Yabancı (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan bir Yabancıdır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma... Camusyle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir, der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.

ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan bir Yabancıdır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemey... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , Yıldız Matbaası , 110 sayfa

Mayıs 2016 tarihinde , Can Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9789750724756
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.6 puan (1036 kişi)
2445 okumuş, 667 okumak istiyor, 25 okuyor

8.9 puan (928 kişi)
2029 okumuş, 2264 okumak istiyor, 236 okuyor

8.8 puan (1303 kişi)
2872 okumuş, 1644 okumak istiyor, 120 okuyor

8.7 puan (1435 kişi)
3397 okumuş, 1052 okumak istiyor, 45 okuyor

8.3 puan (1468 kişi)
3733 okumuş, 916 okumak istiyor, 39 okuyor

8.3 puan (811 kişi)
1843 okumuş, 1730 okumak istiyor, 92 okuyor

8.6 puan (941 kişi)
2233 okumuş, 1218 okumak istiyor, 39 okuyor

8.4 puan (1519 kişi)
4172 okumuş, 967 okumak istiyor, 23 okuyor

8.5 puan (1172 kişi)
2566 okumuş, 965 okumak istiyor, 68 okuyor

7.6 puan (937 kişi)
2056 okumuş, 792 okumak istiyor, 33 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

17 kitap, 76 oy
295 kitap, 3301 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

tarikbalboa kotonprenses karado... Jesterhead idil_umay serkanozakdag B.B. dryad Zarpandit badgirlmrv36 gmzrdm oxay astalavistasim kelebekb tryagainn kışgünü fd irmak2015 Pink Painter Serapis South black83 Ezgi Demir Şenay CRİS Selen544 Sauron handanY aylakkam-
29 kişi
begumuss serenita eski takvim okuryazarim Serginho since1925 Diğergam özlem tezcan Pollyanna onlyozan swainza aghartakitapcisi eylemsizlik86 max muratcanhakan kediysever mrtgngr93 Merve Akdoğan intellecta sartre kirlangic KÜBRA. GeCe_KuSu Flora kemalbam alibrs Yasin1992 Sokratesinkizi Rabiaberber zozkay sedatly deryas Fafatara tetriscubugu derin Mona Maria öylesinebiri cengizpekgoz Aylak_
2804 kişi
damla safakonder İremimosa tmygl nrcnn zlm umutkuzu slvalacahan MeridiemLaudem karperi liz eburdem mehmetyolcu özge8 kgokce astropot uslanmazyazar Ophelia milenka Volverin34 seyitirfan Samet crescentlal alengin laynelovesme kucukarabalik dancemylifeaway lisbeth tumbilik halime Seraly fatihbayraktar hiperpasif Bardes cagla beturg Ahfa gizemke teşrinievvel
931 kişi
goksivi nazkiraz gayethilal kafkaninpaltosu beniboylehatirla Kekligün karadayigamze EasyTiger uğurbocugu elifebrarince nujen HankR
12 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
11 kişiden, 10 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Varoluşçuluk üzerine kurulmuş çok iyi bir romandır.Yaşanan her şeyin aleyhimize bir delil olarak karşımıza çıkabileceğini de anlatır ..Asıl anlattığı dünyaya yabancı olmaktır elbette..

5 yıl, 10 ay önce
7 kişiden, 6 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Kitap "Anam ölmüş bugün. Belki de dün, bilmiyorum." cümleleriyle başlıyor.Camus tam o anda hissettiriyor Meursault'un normal bir tipleme olmayacağını.Kitap yoğun anlamda existentialism,absurdizm içeriyor bu incelikte bir kitabın bu denli ağırlığı taşıyabilmesi garip geliyor. Okuduğum en iyi psikoloji romanlarından diyebilirim rahatlıkla.Tavsiye olunur
P.s: Bu arada bir ipucu Meur sault kelimelerini Fransızca sözcüklerinde bir arayın

5 yıl, 7 ay önce
7 kişiden, 6 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Okurken biraz dikkat verilmesi gerekiyor, onun dışında rahatlıkla okunabilecek bir kitap.
Karakteri anlatış tarzı, düşüncelerini dile getirişinde yazar çok başarılı kesinlikle. Karakter zaten kimsenin kendine itiraf edemediği ve her zaman içimizde tanıyamadığımız kişiyi gözler önüne seriyor.

5 yıl, 2 ay önce
6 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Okuduğum en güzel kitaplardandı. Yabancı o kadar kayıtsız bir insan ki .. Her olay ne kadar duygusuz anlatılmış.. Okumadan anlayamazsınız. Ama benim damağımda kalan o duygusuzluktu.

5 yıl, 3 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Okuduğum ilk Camus kitabıydı. Kitabın konusu içeriği hakkında diyecek fazla bir şeyim yok. Ama şunu söyleyebilirim ki Camus yazarken tek bir harfi bile ziyan etmemiş. Bütün cümleleri çok iyi kullanmış.Sırf yazım tarzı için okunabilecek bir yazar olduğunu düşündürdü beni.

4 yıl, 10 ay önce
5 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitabı bitirince, bu romanı -belirli bir zaman sonra- tekrar okumalıyım dediğim ender eserlerden biridir Yabancı. Bu kadar ince bir kitap nasıl bu kadar ağır ve derinlikli olur diye düşünmedim değil. Kitabın son sayfalarında, beyin fırtınalarına yakalandım desem yalan olmaz.

Kitaba önsöz yazan V. Günyol'un, Camus'yü, yazarın sanki öyle bir iddiası varmış gibi "zamanımızın peygamberi" olarak tanımlaması ve kraldan çok kralcı olması canımı sıktı. Peygamber kelimesini hangi anlamda kullandığını az çok tahmin edebiliyorum ve bunu bir yere kadar maruz görebilirim. Ancak, Camus'nün felsefesini bir hadis ile kıyaslama yaparak açıklamasını maruz göremem. Günyol’un, -en azından yazdığı şekilde- öyle bir hadis olmadığını bilmemesine mi veya doğrusunu öğrenmediğine mi, yoksa kendi dinine karşı "Yabancı" kalmasına mı yanayım bilemedim.

4 yıl önce
5 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

her okuyuşta "benlik" ve "kendilik" algısını sorgulama sebebi bir kitap. ve evet biraz yabancıdır herkes, önce kendine, sonra herkese.

4 yıl, 9 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Her açıdan kusursuz bir anlatı olduğunu söyleyemem, zira anlattığı şey çok da güzel değil. Yalnızca anlattığı şey için fazla isabetli.

6 yıl, 1 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Sayfa sayısı ile etkisi ters orantılı bir kitap, az laf ile çok şey anlatmış Albert Camus. Okumak lazım.

4 yıl, 7 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitabı okuyanlara şiddetle Dr. Mutluhan İzmir 'in
"CAMUS, YABANCI VE CEZAYİR SOYKIRIMI" adlı kitap analizini okumalarını tavsiye ederim.(Google'da aratıp, tam metin okuyabilirsiniz.) Bu yazıdan sonra romana çok farklı bir pencereden bakacaksınız.

5 yıl, 5 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

20. Yüzyıl, ya da şuanda yaşadığımız 21. Yüzyıl insanlar arası sorunları ya da insanın kendisiyle olan sorunlarını oldukça mükemmel bir şekilde dile getiren bir şaheser. Yer yer Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ını Yabancı'ya benzetmedim değil, ama Aylak Adam daha insan ilişkilerine(aşk vs.) dayalı bir romanken Yabancı sosyal analiz bir roman daha çok bence. Sadece ifadeleri benzetmiş olabilirim. Ama Yabancı, okunması gereken bir roman. Başucu kitabı denilenlerden.

4 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Zeki Demirkubuz'un bu kitaptan esinlenerek cektiği bir film var, merak edenler olursa link aşağıda.

http://www.demirkubuz.com/yazgi.html

6 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

İnsanın hayatta okuyabileceği en saçma ve en derin kitaplardan biri. Albert Camus, saçmalığı gözler önüne sererek hayata bakış açısını örneklendiriyor. Saçmalamayı hayatla bir tutan bir yazar.

5 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Konusu çok sade olmakla birlikte, kitabın satır aralarında büyük bir düşünce yatıyor.

5 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Albert Camus' un okuduğum ilk ve tek kitabıdır. Bir kez orta sonda bir kez de lise sonda okudum bu eseri.
Kitapta Meursault diye bir karakter var ki kendisine duyduğum hayranlığı bir Catalina Otalvaro' ya duyuyorumdur, o da belki yani. Bizim ara sıra yaptığımız gibi cool görünmek amacıyla umursamaz bir tavır takınmıyor Meursault; düşünmediği hissetmediği için de bu kadar vurdumduymaz olmuyor. Aksine fazlasıyla düşünüyor karakterimiz ve her şeyin boş olduğu, ölümün olduğu yerde her şeyin anlamsız olduğu fikrine düşünerek varıyor ve baştan kabulleniyor her şeyi.

Sırf şu kitapla ilgili görüşlerim genel görüşlere uymuyor diye bile ayrıca hayran olabilirim Camus' a ve Meursault' a. Camus o kadar muhteşem bir kitap yazmış ki kitabın ana karakteri Meursault' un kitap boyunca toplum tarafından maruz kaldığı dışlanmanın aynısı, kitap bittikten sonra da reel hayatta okuyucuların yorumlarıyla devam etmekte. Sırf bunun için bile duvara Meursault yazar, önüne geçer 1 dakika saygı duruşunda bulunurum lan.

Bulantı, Yabancı' nın yanında nasıl görkemli duruyorsa; Yabancı' nın kahramanı Meursault da Bulantı' nın kahramanı Roquentin' in yanında öyle görkemli durmaktadır. Roquentin' in giderken Meursault dönüyormuş denebilir sanırım. Şimdi Roquentin etrafına bir bakıyordu 'ne lan bu saçmalık, niye varız ki lan biz, var olmamız için tek bir nedenimiz bile yok, her şey aynı, amaçsız yere varız'' diye bir şeyler geveliyordu ya hani işte Meursault o evreyi çoktan geçmiş. Varız ama olmasak da hiçbir şey değişmez zaten diyerek anasının ölümüne bile duyarsız kalabiliyor. Şimdi buradan iki farklı şey çıkarabiliriz;

1- Bunlar varlar ama olmasalar da bir şey olmaz çünkü zaten varlıklarının farkında olmadıklarından, neden var olduklarını merak etmediklerinden aslında yoklar diyerek etrafa bir yabancılaşma söz konusu olabilir.
2- Ben dahil kimsenin var olması için bir neden yok dolayısıyla yok olmamız bir şeyi değiştirmez diyerek kendine karşı bir yabancılaşma olabilir. (-ki Camus mantığını düşündüğümde bu daha uygun)

Tabii sen yine de bunu çok ciddiye alma zira Sartre varoluşçuluk konusunda benim fikrime göre Camus' u ezer geçer. Dolayısıyla benim Roqu' yu sevmememden dolayı kıyaslamada Meursault öndedir muhtemelen. Allah muhafaza bir kapışsalar, varlık üzerine bir konuşsalar Roqu Abbas, Meursault Şakir durumuna geçer. Roqu 'Kabahat sen de değil seni sevende. Nabeerrrrrrrr!!' diye bitirebilir tartışmayı son olarak.

Her neyse bunlar iyi güzel de Camus' ya sorarlar be adam hepsi tamam da hayatın anlamsızlığını bu kadar içselleştirmiş ve bunun sonucu olarak 'bulantı' evresini de geçip hayata tamamen 'yabancı'laşmış bir adam nasıl oluyor da lavuğun birine ateş edebiliyor? Çünkü cinayetin, ''bu lavuk olsa da olur olmasa da olur'' diyerek işlenmesi için Meursault' un bir şeyleri hala sorgulayan bir adam olması lazım ki bu sorguyu da yapsın kafasında. Ayrıca Camus mantığına göre evet hayat anlamsızdır ama yine de uğruna yaşamaya değer. Bu şartlar altında karakterine nasıl cinayet işletir, hadi işletti diyelim nasıl pişmanlık duymasını sağlamaz Camus? Özetle hepsi tamam, Meursault' un umursamazca ölüme gitmesi de tamam ama bir başkasının hayatına bu derece rahat son verebilmesi benim kafamı karıştıran yer işte.

Ayrıca işlenen en güzel cinayetlerden biridir bu cinayet okuduklarım arasında. Yüreğine bileğine sağlık Meursault.

Dip not: Ben her ne kadar Sartre ve Bulantı ile kıyaslama yapmış olsam da Camus bunu şiddetle reddeden ve Sartre ile aynı şeyi savunmadıklarını söyleyen bir adam. Yine de benziyor işte iki kitap Camus ya da benim kafam bu kadarına basıyor artık bilmiyorum.

3 yıl, 7 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Albert Camus'nün Nobel Edebiyat Ödülü almasını sağlamış romanı. Meursault'un duygularına yabancı olması, cinayet işlemesinden bile ağır bir suçtur. Bizler de böyle değil miyiz? İnsanı kahredecek bir olay karşısında karşımızdaki insanların istediği tepkiyi vermezsek onlar tarafından en müsait anda eleştirileceğiz. İşte kitapta tam da bu durumdan bahsediliyor. Meursault, hayatı olsa da olur, olmasa da olur diye yaşayan ama aslında hayata da sıkı sıkı tutunmuş bir karakter. Ne zaman ki insanlar tarafından duygusuzlukla itham edildiğini anlar işte o zaman duyguları kendisini çepeçevre kuşatır. (Son sahnelerde fark ettiğim buydu.) Ne olursa olsun toplum bir şekilde bizi kendisine benzetiyor.

Kitapta benim için vurucu cümle Meursault'un avukatının ihtiyarlar yurdu'nun gerekliliğini anlatabilmesi için yaptığı savunmaydı. "Bunlar devletin inşa ettiği kurumlardır." anlamına çıkan bir cümle söylemişti. (Cümle tam olarak bu değil.)

Albert Camus'nün üslubunu seviyorum. Bu kitabında da sevdim. Kitaba beni etkileme derecesine göre puan verdim. Okunabilir, tavsiye ediyorum.

2 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

bir heyecanla başlayıp umduğumu bulamadığım kitaplardan diyebilirim..

1 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Okuduğum ilk Camus 'Yabancı' oldu. Bu kitap da 'Kırmızı Pazartesi' gibi bir kitap. Bu kitabı da öykü gibi dersem yanlış olmaz sanırım. Camus; kitabın ilk sayfalarında farklı bir karakter oluşturduğunun ipuçlarını veriyor bize. Bu yaratmış olduğu karakter; içinde bulunduğumuz dünyada hepimizin ortak tepki verdiğimiz psikolojiye 'Yabancı' bir karakter. Hayatı önemsememiş olması, anı yaşaması, isteksizlik, duygu durumu daha sonra işleyeceği eylemde karşısına kanıt olarak çıkıyor. İçinde bulunduğu toplumda bu kanıtları çok iyi kullanıyor. Hatta başkası tarafından yapılmış olan eylemleri bile karakterimizin üzerine yıkmaya çalışıyorlar.

Camus'un insan psikolojisi üzerine yazmış olduğu çarpıcı bir eser. Kendisi Varoluşçuluk felsefesinin öncülerindendir.

8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Herkes gibi olmayı reddettikleri icin toplumdan yabancılastıralanların hikayesi. Elimden dusurmeden okudum cok guzeldi.

5 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

* Hukuk ve Edebiyat listesinden. Ceza Hukukuna ait ilkeleri (suçun şahsiliği, hatta yargıçın tarafsızlığı) üzerine düşünmeye yarar.

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitabın giriş kısmındaki Vedat Günyol'un kitap üzerine olan kısa yazısı, 'Yabancı'yı daha iyi anlayıp değerlendirmemi ve favorilerim arasına almamı sağladı diyebilirim sanırım. Bazı kitapları daha iyi anlayabilmek adına bazen, usta kalemlerin yazdıklarını okumak gerçekten faydalı olabiliyor.

Kendine bile yabancılaşmış bir adamın hayata aldırmazlığı, en dehşet verici durumlara bile kısa sürede alışması, sonunda ufak bir değişim göreceğimizi düşünürken bile dönüp dolaşıp yine farklı ihtimallerin de 'bir' olduğu yönündeki duygusuz tespitleri kitabın sayfalarına da o kadar iyi işlemiş ki, karakterle bütün olup onun, bu saçma hayata bakan düz, süssüz penceresinden görebiliyoruz başından geçen olayları.

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

...kaderim bana sorulmadan tayin olunuyor, yani her şey ben karıştırlmaksızın olup bitmekte..bu kitabı okurken siz de kendi içinizde bu cümlelerin geçtiğini farkediyorsunuz.

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitabı okumadan önce aklınızdan şu soruyu geçirin: "Ben neleri ciddiye alıyorum, neleri doğal buluyorum?" Biraz nihilist bir bakış açısı ile yazıldığı için okunduğu anda pek anlaşılır olmayabilir. Kafası sonradan gelen bir kitap.

3 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Abartılacak birşey bulamadım/göremedim kitapda. Hayatta herşeye vurdum duymaz olan bir adam.Sebepsiz yere işlediği suç böyle olmayı seçmiş garip biriydi mersault.Mersault karakterine ısınamadım. okudukca sevmediğim bir karakter oldu.

3 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Kitabı Albert Camus diye okudum kitaplığımda hemen her kitabı var okuduktan sonra bana kızacaklar ama neden bu kadar baskı yapmış diye şaşırdım.Daha güzel kitapları var bence....

4 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Herkes içindeki o 'YABANCI'yı arıyor.

2 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

Bir odunun anlatıldığı hikaye.
Annem öldü , 4 gün tatil çok olur mu ?, Neyse sahile gideyim belki kız vardır ?Evet var bana aşık benle yattı, Komşum bir kızı dövdü başka komşumun karısı öldü , Döveni polis dövdü karısı ölenin köpeği keldi. Arap dövelim dedik. 5 kurşun ile öldü . Mahkeme oldu 11 ay sürdü Giyotin cezası 1937 de kaldırıldı ama galiba hikaye daha önce giyotine gideceğim. Zaten herkes ölecek dimi Papaz? Evet ama sen ölemezssin bence bir odun olarak anca kesilirsin. Kesin o zaman. BİTTİ

3 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Duygu yogunlugu yogun bir kitapti.
Her ne kadar kitabin karakteri duygusuz olarak nitelendirilse de!
Herkes yabancidir ilk kendine sonra cevresine.
Az sayfa ,cok icerik.

11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Varoluşçuluk üzerine çok değerli bilgilere sahip kitap. Hayatta bir kaç kez daha okunabilecek kitaplardan biri. İnsana, yaradılışa ve varoluşa dair, canlının tüm noktalarına inceden dokunan bir roman olmuş. İçeriği en büyük, kısa kitaplardan.

2 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitap ''bu gün annem öldü, belki de dün bilmiyorum'' cümleleriyle başlıyor. Başta biraz durgun ilerliyor ama sonlarında beyin fırtınası yaptırmayı, düşündürmeyi başarıyor. Toplumun istediği kalıba girmeyi rededen yabancılaşmış bir insanın iç dünyası çok başarılı bir şekilde okura aktarılıyor. Özellikle felsefeyi, psikolojiyi seven insanlara tavsiye ederim...

2 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

hızlı okunan ama saçma bir kitap,gözüne güneş vurduğu için adamı öldürmesi ve kendini adeta savunmaması..çok saçma..tabi içindeki felsefe ve makaleleri sonradan okuyup tekrar değerlendirecem..her şey anlamsız ama bu kadarda değil,iyi anlatamadığını düşünüyorum..sartre bulantı beni delirtmşti ama bundan çok daha anlamlıydı..

2 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

okumaya başlarken çok şey beklediğimi söylemeliyim.. çünki hep övgüler yağiyordu bu kitaba.. ancak beklediğimi bulamadım. güzel bir anafikir olabilir ama anlatım durgun geldi bana.. okuyup bitirdiğimde "bu mu?" dedim kendime.. son sayfaya kadar hikayeyi dönüştürecek bir gelişme bekledim. tamam her kese, kendine bile yabancılaşmış bir insan anlatılmış ola bilir.. ancak bu kadar duygusuz olamaz hiç kimse.. kendi kaderine böyle kayıtsız yanaşamaz.. bu sebeple hikaye beni kendine bağlayamadı, sadece bitsin diye okuduğum kitaplardan biri oldu YABANCI

1 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitabın varoluşçulukla ilgili olduğunu düşündüm okuyup bitirdiğimde. Nihilizm belirtileri gördüm karakterde. Düşündüğüm gibi olmadığını var sayarsak toplumun geneline göre yabancı birinin romanı da denebilir bir diğer bakış açısı ile. Yazar bunlardan birisini ya da hepsini anlatmak istemiş olabilir tam emin değilim. Az sayfada çok şey anlattığını söyleyebilirim. Ben okurken şahsen kafam karıştı. Bazı yerlerde ne anlatmak istediğini anlamadım. Bu nedenle bazı kişilerin çok yalın anlatmış konusu çok belli yorumlarına katılmıyorum. O nedenle de 7 puan verdim. Fakat okunmasını önerdiğim bir kitap olarak kalacaktır. İyi okumalar.

1 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Çok derin etkiler bıraktı diyemem ama sıkılıp bırakmadım da. Kısa ve akıcı bir kitap. İnsanların üzerilerinde bıraktığımız küçük bir izlenimin ne kadar acı sonuçları olabiliyor gösteriyor insana

1 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Su gibi okudum denilen tabir bu kitap için kullanılmayacaksa ne için kullanılacak? Bitmesin diyerek okudum. Arkadaşıma verdim ve o da bir günde hemen okumuş. Anlatı çok başarılı, karakter analizi şahane, sıradan görünüp derinde çok özel şeyler veren bir kitap.

11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Gayet sakin, aksiyonsuz ve sıradan akan bir hikayeyle çok büyük bir mesaj vermeyi başarmış Albert CAMUS. Kitabın arka kapağı her şeyi özetliyor aslında. Bir insanın eylemiyle değil de toplumsal kalıplarla yargılanıyor. Tıpkı bugünlerde de olduğu gibi.

9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yabancı, Albert Camus
YABANCI
Yazar: ALBERT CAMUS
Çeviri: SEMİH TİRYAKİOĞLU
CAN SANAT YAYINLARI

Gerçekçilik düzeyindeki ilerleyen romanın merkezinde yer alan irade ve bilinç; fark ve ayırt eden, duygu ve düşünce tepkilerini karşılayan, beni sanki kitap okuduğumu hissettirmeden o bilinç ve irade yerine geçirmeyi başarmış sanki kurguyu yaşıyormuş gibi hissettiren Albert Camus’un Yabancı kitabı sonsuzluk adına bir Başyapıttır.

7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Toplumdan farklı düşündüğü için, yığınların düşünmeden, sorgulamadan evet dediklerine hayır dediği için, onlar gibi olmadığı, olamadığı için günden güne herkesten ve her şeyden uzaklaşan bir ''hiç kimsenin'' hikayesi. Şimdi 'bu' şekilde ölmekle yirmi yıl sonra 'herhangi bir' şekilde ölmek arasında hiçbir fark görmeyen, bunalan, sıkılan, kendi 'saçma' felsefesi içinde var olan bireyin kelimelere dökülmüş, o kelimelerin de özel bir projektörle tüm canlılığı ile sahneye yansıtılmış hali Yabancı. Orhan Pamuk ve Gabriel Garcia Marquez için de aynı ifadeyi kullanmıştım: Bazı yazarlar NOBEL ödülünün önüne gelene dağıtılan bir ödül olmadığını tek başlarına kanıtlamaya yetecek eserler verebiliyor. Yabancı o eserlerden, Albert Camus da o yazarlardan bir tanesi. İyi okumalar.

4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

dili çok akıcı, severek okuduğum bir kitap. zeki demirkubuz'un "yazgı" adlı filmini izledikledikten sonra merak edip okudum, size tavsiyem önce kitabı okuyun ardından filmi izleyin. filmini de çok sevmiştim

6 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

O kadar kayıtsız bir insan .. Okurken gözlerimin faltaşı gibi açıldığı yerler oldu. Elimde olmadan, belki de yakın zamanlarda okuduğum için Kuyucaklı Yusuf'la Maersault arasında birtakım ruhsal benzerlikler varmış gibime geldi. Yusuf'un kendine göre sebepleri var, üveyliği, vazgeçmişliği ama Mersault'un sebeplerini de bilemiyorsunuz, önünüzde somut şeyler yok. Sadece böyle olmayı "seçmiş" böyle olmuş birisi.

Garip.

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Mutlaka okunmalı.

5 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

özellikle dava'dan hemen sonra okumamak gerekiyormuş.

5 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Son on sayfası bayağı iyiydi evet ama geneline deli gibi kapılmadım falan derken, kitap asıl etkisini bitirdiğim gece rüyama girerek gösterdi. Evet, bildiğin ağzıma etti. Ve ben bunu ancak kabustan hıçkıra hıçkıra ağlayarak uyandığımda anladım. Bu yüzden, verdiğim puanı da değiştiriyorum.

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

saçma üzerine yazılmış saçma felsefesini yansıtan insanı saran ve sarsan bi kitap. " Hepsi bir" anlayışının saçmalığını gösteriyor, boş insanların boş olduklarını fark etmeleri için müthiş yardımcı olabilir.

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Sana puanım 10 panpa ! Çok iyi kitap tavsiye ederim. :)

5 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Bir günde okunsun,bitsin.. Son sayfaların bünyedeki etkisi süresiz....
He tabii ne "Aylak Adam" ne de "Kürk Mantolu Madonna" kadar olamamış..

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

ünv final sınavımın konusu

5 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

"Çünkü,alt tarafı,adam öldüren bendim."
"Ama herkes bilir ki hayat yaşamaya değmez. Aslına bakarsanız, insan ha otuzunda ölmüş ha yetmişinde,pek önemli değildi."
tam bir toplum dışına itilmiş "yabancı"nın hikayesi. okumaya değer.

5 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Hep söylüyorum, Camus tapılması gereken biri.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

beni çok etkiledi bu kitap

5 yıl, 3 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski