
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Siddhartha Buddha ve Hayatı
Buddha'nın hayat hikayesi için yetersiz geldi bana.
Baskı: Birinci Dünya Savaşı Tarihi: Fotoğraflar, Haritalar, Çizimler
İyi bir anlatımı var, haritalar ve resimlerle desteklenmiş. Tek eksiği renkli baskı olmadığı için haritaları azlamak biraz zor.
Baskı: Stalin'in Savaşı - İkinci Dünya Savaşı'nın Yeni Tarihi
Baskı: Panzer Ası
Edebi sayılmaz, daha çok günlük gibi yazılmış. Siyasi görüş, kişisel psikolojiler, duygular gibi alanlara pek girmemiş. Ama hiç sıkıcı değil. bir tankçının anıları olarak ilginç. Tankçıların yaşamı hakkında ayrıntılar sağlıyor. Ayrıca çok sayıda fotoğrafla zenginleştirilmiş. Savaş tarihi meraklılarına iyi gelir. Çevirmen Ali Kaan Cerit genel olarak iyi çevirmiş, rahat okunuyor, cümle düşüklüğü, anlam ve yazım hatası yok. Yalnız çevirmenin Türkçedeki "için" sözcüğünü unuttuğunu düşünüyorum. Bazı yerde "amacıyla" anlamında "adına" yazılması anlaşılır. Ama neredeyse bütün "için" sözcüklerinin yerine "adına" kullanmış ki bu kimi yerde yanlış ve bıktırıcı. Ayrıca "atlı süvari" deyimini de Türkçemize kazandırmış olduğunu da fark ettim.
Baskı: Çöküş: Almanya 1944-45
Ian Kershaw duru, akıcı ve yalın anlatımıyla yine çok keyifli okunan bir kitap yazmış. Nazi İmpartorluğunun son 10 ayını, bu sefer Almanya'nın içinden, Alman halkının, askerin, Nazilerin üzerinden okuyoruz. Bu 10 ay boyunca durumu, gidişatı, sıradan insanların ve yöneticilerin tutumlarını, düşüncelerini, duygularını, yaşanan zorlukları, sefaleti, baskıyı, acımasızlığı, dehşeti, korkuyu, ölesiye çabayı, umutları, mantıksızlığı ve Hitler'in bir ulusu kendiyle beraber nasıl feci bir sona sürüklediğini çok güzel anlatıyor. Yazar sık tekrara düşmüş gibi gözükse de her bir ay geçtikçe gelişmelerle beraber o zamanki tabloyu yeniden anlatmak gerekliydi sanıyorum. Almanya savaşı daha erken bitirebilseydi bir hiç için savaşa devam eden milyonlarca insanın hayatı kurtulur, yaşamı değişirdi, ülke bu kadar yıkılmazdı. İkinci Dünya Savaşı meraklılarına tavsiyedir. Çevirmen Selçuk Uygur'u da usta çevirisinden dolayı anmak lazım. Kendi derdine düşüp kaçan Naziler için "tabanları yağladı", "topukladı" gibi kelimeleri kullanması, ciddi bir tarih kitabı okurken aniden karşımıza çıkınca şaşırtıcı oluyor ve gülümsetiyor. Çevirmen bazı eski kelimeleri seviyor ve sıkça kullanıyor. Genç nesil bu kelimelere yabancı olsa da Türkçe kelime dağarcıklarına iyi bir katkı olur kanaatindeyim.
Baskı: İkinci Dünya Savaşı Tarihi
Konuyla ilgili çok kaynak okumama rağmen, benim için yeni olan bir çok bilgiyi bu kitaptan edindim. Çevirisi iyi (ama yeni neslin yabancısı olduğu bazı eski kelimeleri kullanan), resimleri, fotoğrafları güzel seçilmiş, keyifle ve hızlı okunan, başarılı bir tarih kitabı. Olumsuz tarafı, metinde geçen bölge, şehir, göl, nehir, dağ vs isimlerinin büyük çoğunluğunun verilen harita ve şemalarda olmayışı. Ayrıca renkli baskı olmadığı için yazılar zor okunuyor; okların, çizgilerin, bölgelerin rengi anlaşılmıyor. Bilgi kutucuklarının bazıları ilgili konudan sayfalarca önde veya arkada olabiliyor, konunun sürekliliği bozulmasın diye onları sonradan bulup okumak gerekiyor. Yine metinde geçen bazı önemli olabileceği düşünülmüş cümleler kutucuklar içinde tekrarlanıyor ama bunun gereksiz olduğunu düşünüyorum.
Baskı: II. Dünya Savaşında Askeri Hatalar
Kocaman cümlelerden oluşan anlatımı ve mükemmel olmayan çevirisi ile okumak çok da akıcı olmadı. İkinci Dünya Savaşına ilgi duyanlara yine de hitap ediyor.
Baskı: Üçüncü Kılıç - İzmir'in Kurtuluşu ve Yüzbaşı Şerafettin
Sık sık tekrara düşmekle birlikte pek bilinmeyen bir kahramanın öyküsünü güzel anlatmış. Sahi neden 9 Eylül 1922'de İzmir'e ilk giren Yüzbaşı Şerafettin Bey'in İzmir'de bir heykeli yok?
Baskı: Birinci Dünya Savaşı
Çevirisi iyi değildi, birçok cümleyi anlayabilmek için baştan okumam gerekti. Yazarın anlattığı şeylerin çoğu bende bir anlam oluşturmadı, daldan dala atlar gibi bir cümle ordan bir cümle burdan, konu bütünlüğünü yakalamak zor. Birinci Dünya Savaşı için başka kaynaklara yönelmek lazım bence.
Baskı: Farkındalık -Dengeli Yaşamanın Anahtarı-
Osho'nun alışıldık tarzı, kitabı kendisinin yazması değil de konuşmalarının kaydedilmesi durumu burada da mevcut. Bu nedenle tekrar eden cümleler ve fikirlere yine sıkça rastlanıyor. Farkındalığı birçok yönüyle anlatmış, dolayısıyla hep aynı konu etrafında dönmüş, farklı bakışlarla. Tabi bu kimi okuyucuyu sıkabilir. Ama benim için sezgilerimle varlığını hissettiğim bir alana birçok yöntemle yönelme anlamı taşıyor. Farkındalığın, meditasyonun, anda var olmanın, aydınlanmaya açılan kapının güçlü işaret levhalarıyla dolu. "Arayıştaysanız" belki buradan gidebilirsiniz. Değilseniz zaten size bir şey ifade etmeyecek, deli saçması gelecektir.
Baskı: Savaşan Dünya
İkinci Dünya Savaşı için çok güzel bir kaynak. Savaş öncesi, savaş ve sonrası için çok ayrıntılı bilgiler akıcı bir anlatımla aktarılmış. Türkçeye güzel çevrilmiş ve anlaşılmadık cümle çok nadir görülüyor. Yazar bir İngiliz olmasına rağmen ülkesinin yaptığı yanlışlara da değinmeden geçmemiş. Konuya ilgi duyan herkesin okuması tavsiye edilir.
Baskı: Ben Kapıyım
Budist görüş temelinde ego, meditasyon, inisiasyon, aydınlanma vb. konularında Osho'nun söyleşi tarzında anlatımları. Bu konulara bir gurunun gözünden bakış da diyebiliriz. Konuşmasından doğrudan aktarılmış olduğundan art arda paragraflarda aynı cümleleri veya benzer ifadeleri sıkça tekrarladığını görüyoruz. Ama bu anlatıma pek zarar vermiyor. Konuya yabancı veya daha önce bu tarz okumalar yapmamış olanlara anlamsız gelebilir, bu kitaba düşük puanlar veren ve kötü anlamda yorumlar yapan vikitap üyelerine olduğu gibi. Bundan önce mesela Eckhart Tolle'un Şimdi'nin Gücü gibi bir kitabı okumuş olmakta fayda var.