Yüzyıllık Yalnızlık (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha az bir sürede yazdım. Ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı... Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlıkı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım... Bu romanı büyük bir dikkatle ve keyifle okuyan ve hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan hiçbir şey anlatmamıştım. Kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek satır bulamazsınız. Gabriel García Márquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha az bir sürede yazdım. Ama yazı makinemin başına... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 461 sayfa

Aralık 2008 tarihinde , Can Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
975-510-158-3
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

Kitabın Geçtiği Listeler

287 kitap, 2822 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

ahmetkarayun seyitirfan Prescilla Watahiko bayandengesiz ozgmert moonssmile dizalticorap dincsal scetintas bilgeyakut dr.y.c. nurdan ödemiş keleş mendeboor elif kocakuş Okonkwo Sevil-ebilmek EzgiimK stan Büşraa. serraekmm kafkasena gamzetanriverdi morje peltvanluce 132456 Astrea aysenurcolak Mervekaraguven CEYLAN Jesterhead mysticdream silano lemurial BURCU BİLİR neylan beyazkelebek123 GöğeBakmaDurağı birteksenyalani
84 kişi
manivela boran fnilay servetcan Uğur Işıldar TimeLady pegese estima asyemur mujiiikkk osmaneld yagmurdeniz jardel40 çimen nazimov alicein Cugasvili grootlu eylemlik çekimser kutayatasen mmeralunal iremkesen cansinozturk gmzozbk macellan bulutu serebralpiremses yolgecenhani guli Büşra Fatma Kılıç Dr Aslan ozgemugul bidur river song booklife İLKBAHAR MEVSİM banıçiçek rose12 aberna
1339 kişi
Cessie spolitic csenol bilalakyuz atalante Canina Münzevi mnkkrb pinardursun Sevinc Altincekic Lykke Dharma ulucay38 Tuche:) slvalacahan serkan Hülya Ergün MeridiemLaudem güz_sahafı eburdem BayanKeske noreman muharremozdemir özge8 Falcon metin45 KitapDelisiGizem avadakedavra Vorinace Noaseton mizahihareketler HeyHoLou hipnoz sirulas delibu imdbsever sydaaydn Fishy kucukarabalik
1379 kişi
jojoba Cevap akin muratgürsoy
4 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
16 kişiden, 16 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Bazı kitaplarda bazı yerlerin altını çizeriz hani. Bu; iyi bir imge, sürekli hissettiğimiz fakat ifade ederken doğru kelimeleri seçemediğimiz bir duygu, hayata dair çoğu kez aklımıza gelip dilimize gelmeyen ince bir tespittir çoğu kez.

Bu kitapta öyle bir yer var ki belki hiçbir tespit, hayata dair derin bir gözlem, ne bileyim, çok yoğun bir imge de içermiyordur. Amma velakin her okuduğumda içimde çiçekler büyüyor. Nerede aklıma gelse yüzümde tebessüm oluşuyor.

"... O zamanlar dünya öylesine çiçeği burnundaydı ki pek çok şeyin adı yoktu daha ve bunlardan söz ederken parmakla işaret edip göstermek gerekirdi."

"Çiçeği burnunda dünya" nasıl bir tamlamadır be adam!

2 yıl, 3 ay önce
10 kişiden, 8 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Ben çok sevemedim herkesin aksine bu kitabı, Buendia ailesinin yüzyıllık geçmişini okumanın tadına varamadım. Büyülü gerçekçilik akımı hoşuma gitmedi diyemesem de, ailenin yaşamı, olaylar, karakterler beni etkilemedi. Uzak ve soğuk kişilerdi. Yakınlık kuramadım ve aileye dahil olamadım, yanlış bir zaman seçmiş olabilirim ama tekrar okumayı da düşünmüyorum.

2 yıl, 11 ay önce
9 kişiden, 7 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Kitabı burda yazılan çok harika yorumlar ve Nobel ödülü aldığı için okumak istedim ama hiç beklentilerimi karşılamadı o kadar övülmüş ki ilk sayfasında kitaba kendimi veririm diye düşündüm.Kitabı yarım bırakmak istemedim bir şeyler olur akıcılık gelir diye hep sabrettim.

Kitapta beni etkileyen şeyler Ursula ve Rebeca'dır.İsimler çok karışık ve kim bu diye en az 50 kere ilk sayfaya bakmışımdır.
İlerki zamanlarda da okumayı planlanmadığım kitaptır.

1 yıl, 11 ay önce
8 kişiden, 6 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Okurken bitmesini hiç istemediğim inanılmaz bir eser.

3 yıl, 6 ay önce
6 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Gabriel Garcia Marquez tarafından yazılmış destansı bir kitap. İlk okuduğunuzda sıradan bir ailenin yaşam hikayesi gibi başlayan kitap gittikçe genişleyen ailenin yaşadığı bazısı günlük bazısı ise önemli olayları anlatıyor. Dört neslin yaşamını anlatan kitapta karakterlerin büyük bir kısmının Arcadio ve Aureliano isimlerinden türediğini ve bu soy ağacını takip etmenin bazen zor olduğunu belirtmek gerekir, o yüzden kitabın başındaki soy ağacına ilerleyen sayfalarda sıklıkla göz atılmalı; tekrar tekrar.
Yazar günümüz dünyasına uyarladığı romanında olağanüstülükleri sıradan bir olaymış gibi anlatıyor.
[spoiler]
Güzel Remedios'un rüzgara kapılıp cennete gitmesi, Fernanda'nın cinleri ve görünmez doktorlarla olan mektuplaşmaları, en büyük dedeleri Jose Arcadio'nun bir ağaca bağlanıp ömrünü orada geçirmesi ve en yakın arkadaşının hayaletiyle sık sık muhabbet etmesi gibi.

Ursula'nın tüm sahiplenmelerine, aileyi bir arada tutma çabalarına rağmen ailedeki herkes yalnızlık sebebiyle sıkıntı çekiyor. Kimi ailedeki bireyleri sevdiğini son nefesinde farkediyor, kimi kendisi yalnız olmak istiyor, kimisi de yalnız olmamasına rağmen anıların getirdiği hüzünle yalnız kalıyor. Evet bu kitapta anılarla ilgili çok ayrıntı var ve kitabı okurken insanı düşündüren unsurlardan biri kesinlikle anılar.
Kitapta ayrıca hemen hemen herkes aile bireylerinden bir şeyler gizliyor. Ursula kör olduğunu, Amaranta duygularını, Fernanda kocası ve kendi ilişkisini, Fernanda'nın Papa olmak için Roma'ya yolladığı oğlu orada sefil bir yaşam sürmüş olduğu gerçeğini, Albay Aureliona'da anıların sürüklediği yalnızlığı diğerlerinden gizlemeye çalışıyor. Kitapta ilginç olan çok şey vardı güzel Remedios'un neredeyse tüm yaşamı ilginçti, Albay Aueriliona'nun savaş esnasında değişen kişiliği ve ikizler Aureliona Segunda ve Jose Arcadio Segunda'nun birbirlerinin isimlerini karıştırıp ömürleri boyunca bir diğerinin isimlerini taşımalarının akabinde defin esnasında da tabutlar karısınca aslında doğru şekilde defnedildikleri olay hakikaten trajikomikti.

Mıknatısları ilk gördüklerinde şaşıran kasaba halkının üçüncü nesilden itibaren ilerleyen yılların getirdiği neticeyle tren gördüklerinde şaşırmaları, muz fabrikasında işçilerin yaşadıkları şeyler ve öldürülmelerine rağmen bir çeşit oyunlarla alt edilen kasaba halkının kimsenin ölmediğine inanması da kitapta fark ettiğim iğneleyici unsurlardan bir kaçıydı. Elinde sadece baltası olan insan zamanla gelişiyor, devlet Mocando'ya el atıyor, kapital oluşum başlıyor ve işçi örgütlenmeleri de bununla beraber gelişiyor.

Kitapta ilginç bir şekilde Türkler sokağı mevcut; hangi amaçla koyulduğunu bilmiyorum fakat bu sokak kasabanın ilk günlerinde en sakin yeriyken ilerleyen nesillerle beraber eğlence yerine dönüyor, bir takım karnavallar burada yapılıyor.

İşin bir düşündürücü tarafı da şuydu kendi adıma; uzun yıllar süresince kimse ölmediği için mezar taşı olmayan kasaba ilerleyen yıllarda kimi belirsiz cinayetler, kimi devletin gerçekleştirdiği idamlar, kimi rastgele kimi hastalıktan gelen ölümlerle mezarlığa dönüyor. Ve tüm karakterler geçmişe duydukları özlemle ölüyorlar son Aureliona ve Armanta Ursula dışında çünkü gerçek aşkla beraber olan sadece o ikisi oluyor.

Domuz kuyruklu Aureliona'nın kırmızı karıncalar tarafından yenildiği bölümde ki şu söz çok dikkat çekiciydi, "soyun babası ağaca bağlanır, sonuncusunu da karıncalar yer." nitekim en büyük dedeleri de ağaca bağlanmıştı.

Yine kitapta kurşunlanarak idam edilen Arcadio hakkında ki sözlerde yüreğimi burktu.
"yaşamla hesabını kesin olarak kapatırken kendi insanlarını düşündükçe duygulanmıyor, en çok nefret ettiği kişileri aslında ne kadar sevmiş olduğunu anlamaya başlıyordu.[/spoiler]


"çünkü yüzyıllık yalnızlığa mahkum edilen soyların,yeryüzünde ikinci deney fırsatları olmazdı,"diyor ve bitiyor kitap fakat siz hiç bitmesin istiyor, kitap elinizde öylece kalakalıyorsunuz.

1 yıl, 7 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çok kalabalık bir şahıs kadrosuyla sanki içinden çıkılmaz gibi görünen ama neredeyse bir solukta okunan muhteşem roman.Yazar kitabın arka kapağında " Anlattığım her şey gerçektir." dediği için hayli şaşırtır ama büyülü bir anlatıdır..

2 yıl, 9 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bu kitabı daha okumamış olanları o kadar kıskanıyorum ki. Hayatımda okuduğum en iyi romandı diyebilirim. Teşekkürler bize bu zevki yaşattığın için Marquez :)

2 yıl, 3 ay önce
5 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

Kaç kere okumayı denediysem hepsinde yarım bıraktım ! Bu kadar yüksek puan verenler gerçekten çok mu beğendi ? Puanı kitabın adına mı, yazarına mı yoksa aldığı ödüle mi verdi merak ediyorum.

1 yıl, 6 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Edebiyat bir bilimse Marquez onun Einstein'ıdır.

1 yıl, 5 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

başucu eseri olabilecek yegane kitaplardan biri.

kitap okuyorum diyebilen her insanın mutlaka okuması gerekir.

3 yıl, 5 ay önce
5 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
2 puan

ancak üçüncü başlamamda bitirebildim.beni sarmadı bir türlü ısınamadığım bir kitap oldu nitekim

1 yıl, 10 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Bitmeyen kitap yapmışlar adını yüzyıllık yalnızlık koymuşlar.

1 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

dil bakımından müthiş. olayları ele alma tarzı ve aktarımı mükemmel.

1 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Son cümlesi gözlerimden kayıp gidince 'bitti mi yani' hissi uyandıran enfes bir yapıttı benim için.Evin bir köşesinden izler gibi akıp gitti sayfalar.Okurken anladım ki hepimizin hayatında köhneleşip kaderimize terk edildiğimiz anda,viraneye dönecekken yılmadan,umutla bahçemizdeki ayrık otlarını temizleyip,ortancalar yeşerten bir Ursula var.İlk kez bir kitabı daha bitirmiş olmanın hazzını hissedemedim sonuç olarak.

Ve Marquez...Yıllar içerisinde tekrar tekrar okuyacağım bu başyapıtı başucuma koyup,aziz hatıranın önünde saygıyla eğiliyorum..

2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kendi ailemin hayat hikayesini yazmaya başlarsam mutlaka göz önünde bulunduracağım bir eserdi..

2 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yüzyıllık José Arcadio ve Aureliano kısır döngüsü. Remedios u da unutmamak lazım. Enseste farklı bir bakış açısı. Okunmalı.

2 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

kitap öylesine gerçekçi ki içinde yazan her şeye inanası geliyor insanın...

1 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Latin amerika edebiyatından çok güzel bir eser.Marquez yine yapmış yapacağını :)

2 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

En sevdiğim ilk 3 kitaptan biri

2 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Sahip olduğu ünü kesinlikle hakeden büyüleyici bir roman. Gerçekçi, komik, acıklı, büyüleyici, modern, klasik. İçine girip çıkmamak istiyor insan.

Ve çeviri: İngilizceden çevirmesine rağmen Seçkin Selvi öyle güzel çevirmiş ki bu kitabı tadına doyulmuyor. Kimi zaman eski sözcükler, kimi zaman atasözleri, kimi zaman deyimler kullanarak Buendia ailesinin sanki dünyanın başlangıcına kadar geriye giden geçmişini müthiş bir yetkinlikle yansıtmış. Kendi dilime bir kez daha hayranlıkla baktım Seçkin Selvi sayesinde.

"Jose Arcadio yatak odasının kapısını kapar kapamaz, evde bir silah sesi çınladı.
Kan, kapının altından süzüldü, oturma odasına geçti, sokağa çıktı, inişli çıkışlı yoldan karşıya ulaştı, kaldırımları indi çıktı, Türkler Sokağı’nı geçti, önce sağa, sonra sola saptı, Buendia'ların evinin tam karşısına geldi, kapalı kapının altından sızdı, halıları kirletmemek için duvar diplerinden dolanarak salonu geçti, oturma odasına girdi, yemek masasının çevresinde geniş bir kavis çizdi, begonyalı terasa uzandı, Aureliano Jose'ye matematik dersi veren Amaranta'nın sandalyesinin altından görünmeden süzüldü, kileri geçti, ekmek pişirmek için tam otuz altı yumurta kırmak üzere olan Ursula'nın bulunduğu mutfağa girdi.
Ursula, 'Aman Tanrım! Vay anacığım!' diye haykırdı." (s. 152)

"Albay Aureliano Buendia, hiçbir zaman görmediği babasının hayaletini o gün de görmedi ve dereler gibi boşalan sıcak sidik, ayakkabılarına sıçradı diye babasının söylendiğini duymadı." (s. 296)

"O zaman, evde söylenildiği gibi Jose Arcadio Buendia'nın deli olmadığını, zamanın da arada bir sendeleyip ayağını burkabileceği, doğrulup kalkarken de sonsuza dek aynı kalacak bir dilimini bir odada bırakabileceği gerçeğini yalnızca Jose Arcadio Buendia'nın kavramış olduğunu anladılar." (s. 388)

“Yine de doğduğu köye dönerken bu yazılarla dolu üç sandığı yanında götürmekten hiçbir güç onu alıkoyamadı. Sandıkları yük vagonuna atmak isteyen tren kondüktörlerine yakası açılmadık küfürler yağdırdıktan sonra sandıkları yanına alıp yolcu vagonuna yerleştirmeyi başardı. Ve ‘İnsanlar birinci mevkide giderken, edebiyat yük katarına atılırsa, dünyanın anası bellenmiş demektir,’ dedi.” (s. 443)

9 ay önce
4 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
4 puan

En abartıldığını düşündüğüm kitaptır. Fena sayılmaz ama bu kadar övgüyü hak etmiyor bana göre. Bir de kalın yani zaman alıyor. Ama aldığı zamanın karşılığını kuru hayal gücüyle ödemeye çalışıyor. Çok zorladım ama yarıda bıraktım.
Not: Büyülü gerçekçilik mi olur ya :D

1 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Bence çok güzel ve sürükleyici bir romandı. Konusu o kadar farklı işlenmiş ki bende çok büyük bir etki yaratmasına rağmen, bende yarattığı etkiyi başkalarının anlayabilmesi için tarif edemiyorum açıkçası. Yazar her ne kadar 'Kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız.' demiş olsa da ben yazarın inanılması güç, müthiş bir hayalgücü olduğu ve bunu da bu romanında kullandığına inanıyorum.

1 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

süper bir kitap

1 yıl, 8 ay önce
3 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

kitap akıcı bir dille verilmiş olmasına rağmen,isimlerin tekrarlanması karışıklık yaratıyor.Mutlaka okunmal; bir kitap deyil

1 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Okurken hiç bitmesini istemediğim nadir kitaplardan biri.

1 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yazar tekniğini öyle güzel kullanıyor ki sonunda bitmesini hiç istemediğiniz bir kitap ortaya çıkıyor. Kitapta her şey var. Ursula ve Albay Aureliano Buendia karakterleri muhteşem şekilde anlatılmış. Bayıldım. Eğer odaklanıp karakterleri yaşarsanız hiç bir karışıklık yaşayacağınızı düşünmüyorum şahsen ben hiç karışıklığa düşüp ilk sayfaya bakmadım. Yazar kitabın başlarında tam anlamıyla spoiler verip karakterin o duruma nasıl düştüğünü merak ettiriyor bize. Muhteşem.

1 yıl, 8 ay önce
3 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

berbat

1 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

İnanılmaz sıkıcı. Vakit kaybı.

1 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Betimleme konusunda çok başarılı. Bunun dışında, Marquez'in kendi yarattığı hayali şehri ve insanları, müthiş bir şekilde işlediğini görüyorsunuz.

1 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

muazzam gidiyor şu anda herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum.

1 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Nobel ödüllü bir kitap olmasına güvenerek hevesle başladım.Fakat ilk 300 sayfa boyunca sıkıntıdan kıvrandım.Bana göre kitabın hatrı sayılır kısmı son 150 sayfası.Evet hayal gücünün gelişmesi açısından güzel bir kitap.Gözlerinizde canlananlar sizi tatmin eder mi bilemem ancak ne yazık ki ben kendimi bayağı bir dünyanın içinde buldumm.

10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bu roman çok uzun süre elimde kaldı. İlk başlarda inanılmaz sıkıldım. Yarısına kadar gelmem 1 ayımı aldı ki tam da emin değilim belki de bir ayı da geçmiştir. Çünkü hiçbir şey olmuyordu. her şey durağan ve sıradandı. Sonrasında okuduğum diğer Marquez kitaplarını düşündüm. Hepsinde aynı şey vardı. Hepsini okurken aynı hatayı yapmıştım. Alıştığım, popüler kültüre(asla eleştiri değil Dan Brown' u ya da Grange' ı kim sevmez ki?) hizmet eden kitaplar gibi değildi Marquez'in kitapları. Finali için okunmamalıydı, aksine finalde sarsıcı, şaşırtıcı hiçbir şey olmazdı. Güzellik, kitabın sonunda değildi; güzellik; her cümleye özenle, parça parça serpiştirilmişti. Büyülü gerçekçiliğin en büyük temsilcisi, her cümlede bir final yaratmıştı ve Yüzyıllık Yalnızlık bu büyülü cümlelerle yazılmış bir destandı. Ben bunu kitabın yarısında fark edebildim. Zaten sonrasında da kitabın kalan yarısını kısa bir sürede bitirdim.

Sıradışı, yaratıcı, ustaca yapılmış tasvirler ve alışana kadar canınızı sıkan ama alıştıktan sonra da sizi edebiyat denizinin en güzel koylarından birinde yüzme fırsatı sunan büyülü gerçekçiliğin en güzel örneklerini sunmuş Marquez bu kitapta.

8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

hayal ve gerçek arasında gidip gelen bir asır.

4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Baştaki soy ağacına bakmadan okumanız mümkün görünmüyor.Özellikle iki isim tekrarlanıp duruyor. 5-10 sayfa okunup tıkanıyorsunuz.Anlayarak okuyup ilerlemek isteyince yorucu bir okuması var.Sanırım Nobel Edebiyat ödülünün verdiği ağırlığı taşımasından kaynaklanıyor.

3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

García Marquez, Latin Amerika'yı ilkel güzelliği ve el değmemişliği içinde tanıtırken, düş ile belleği, olayların akışını gösterişsiz, ama şaşırtıcı bir üslupla birbirine karıştırırken, tarihsel doğruluğa ve gerçekliğe bağlı kalmaya da özen gösteren bir yazar.

2 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Jose Arcadio Buendia ve yedi sülalesini mükemmel kurgusu, zaman geçişleri, karakterleri ve ilişkileri ile anlatmış Marquez. Herkesin okuması lazım. Ayrıca Türkçe çevirisini yapan Seçkin Selvi de Marquez kadar övgüyü hak ediyor.

1 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

bu kitap bir klasik ama ben yıllar önce okurken çok sıkılmıştım, şimdi okusam nasıl bulurum bilmiyorum, denemek lazım.

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

bu günə qədər oxuduğum ən yorucu, ən darıxdırıcı roman olsa da bitirdiyimə sevinirəm. Bu əsər belə baxanda ilk baxışda çərənçi , eyni təkrarlardan ibarət Hind, Braziliya yaxud Türk seriallarını xarirladır. Çünki hadisələrdə dəyişən adlar olsa da eyni şeylər baş verir. Kitabı oxuyarkən diqqətimi çəkən ailənin bütün qadınlarının uzunömürlü olması oldu. Ursula adlı baş qəhrəmanda olduğu kimi, personajlarda kim kimin neyidir, hansı adam hansının oğlu və ya qızıdır deyə düşünərkən bir neçə dəqiqəlik yaddaş itkisi ilə də qarşılaşdım. Hətta bəzən vərəqləri çevirib, əvvəlki səhifələrdən təkrar oxumağa başladım. Onu da deyim ki, Marquezin xəyal gücünə heyran qaldım… “Hətta bu nə xayal gücüdür ey” deməkdən də özümü ala bilmədim. Marquezin yazı stilində bir digər üslub isə o, fantastik hadisələri də məharətlə realizmə qatıb yazmışdır. Fantastik hadisələr elə həqiqət kimi görünür ki, adam bəzən çaşqınlıqda qalır. Gələk romanın yorucu tərəfinə…
Elif Şafakın yazı üslubu bir çoxlarımıza bələddir. Yazıçı fərqli hadisələri əvvəl bugününü danışır, sonra kemişə qayıdır. Bəlkə bir çox başqa yazıçıda da var bu üslub, amma əsas Elif Şafak örnək verirəm. Marquezdə isə bu çox daha qarışıqdır. O, əvvəlcə fragman şəklində hadisələri danışır, sonra bizim bir məllim kimi mövzunu qoyur başqa şeydən danışır, daha sonra isə yenidən həmin hadisəyə qayıdırdı. Keçmiş içində açılan keçmiş. Kompüterdə bir neçə papkanı iç içə açıb, sonra da geriyə çıxmaq kimi bir şey. Kitabı gec bitirməyimin səbəbi isə odur ki, insane kitabı oxuyanda yorulur, sonra qoyur fasilə verməyə və kitab yenidən özünə cəzb etmir adamı. Kitabda bir qanın hərəkətinin yarım səhifə davam etməsi isə olduqca maraqlı gəldi.
Kitabda bir nəslin yaşadığı tənhalıq hissi bu gün məncə bütün əhatəmizdə insanlarda yaşanır. Texnologiya və inkişaf isə bu hissə çanaq tutmaqdadır. Tənhalıq hissinin səbəbi isə onların bənzər talelərinin olmasıdır və tarixin təkərrür eləməsidir. Ancaq kitabın sonlarına yaxınlaşdıqda niyə bu ailədə tənhalıq hissi yaşandığının səbəbini öyrənmək üçün kitabı oxumağa dəyər...Onu isə mən demiyəcəm :P… Amma mən oxuyarkən artıq bunu təxmin eləmişdim…oxuyun və görün…

2 yıl, 4 ay önce
3 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Sevmedim, belki ilerde tekrar denerim.

2 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Vazgeçilmez kitaplarımdandır...

2 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Yüzümde hep bir tebessüm severek okumuştum.Karışık gelse de ara ara,çok severek hatırlarım bu kitabı...

2 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Sıkıcı bir kitaptı, okuma grubunda olmasaydım yarım bırakabilirdim..

1 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

bağımlılık yapıyor. görünmez olup kitaptaki insanları izliyorum, bir adım arkalarından yürüyorum ve nefesimi enselerinde duymuyorlar. sanki günlerce, yıllarca aralarında yaşadım, o dünyayı okumadım, gördüm. Suçlu benmişim gibi yüzüm kızardı, kör oldum, uyuyamadım, her şeyi unuttum, günlerce evden çıkmadım.
kitabı okumamın üzerinden 1 yılı aşkın zaman geçti ve hala bir şeyimi kaybettiğimde önceki günlerde yapmadığım ne vardı, gitmediğim neresi vardı ki kaybettim diyorum ve daha kolay buluyorum. klasik böyle mi olunur, okuduklarımızı yaşayınca, yazıları değil, bize içinde yaşattığı gerçekliği hatırlatınca?

2 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

süper bir kitap
ilk defa Marquez okudum ama Yaşar Kemal'e benzeten sadece ben miyim,
iyi betimleme ve büyülü dünyalar

1 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Tuhaf, renkli, vurucu....
Ne desem yalan olur...

9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitap güzel. Sıkılmadan okuyabiliyorsunuz fakat isimler karmakarışık. Yani, hep birbirlerine benziyor ve karakterleri bu yüzden tam olarak akılda tutmak zor oluyor. Okurken sürekli bu hangi arcadio diyorum mesela .Ama bir şekilde hızlıca okuyabilirsiniz. Ben öyle yapıyorum. Bakalım nasıl bitecek.

1 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Ben de bi yalnızlaştım eksildiklerinde ...

1 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
4 puan

Karakterlerin ismi cismi o kadar birbirine girmiş ki dün okuduğun yeri bugun unutuyosun.Bu akımı pek sevemedim 4/10

11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

isimleri unutmamak ve olay örgüsünü kaçırmamak için çok ara verilmeden okunması gereken bir kitap.

1 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Yüzyıllık yalnızlık bize önemli bir gerçeği daha gösteriyor aslında oda: hayatta herşeyin tekrardan ibaret olduğu..

1 yıl, 9 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski