Satranç (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine.

Gestapo tarafından bir otel odasına kapatılan ve uzunca bir süreyi bu odada, tek başına ve oyalanacak hiçbir şeyi olmadan geçiren, yalnızca sorgulama için odadan çıkarılan Dr. B., bir gün rastlantıyla eline geçirdiği bir satranç kitabı sayesinde bu oyunun inceliklerini öğrenmiştir. Satranç tahtası ve taşları olmamasına rağmen, önce ekmekten yaptığı satranç taşlarıyla sonra da tümüyle zihninden oynayarak kuramsal bir satranç ustası olup çıkar. Ancak bu tutkusu yüzünden sinir krizine, beyin ateşine yakalanır. Tedavi olur, arkasından da serbest bırakılır. Yirmi yıldır eline satranç taşı almamış olsa da, Dr. B., gemide satranç şampiyonuyla oynadığı oyunu inanılmaz bir biçimde kazanır. Kendini olayın heyecanına kaptırarak maçın rövanşını oynamayı isteyince şaşırtıcı bir son bekler onu.

Stefan Zweig'ın büyük bir ustalıkla kaleme aldığı kısa, ama yoğun romanı Satranç, gerilimli kurgusu, kahramanının ruhsal gelgitlerinin incelikle işlendiği dokusuyla bir solukta okunuyor.

New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine.

Gestapo tarafından bir otel odasına kapatılan ve uzunca bir süreyi bu odada, tek başına ve oyalanacak hiçbir şeyi olmadan geçiren, y... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Ciltsiz , Ayhan Matbaası , 71 sayfa

Ekim 2015 tarihinde , Can Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9789750725708
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.3 puan (1120 kişi)
2769 okumuş, 930 okumak istiyor, 27 okuyor

8.8 puan (1297 kişi)
2848 okumuş, 1644 okumak istiyor, 116 okuyor

8.7 puan (1418 kişi)
3339 okumuş, 1044 okumak istiyor, 44 okuyor

8.3 puan (1460 kişi)
3704 okumuş, 916 okumak istiyor, 37 okuyor

8.3 puan (809 kişi)
1831 okumuş, 1721 okumak istiyor, 92 okuyor

8.4 puan (1514 kişi)
4134 okumuş, 966 okumak istiyor, 23 okuyor

8.2 puan (625 kişi)
1321 okumuş, 769 okumak istiyor, 45 okuyor

8.5 puan (1163 kişi)
2540 okumuş, 962 okumak istiyor, 69 okuyor

7.6 puan (931 kişi)
2034 okumuş, 783 okumak istiyor, 33 okuyor

8.2 puan (1221 kişi)
3044 okumuş, 889 okumak istiyor, 68 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

55 kitap, 241 oy
19 kitap, 58 oy
167 kitap, 1304 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

deniz nur Kübra Snoopy gül00 omerdemir wikibook busraaıncelı özlem yalçın snzmry bahartaysi cagnad arzubkts ebruli glbndmr Jesterhead ikrahan pumpkin Çiğdem Gürler esin özge çiçek .hatice_ SİBEL ERTEN sh eva garden güneşimol Berke S ELİF Rümeysa
26 kişi
Mervem tecgeka keremsizasli buket_bay missliklik.blogspot.com birrccan ezgisdklr ikram34 megri isiltuzun gserap sedatly unigs1905 since1925 Merveguv İncilerinilsen Okuyan.hayalet tarçınportakal Pikselbat A.allenny cansuulusoy Sevde Demiryürek Ceynep arkeozek dudemass Sevinç K.D. Pilavüstü Guru Violin Senfoni İrem Sarıkaya Husamettin.albay ylcbircan YunusGultekin Fafatara Merve Pürsal Lavin Büşra Fatma Kılıç SteinBeckenbauer mstf37
2372 kişi
kitapkurduyumben Gargoyle Dharma yeleken tumbilik teşrinievvel Kamercan Sümeyye Erol adenyk PhilologistAUL cgdmtr sbuyukbicak derya mete lucy oblomov anonim cidosan bilalakyuz wertten biurllazimbana bidebendenoku KARAMELA emel lızılgün melisgokce nzrysldg myrantha kacinciyeni RüzgarSaçlıKız Canın cehenneme kavuniçibalık Shahrukh Khan furkan yagmurkayhan yeşil cagla1306 crawford26 karakterkahvesi Zeynep1110 daxwaz
670 kişi
ankaraharun tarçınportakal antalya emresari44 Mehmet Kuşça semen2 laynestaley uada
8 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
9 kişiden, 9 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Tek kötü yanı kısa olması.

5 yıl, 1 ay önce
7 kişiden, 7 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Zweig, sonucunu öğrenemeden öleceği 2. Dünya Savaşının satranç tahtasına izdüşümünü almış kitabında. Yalnız, kitabın en önemli özelliği içeriği değil, 1942'de Zweig'ın karısıyla beraber intihar etmeden önce yazdığı son kitap olmasıdır.

5 yıl, 8 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Stefan Zweig, keşfettiğim an sıkıca tutunduğum bir yazar oldu benim için. Satranç ise yazarı çok daha iyi anlamayı sağlıyor, zira ölmeden önce yazdığı son öyküsü.. bir elveda niteliğinde.

Hitler Almanyası'nda sorgulanmak için bir odada sadece kendi benliğiyle tutsak edilmiş bir adam, Dr B. Bunalıma girmesine ramak kala onu yalnızlıktan ve beynindeki seslerden kurtaracak bir kitap buluyor ve asıl hastalığı böylece başlıyor.

İnsan kafasının içinde kendisine rakip olunca, kendi düşüncelerinden de saklanarak oynamalı satrancı. Peki bu nasıl olabilir?
Zweig'in burda asıl söylemek istediği, eğer seçen siz değilseniz yalnızlığın mutluluk değil üzüntü getirdiği. Bana göre insan kendi seçerse de getireceği şey mutluluktan çok deliliktir. Öylesi çok daha güzeldir.
Tavsiye ederim.

"... bu kitapla cehennemime geri dönmek ne olağanüstü bir andı, en sonunda yalnızdım, ama hiç de yalnız sayılmazdım!"

3 yıl, 5 ay önce
5 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

tek solukta okunan bir eser, hayatta karşıt kişiliklerin oyununu zihinler önüne seriyor...

5 yıl, 6 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Çok, çok güzel. Göğüs kafesinizde bir daralma oluyor okurken, işte o an insansınız.

4 yıl, 8 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Çok zekice kurgulanmış, güzel kitap. Şimdi başlayın, başından ayrılamayın ve 1-2 saat içinde bitirin derim.

4 yıl, 11 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Gestapo'nun gazabından nasibini almış Dr. B' nin maruz kaldığı işkenceler arasında hayata tutunmasını sağlayan bir kitapla hayatı değişir. Bağımlılık ve delilik boyutlarına ulaşan satranç aşkının ( satranç zehirlenmesi) konu edildiği muhteşem bir öykü. Güzel ve doyurucu bir anlatımla hoş bir vakit geçirmek isteyenler için farklı ve enteresan bir konuya sahip.

http://hayaletkitaplar.blogspot.com/2013/04/satranc-stefan-zweig.html

4 yıl, 4 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kısa bir kitap olması sebebiyle de bir günde bitebilecek leziz bir anlatımla okura sunulmuş başyapıt olduğunu düşünüyorum.Herkese öneririm.

4 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Satrancı seven bir insan olarakta okurken satranc oynama hevesi sardı beni :) çok iyi bir kurgu sade ve akıcı anlatım, tabi anlatmak istediğide güzel..

5 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

okunmalı mutlaka..

4 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

çok severek eğlenerek okuduğum bir kitaptı herkese tavsiye ederim

4 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Mükemmeldi.

4 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İşin özünün sayfa sayısından ibaret olmadığının bir göstergesidir Satranç.

4 yıl, 9 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Okurken beynini hissetti.

2 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

okuduğum ilginç kipatpardan biri, tavsiye ederim.

5 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Kitabı okuyan bir kesimin sıkıldığını da duydum,fakat ben kitabı çok sevdim.Hatta bu yazarın kitap Fuar'ından başka kitaplarını da aldım.tavsiye ederim.

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

kitap kısa olmasına rağmen sizi hemen içine alıyor :) ben çok beğendim...

5 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Stefan Zweig'ın Bir Politikacının Portresi ile birlikte en sevdiğim kitaıdır. Bu kitabı okuyup sevenler mutlaka Paolo Maurensig'in Lüneburg Varyantını da okumalı. İkisi de satranç teması üzerinde harika birer suç-dram-gerilim romanı.

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Çok güzel bir hikaye

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Çok kısa,bir solukta okunan etkileyici bir kitap...

4 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

okumayla arası iyi olmayanlara öneririm kısa bir kitap.

4 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kusursuz bir öykü. Hissederek okundugunda, cok dokunuyor.

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan


Sayfa sayısı az, içeriği, yoğunluğu ve hissettirdikleri cok, hem de pek çok...

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Büyük bir başarı öyküsü..Keyifle okuyacaksınız.

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Satranç oyunu üzerinden bambaşka duygu ve durumlara bakış,bi çırpıda okunan..

4 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Tutkunun kitabi bence, cok guzel.

4 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Satranç oyununa meraklı olan insanlar için gayet güzel bir kitap. Bahsi geçen oyun hakkında çok fazla bilgim olmadığı halde kitabın sonuna sıkılmadan gelebildim.

4 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Tadı damakta kalacak cinsten keşke bitmeseydi dedirten bir öykü.

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Kısaydı ama çok etkiledi beni.

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bu kadar kısa olmamalıydı.

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

dostoyevski nin suç ve cezasından bu yana okuduğum en iyi psikoloji tahlilleri bu kitaptaydı.hatta daha iyi bile denebilir.

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Tek kelime ile harika bir kitaptı...

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Harikaydı. İlk başta satrançla alakalı olması beni çekse de, psikolojik, dramatik ve tarihle dolu bir öykü buldum. Bu kadar kısalıkta bu kadar çok şey verebilen bir öykü…

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

kitapnot.blogspot.com/2013/05/satranc.html

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Son derece güzel ve size bir şeyler kattığını düşüneceğiniz bir kitap. herkes okumalı bence.

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Kısa ve öz hikaye budur. Kelimelerin altında yatan derin anlamlar bu kitabı kendine özgü kılıyor.

4 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Merak içersinde çok kısa bi sürede bitireceğiniz bir kitap..

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Çok güzel bir kitap okurken resmen keyif aldım

4 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Zweig'ı ilk okuyuşumdu. Etkileyici, sade ve sürükleyici bir anlatımı var. Konu da çok dikkat çekiciydi. Okunmalı...

4 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

muhteşem bir eser... psikolojik betimlemelerine bayıldım

3 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

müthiş doyurucu bir anlatımı var çok beğendim nasıl bu kadar geç okuyabilirim diye kızdım kendime . kesinlikle bir edebiyat eseri.

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İnce bir kitap olmasına rağmen merak uyandırıcı. Bir oturuşluk ömrü var.

3 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Okduğum ilk Zweig kitabı ve anlatımına hayran kaldım. Tek dezavantajı ise kısa olması.

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Yazarın en iyi kitabı..
sürükleyici ve güzel bir kitap...

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Tek solukta okuyup bitirdim. Su içmek için ara bile veremedim.

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Okudugum ilk Stefan Zweig kitabı.
Uzun öykü türünde oldukça başarılı.
Ruh tahlilleri ile bir çırpıda okutuyor kendisini. Satranc masasında sizde onlarla düşünüp telaşlanıyorsunuz.
Kitapta karsilastiginiz iki ayri karakterin hikayesini anlamak lazim.
Bu iki karakteri kendi kosullari içerisinde değerlendirerek davranişlarina hak vermemek elde değil.
Okunmalı.

3 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Nedenini bilemedim ama yazarın anlatım tarzı ve psikolojik tahlilleri beni çok etkiledi. O yüzden bu kitabı bitirir bitirmez başka bir kitabına başladım. İnanılmaz akıcı ve etkileyici bir öykü olmuş. Kitabı elinizden bırakamayacaksınız ve bir solukta okuyacaksınız. Kesinlikle tavsiyemdir.

1 yıl, 9 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

özellikle kitaptaki psikolojik tahlillerin iyi olduğu konusunda bazı değerlendirme yazıları okumuştum bu kitap için.ama benim beklentilerimi kesinlikle karşılamadı.bazı kitaplar gerçekten çok acımasız olmak istemem ama kral çıplaktır tabirini hak ediyor.aynı etki bende kürk mantolu madonna için de olmuştu.o kadar iyi yorumlardan sonra sanırım beklentiler çok yükselebiliyor ve kitabı okumakta insanı daha sonrasında hayal kırıklığına uğratabiliyor.ben bu kitabı sevmedim.çokta birşey bulamadım.ama bazen kitap değilde yazar hitap eder insana.o yüzden zweig hayranları için çok şey vad ediyor olabilir.

2 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Akşam yatmadan önce elime alıp bitirdim, müthiş bir öykü :) Özellikle karakterlendirmeler ve nazi esareti kısmı beğenimi çekti.

2 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Satranç; Yahudi kökenli yazarımız Stefan Zweig’in ölmeden önce veda niteliğindeki romanıdır.2. dünya savaşı sırasında Naziler tarafından eserleri yakılması gerekenler listesinde yer alan Zweig’e kendi ülkesinde yaşam hakkı tanınmamış, yaşamak gittiği bir çok ülkede de kendisini oraya ait hissedemeyen yazar; yazdığı “Dünün Dünyası” eserinde ifade ettiği gibi dünyanın artık eskisi gibi olamayacağına kanaat getirip arkalarında bıraktıkları mektupta ““Artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz.”diyerek eşi Lotte ile birlikte intihar etmiştir. İnsan en umutsuz zamanlarda bile kendini koruyacak savunma mekanizması geliştirse de yaşanan tahribatlar insan ruhunda geçmişten geleceğe izler taşır. Kitabın konusu ve yazarın hayatını özdeşleştirirsek bu bağlamda satranç kitabı otobiyografik özelliği taşır.

Satrancın nasıl bulunduğuna dair birçok rivayet var. Gerçekliği doğrulanmadığı için bundan bahsetmeyeceğim. Ama benim satranca başlamama neden olan olay tavla ve satrancın hikayesini okuduktan sonra başladı. Hikâye şöyle:

Eski zamanlarda Hint imparatoru, satranç oyununu yanında bir mektup ile hediye olarak Pers imparatoruna göndermiştir. Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır:
“Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. İşte hayat budur…”
Pers imparatoru dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint imparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister. Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taş hareketini ve oyunu çözer, daha sonra da on günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar. Pers imparatorunun baş veziri Buzur Mehir tarafından 1400 yıl önce tasarlanan tavla oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir. Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici. Senenin birliği olarak tavla bir tanedir. 4 köşesi 4 mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı 6′şar hane 12 ayı, pulların toplamı ayın 30 gününü, siyah-beyaz pullar gece ve gündüzü, karşılıklı 12′şer hane günün 24 saatini simgeler… Hint imparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir mesaj hazırlanır :
“Evet, Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. Ama biraz da ŞANS gerekir. İşte hayat budur.

Tabi etrafımda satranç oynayan insanların azlığı nedeniyle tutkulu bir satranç oyuncusu olamadım satranç bende hobi olarak kaldı. Ama bu oyundan aldığım en önemli ders; bir olayla karşı karşıya kaldığımda sakin kalıp bir sonraki hamleyi düşünmem gerektiği” oldu. Yapıyor musun derseniz eh çoğunlukla :) İşte bu noktada tavlanın şans mantığı e bazen de kader kısmet meselesi devreye giriyor. Sonra her hafta geleneksel tavla oynama hobim ise tavla oynamayı sevdiğim arkadaşımla araya giren mesafeler nedeniyle rafa kaldırıldı. Şimdi aile toplantılarında okey oynuyorum :)

Kitapta Hitler Almanya’sında sorgulanmak üzere Gestapo tarafından tek başına bir otel odasına kapatılan Dr. B’nin yalnızlıktan bunalıma girmesine ramak kala satrançla ilgili bir kitap bulması ve kendi kendine satranç oynamasıyla başlayan hikâyesinde doktorların “Satranç Zehirlemesi” denilen koyduğu tanıyla delirme noktasına gelmesini anlatıyor. Okurken bir gemi güvertesinde bir satranç oyununa kendinizi kaptırmış oluyorsunuz ama aynı zamanda 20. Yüzyılın psikolojik baskıları, kişiyi konuşturmak için yapılan işkencelere tanık oluyorsunuz. Bu tarzda okuduklarım arasında George Orwell’ın 1984 kitabında bu işkenceler öyle anlatılmıştı ki o çığlıklar hala hafızamdadır. Burada da “Yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapamaz” sözü ve o odadaki o hiçlik hissi… unutamayacağım hissiyatlardan en kuvvetlisi. Sanırım Albert Camus’ta “Cehennem hiçlikten iyidir” diyerek bu duygunun ne demek olduğunu iyice perçinlemiştir zihinlerimize. Dr. B sorgulama odasından çıktıktan sonra “yeryüzünde bana işkence yapmayan beni sorgulamayan bir insan var mı yeryüzünde” diye soruyor. İşte ne yazık ki cevabı bende “yok” olan bu soru her şeyi ve herkesi anlamsız kılıyor. Kimse kimseyi olduğu gibi sevmiyor, sevense şartlı seviyor. Ömürse her şeye rağmen seveni aramakla geçiyor. Dr. B dünya satranç şampiyonu ile bir el maç yapar ve maçı kazanır. Ancak doktorların satrançtan uzak durması gerektiğini söylemesine rağmen ikinci oyunu oynamaya başlar fakat yalnızlık zaafını fark eden dünya şampiyonu Dr.B’yi oyundaki hamlelerde 7-8 dakika süren uzun sürelere maruz bırakır. Dr. B o işkence odasındaki yalnızlığına döner, bocalama başlar, kendi içinde hamleler yapmaya başlar, oyundan kopar ve tekrar oyuna döndüğünde yanlış bir hamleyle oyunu kaybeder. Yani özetle 20. Yüzyıl savaşlarında tahribat ağır olsa da insanlık üstesinden gelmeyi başarmıştır. Biraz daha uzun sürseydi Dr. B örneğindeki gibi insanlık kaybedecekti…

Bu kadar az sayfada bu kadar çok şey anlatmak her kitapta ve yazarda olmayan bir özellik. Yalın, psikolojik çözümlemeleri olan, merak uyandıran ve içsel düşünceye sevk eden kitapta satrancın tanımı “Hem çok eski hem de yepyeni, düzeneği hem mekanik hem hayal gücüne bağlı, hem sabit geometrik bir alanla sınırlı hem de bileşenleri sınırsız, hem sürekli gelişen hem de kısır, hiçbir şeye götürmeyen bir düşünme, hiçbir şeyi hesaplamayan bir matematik, yapıtları olmayan bir sanat, maddesi olmayan bir mimari, bununla birlikte varlığıyla bütün kitap ve yapıtlardan daha dayanıklı olduğu su götürmez, bütün halklara ve bütün zamanlara ait tek oyun” şeklinde yapılmıştır.

Kitaptaki önemli detaylardan biri “eğer seçen siz değilseniz yalnızlığın mutsuzluk getireceği” . Uzun zaman yalnız yaşamış ve belki de hala yalnız yaşamaya devam eden biri olarak; “gerek sizin seçiminiz olsun gerekse yalnız bırakılmış olun yalnızlık delirme noktasındaki çıkış noktasıdır.” diyebilirim.

Kitaptan altını çizdiklerim:

-Bir insan kendini ne kadar sınırlarsa, öte yandan sonsuza o kadar yakın olur; işte böyle görünüşte dünyadan kopuk yaşayanlar, özel yapıları içinde karınca gibi, dünyanın tuhaf ve eşi benzeri olmayan bir maketini kurarlar.

-Bu insan, bu akıl insanı, aklını kaçırmadan on, yirmi, otuz, kırk yıl boyunca bütün düşünme gücünü tekrar tekrar aynı gülünç amaca yöneltir; bir tahtanın üzerinde tahta bir şahı köşeye sıkıştırmak!

1 yıl, 7 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski