Kırmızı Pazartesi (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım. Belki bunu konu ve hacim nedeniyle başarmışımdır. Konusu çok sert olan ve hemen hemen polisiye bir roman gibi işlenen bir roman bu. Üstelik oldukça da kısa. Sonuçtan hoşnutum. Bundan önce de en iyi romanım Yüzyıllık Yalnızlık değil de Albaya Mektup Yazan Kimse Yok adlı yapıtımdı. Ben öyle sanıyordum; ve bunu da sık sık söyledim. Şimdi de en iyi romanımın Kırmızı Pazartesi (Gronica de Una Muerte Anunciada) olduğunu sanıyorum.

Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım. Belki bunu konu ve hacim nedeniyle başarmışımdır. Konusu çok sert olan ve hemen hemen polisiye bir ro... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , Arı Matbaası , 107 sayfa

Şubat 2016 tarihinde , Can Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9789750721571
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.0 puan (165 kişi)
477 okumuş, 574 okumak istiyor, 12 okuyor

8.2 puan (312 kişi)
780 okumuş, 841 okumak istiyor, 15 okuyor

8.6 puan (1011 kişi)
2372 okumuş, 670 okumak istiyor, 26 okuyor

8.3 puan (1120 kişi)
2768 okumuş, 931 okumak istiyor, 27 okuyor

7.2 puan (382 kişi)
1014 okumuş, 395 okumak istiyor, 8 okuyor

8.3 puan (809 kişi)
1831 okumuş, 1720 okumak istiyor, 92 okuyor

8.2 puan (625 kişi)
1321 okumuş, 769 okumak istiyor, 45 okuyor

7.6 puan (931 kişi)
2034 okumuş, 783 okumak istiyor, 33 okuyor

8.1 puan (409 kişi)
1182 okumuş, 735 okumak istiyor, 46 okuyor

8.6 puan (350 kişi)
674 okumuş, 590 okumak istiyor, 18 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

81 kitap, 349 oy
168 kitap, 993 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

Tuğçe Özateş sacmalayankiz Rozerin Kasan fatmakrblt falankisi bnr65 çiğdemkaplan büşes bukeeeee Hilal Tandoğan Esrakos seyma7 Ayseyldz17 stepbystep alivikitap MuratAK
16 kişi
buket_bay dk05 Ezgot ahmet_coskunn zkiymaci juineiras Nehir Senfoni sopranoosena bluesrocklove pissedemekki ozenyesim seher28 KÜBRA. yelizsavas backtobach emoqual PoetsFall dilarakeleser ErDil Safiye h.ergin kaliç ayseV Mahir Yıldız acl Kızılaslan helyum Ayşegül Enez YASMİN svgfyvz poaceae Buğra eldanar snowflake sorumsuz ndrgt Burak Akgül Rita Repulsa
1400 kişi
basakh busraa denizv engin snejanka Shehla nergis ofeLya bilgeşirin kirmizi atin sahibi eburdem WishesWines Ophelia milenka notalarucabilmeli erik NasuhOrdu dancemylifeaway duyce ebru sivri halime nrcnn rare teşrinievvel Hilalim Cansuu şüheda busesun kartaliceee1903 btldmrkl mervesurek nevin ufukdonmez Primagus Uyurgezer Pollyanna okurmerv kitapayraci SCelestine jojoba
493 kişi
cerapunci fabuleux OnurTrap oblomovka Ahmet Sezgin HankR booking40 cayirezgi akbulut elifebrarince backtobach
11 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
11 kişiden, 11 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Artık sıradanlaşan bir konuyu bu şekilde anlatmak Marquez'in başarısıdır.
Biri beni öldürmeye geliyor duygusunu atamadım üzerimden. Psikolojik tahliller mükemmel..

5 yıl, 3 ay önce
11 kişiden, 11 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Ürpertici, değişik bir roman.

Aynı zamanda toplumun duyarsızlığı çok iyi işlenmiş.Kim ne derse desin bu kitapta Santiago Nasar ne denli masumsa Vicario kardeşler de o kadar masum.Çünkü 15 yıllık eğitim hayatımda hiçbir şey öğrenmemiş bile olsam şunu öğrendim; olaylar gerçekleştiği zamanın şartlarına göre değerlendirilir.Kardeşler Santiago Nasar'ı öldüreceklerini bağıra bağıra tüm kasaba halkına ilan ederken hiç kimse kılını bile kıpırdatmadı, ikizler oysa insanlardan kendilerini durdurmaları için yardım istiyordu.Çok farklıydı, kitap, sarsıcıydı.Tam anlamıyla bana neler hissettirdiğini anlatmak imkansız.Santiago Nasar'ın ölümüne kendi ailemden biriymiş gibi üzüldüm.Hele bir annenin bilmeden oğlunu ölüme kendi elleriyle atması yüreğimi parçaladı.Angela'nın bekaretini kimin aldığıysa hala kocaman bir soru işareti kafamda.

İşlenen konunun gerçek yaşamdan alıntı olduğu her aklıma geldiğinde daha fazla sarsılıyorum.

Kesinlikle ödülünü hak etmiş bir kitap, aynı zamanda bu kitapla Maquez'i ilk kez keşfettim ben.Geç kaldığımı düşünüyorum bunun için.

Kısacası tarafımdan daha birçok kez okunacak bir kitapla daha tanıştım.

4 yıl, 1 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Çok farklı bir romandı.
Hala kafamda bazı soru işaretleri var. Ama sanırım etkisi de buradan geliyor ;)
Şu an aklımda kalan ise, o kadar bıçak darbesine rağmen eve doğru gitmesi(ki görenler sapasağlım olduğunu söylüyorlar ki organları elinde olduğu halde) ve halası ne olduğunu sorduğunda "Beni öldürdüler, Wene Hala" demesi...
Gerçekten de çok ilginçti. Kitabın kapağında yazdığı gibi -işleneceğini herkesin bildiği bir cinayet- ama son ana kadar engellemeye çalışan kimse yok zaten aşaran da olmadı...

5 yıl, 3 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kırmızı pazartesi' toplumsal önyargı, basiret ve kader üzerine yazılmış bir kitap diye düşünüyorum..

5 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Bir cinayetin işleneceği bilindiği halde kimsenin engel olmamasını anlatan bir hikaye.
Kişilerin başta kitap karakteri sonrasında ise kendi düşünceleri irdeleyen bir kitap.

4 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Tadı damağımda kaldı. Erken bitti, çabuk bitti.Ama aldığı ödülü kesinlikle haketmiş dedirtti.

4 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

İşleneceği herkesçe bilinen göz göre göre işlenen cinayetin romanı.Cinayet Kolombiya'da işlenir.Her namus(!) davası doğulu topraklarda işlenmiyormuş.Ayrıca cinayet gerçek bir olaya dayanıyor.Kitapta Marquez ismi de geçmekte.Hatta Marquez çocukluğunda olaya tanık olmuştur.
Ayrıca toplumda var olan kadın erkek eşitsizliği,toplumsal baskı,cehalet de arka planda.Kitaptaki en çarpıcı cümle bunu özetliyor.
"bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım"

4 yıl, 4 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Çevirmenden mi kaynaklanıyor orjinali mi böyle bilmiyorum ama ilk sayfaları inanılmaz karışık. Kitabın tarzını kavradıktan sonra elinizden bırakamayacaksınız.

4 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Her ne kadar Gabriel Garcia sonu başından belli dese de sanki öyle değilmiş hissine kapıldığım ve öyle olmamasını istediğim bu kitap gerçekten çok okunası bir kitap.Gabriel Garcia'nın en güzel kitabım tanımlamasına yakışacak güzellikte bir kitap olduğunu düşünüyorum.

2 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Marquez'in okuduğum ilk kitabıdır. Bu kitaba roman değil de öykü desek daha doğru olur diye düşünüyorum. Başladığınız anda bir solukta okunabilen, akıcı bir kitap. Kitabın sonu başlarda belli olsa da kitap kendini sonuna kadar okutturuyor.

Kitapta işlenecek bir cinayet herkes tarafından bilinmesine rağmen hiç kimsenin müdahale etmemesi anlatılmaktadır. Marguez bu kitapta toplum psikolojisini işlemiş. Birkaç tane karakter müdahil olmak istiyor gibi ama sonrasında cinayeti önleyemiyorlar. İşin en ilginç yanı ise; adli mercilerin bile olayı bilmesi fakat yeteri kadar önlem anlamaması.

Öykü de şu noktada açığa kavuşmuyor. Angela Vicario ile gerçekten ilişkiye giren Santiago Nasar mı yoksa bir başkası mı? Bu sorunun cevabı alamıyorum.

4 ay önce
8 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

gazete yazısı gibi yazılmış, sıkıcı bir kitap. fazla düz bir anlatımı var, şahsen tavsiye etmem.

5 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

İlk 5 içinde hayatimin kitaplarinda!!

5 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Marquez ile yıldızım hiç barışmayacak sanırım.

2 yıl, 11 ay önce
6 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

gerçek hikayeden yola çıkan bir yavaş polisiye

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Mükemmel bir Marquez kitabı. Çarpıcı betimlemeler, gerçekçi diyaloglar ve edebi bir akış... Her duyguyu iliklerinize kadar hissettiren nadir romanlardan. En sevdiğim kitaplardan biri oldu. "Beni öldürdüler, Wene hala." sözü hala aklımdan çıkmıyor.

5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Mahalle baskısını gerçekçi bir şekilde anlatan ve bu sayede nobel almış bir kitap. Ben çevirisinin zayıf kaldığını düşünüyorum. Bu yüzden beklediğim akıcılığı ve tadı alamadım.

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kader bizleri görünmez kılar...

http://www.kontesce.com/2013/02/krmz-pazartesi-gabriel-garcia-marquez.html

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Olayların sonunu bildirip sondan başa doğru giden, ama akıcılığından hiçbirşey kaybetmeyen değişik bir kitap.. Güzeldi

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Çok sevdiğim bir kitaptır. Okumanızı tavsiye ederim.

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Sonunu bildiğim bir kitabı okumak hiç bu kadar heyecanlı olmamıştı.

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Marquez' in o sakin, o dingin, masalsı ama abartıdan uzak anlatımı..
Başından sonu belli olmasına rağmen, akıcı bir roman..
Latin Amerika ülkeleriyle, Türk kültürü arasında ilginç benzerlikler yakalattı bana.

3 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

İşleneceğini herkesin bildiği ama kimsenin engellemedği bir cinayetin öyküsü. Olağanüstü bir kitap, olağanüstü bir hikaye.

3 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Son yirmi sayfayı, kelimenin gerçek anlamıyla, soluk soluğa okudum. Baştan belli olan bir cinayeti bu kadar heyecanla okuyacağım aklıma gelmezdi. Hiç Marquez okumamışsanız ve merak ediyorsanız çok iyi bir başlangıç kitabı olacaktır.
Çevirisi de iyi: Benim okuduğum baskıyı İnci Kut İspanyolca aslından çevirmiş.

Bir kaç alıntı:

"Aşk da öğrenilir." (s. 37)

"Özellikle de işleneceği böylesine açıkça duyurulmuş bir cinayetin hiçbir aksilikle karşılaşmadan gerçekleşmesi yolunda hayatın edebiyatta bile görülmeyen onca rastlantıdan yararlanmış
olması ona büyük bir haksızlık gibi görünmüştü." (s. 89)

Bir çeviri güzelliği:
Özgün metin:
"Mi hermana sintió pasar el ángel."

Yakın çevirisi:
"Kız kardeşim melek geçmiş gibi hissetti."

İnci Kut çevirisi:
"Kız kardeşim, sanki kız doğmuş gibi bir sessizlik olduğunu hissetmişti." (s. 23)

Bence harika bir çeviri tercihi.

Çevirideki bir-iki ufak ifade hatası:
"Bayardo San Român'ın yalnızca her şeyi yapabilecek, üstelik de çok iyi yapabilecek biri olmakla kalmayıp, aynı zamanda bitmek tükenmez olanaklara da sahip olduğu biçiminde çoktan ortalığa yayılmış olan söylenceye de uyuyordu bu yorum." (s. 30)

"Gergef işlemeyi, makineyle dikiş dikmeyi, kukalı dantel örmeyi, çamaşır yıkayıp ütü ütülemeyi, yapma çiçekler, kendi uydurdukları tatlılar yapmayı, aşk pusulaları yazmayı bilirlerdi." (s. 34)

2 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitabın ilk sayfalarından itibaren ne okuyacağınızı biliyorsunuz.
Peki hissedecekleriniz ya da hissetmek zorunda kalacağınız şeyler ne olacak? Bunu ciddi ciddi Marquez'e sormak isterdim.
Beni böyle çaresiz hissettiren başka bir kitap daha okumadım. Yüzüncü sayfaya kadar bir rüyadan bahsediyor gibiydi. Sonra Santiago Nasar'ın annesi olaya dahil oldu. İşte tam o anda oturduğum yer altımdan kaydı sandım. İçime ağladım.

Yüzyıllık Yalnızlık'ı okumadım -ki bu kitaptan sonra onu bekletmeye karar verdim- ancak Benim Hüzünlü Orospularım ve Albaya Mektup Yok kitaplarındaki havayı burada daha ağır hissettim.

2 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Herkesin ayan beyan bildiği bir cinayetin yine ayan beyan işlenmesi çok Türkiye dedirtti...
Gerçekten güzel...

3 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Toplumumuzda oldukça benzerlikler taşıyan bu roman bizlere çevrilmiş bir ayna gibi.

1 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2016/08/krmz-pazartesi-kitap-yorumu.html

Dünya çapında ses getiren ünlü bir roman olmasına şaşmamak gerek Kırmızı Pazartesi'nin. Üstüne üstlük kitabın konusu yazarın çocukken bizzat yaşadığı gerçek bir olaydan alıntıymış. Bunu öğrenmek beni hem şaşırttı, hem biraz üzdü. Ancak günümüzde yaşanan olaylara baktığımızda da bunu pek fazla garipsememek gerekli belki de. Bu ilgisizliği, tepkisizliği. İşimize geleni istediğimiz biçimde görmeye yatkınlığımızı.

1 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitabın isminin Türkçeye tam çevirisi “Olacağı Bilinen Bir Cinayetin Kroniği” gibi bir şeymiş. “Kırmızı Pazartesi” ismi bence daha güzel ama çevirilerde yazarın bu kadar sınırlarının dışına çıkmak ne kadar doğru tartışılır. Gerçek bir olaya dayanan kitabın orijinal adı aslında kitabın kısa bir özeti de. Daha ilk satırda “Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 5.30'da kalkmıştı.” diyerek kitabın sonu söyleniyor ama kitabın esas konusu bu cinayetten ziyade herkesçe bilinen bu cinayete toplumun duyarsızlığıydı. Herkesin genel tavrı bu olaya bulaşmamak ve nasılsa birileri ilgilenir mantığıyla sessizliğe bürünmekti. Sonradan yapılan soruşturmada herkes kendince “Elbet başkası uyarmıştır diye düşündüm”, “Namus meselesi olunca karışmak istemedim” veya “Onların bu cinayeti işleyebileceğini düşünmedim” gibi bahanelere sığınarak vicdan rahatlatması yapıyor. İşin ilginç yanı katil olan ikiz kardeşler bu göz göre göre gelen cinayeti işlemelerine engel olmaları için davranışlarıyla içten içe herkese yalvardılar. Ama tabii ki kimin umurunda? Cinayet zamanı geldiğinde ise bu umursamaz halkın bir maç seyrediyormuş gibi toplanıp olayı seyretmesi insanı ayrı bir çileden çıkaran detaydı.

Kitap genel olarak fena değildi ama bir yerden sonra fazla gereksiz ayrıntıya girilmiş gibi geldi bana. Bunun yerine psikolojik durumlara ağırlık verilseydi daha çok hoşuma gidebilirdi. Yine de okunulması gereken bir kitap. Günümüzde de bağırarak geldiği halde herkesin sağır olduğu cinayetler yok mu?

7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bir cinayetin etrafında dönen, kahramanların hikayelerinin anlatıldığı güzel bir kitap. Kısa bir sürenin anlatılmasına rağmen, bir anın üzerinden yola çıkıp böyle bir hikaye ortaya koymak gerçekten başarılır. Akıcı ve sürükleyici bir kitaptı. Tek sıkıntısı bir sürü yabancı isim olmasıydı sanırım. Bir de nedense kitabın sonuna kadar Santiago Nasar'ın masum olduğunun ortaya çıkacağını bekledim :) Güzel bir kitap. Tavsiye ederim.

4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kurbanın ve katillerinin kim olduğu ilk sayfalarda söylenmesine rağmen etkileyici kurgu ve anlatım tarzı ile sizi kendisine bağlayan bir kitap.Sosyolojik açıdan da kısa ama bir o kadar çarpıcı.Yazarın da dediği gibi “Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım.”

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Marquez kalemine sağlık...

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

daha degisik bi sey beklemistim tam turk filmi gibi

4 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İşte bizim toplum! Namus bacak arasındadır ve bozuldu mu kan dökülmelidir. Çok sinir bozucu bir kitaptı, kimsenin bir şey yapmaması ve hepsinin aslında bu durumu onaylamasına acayip sinirlendim.

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Sonunu bile bile, sona nasıl gittiğin. Olayların çorap söküğü gibi gelmesi ve bir şeyin sırf öyle olması istendiği için olmayacağı noktası. Son sayfaya kadar merak içinde kalıyorsunuz: "e peki ne hissediyor bu adam?"

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan


Herkes o gün cinayetin işleneceğini biliyordu ama kimse engelleyemedi. Kimi bunu zaten engellemeyi istemedi, kimi umursamadı, kimi ise kaderin önüne geçemedi.

Basit bir hikaye gibi düşünmedim, derin toplumsal yaraların gözlerönüne serildiği harika bir romandı.

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Herkesin gerçekleşeceğini bildiği bir cinayet var ortada, kurban hariç.. Herkes susuyor ve gözgöre göre bu cinayet işleniyor. Günümüz Türkiyesinin en büyük sorunlarından olan "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" bu kısacık romanda en büyük suça, bir cinayete yol açacak raddeye geliyor. Yer yer sıkıcı gelse de bu kadar kısa bir romanla insanların koyun gibi sürüye uyuşu gayet güzel kurgulanmış:) İyi okumalar..

4 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Namus cinayeti kavramının sadece Türkiye'de olmadığını hatırlatan , çevirisi güzel olan ve ilgili olanların okuması gereken klasik denebilecek bir eser.

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bir toplumu muhteşem bir şekilde irdeleme.

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Santiago Nasar...
Genç, hareketli kısmen züppe..
Aklıma geldiğinde her zaman üzülürüm Nasar, çünkü savrulan bir küfür gibi onun ismi verilmiştir namus davasında. Peki ya ağızdan çıkan, geçerliliği belirsiz olan o sözün izi ne tür bir yara açar sayfalarda? Santiago Nasar yaralarını kapamaya çalıştığında akan kan, nasıl durmadan oluk oluk akıyorsa okurun bilincinde de aynı şekilde kalıcı bir hatıranın yarasını oluşturuyor Marquez.

Haklı ya da haksız, -ülkemizinde içinde bulunduğu durumu da gözeterek- namus dolayısıyla işlense de bir cinayet ne derecede meşru kılınabilir?

Yüzyıllık Yalnızlık'dan sonra gelir GABO'nun eserlerinde Kırmızı Pazartesi benim gözümde. Okunmalı; tekrar tekrar.


4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Bu romanda anlatılan şey bize hiç yabancı değil, yapabileceğimiz halde hiçbir şey yapmamak, nedensizce tepkisiz kalmak aşina olduğumuz bi durum. Bunu böylesine derin anlatmak elbette ki yazarın başarısı.

Yalnız çeviride bir sıkıntı var gibi, hikayenin içine girene kadar biraz rahatsız ediyor.

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bana bir önyargı verin dünyayı yerinden oynatayım.

3 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bir cinayet öyküsünü kimsenin ele almadığı bir şekilde ele alıyor, başta sonucu söyleyip anlatmaya başlıyor. Kurgu olarak beğendim.

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Sonucun bilinmesine rağmen bir solukta okunabilecek bir kitap. İlk başlarda olayın içine girmekte biraz zorlansam da daha sonra olayları kavramaya başladığımda kitabı elimden bırakamadım.
Ancak herkesin durumu bildiği halde hiç kimsenin bir şey yapmamasına da insanın isyan edesi gelmiyor değil.

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

http://kitapbocegim.blogspot.com/2013/05/krmz-pazartesi-gabriel-garcia-marquez.html

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

güzel bir kitap

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

" İşleneceğini herkesin bildiği bir cinayet " ama engellemeye çalışan kimse yok. Yazarın dili ve anlatımı güzel. Etkileyici bir roman.

4 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Santiaga nasar,toplumca pek sevilmeyen ama suçsuz bir genç.
Kitabın ilk sayfaları biraz ağır geliyor ama ilerledikçe konuya hakim ve içinde buluyorsunuz kendinizi.Namus davasının acımasız sonuçları karşında eli kolu bağlanmış bir genç kız ile zengin ve kısmen züppe sayabileceğimiz bir adamın hikayesi.Buruk bitireceğiniz ama seveceğiniz bir eser.Kitabın son cümleleri beni çok etkiledi,tavsiye edilir.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

G.Garcia Marquez'in kısacık ama doyumsuz harika kitabı.
Roman Kolombiya'da aileden zengin Santiago Nasar adlı bir gencin işleneceği herkes tarafından bilinen ama kimsenin kılını kıpırdatmadığı bir namus cinayetine kurban gitmesi üzerine kurulu.
Kitap bittikten sonra insan düşünüyor suçlu insanların duyarsızlığımı yoksa kader varda önüne geçilemezmi diye.Bu kadar kısa olduğuna üzüldüğüm ender kitaplardan biri oldu Kırmızı Pazartesi.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım.

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kusursuz. Kesinlikle mükemmel bir anlatım, hayret verici bir zekanın ürünü. Sonunu bile bile sizi kitaba odaklatıyor. İçeriğinden bahsetmek istemiyorum.Merak edip okumanızı diliyorum.

3 yıl, 9 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski