Yabancı (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan bir Yabancıdır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma... Camusyle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir, der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.

ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan bir Yabancıdır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemey... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , Yıldız Matbaası , 110 sayfa

Mayıs 2016 tarihinde , Can Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9789750724756
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.6 puan (1064 kişi)
2542 okumuş, 665 okumak istiyor, 28 okuyor

8.9 puan (935 kişi)
2044 okumuş, 2266 okumak istiyor, 236 okuyor

8.8 puan (1313 kişi)
2899 okumuş, 1646 okumak istiyor, 119 okuyor

8.7 puan (1450 kişi)
3457 okumuş, 1061 okumak istiyor, 47 okuyor

8.3 puan (1473 kişi)
3764 okumuş, 913 okumak istiyor, 38 okuyor

8.3 puan (815 kişi)
1864 okumuş, 1737 okumak istiyor, 95 okuyor

8.6 puan (945 kişi)
2250 okumuş, 1220 okumak istiyor, 41 okuyor

8.5 puan (1178 kişi)
2592 okumuş, 963 okumak istiyor, 73 okuyor

7.6 puan (949 kişi)
2092 okumuş, 786 okumak istiyor, 34 okuyor

8.2 puan (1247 kişi)
3132 okumuş, 900 okumak istiyor, 69 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

17 kitap, 76 oy
295 kitap, 3301 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

tarikbalboa kotonprenses karado... Jesterhead idil_umay serkanozakdag B.B. dryad Zarpandit badgirlmrv36 gmzrdm oxay astalavistasim kelebekb tryagainn rumeysayks kışgünü fd irmak2015 Pink Painter South S' black83 Ezgi Demir Şenay CRİS Selen544 Sauron handanY aylakkam-
30 kişi
toph beifong ferim kkontess esskikitapkokusu soztekin Kubrabozkurt sanane61616516 ibronal bilge çetin psifonik Mahir tunamv ahmetkoca35 aiseeslem birbenbirsen demrude Okyanus16 kalıplı mineizm Readingisadventure seherdemir46 kafamania Onur Taştutan aysek_90 PINARUMUT nggnd Ozden Ozturk asau MUHARREM KARAKUŞ tolgaguclu1 lalenergis solumsoltarafım Katre husein Mercanism yelizedebiyat DODDA Semih D. elifkazdal
2867 kişi
damla safakonder İremimosa tmygl nrcnn zlm umutkuzu slvalacahan MeridiemLaudem karperi liz eburdem mehmetyolcu özge8 kgokce astropot uslanmazyazar Ophelia milenka Volverin34 seyitirfan Samet crescentlal alengin laynelovesme kucukarabalik dancemylifeaway lisbeth tumbilik halime Seraly fatihbayraktar hiperpasif Bardes cagla beturg Ahfa gizemke teşrinievvel
933 kişi
goksivi nazkiraz gayethilal kafkaninpaltosu Kekligün karadayigamze EasyTiger uğurbocugu beniboylehatirla elifebrarince Okyanus16 nujen HankR
13 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
11 kişiden, 10 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Varoluşçuluk üzerine kurulmuş çok iyi bir romandır.Yaşanan her şeyin aleyhimize bir delil olarak karşımıza çıkabileceğini de anlatır ..Asıl anlattığı dünyaya yabancı olmaktır elbette..

6 yıl, 5 ay önce
7 kişiden, 6 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Kitap "Anam ölmüş bugün. Belki de dün, bilmiyorum." cümleleriyle başlıyor.Camus tam o anda hissettiriyor Meursault'un normal bir tipleme olmayacağını.Kitap yoğun anlamda existentialism,absurdizm içeriyor bu incelikte bir kitabın bu denli ağırlığı taşıyabilmesi garip geliyor. Okuduğum en iyi psikoloji romanlarından diyebilirim rahatlıkla.Tavsiye olunur
P.s: Bu arada bir ipucu Meur sault kelimelerini Fransızca sözcüklerinde bir arayın

6 yıl, 3 ay önce
7 kişiden, 6 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Okurken biraz dikkat verilmesi gerekiyor, onun dışında rahatlıkla okunabilecek bir kitap.
Karakteri anlatış tarzı, düşüncelerini dile getirişinde yazar çok başarılı kesinlikle. Karakter zaten kimsenin kendine itiraf edemediği ve her zaman içimizde tanıyamadığımız kişiyi gözler önüne seriyor.

5 yıl, 9 ay önce
6 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Okuduğum en güzel kitaplardandı. Yabancı o kadar kayıtsız bir insan ki .. Her olay ne kadar duygusuz anlatılmış.. Okumadan anlayamazsınız. Ama benim damağımda kalan o duygusuzluktu.

5 yıl, 11 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Okuduğum ilk Camus kitabıydı. Kitabın konusu içeriği hakkında diyecek fazla bir şeyim yok. Ama şunu söyleyebilirim ki Camus yazarken tek bir harfi bile ziyan etmemiş. Bütün cümleleri çok iyi kullanmış.Sırf yazım tarzı için okunabilecek bir yazar olduğunu düşündürdü beni.

5 yıl, 5 ay önce
6 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitabı bitirince, bu romanı -belirli bir zaman sonra- tekrar okumalıyım dediğim ender eserlerden biridir Yabancı. Bu kadar ince bir kitap nasıl bu kadar ağır ve derinlikli olur diye düşünmedim değil. Kitabın son sayfalarında, beyin fırtınalarına yakalandım desem yalan olmaz.

Kitaba önsöz yazan V. Günyol'un, Camus'yü, yazarın sanki öyle bir iddiası varmış gibi "zamanımızın peygamberi" olarak tanımlaması ve kraldan çok kralcı olması canımı sıktı. Peygamber kelimesini hangi anlamda kullandığını az çok tahmin edebiliyorum ve bunu bir yere kadar maruz görebilirim. Ancak, Camus'nün felsefesini bir hadis ile kıyaslama yaparak açıklamasını maruz göremem. Günyol’un, -en azından yazdığı şekilde- öyle bir hadis olmadığını bilmemesine mi veya doğrusunu öğrenmediğine mi, yoksa kendi dinine karşı "Yabancı" kalmasına mı yanayım bilemedim.

5 yıl, 7 ay önce
5 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

her okuyuşta "benlik" ve "kendilik" algısını sorgulama sebebi bir kitap. ve evet biraz yabancıdır herkes, önce kendine, sonra herkese.

5 yıl, 4 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Her açıdan kusursuz bir anlatı olduğunu söyleyemem, zira anlattığı şey çok da güzel değil. Yalnızca anlattığı şey için fazla isabetli.

6 yıl, 8 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Sayfa sayısı ile etkisi ters orantılı bir kitap, az laf ile çok şey anlatmış Albert Camus. Okumak lazım.

5 yıl, 3 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitabı okuyanlara şiddetle Dr. Mutluhan İzmir 'in
"CAMUS, YABANCI VE CEZAYİR SOYKIRIMI" adlı kitap analizini okumalarını tavsiye ederim.(Google'da aratıp, tam metin okuyabilirsiniz.) Bu yazıdan sonra romana çok farklı bir pencereden bakacaksınız.

6 yıl önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

20. Yüzyıl, ya da şuanda yaşadığımız 21. Yüzyıl insanlar arası sorunları ya da insanın kendisiyle olan sorunlarını oldukça mükemmel bir şekilde dile getiren bir şaheser. Yer yer Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ını Yabancı'ya benzetmedim değil, ama Aylak Adam daha insan ilişkilerine(aşk vs.) dayalı bir romanken Yabancı sosyal analiz bir roman daha çok bence. Sadece ifadeleri benzetmiş olabilirim. Ama Yabancı, okunması gereken bir roman. Başucu kitabı denilenlerden.

4 yıl, 11 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

bir heyecanla başlayıp umduğumu bulamadığım kitaplardan diyebilirim..

1 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Zeki Demirkubuz'un bu kitaptan esinlenerek cektiği bir film var, merak edenler olursa link aşağıda.

http://www.demirkubuz.com/yazgi.html

7 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Herkes gibi olmayı reddettikleri icin toplumdan yabancılastıralanların hikayesi. Elimden dusurmeden okudum cok guzeldi.

6 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

İnsanın hayatta okuyabileceği en saçma ve en derin kitaplardan biri. Albert Camus, saçmalığı gözler önüne sererek hayata bakış açısını örneklendiriyor. Saçmalamayı hayatla bir tutan bir yazar.

5 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Konusu çok sade olmakla birlikte, kitabın satır aralarında büyük bir düşünce yatıyor.

5 yıl, 8 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

...kaderim bana sorulmadan tayin olunuyor, yani her şey ben karıştırlmaksızın olup bitmekte..bu kitabı okurken siz de kendi içinizde bu cümlelerin geçtiğini farkediyorsunuz.

5 yıl, 9 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Herkes içindeki o 'YABANCI'yı arıyor.

3 yıl, 6 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Albert Camus' un okuduğum ilk ve tek kitabıdır. Bir kez orta sonda bir kez de lise sonda okudum bu eseri.
Kitapta Meursault diye bir karakter var ki kendisine duyduğum hayranlığı bir Catalina Otalvaro' ya duyuyorumdur, o da belki yani. Bizim ara sıra yaptığımız gibi cool görünmek amacıyla umursamaz bir tavır takınmıyor Meursault; düşünmediği hissetmediği için de bu kadar vurdumduymaz olmuyor. Aksine fazlasıyla düşünüyor karakterimiz ve her şeyin boş olduğu, ölümün olduğu yerde her şeyin anlamsız olduğu fikrine düşünerek varıyor ve baştan kabulleniyor her şeyi.

Sırf şu kitapla ilgili görüşlerim genel görüşlere uymuyor diye bile ayrıca hayran olabilirim Camus' a ve Meursault' a. Camus o kadar muhteşem bir kitap yazmış ki kitabın ana karakteri Meursault' un kitap boyunca toplum tarafından maruz kaldığı dışlanmanın aynısı, kitap bittikten sonra da reel hayatta okuyucuların yorumlarıyla devam etmekte. Sırf bunun için bile duvara Meursault yazar, önüne geçer 1 dakika saygı duruşunda bulunurum lan.

Bulantı, Yabancı' nın yanında nasıl görkemli duruyorsa; Yabancı' nın kahramanı Meursault da Bulantı' nın kahramanı Roquentin' in yanında öyle görkemli durmaktadır. Roquentin' in giderken Meursault dönüyormuş denebilir sanırım. Şimdi Roquentin etrafına bir bakıyordu 'ne lan bu saçmalık, niye varız ki lan biz, var olmamız için tek bir nedenimiz bile yok, her şey aynı, amaçsız yere varız'' diye bir şeyler geveliyordu ya hani işte Meursault o evreyi çoktan geçmiş. Varız ama olmasak da hiçbir şey değişmez zaten diyerek anasının ölümüne bile duyarsız kalabiliyor. Şimdi buradan iki farklı şey çıkarabiliriz;

1- Bunlar varlar ama olmasalar da bir şey olmaz çünkü zaten varlıklarının farkında olmadıklarından, neden var olduklarını merak etmediklerinden aslında yoklar diyerek etrafa bir yabancılaşma söz konusu olabilir.
2- Ben dahil kimsenin var olması için bir neden yok dolayısıyla yok olmamız bir şeyi değiştirmez diyerek kendine karşı bir yabancılaşma olabilir. (-ki Camus mantığını düşündüğümde bu daha uygun)

Tabii sen yine de bunu çok ciddiye alma zira Sartre varoluşçuluk konusunda benim fikrime göre Camus' u ezer geçer. Dolayısıyla benim Roqu' yu sevmememden dolayı kıyaslamada Meursault öndedir muhtemelen. Allah muhafaza bir kapışsalar, varlık üzerine bir konuşsalar Roqu Abbas, Meursault Şakir durumuna geçer. Roqu 'Kabahat sen de değil seni sevende. Nabeerrrrrrrr!!' diye bitirebilir tartışmayı son olarak.

Her neyse bunlar iyi güzel de Camus' ya sorarlar be adam hepsi tamam da hayatın anlamsızlığını bu kadar içselleştirmiş ve bunun sonucu olarak 'bulantı' evresini de geçip hayata tamamen 'yabancı'laşmış bir adam nasıl oluyor da lavuğun birine ateş edebiliyor? Çünkü cinayetin, ''bu lavuk olsa da olur olmasa da olur'' diyerek işlenmesi için Meursault' un bir şeyleri hala sorgulayan bir adam olması lazım ki bu sorguyu da yapsın kafasında. Ayrıca Camus mantığına göre evet hayat anlamsızdır ama yine de uğruna yaşamaya değer. Bu şartlar altında karakterine nasıl cinayet işletir, hadi işletti diyelim nasıl pişmanlık duymasını sağlamaz Camus? Özetle hepsi tamam, Meursault' un umursamazca ölüme gitmesi de tamam ama bir başkasının hayatına bu derece rahat son verebilmesi benim kafamı karıştıran yer işte.

Ayrıca işlenen en güzel cinayetlerden biridir bu cinayet okuduklarım arasında. Yüreğine bileğine sağlık Meursault.

Dip not: Ben her ne kadar Sartre ve Bulantı ile kıyaslama yapmış olsam da Camus bunu şiddetle reddeden ve Sartre ile aynı şeyi savunmadıklarını söyleyen bir adam. Yine de benziyor işte iki kitap Camus ya da benim kafam bu kadarına basıyor artık bilmiyorum.

4 yıl, 2 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Varoluşçuluk üzerine çok değerli bilgilere sahip kitap. Hayatta bir kaç kez daha okunabilecek kitaplardan biri. İnsana, yaradılışa ve varoluşa dair, canlının tüm noktalarına inceden dokunan bir roman olmuş. İçeriği en büyük, kısa kitaplardan.

3 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitap ''bu gün annem öldü, belki de dün bilmiyorum'' cümleleriyle başlıyor. Başta biraz durgun ilerliyor ama sonlarında beyin fırtınası yaptırmayı, düşündürmeyi başarıyor. Toplumun istediği kalıba girmeyi rededen yabancılaşmış bir insanın iç dünyası çok başarılı bir şekilde okura aktarılıyor. Özellikle felsefeyi, psikolojiyi seven insanlara tavsiye ederim...

3 yıl, 5 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Albert Camus'nün Nobel Edebiyat Ödülü almasını sağlamış romanı. Meursault'un duygularına yabancı olması, cinayet işlemesinden bile ağır bir suçtur. Bizler de böyle değil miyiz? İnsanı kahredecek bir olay karşısında karşımızdaki insanların istediği tepkiyi vermezsek onlar tarafından en müsait anda eleştirileceğiz. İşte kitapta tam da bu durumdan bahsediliyor. Meursault, hayatı olsa da olur, olmasa da olur diye yaşayan ama aslında hayata da sıkı sıkı tutunmuş bir karakter. Ne zaman ki insanlar tarafından duygusuzlukla itham edildiğini anlar işte o zaman duyguları kendisini çepeçevre kuşatır. (Son sahnelerde fark ettiğim buydu.) Ne olursa olsun toplum bir şekilde bizi kendisine benzetiyor.

Kitapta benim için vurucu cümle Meursault'un avukatının ihtiyarlar yurdu'nun gerekliliğini anlatabilmesi için yaptığı savunmaydı. "Bunlar devletin inşa ettiği kurumlardır." anlamına çıkan bir cümle söylemişti. (Cümle tam olarak bu değil.)

Albert Camus'nün üslubunu seviyorum. Bu kitabında da sevdim. Kitaba beni etkileme derecesine göre puan verdim. Okunabilir, tavsiye ediyorum.

3 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Çok derin etkiler bıraktı diyemem ama sıkılıp bırakmadım da. Kısa ve akıcı bir kitap. İnsanların üzerilerinde bıraktığımız küçük bir izlenimin ne kadar acı sonuçları olabiliyor gösteriyor insana

1 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Gayet sakin, aksiyonsuz ve sıradan akan bir hikayeyle çok büyük bir mesaj vermeyi başarmış Albert CAMUS. Kitabın arka kapağı her şeyi özetliyor aslında. Bir insanın eylemiyle değil de toplumsal kalıplarla yargılanıyor. Tıpkı bugünlerde de olduğu gibi.

1 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Okuduğum ilk Camus 'Yabancı' oldu. Bu kitap da 'Kırmızı Pazartesi' gibi bir kitap. Bu kitabı da öykü gibi dersem yanlış olmaz sanırım. Camus; kitabın ilk sayfalarında farklı bir karakter oluşturduğunun ipuçlarını veriyor bize. Bu yaratmış olduğu karakter; içinde bulunduğumuz dünyada hepimizin ortak tepki verdiğimiz psikolojiye 'Yabancı' bir karakter. Hayatı önemsememiş olması, anı yaşaması, isteksizlik, duygu durumu daha sonra işleyeceği eylemde karşısına kanıt olarak çıkıyor. İçinde bulunduğu toplumda bu kanıtları çok iyi kullanıyor. Hatta başkası tarafından yapılmış olan eylemleri bile karakterimizin üzerine yıkmaya çalışıyorlar.

Camus'un insan psikolojisi üzerine yazmış olduğu çarpıcı bir eser. Kendisi Varoluşçuluk felsefesinin öncülerindendir.

1 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Toplumdan farklı düşündüğü için, yığınların düşünmeden, sorgulamadan evet dediklerine hayır dediği için, onlar gibi olmadığı, olamadığı için günden güne herkesten ve her şeyden uzaklaşan bir ''hiç kimsenin'' hikayesi. Şimdi 'bu' şekilde ölmekle yirmi yıl sonra 'herhangi bir' şekilde ölmek arasında hiçbir fark görmeyen, bunalan, sıkılan, kendi 'saçma' felsefesi içinde var olan bireyin kelimelere dökülmüş, o kelimelerin de özel bir projektörle tüm canlılığı ile sahneye yansıtılmış hali Yabancı. Orhan Pamuk ve Gabriel Garcia Marquez için de aynı ifadeyi kullanmıştım: Bazı yazarlar NOBEL ödülünün önüne gelene dağıtılan bir ödül olmadığını tek başlarına kanıtlamaya yetecek eserler verebiliyor. Yabancı o eserlerden, Albert Camus da o yazarlardan bir tanesi. İyi okumalar.

11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

* Hukuk ve Edebiyat listesinden. Ceza Hukukuna ait ilkeleri (suçun şahsiliği, hatta yargıçın tarafsızlığı) üzerine düşünmeye yarar.

5 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hep söylüyorum, Camus tapılması gereken biri.

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitabın giriş kısmındaki Vedat Günyol'un kitap üzerine olan kısa yazısı, 'Yabancı'yı daha iyi anlayıp değerlendirmemi ve favorilerim arasına almamı sağladı diyebilirim sanırım. Bazı kitapları daha iyi anlayabilmek adına bazen, usta kalemlerin yazdıklarını okumak gerçekten faydalı olabiliyor.

Kendine bile yabancılaşmış bir adamın hayata aldırmazlığı, en dehşet verici durumlara bile kısa sürede alışması, sonunda ufak bir değişim göreceğimizi düşünürken bile dönüp dolaşıp yine farklı ihtimallerin de 'bir' olduğu yönündeki duygusuz tespitleri kitabın sayfalarına da o kadar iyi işlemiş ki, karakterle bütün olup onun, bu saçma hayata bakan düz, süssüz penceresinden görebiliyoruz başından geçen olayları.

5 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

çok etkileyici bir kitaptı daha önce okumadığım için pişman oldum mutlaka okuyun camus beni kendine bir kez daha hayran bıraktı çok derin analizler yapmış irdeleyerek okuyunca daha açık bir anlatıma sahip oluyor

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

bu kıtabı bu kadar gec okumak buyuk hata!ama hıc okumamaktansa gec okumakta bıseydır!

5 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Pür dikkat okumanız geren bir kitap. İşte o zaman kitaptan gerçek keyfi alabilirsiniz.

5 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

gerçekten muhteşem bir kitap. böyle alışılmışın dışında bir karakter bu kadar güzel betimlenemezdi. kitabı okurken ne hissedeceğimi bilemedim. karaktere düşündükleri için kızmalı mıydım yoksa anlayışlı mı davranmalıydım? hep bu gitgel içerisinde okudum ama gerçekten çok zevk aldım okurken. çok gerçekçi bir kitap, kesinlikle tavsiye ediyorum.

5 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Topluma gerçekten "yabancı" birisini anlatıyor. Okurken kahramanın olaylara kayıtsızlığı rahatsız edebilir sizi. Bitirdikten sonra da üzerinde düşünmemezlik edemiyorsunuz, Camus'nün felsefesi sağlam...

5 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Eser durağan bir filmin anlatımı gibi bir akışla başlıyor ve gayet akıcı biçimde ilerliyor. Esas oğlanın hayatın akışına göre tepkisiz ve birazda duyarsız davranması insanı rahatsız ediyor gibi gelse de sonuç bölümünde ölümle karşı karşıya kaldığı andan itibaren hayatı anlamlandırması değişiyor. Bana göre kendine gelmesine neden oluyor. Hayatı, sonunu düşünerek yaşamak gerektiği anlamı çıkıyor.
'İnsanın eninde sonunca alışmayacağı hiçbir düşünce yoktur'

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

insanlar belirli kalıplar içine sokularak değerlendirilmemeli.İnsandan beklediğimiz klişe davranışlar hayatımızı tekdüzeliğe sokar.İnsan her zaman içinden geleni yapmalı.Çevrenin kendisinden beklentileri adını toplumsal rol koydukları şeyler insanın hem yeteneğini kısıtlar hem de günün birinde dışa doğru patlamasına neden olur.
Belirli kalıplara sokularak yaşamak, zamanla insanın kensine ve çevresine yabancılaştırır.
Varoluşçuluk adına yazılmış güzel bir roman.Albert Camus bir yazar olmaktan öte aynı zamanda bir filozof olması da kitabı daha bir okunur kılmıştır.Ve dahi bir kaç filme de esin kaynağı olmuştur.
BKZ:Zeki Demirkubu'un 'Yazgı' filmi

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

içinde kendimi bulduğum,çok derin bir kitap,bazı cümleleri çok kez okuyup nasıl anlayacağımı şaşırdım.

5 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Albert Camus'un saçmalık üzerine yazdığı bu kitap hayata bakış açımı etkileyen kitaplardandır. Okurken ana karakteri kendimle karşılaştırmadan edemedim. Aynı şeyleri amaçlıyorduk ama farklı şekillerde uygulamaya çalışıyorduk. Düşünceler içinde okudum ve bu, kitabın en güzel yönlerinden bir tanesiydi. Herkesin okuması gereken güzel bir kitap. Önsözü için de Vedat Günyol'u tebrik etmeden geçemeyeceğim.

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitabı okumadan önce aklınızdan şu soruyu geçirin: "Ben neleri ciddiye alıyorum, neleri doğal buluyorum?" Biraz nihilist bir bakış açısı ile yazıldığı için okunduğu anda pek anlaşılır olmayabilir. Kafası sonradan gelen bir kitap.

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Abartılacak birşey bulamadım/göremedim kitapda. Hayatta herşeye vurdum duymaz olan bir adam.Sebepsiz yere işlediği suç böyle olmayı seçmiş garip biriydi mersault.Mersault karakterine ısınamadım. okudukca sevmediğim bir karakter oldu.

4 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

YABANCI; yalnız bir adamın(meursault) kendi yalnızlığında kalabalıklaşmasının anlatıldığı bir kitap.

5 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Varoluşçuluğun edebi referansı gibi okunmalı.

5 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Kitabı Albert Camus diye okudum kitaplığımda hemen her kitabı var okuduktan sonra bana kızacaklar ama neden bu kadar baskı yapmış diye şaşırdım.Daha güzel kitapları var bence....

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

içinizdeki yabancıyı bundan daha sade nasıl anlatabilirdiniz ki?

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

başucu kitap olmaya değer...

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

İnsanların riyakarlığını, sistemin kendine uymayanı nasıl ötekileştirdiğini ve öğüttüğünü anlatan bir başyapıt. Toplumun dayatmalarına uymadığınız vakit sonunuzun nereye varabileceği anlatılmış.

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

İnsanın "kendine" bakışına değinen ilginç bir kitap. Kısa bir roman ama ben çok etkileyici buldum.

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Aslında kitapla ilgili her şey kitabın arka kapağında yazıyor ekstra bir şey eklemeye gerek yok. Lakin söyleyebileceğim iradesiz bir insan kendine ve herkese yabancı bir insan ancak bu kadar güzel anlatabilir. Aldığı nobel ödülünü sonuna kadar hak ediyor. :)

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

toplumun bazı değer yargıları var bu değer yargıları her insanın bazı şeylere aynı tepki vermek zorunda kılıyor bunlara uymayanlar sistemin dışında kalmaya zorlanıyor

4 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

bayıldımm sevgili Camus 100 sayfaya sığdırmamalıydı bu romanı Veba'yıda okuyacağım

4 yıl, 7 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski