
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kutsal Kan Kutsal Kase (Tapınak Şövalyeleri, #1)
Öncelikle çeviri, düzeltme falan berbat. Yayınevi baş tarafa bir düzeltme ve özür yazısı eklemiş, güya düzeltmişler. Bendeki 6. baskısı ve sanırım yalnızca harf hataları düzeltilmiş. Anlamsız cümleler, eksik sözcük ekleri, fazla sözcük ekleri, bozuk yan cümlecikler, bozuk isimler, yanlış tarihler, devrik ifadeler hemen her paragrafta birkaç tane mevcut. Okurken çevirmeni, editörü, son okuma işini yapanı (gerçi bence böyle biri yoktu hiç), yayınevi yetkililerini nasıl hayırla andığımı tahmin edersiniz. Böyle özensizlik, okuyucuya saygısızlık nadir görülür. Eh, peki niye ısrar edip okudum? Konu ilginçti. Anlaşılır olan bölümlerde İsa'nın tarihi, Hristiyanlık tarihi, Orta Çağ Avrupa tarihi, Sion, Tapınak Şövalyeleri, Masonluk, St. George (Malta) Şövalyeleri vb. (Bu son dört tanesi kısmen birbirine geçmiş, akraba sayılırlar) hakkında bir sürü bilgi edindim. Tarihteki İsa ile Katolik/Ortodoks Hristiyanlığın İsası arasında dağlar kadar fark var. Ayrıca Hristiyanlığın diğer kolları hakkında da bilgiler mevcut. Yazarlar belgelere dayanarak İsa ve onun soyunun izini sürüyor. Akılcı çıkarımlarla çok ilginç sonuçlara varılıyor. Katolik/ortodoks Hristiyan iseniz irkiltecek, üzecek, sinirlendirecek şeyler okuyacaksınız demektir. Değilseniz İsa'nın normal bir fani oluşuna, herkes gibi bir hayat sürmek istemesine (evlenmesine, çocuk sahibi olmasına, kardeşlerine vb), Nasıralı olmayışına (tarihte hiçbir zaman bu isimde bir yer olmamış), haham ve Yahudilerin kralı oluşuna (fakir marangoz değil yani) muhtemelen şaşıracaksınız en fazla. Tabii ki bu kitabın devamı, Mesihin Mirası'nı da okumak isteyeceksiniz. Neyse ki onun çevirisi, tashihi daha iyi.
Baskı: Kişisel Ataleti Yenmek
Aynı bilgiyi sağdan soldan, arkadan önden, yukarıdan aşağıdan bakarak tekrar tekrar anlatması nedeniyle biraz sıkıcı. Teoriyi anlatıp duruyor tekrar tekrar. Eylem bekledim durdum kitabın son çeyreğine dek, neredeyse atalete kapılacaktım! :) Bazı öneriler bildiğim şeylerdi, bazıları hoşuma gitti. Sondaki özlü sözler derlemesi de iyiydi. Yazarın son sayfada özetlediği gibi "Kalk ve yap". Başka bir formülü yok bu işin.
Baskı: Persepolis
Çizgi roman olarak İran'ın yakın tarihini İslam devrimi karşıtı bir kızın gözünden çok güzel anlatmış. Dayatmaların, baskının yüzeysel ve biçimsel olarak insanları bir kalıba sokmuş gözükmesine rağmen, bireylerin ve toplumun özel yaşamlarında ve iç dünyalarında kendi inandıkları ve benimsedikleri gibi yaşamaya devam ettiklerini, bu uğurda çok şeyi göze aldıklarını çok iyi ifade etmiş. Okunmalı.
Baskı: Mesihin Mirası
Hristiyanlığın İsası ile tarihin İsası arasındaki farkı çok iyi anlatıyor. Hz. İsa'nın doğduğu tarihsel çevre, ailesi ve ardından kalanlar tarihi belgelere dayanarak işlenmiş. Hazreti İsa öğrettikleriyle bugünkü Hristiyanlığı amaçlamamıştı sanıyorum. Onun öğretisini/amacını alıp "çarpıtan" Pavlus'un Hristiyanlığı bir yanda, Hz. İsa sonrası geride kalan müridlerinin (Nasraniler, Gnostikler) dini diğer yanda. İkinci bölümde insanlığın anlam arayışı, bu arayışa artık Kilise'nin cevap vermekte yetersiz kalışı, Stalin, Hitler gibi diktatörlerin toplumlarına anlam/hedef kazandırma eylemlerinde dinsel yaklaşımları nasıl kullandıkları anlatılmış. İlginçti. Üçüncü bölüm biraz sıkıcıydı benim için: Sion tarikatının 1980'lerdeki Büyük Üstadı ile yazarlar arasındaki kovalamaca, görüşme, bulmaca çözmece, fikir yürütmeceler ve bu arada onlarca isim. Sonuçta Tarikat tamamen ortalıktan çekiliyor. Yazarlar da Sion ve ilişkili diğer tarikatların son durumunu, hedeflerini ve gidişatlarını gözden geçirip kitabı bitiriyorlar. Yazarların ilk kitabı Kutsal Kan, Kutsal Kase'yi de okuma listesine ekledim.
Baskı: Troya Savaşı'ndan İstiklal Harbi'ne Anadolu'da Yunanlar
Yunanların ve dolayısıyla Anadolu'nun tarihi. Antik çağlardan Türkiye Cumhuriyeti'ne kadar bir tarih okuması. Doğrusu antik çağların onlarca kenti, yüzlerce hükümdarı, sanatçısı, bilim insanı derken akılda çok şey kalmıyor. Genel hava solunup biraz da dikkat çekici noktalar kalıyor akılda. Bu çağlar biraz zor okunuyor. Roma-Bizans dönemi ve sonrasında Osmanlı dönemi daha kolay ve akıcı devam ediyor. Bu toprakların öykülerini topluca okumak için iyi bir eser.
Baskı: Theta Healing - Sıra Dışı Bir Enerji Yaklaşımına Giriş
Çok Fazla Metafizik ! Tamam, bu sonuçta bir şifacının kitabı. Yazar ne biliyorsa, ne yapıyorsa basit yolla anlatmış. Mesele anlattığı şeyin bende karşılık bulamaması. Yazar herkesin bu teknikleri uygulayabileceğini savunsa da, olmuyor işte. Doğuştan kör birinden renkleri ayırt etmesini istemek gibi bir şey. "Kapıdan geç" dese, "Kapı mı, ne kapısı?" diyorum örneğin. Bilemediğim, algılayamadığım, farkına varamadığım "kapının" önünde kalakalmışken, ardındakileri bilmek işe yaramayacağından okumayı bıraktım.
Baskı: Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı
Samimiyetle, yaşanmışlıkla yazılmış, akıcı, öğretici, sarsıcı, fark ettirici, açık, anlaşılır ve komik. Tekrar tekrar okunup benimsenecek ve hayata uygulanacak fikirlerle dolu. Hayatı her zaman umduğun gibi değil bazen de bulduğun gibi yaşamaya dair bilgece bir kitap. Ben çok sevdim. Teşekkürler Mark Manson.
Baskı: İki Kıtanın ve İki Denizin Hükümdarı Fatih Sultan Mehmet
Anlatımı iyi ve güzeldi. Dönem hakkında iyi bir kaynak. Yalnız çeviri ve tarih hataları (çevirenin hatası olabilir) bazı yerlerde sırıtıyor. Tashihi biraz eksik kalmış yani, ama rahatsız etmiyor genelde.
Baskı: Keşiş ve Filozof
Bazı bölümler ağırcaydı. Ağır felsefi tartışmaların olmadığı diğer bölümlerde, Budizm'i tanımak ve Batı felsefefeleri ile karşılaştırmasını anlamak güzeldi. Kitabın geneli aslında Budizm'i tanıtmaya daha ağırlık veriyor. Bilimin, refahın, tüketim toplumunun ancak geçici mutluluk ve huzur verebildiği dünyamızda, içsel gelişime ilgi ve ihtiyaç duyan herkesin okumasını öneriyorum.
Baskı: Kardinal Guzman'ın Belalı Çocukları
de Bernieres'in Büyülü Gerçeklik tarzında yazdığı harika üçlemesinin son kitabıdır. Don Emmanuel'in Alt Tarafları, Bay Vivo ve Kokain Kralı, Kardinal Guzman'ın Belalı Çocukları. Bu sırayla okunmalıdır. Yoksa okuyanlar öyküyü kaçırıp kitabı anlamsız bulacaklar. Hayali bir Güney Amerika ülkesinde geçen üçlemede de Bernieres İngilizlerin Marquezi olduğunu ispatlayan edebi lezzetler eşliğinde kimi zaman fantastik gelişmelerin eşlik ettiği bir muz cumhuriyeti öyküsü anlatır.
Baskı: Don Emmanuel'in Alt Tarafları
de Bernieres'in Büyülü Gerçeklik tarzında yazdığı harika üçlemesinin ilk kitabıdır. Don Emmanuel'in Alt Tarafları, Bay Vivo ve Kokain Kralı, Kardinal Guzman'ın Belalı Çocukları. Bu sırayla okunmalıdır. Yoksa okuyanlar öyküyü kaçırıp kitabı anlamsız bulacaklar. Hayali bir Güney Amerika ülkesinde geçen üçlemede de Bernieres İngilizlerin Marquezi olduğunu ispatlayan edebi lezzetler eşliğinde kimi zaman fantastik gelişmelerin eşlik ettiği bir muz cumhuriyeti öyküsü anlatır.
Baskı: Bay Vivo ve Kokain Kralı
de Bernieres'in Büyülü Gerçeklik tarzında yazdığı harika üçlemesinin ikinci kitabıdır. Don Emmanuel'in Alt Tarafları, Bay Vivo ve Kokain Kralı, Kardinal Guzman'ın Belalı Çocukları. Bu sırayla okunmalıdır. Yoksa okuyanlar öyküyü kaçırıp kitabı anlamsız bulacaklar. Hayali bir Güney Amerika ülkesinde geçen üçlemede de Bernieres İngilizlerin Marquezi olduğunu ispatlayan edebi lezzetler eşliğinde kimi zaman fantastik gelişmelerin eşlik ettiği bir muz cumhuriyeti öyküsü anlatır.
Baskı: 1776
Türkçede az bulunan Amerika tarihi kitaplarından biri. Yazarın Wright Kardeşler biyografisini daha önce okuyup beğenmiştim. Bu kitap da bizim genelde Teksas-Tommiks çizgisinden başka tanımadığımız Amerikan bağımsızlık mücadelesinin bir kısmını anlatıyor. Yazar hamaset içermeyen bir dil kullanmış. Aksine hatalar ve kötü durumların da ayrıntıyla anlatıldığı kitap ne yazık ki çeviri sorunu yaşıyor. Özellikle ikinci yarıda daha da artan anlamsız, devrik cümleler, iyelik eklerinde, zaman eklerinde hatalar, hatta tarihlerde hatalar içeriyor, Aralık ayından bahsederken birden Eylül demek gibi. Tashih iyi yapılmamış. İnkilap Kitabevine yakışmamış.
Baskı: Sevginin Kökleri
Çok ilginçti. Aile Dizimi denen fenomenolojik bir yöntemi örnekleriyle anlatırken, yaşama, sevgiye, anlayışa, kabul etmeye, bağışlamaya, meditasyona, olgunlaşmaya.... dair çok güzel bir kitap.
Baskı: Yeni Bir Yaşam Bilimi Morfik Rezonans Hipotezi
Hiç felsefe bilmeden ağır bir felsefi tartışmayı, ya da tıp eğitimi almadan tıbbi bir metni okur gibi. Yazar benim gibi sıradan okuyucuyu değil, konunun uzmanlarını hedef almış, tartışıyor da tartışıyor. Çok ağır geldi bana, Konular hakkında biraz bilgi sahibi olunmalı ki tartışmayı anlayabilelim. Mesela astrofizik de uç bir konu ama bu konuda kitap yazanlar ön bilgilendirmelerle okuyucuyu hazırlar, çeşitli yollarla konuyu kavramasına yardımcı olur. Buradaysa öyle bir kaygı yok. Sonuç olarak anlamadığın şey ilginçliğini de yitiriyor.
Baskı: Yıkıma Giden Adam
Olay örgüsü çok güzel, her noktayı bir yere bağlıyor, havada kalan birşey yok. Anlatımı akıcı, ama pek edebi olduğu söylenemez. Zaman zaman Boris Vian'ın Günlerin Köpüğü kitabını okur gibi hissettirdi (absürdlük değil demek istediğim, anlatım biçimidir.) Yazarın kahramanlarına pek merhametlice yaklaştığını da düşündüm.
Baskı: Bitmeyen Savaş
Özgün hikaye, güzel ve sürükleyici. Yazar aslında bir fizikçi olduğundan romanında bunu kullanmış ve anlattığına güveniyorum ama çeviriden kaynaklanan sorunlar var, tüm ileri fizik ve benzeri bilimlerin başına gelen gibi, çeviren anlamamışsa, çevirdiği de anlaşılmıyor. Neyse, geneli bozmuyor, oraları çabucak geçiyoruz. Gelelim "Yaşlı Adamın Savaşı" adlı kitapla benzerliğine. Efendim, diyorlar ki Yaşlı Adamın Savaşı, Bitmeyen Savaş'tan araklamaymış. Tamamen zırvalık, uzayda ve ileri yüzyıllarda geçen, asker kahramanların gözünden anlatılan savaş dışında benzerlik yok. Ne yani, şimdi diğer tüm vampir kitaplarını Dracula'dan araklanmış olarak mı yorumlayacağız? Tüm dedektif romanları mesela, Sherlock Holmes'den mi çalıntıdır? Haksızlık edilmesin.