okura ulaşmıştır. Romanlarını tarihten seçtiği kişiler ve onların çevresindeki olaylar üzerine kurduğu görülür. Çok rahat ve oldukça akıcı bir anlatımı sayesinde okuma alışkanlığını geliştirici eserleriyle Kozanoğlu, genç nesillere tarih şuuru da aşılamaktadır.
Bunu ''Amacım, Türk insanının kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır'' sözleriyle açıklamaktadır.. Daniel Pennac''ın okuyucuya tanıdığı haklardan Bovarizm (kitapla bütünleşme) hakkını kullanan Türk okuru Kozanoğlu''nun romanlarında zaman zaman uçsuz bucaksız ovalarda at sürecek, kıl çadırlarda yatacaktır. Anlatılan çağda çok kullanılan kelimeler eserlere adeta serpiştirilmiş, böylece hem eserin dili açıklığından bir şey kaybetmemiş hem de tarihi atmosfer başarıyla günümüze taşınmıştır.

Türk edebiyatında tarihi romancılığın en başarılı temsilcilerindendir. Eselerinin çoğu onlarca baskı yapmış ve yüz binlerce okura ulaşmıştır. Romanlarını tarihten seçtiği kişiler ve onların çevresindeki olaylar üzerine kurduğu görülür. Çok rahat ve o... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 gün
onursan okumuş bitirmiş.
Tatlı Betüş

O kadar çok kaçak eşya çıkarttık ki, kaptan şaşıp dehşet içinde kaldı,
-Bu eşyalar katiyen bu gemiden çıkmış olamaz, dedi, çünkü bizim ki yolcu gemisidir ve bu kadar yükü şu kadar bin tonilatoluk şilepler bile kaldıramaz. Siz bu eşyaları geminin neresinden çıkardınız?... Sİ

O kadar çok kaçak eşya çıkarttık ki, kaptan şaşıp dehşet içinde kaldı,
-Bu eşyalar katiyen bu gemiden çıkmış olamaz, dedi, çünkü bizim ki yolcu gemisidir ve bu kadar yükü şu kadar bin tonilatoluk şilepler bile kaldıramaz. Siz bu eşyaları geminin ner... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta
onursan okumuş bitirmiş.
Paşam Nereye Kadar Çekileceğiz? - Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi Hatıraları

Antalya Darülmuallimin Mektebi’ne gidebilmesi için yaşı, ailesi tarafından üç yaş büyütülen Dürdali Karasan, henüz 14’ünde ve ikinci sınıf öğrencisiyken, “onbeşliler” olarak bilinen 1315 (1899-1900) doğumlularla askere alınır. İstanbul İhtiyat Zabiti Talimgâhı’nda aldığı kısa eğitimin ardından 1916’da Suriye-Filistin Cephesi’ne gönderilir. Birüssebi-Gazze Meydan Muharebesi’nde yaralanarak bir süre hastanede tedavi görür. Aynı cephede katıldığı Nablus Meydan Muharebesi’nde esir düşer ve Mısır Seydibeşir Esir Kampı’nda iki yıl sürecek esaret günleri başlar. Savaşın ardından, ailesi şehit düştüğünü düşünürken, zorluklar içinde Kalkan’daki evine ulaşır ama kısa süre sonra Mayıs 1921’de İstiklal Harbi’ne çağrılır. 9 Eylül 1922’de İzmir’e giren ilk askerler arasındadır. Üçüncü kez askere alındığında yıl 1942’dir. Dürdali Karasan’ın, 1918’de Filistin Cephesi’ndeyken, Sekizinci Ordu Komutanı Cevat Paşa’ya sorduğu Paşam Nereye Kadar Çekileceğiz? sorusu, bu anılara da adını veriyor. Dostu Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın daktilo ettiği metin, 67 yıllık ömründe üç kez askere alınan Dürdali Karasan’ın çocukluğu, zorlu savaş dönemi, esaret günleri ve maceralı yaşamının yanı sıra, iç ve dış siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini de içeriyor.

Antalya Darülmuallimin Mektebi’ne gidebilmesi için yaşı, ailesi tarafından üç yaş büyütülen Dürdali Karasan, henüz 14’ünde ve ikinci sınıf öğrencisiyken, “onbeşliler” olarak bilinen 1315 (1899-1900) doğumlularla askere alınır. İstanbul İhtiyat Zabiti... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta
onursan okumuş bitirmiş.
Rüyalar ve Karabasanlar

Tam yedi yıl bekledim ve gözetledim. Dolan ın gidiş gelişlerini gördüm. Onun her seferinde kolunda ayrı bir kadınla, arkasında iki korumasıyla hep frak giymiş olarak lüks lokantalara girişini seyrettim. Benimkiler başım kabak kalana kadar dökülürken onun saçlarının demir grisinden moda olan gümüşiye dönüşünü izledim. Onun Batı Kıyısına gitmek üzere Las Vegas tan çıkışlarını ve dönüşlerini izledim. Birkaç kere de saçlarıyla aynı renk olan Sedan DeVille arabasının 71 no.lu karayolunda Los Angelese doğru uçar gibi giderken gördüm. Sonra bir iki kere de onun aynı Cadillac la Hollywood Hills deki evinden çıkıp Las Vegas a döndüğünü gördüm. Ben bir öğretmenim.Öğretmenler ve yüksek fiyatlı eşkıyalar aynı hareket özgürlüğüne sahip değillerdir; bu yaşamın ekonomik bir gerçeğidir.

Tam yedi yıl bekledim ve gözetledim. Dolan ın gidiş gelişlerini gördüm. Onun her seferinde kolunda ayrı bir kadınla, arkasında iki korumasıyla hep frak giymiş olarak lüks lokantalara girişini seyrettim. Benimkiler başım kabak kalana kadar dökülürken ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta
onursan okumuş bitirmiş.
Hastalık Hastası

Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673): Clermont Koleji’nde Latin ve Yunan dili ve edebiyatı dersleri aldı. Hukuk öğrenimi gördü, 1641’de kabul edildiği barodan ayrıldı. Zamanını ve dehasını tiyatroya adadı. Ölene dek, yani otuz yıl boyunca tiyatro eserleri yazdı, yönetti ve temsillerde rol aldı. Klasik Fransız komedyasının kurucusu olarak kabul edilmesini sağlayan bir gelenek yaratmayı başardı. İlk olarak 1673 yılında Palais-Royal’de sahnelenen bu oyun Molière’in yazdığı son komedyadır. Daha önce Orta Çağ tiyatrosu ve commedia dell’arte tarafından da işlenen tıp eğitimi, hekimlik gibi temaları ele alır, bu iki kurumu acımasızca eleştirir. Oyunun ilk temsillerinde hastalık hastası Argan’ı da kendisi oynamıştır. Bu temsillerden birinin sonuna doğru sahnede fenalaşmış, kısa bir süre sonra da hayatını kaybetmiştir.
Hastalık Hastası prologları ve ara oyunları da içeren tam metniyle Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde.

Berna Günen (1979): Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. Galatasaray Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okurken Robert Schuman Bursu’na hak kazandı ve eğitimine Fransa’da Institut d’Etudes Politiques de Paris’te (Sciences Po) devam etti. Aynı okulda XX. Yüzyıl Avrupa Tarihi üzerine lisans, yüksek lisans ve doktora yaptı. İngilizce ve Fransızcadan çeviriler yapmaktadır.

Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673): Clermont Koleji’nde Latin ve Yunan dili ve edebiyatı dersleri aldı. Hukuk öğrenimi gördü, 1641’de kabul edildiği barodan ayrıldı. Zamanını ve dehasını tiyatroya adadı. Ölene dek, yani otuz yıl boyunca tiy... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 hafta
onursan okumuş bitirmiş.
Gösteri Peygamberi

Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet, pornografi, tüketim ve şöhret açlığı... Televizyon kanallarından boca edilen sayısız yalanla kirlenmiş, hiçbir şeyin dolduramadığı bir boşluk... Gösteri Peygamberi, yeni bir binyılın başındaki modern dünyanın ürkütücü çılgınlığına ilişkin karanlık bir taşlama; medya, şöhret ve pop kültürüne yönelik sivri dilli bir aşağılama... Tender Branson, Creedish mezhebinin dünyadan yalıtılmış sahte cennetinde doğup büyümüş ve dış dünyaya gönderilmiş binlerce misyonerden biri. Kilise doktrinine göre görevi, yaşadığı sürece çalışmak ve gerekli olduğunda ölmek. Kaderi beklenmedik biçimde değişip onu şöhretin doruklarına taşırken aynı zamanda medya ve popüler kültürün içyüzüyle tanıştırıyor. Yarı tanrıya dönüşme yolunda yaşadıkları yakında yüzleşeceğimiz kıyametin çarpıcı bir habercisine dönüşüyor... Branson, mezhepte kendisine zaten hiç verilmemiş olan hayatı dış dünyanın çirkinliğine sonuna kadar gömülerek yok etmeyi deneyecektir. Ne var ki, hayatına karışan gizemli Fertility Hollis'e göre, kendine bir kader çizmeye çalışması anlamsızdır. Olacaklar zaten bellidir ve olmak zorundadır... Ve intihar etmekle şehit olmak arasındaki tek fark gazetede manşet olmaktır. Chuck Palahniuk, önlenemez kaderine doğru nefes kesici bir hızla sürüklenen kahramanın gözünden tüketim toplumunun hastalıklı ve anlamsız yaşam biçimini bize bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Dövüş Kulübü'nün yazarından, en az ilki kadar çarpıcı bir roman, benzersiz bir yeraltı edebiyatı örneği.

Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet, pornografi, tüketim ve şöhret açlığı... Televizyon kanallarından boca edilen sayısız yalanla kirlenmiş, hiçbir şeyin dolduramadığı bir boşluk... Gösteri Peygamberi, yeni bir binyılın başındaki modern dünyanın ürkütücü... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 hafta
Daha Fazla Göster

onursan şu an ne okuyor?

Demir Ökçe

%0

İnci Gibi Dişler

%0

Hiç

%0

Favori Yazarları (2 yazar)

Favori yazarı yok.