
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Eleanor & Park
Bu ara üst üste güzel kitaplar okuduğum için kitaplar hızlı hızlı bitiyor. Örneğin kitap gibi :) Normalde hep söylenirim, 3. kişi tarafından anlatılan kitapları sevmem diye. Meğersem seviyormuşum ama sadece anlatımı güzel olanları. Eleanor & Park'ta da olaylar bi kızın bi oğlanın gözüyle anlatılıyordu ama öyle hızlı ilerledi ki kitap, hangi ara bitti anlamadım. sonundaki teşekkür sayfasına geldiğimde elinden şekeri alınmış çocuk gibi kaldım :) Saatler içerisinde bitirdiğim nadir kitaplardan :) Uzaktan bakıldığında hiç bir alakası olmayan kızıl bir kız ve kendi iç dünyası içinde harika bir aileyle yaşayan yarı Asyalı bir çocuk. Eleanor ve Park. Hikaye çok güzel, Eleanor'un içinde yaşadığı aile, kardeşlerine sahip çıkmaya çalışması çok dokunaklı. Bazı yerlerde gerçekten içim sızladı. Hayatta tek başına olduğu hissiyle başaçıkmaya çalışırken Park'ın sürekli onun yanında olduğunu hissettirmesiyle kendini daha özel ve sevilebilir olarak birisi gibi görmesi ve bunu hissettiği andaki duyguların anlatımı harikaydı. Park'ın annesine başlarda uyuz oldum kabul ediyorum ama sonradan hem annesini hemde babasını çok sevdim. Kitapla ilgili yazacağım çok şey var ama fazla uzatmak istemiyorum. Denk gelirseniz mutlaka okumanızı önereceğim bir kitap. Yazar sonunu keşke biraz daha uzatsaymış dediğim nadir kitaplardan..
Baskı: Kördüğüm
Hakkında güzel yorumlar okuduğum uzun zamandır okumak istediğim bir kitap. Naomi normalde gelmesi gereken zamandan önce bir saatte çocukluk arkadaşı Lana'nın evine gittiğinde Lana'nın yıllardır sakladığı sırrını öğrenir. Lana'ya yardım etmek isterken bir anda kendisini akılhastanesinde bulur. Anlayamadığı şey; intihar etmek isteyen o kadar sıkıntıyı çeken Lana iken neden kendisi akıl hastanesine kapatılmıştır? Aklını sabit tutabileceği tek şey Lachlan'ın ziyaretleri ve hastane bahçesindeki ağacın dalından sarkan buz salkımıdır. İlginç bir hikaye, başlarda çok hızlı ilerledim, ortalarında biraz normalleşti olaylar sonrasında bum! İyi toparlamış yazar sonunu. Çok büyük beklentiyle okunacak bir kitap değil. Vaktiniz varsa ve değişik bişeyler okuyayım derseniz Kördüğüm'ü çözmeye çalışmanızı önerebilirim. :)
Baskı: Aşk Kokan Çiçekler (Chesapeake Shores #2)
Konu güzel ama anlatımı güzel değil. 3.kişiler tarafından anlatılan kitapların anlatımı beni sarmıyor..
Baskı: Sevginin Büyüsü
Sevginin Büyüsü - Beth Hoffman Uzun zamandır okumak istediğim bir kitabı bitirmenin huzuru içindeyim :) Kapağına baktığımda ilk aklıma gelen şey "huzur". Okumak için bu kadar beklemeseydim dediğim kitaplardan. Konusunu çok beğendim ama anlatımı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İlk 100 sayfa harika bir anlatımla okurunu kitaba bağlayan yazar, sonraki sayfalarda baştaki derinliği yakalayamamış. Sonlarına doğru biraz daha toparladı diyebilirim. 12 yaşında küçük bir kızın, akli dengesi pekte yerinde olmayan annesini idare etmeye ve kendi hayatını yaşamaya çalışmasını anlatıyor. Annesini kaybetmesinin ardından Teyzesinin yanına taşınıyor ve o kadar koktum ki CeeCee için hayat yeniden kötü olmaya başlayacak diye.. Sımsıcak ve çok tatlı bir hikaye. Okumayanlara kesinlikle öneririm..
Baskı: Kızıl Ateş (Saklı Miras #1)
Kızıl Ateş - İlona Andrews Bilim kurgu her yazarın güzel kaleme alabileceği bir tür değil. Bu yazarımız güzel başlarmış. Anlatımı çok güzel ve kurgusu iyi bir kitap. Okurken çoğu yerde gülümseme yüzümden eksik olmadı. :) Bilim kurgu sevenlerin merakla ve severek okuyabileceği bir kitap. Kitabın adı bence Kızıl Ateş değil de "Lider" filan olsaymış daha iyi olurmuş. Goodreads'ta ki kitap kapağını eğer daha önce görseydim kesinlikle okumazdım o kadar itici ki. Yabancı Yayınları'na güzel kapak ve ayraç için teşekkür ederim. Güzel bir çevirisi var ve kitabı okumamı sağlayan webcanavarı ailesine ve hediye eden Ayan'a sevgilerle :) Son olarak; serinin devamı lütfen en yakın zamanda çıksın :) Çılgın Rogan'ı okumak çok keyifliydi. :) “Sen Çılgın Rogan’sın!” diye söyleyiverdi Leon. “Evet,” derken Çılgın Rogan’ın sesi sakindi. “Ve şehirler parçalayabiliyorsun?” “Evet.” “Bütün bu para ve büyüye sahipsin?” “Evet.” Leon bu sorgulamayla nereye varmaya çalışıyordu. Kuzenim gözünü kırpıştırdı. “Ve böyle mi… görünüyorsun?” Çılgın Rogan başıyla onayladı. “Aynen.” :)) ---***--- “Bir düşünce okulu, bu tür sorunlarla baş etmenin en iyi yolunun maruz bırakma tedavisi olduğunu söylüyor.” Dedi Çılgın Rogan. “Mesela, eğer yılanlardan korkuyorsan sürekli bir tanesini ellemek bunu tedavi edecektir.” Aha. “Senin yılanını ellemeyeceğim.” Sırıttı. “Bebeğim, benim yılanımla başa çıkamazsın.” :))) ---***--- Nevada'nın Rogan'ın davranışlarına tepkisi; "Biliyor musunuz, eğer aşık olursa büyük romantik bağlılık filan olmayacaktı. Bolca can sıkma, arzu olacak ve en sonunda ruh eşi onu boğazlayacaktı" :)) ---***--- "Ses tonu sakin ve kesindi; 'Eğer yüzüme bir daha telefonu kapatırsan arabanı parçalar haline getirir, Noel tacı gibi çatına asarım." :)
Baskı: Tess'in Gözyaşları (Monsters in the Dark, #1)
Kitap 496 sayfa ve bir günde bitti. Niye? Çok mu sevdim? Hayır. Gerçekten hayır. Bazen karşılaşırım Christian Grey'i sevmeyenlerle, onu nasıl sevdiğimi merak ederler filan. Ya sanırım bende şuan Q'yu sevenlere aynı soruyu soruyorum. Yok annem ya ben almayım. Benim bu kategoride tek sevdiğim kahramanım Grey. Ötesi olmadı sanırım olmayacakta. Helal olsun 58 serçeyi salıvermiş ama üzgünüm Q benlik değil..
Baskı: Siyah Damar
Vay vay vay... Kitap ilk sayfadan son sayfaya kadar heyecan içerisinde ve harika bir akışla ilerledi. Cumartesi akşamı elime almamla gece 2 gibi bitirmem bir oldu. "Siyah Damar"ı baskın olan bir yazar ve onu zamanında büyük bir trajedinin ortasında yalnız bırakmayan doktoru kendilerini uyandıklarında boş bir evde bulurlar. Evde aylarca kendilerine barınacak imkanlar bırakılmış ve hiç bir zarar verilmemiştir. Evden dışarıya çıkamıyorlar ve dışarıda gördükleri şey göz alabildiğince uzanan arazide yağan kar.. Kitap çıkalı uzun zaman oldu ama ben daha yeni okuyorum ve ba-yıl-dım. Bazen arkadaşlarım soruyorlar; beğendiğin-önerdiğin kitap var mı diye. O kadar kitap okuyorum ama aklıma sadece belirli kitaplar gelir ve ben sadece onları söylerim. Bu kitap o listeme elime aldığım gibi giriş yaptı. Kesinlikle öneririm. "İnsanlar başka birisinin ağırlığını taşımak için yaratılmamışlardır. Daha kendimizi zor taşıyoruz." *** "Güvende olan kimdi? Hiç kimse. Dünyada hiçbir zaman güvende olmayacağımızı garantileyen çok fazla kötü şey vardı." *** "Fortez fortuna juvat" Şans cesur olanın yanındadır.
Baskı: Aşkın Şarkısı (Stage Dive, #3)
Stage Dirve Serisi 3.kitabıyla son hız devam ediyor. Seri ilerledikçe daha da çok sevmeye başladım. Karakterler daha güzel anlatılır oldu, konular ve dikkat çekilen yerler daha hoşuma gitmeye başladı. Jimmy'nin alkol ve uyuşturucu sorunları yüzünden grup günden güne değer kaybetmeye başlar ve gerek grup üyeleri gerekse müzik şirketleri Jimmy'e kendisini toplamasını söylemektedir. Grup üyeleri son aylarda kendini toparlayan grubun solisti Jimmy'mizin kendini yine bağımlı hale getirmesini önlemek için ona bir "eşlikçi" tutmaya karar verirler. Lena ise iş başvurusu için gittiği yerde grup üyelerinin dikkatini çeker ve akıllarına ilk gelen "Jimmy'nin hakkından ancak bu kız gelir" olur :D Lena artık Jimmy'nin sürekli yanında kalmaya başlar ve Jimmy'nin çekimine karşı koyamaz (Tabiki :). ) Olaylar bu noktada yeni başlıyor :) Jimmy, Lena'nın kendi etkisinden kurtulabilmesi için ona randevular ayarlayıp sosyal aktivitelere katılmasını sağlarken aslında farkında olmadan küçük kıskançlık krizleri yaşamaya başlar :) Son sayfalara doğru Jimmy'i boğazlamak istedim yalan yok . Ama sonra yine dışı çelik, içi pamuk şeker moduna döndü . Anlatımını, karakterleri, kurguyu sevdim. Serinin devamını merakla bekliyorum. Yabancı Yayınları'na bu güzel serinin devamını çıkarmalarını buradan rica ediyorum :) Çeviriyi beğendiğim için de Çevirmenimize sevgiler, ellerine sağlık..
Baskı: Karanlıkta (Hearts in Darkness #1)
Okuyacak bir şey bulamadıysanız bu kısa hikaye iyi gelebilir :)
Baskı: Ada (Ada, #1)
"Tamam, İşte durum şu. Buraya ergenlik yıllarındayken, on üç on dokuz yaş arası bir yerde geliyorsun. Bir yılın var. Ya bir kapı yakalarsın ya da..." Durdu, safir gözleri alevler içindeydi, kendisi tutuşacak zannettim. "Ya da?" diye bastırdım. "Ölürsün." Gizemli Nil Adası'nda kurallar belliydi. Bir yılınız vardı. Kaçmak ya da hayatta kalmak için tam 365 gün." Arka kapak kitabın konusunu gayet güzel açıklıyor. Dün başladım ve 24 saat olmadan bitti. Bu kadar kısa sürede bitirmemin sebebi bu tarz (Distopya) kitapları çok merak uyandırıcı ve heyecanlı buluyor olmam olabilir. :) Charley'de Nil Adasındaki diğer gençler gibi kendini çırılçıplak bir ortamda bulur ve hayatta kalmak için barınma-yemek ihtiyaçları için oradan oraya koşuşturup durmasının ardından gece olduğunda gökyüzünde gördüğü yıldızlar ile hala dünya yüzeyinde olduğundan emin olur. Yalnız başına geçirdiği 12 günden sonra Nil'de yalnız olmadığını farkeder.. Kurgusu ve anlatımını sevdim. Sadece Thad ile Chaley'in bir birlerine vıcık vıcık aşık olmaları biraz ergenvari geldi diyeceğim ama zaten ergenler :)) Çok çok harika diyemem ama vaktiniz olursa ve ne okusam diye düşünürseniz size güzel ve keyifli vakit geçirtebileceğini düşünüyorum. Şimdilik hoççakalıınnn :) "İyi çocuklar tehlikelidir, çünkü ne zaman kötü olduklarını anlayamazsın."
Baskı: Bıçak Sırtı (Mara Dyer, #2)
Serinin birinci kitabı "Eksik Parça" zurnanın zırt dediği yerde kalmıştı, aynı durum şimdi yine karşımızda. Şaşkınım. Peki biz bitmemiş serileri okumaktan vazgeçecek miyiz? Tabi ki hayır :)) Kitabı anlatmak istemiyorum, çok güzel ve harika bir kurgu var, her an her saniye bişeyler oluyor. Zavallı Mara kafayı yemesinde ne yapsın? İyi ki Noah varr ( Ah keşke benimde olsaaaaaa :)))) ) Eksik Parça'yı sevdiğim ve Bıçak Sırtını merakla beklediğim halde daha yeni okumamın sebebi; 3.kitabın çıkmasına yakın okuyayım diye istememden kaynaklanıyor. Ama kitap 2016'da çıkacakmışşş... Devam kitabını çokkkk merak ediyorum ve yeni kitabımı seçmeye gidiyorummmm Bye Bye
Baskı: Küçük Mutluluklar Pastanesi
Küçük Mutluluklar Pastanesi - Mary Ellen Taylor Çoğunlukla kitap kapaklarından şikayet nedenim; Kapağı çok beğenip almak ve sonra içindeki kötü kurguyla-anlatımla karşılaşmaktan kaynaklanıyordu. Bu kitapta da yine beni kapak yanılttı, ANCAK bu sefer tam tersi oldu. Kapağına bakarak sevgi pıtırcığı dolu romantik komedi tarzında bir hikaye gibi düşünmüştüm, daha derin mevzular içeren bir kurguyla karşılaştım. Annesi tarafından 3 yaşında bir pastanede terk edilen Daisy, yatırım sektöründe hızla yükselmiş iş ve aşk hayatı gayet güzel ilerlemekteyken bir anda hem işini hemde sevdiği adamdan ayrılarak aşkını kaybeder. Yaşadığı evi de elden çıkartarak son durağına aslında ilk durağı olan ailesinin yanına pastaneye döner. Yüz yıldır ailenin geçim kaynağı olan pastanede işe başlayıp ailesi ile birlikte yaşamaya başladığında pastanenin finansal durumunun kötüye gittiğini farkeder ve finans konusundaki tecrübesiyle pastaneyi ayakta tutmaya çalışmaya başlar. Geldiği ilk gün gerçek annesini tanıdığını söyleyen kadınla hayatı yeniden alt üst olur ve tekrar 3 yaşında terkedilmiş haline döner.. Kurgusu gayet güzel ama anlatımını çok beğendiğimi söyleyemem. Anne ve babasından bahsederken "Anne bunu yaptı, baba bugün geldi" gibi cümleler kullanıyor. Bunun yerine "Annem bunu yaptı, babam bugün geldi" gibi cümleler kurmamasının nedenini anlayamadım. Eğer denk gelirseniz okumanızı tavsiye ederim. Bye Bye " Cesur hamleler macera isteğinden çok, umutsuzluktan doğarlar."
Baskı: Agapi Ölümsüz Aşk
Sarah'ın okumadığım kitabı kalmadı. Ne alışkın olduğum anlatım tarzı var bu kitabında, ne de akıcılığı. Sanırım bu kitap biraz aceleye gelmiş :) agapi, bizımla deyılsın. :)
Baskı: Lanetli (A Wicked Saga, #1)
İvy öz anne-babasını, ardından üvey anne-babasını ve sevgilisini kaybeder. Tek başına yaşamaya ve hayatını sürdürmeye devam eder. Her akşam nöbetleşe sokaklardaki Fae'leri temizleyen Düzen'in bir parçasıdır. Bir gün kolaylıkla icabına baktığı Fae'lerden birisinin diğerleri gibi olmadığını farkeder, sokaklarda kolayca hallettiği Fae'lerden artık daha tehlikeli bir tür dolaşmaktadır; Kadimler! Jenny yine güzel bir fantastik dünya sunmuş bize. Kurgusu güzel, anlatımı sıkmadan bir çırpıda bitiveriyor. Keşke serinin tüm kitapları aynı anda çıksa da bizde böyle merakta kalmasak :) Her zaman bitmemiş serilere başlamayacağım diyorum ama yine de seri okurken buluyorum kendimi :) Pişman mıyım? Ren'le tanıştıktan sonra hayır tabi ki :D Tink en sevdiğim kahraman olma yolunda ilerliyor :) Tink, Ivy'nin "evcil hayvanı" :D Neden tırnak içerisine aldığımı okuyunca anlayacaksınız :P Güzel bir seri olacağı kesin ama yine de yazarın en sevdiğim serisi halen Melez Sözleşmeleri <3
Baskı: Bir Başka Mavi
Harika, tek kelimeyle muhteşem bir kitap. Kesinlikle "Bir Başka Kitap". Dün akşam elime aldığım gibi bitirdim. Yazarın kalemine, çevirmenin güzel çevirisine, akıcılığına, hem güldürüp hem hüzünlendirmesine ba-yıl-dım Tebrikler. Gerçek "Kitap"larda kendinizden bir şeyler bulursunuz, hayatınızı ve geleceğinizi, kararlarınızı gözden geçirmenizi sağlarlar ya, bu kitap tam da onlardan birisi işte. Hatta bence o listenin en başlarında yer alacak kadar güzel. Blue'nun Jimmy'nin dönmesini beklerken yaşadıkları, boyu ulaşamadığı için yastığını kapıp araba koltuğunda üzerine oturarak kamyonetle Jimmy'i aramaya çıkması, polislerin onu durdurduğunda ki tavrı çok duyguluydu. Willson ile geçen tarih dersleri ve Amerikan İngilizcesi ile İngiliz İngilizcesi arasında ki farkları anlattığı o ders inanılmaz komikti. :) Konusu ne mi? Bu alıntı umarım az-çok anlatabilir konuyu.. "“Bir varmış bir yokmuş. Yuvasından atılmış, istenmeyen küçük bir karatavuk varmış. Terk edilmiş. Sonra bir şahin onu bulmuş ve onu kapıp uzaklara taşımış. Onu yuvasına almış; uçmayı öğretmiş. Ama bir gün şahin eve gelmemiş ve küçük kuş tekrar yalnız kalmış, tekrar istenmeyen olmuş. Uzaklara uçmak istemiş.” Denk gelirseniz okuyun diye söylemek istemiyorum, Bu Kitabı Mutlaka Okuyun diyorum :) Alçak bir sesle, "Yaşlı adam ne dedi?" diye sordum. "Merak etmememi söyledi. 'Kadınlar ağlarlar. Eğer senin yüzünden ağlıyorsa seni hâlâ seviyor demektir dedi." Wilson, yaşlı adamın titrek sesini taklit etmeye çalışmıştı. Bana baktı ve muzip bir ifadeyle gülümsedi. "Ağlamayı bıraktığın zaman endişelenmem gerektiğini söyledi."
Baskı: 4N1K
Yazarımız çok komik, eğlenceli, akıcı bir kitap yazmış. Dostluğun, arkadaşlığın ve aşkın hayatımızdaki yerini önemini aktarmış. Çok fazla edebi bir yönü yok, açıkçası bildiğiniz ergen kitabı ;D ama içlerinde okuduğum en güzeli :D Yazarın yaşı küçük olmasına rağmen bazı yetişkin yazarcıklardan daha güzel yazmış. Umarım devamını getirir kitabın. Şahsen Yaprak, Ali, Sinan, Gökhan ve Oğuz'un üniversitede ki hallerini okumayı isterim. Özellikle Tuna'yı kim adam edecek çok merak ediyorum ;D Esprilere gülmekten gözümden yaşlar geldi. Keşke biraz daha kısa tutsaymış kitabı. Onun haricinde gayet güzel ve akıcı. :) Fırsatını bulursanız okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Bekir (Bir Türk Masalı, #3)
Bir Türk Masalı serisinin 3.kitabı da zevkle okundu ve bitti. Açıkçası Alim'i çok beğenmemiştim, Bekir'den yana da çekincelerim vardı ama yazar Duygu'da ki performansına dönüş yapmış ve harika bir kitap çıkarmış. Tebrikler. Selma'nın aşırıya kaçan tiripleri beni deli etti, bazı yerlerde kahkahamı tutamadım , sonunda ise harika bir keyif bıraktı bende :) Akıcı ve rahat okunuyor, uzun süredir bu kadar hızlı okuduğum bir kitap olmamıştı. Kalemine sağlık Işılca
Baskı: Aşkın Ritmi (Stage Dive #2)
Aşkın Ritmi - Kylie Scott Çok güzel bir romantik komedi, okurken hiç sıkılmadım. Bazı sahneleri biraz uzatıp abartsalar da Rock Yıldızlarının olduğu bir kitapta normal sanırım diyerek eleştirmekten vazgeçiyorum. Sonuçta "Günahkarlar Turnede" serisi ile kıyaslayacak olursak bu seri pembe dizi kalır :) Malcolm'un bir bir süredir alışılmadık şekilde sessiz ve ani sinir atakları geçirmesi, durup dururken sessizleşmesi grup üyelerini tedirgin etmeye başlar. Partiye davetsiz katılan Anne Rollins, Malcolm'un radarına takıldığı an hayatının seyiri değişmeye başlar. Malcolm inanılmaz komik, eğlenceli ve çok tatlı. Olur olmadık esprileri ve umursamaz kişiliğinin altındaki pamuk şekeri kalbiyle çok eğlenceli bir karakter. Malcolm'cuğumun tek kötü yönü aşırı egosu :)). okudukça anlayacaksınız. Hatta alıntılara bir cümleyi ekleyeyim daha güzel ifade etmiş olurum :) Anne ise hayata biraz erken atılmak zorunda kalmış ve anne-babasının yapması gereken görevleri yerine getirmesi, kardeşi Lizzy'e sahip çıkması ile güçlü bir karakter. Denk gelirseniz okumanızı tavsiye ederim. Serinin devamını Yabancı Yayınları umarım çıkarır. Lizzy ve Ben yada Jimmy ve Lena bu ikililerden birisi lütfeen :)) Kitapta Malcolm uzun sarı saçları ile tasvir edilmiş ama kapaktaki eleman bildiğin asker traşını anımsatıyor. Serinin birinci kitabı Aşkın Müziği'nde de durum böyleydi. Umarım buna biraz daha dikkat ederler. :) “Biliyorum, biliyorum. Benim ihtişamıma kıyasla o hiçbir şey.” Parmakları parmaklarımı okşadı ve bakışları yumuşadı. “Ama sadece meraktan soruyorum, alnına ismimin dövmesini yaptırmak konusunda ne düşünürsün?” :))))) ---***--- "Mal'le buradaki yaşantım bir lunapark treni gibiydi. Korkutucuydu, heyecan vericiydi. Koşullar ne olursa olsun, bu zamanın tadını çıkaracaktım."
Baskı: Kor Adası
Kimberley Freeman'ın okuduğum ikinci romanı. Akıcı anlatım ve kurgusu ile kısa sürede kendine bağlıyor. Başlarda Tilly'nin saflığı biraz sinirimi bozu, Jasper'a uyuz oldum. Tilly'nin üstüne kilitlediği kapının kilitli olmadığına inandırdığı gibi kendisinin onu sevdiğine kolayca inandırabildi Jasper. Tilly gerçekleri görmeye başladığında kaçış planı için ustaca hazırlandı ve o kadarda saf olmadığını gösterdi :) Kaçışının ardından kendini Kor Adası'nda bulması ve Nell'e (Elenor) mürebbiyelik yapmaya başlamasıyla hayatı daha düzene girdi ancak içindeki vicdan azabından bir türlü kurtulamadı. Mantıklı düşünene kadar.. Nell'in olaylara bakış açısı büyümüşte küçülmüş dedirtiyor, onu anlatan kısımları okumayı özellikle çok beğendim. Sonlara doğru adrenalin tavan yaptı ve açıkçası Hattie (132 sayılı mahkum) beni hiç şaşırtmadı. Bu da nerden çıktı derseniz, kitabı okuyun anlarsınız :). Genel anlamda beğendim, sonu biraz aceleye gelmiş gibi hemen olaylar sonuca bağlandı. Gelişmeler biraz daha kısa tutulup, son için biraz daha sayfa ayrılabilirdi.. Tilly'nin de Nina'nın da sonlara doğru işleri yoluna koyduğunu görmek mutlu etti. "Beklentiler mutluluğun düşmanıdır."Syf:148
Baskı: Grey
Nasıl yorum yapsam bilemedim. İyi diyemiyorum kitaba; Çeviriyi beğenmedim. Kötü diyemiyorum; Grey varken nasıl kötü derim. . Sadece seriyi sevenler beğenmişlerdir benim gibi. Nihayetinde içinde Christian'ımız var. Umarım Pegasus olaya el atar da serinin diğer kitaplarını kurtarabiliriz.. Neden 10 puan verdim peki? cevap; Grey <3
Baskı: Yolum Aşka Düştü (Sancaktarlar Serisi #3)
Sancaktarlar Serisi'nin 3.kitabı Ahmet Sancaktar ile Sena'yı anlatıyor. Bu seriyi seviyorum ama kitabı bitirmem biraz zaman aldı. Normalde bir kitabı bitirmem bu kadar uzun sürmez. Üçüncü kişi tarafından anlatılan kitaplar beni hikayeye çekmekten çok itiyor. Sanırım bundan sonra alacağım kitaplarda artık buna dikkat edeceğim. Meral Kır'ın eline sağlık. Yine güzel bir hikaye hazırlamış bize. Olaylar hiç durulmadı, aksiyon ilk sayfadan son sayfaya kadar devam etti. :) Serinin 4.kitabı hakkında bir bilgim yok ama eğer yazmayı düşünüyorsa yazarımız, Mehmet'in hikayesini yazsın lütfen. Serra'yı sona bıraksak ta olur :) Belki benim gibi düşünenler vardır; Üçüncü kişi tarafından değil de birinci kişi tarafından yazsa kitabını daha çok severiz.
Baskı: Sen Gittiğinde (If I Stay, #2)
Birinci kitap Eğer Yaşarsam'ı okumadım, filmini seyrettim ve çok beğenmiştim. Mia gittikten sonra Adam'ın küllerinden yeniden doğmaya çalışmasını yazmış yazarımız. Biraz karamsar bir kitap, bazı yerlerde gerçekten ruhum daraldı. Ama sonuç olarak mutlu sonla bittiği için mutluyum :)