
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı
Samimiyetle, yaşanmışlıkla yazılmış, akıcı, öğretici, sarsıcı, fark ettirici, açık, anlaşılır ve komik. Tekrar tekrar okunup benimsenecek ve hayata uygulanacak fikirlerle dolu. Hayatı her zaman umduğun gibi değil bazen de bulduğun gibi yaşamaya dair bilgece bir kitap. Ben çok sevdim. Teşekkürler Mark Manson.
Baskı: İki Kıtanın ve İki Denizin Hükümdarı Fatih Sultan Mehmet
Anlatımı iyi ve güzeldi. Dönem hakkında iyi bir kaynak. Yalnız çeviri ve tarih hataları (çevirenin hatası olabilir) bazı yerlerde sırıtıyor. Tashihi biraz eksik kalmış yani, ama rahatsız etmiyor genelde.
Baskı: Keşiş ve Filozof
Bazı bölümler ağırcaydı. Ağır felsefi tartışmaların olmadığı diğer bölümlerde, Budizm'i tanımak ve Batı felsefefeleri ile karşılaştırmasını anlamak güzeldi. Kitabın geneli aslında Budizm'i tanıtmaya daha ağırlık veriyor. Bilimin, refahın, tüketim toplumunun ancak geçici mutluluk ve huzur verebildiği dünyamızda, içsel gelişime ilgi ve ihtiyaç duyan herkesin okumasını öneriyorum.
Baskı: Kardinal Guzman'ın Belalı Çocukları
de Bernieres'in Büyülü Gerçeklik tarzında yazdığı harika üçlemesinin son kitabıdır. Don Emmanuel'in Alt Tarafları, Bay Vivo ve Kokain Kralı, Kardinal Guzman'ın Belalı Çocukları. Bu sırayla okunmalıdır. Yoksa okuyanlar öyküyü kaçırıp kitabı anlamsız bulacaklar. Hayali bir Güney Amerika ülkesinde geçen üçlemede de Bernieres İngilizlerin Marquezi olduğunu ispatlayan edebi lezzetler eşliğinde kimi zaman fantastik gelişmelerin eşlik ettiği bir muz cumhuriyeti öyküsü anlatır.
Baskı: Don Emmanuel'in Alt Tarafları
de Bernieres'in Büyülü Gerçeklik tarzında yazdığı harika üçlemesinin ilk kitabıdır. Don Emmanuel'in Alt Tarafları, Bay Vivo ve Kokain Kralı, Kardinal Guzman'ın Belalı Çocukları. Bu sırayla okunmalıdır. Yoksa okuyanlar öyküyü kaçırıp kitabı anlamsız bulacaklar. Hayali bir Güney Amerika ülkesinde geçen üçlemede de Bernieres İngilizlerin Marquezi olduğunu ispatlayan edebi lezzetler eşliğinde kimi zaman fantastik gelişmelerin eşlik ettiği bir muz cumhuriyeti öyküsü anlatır.
Baskı: Bay Vivo ve Kokain Kralı
de Bernieres'in Büyülü Gerçeklik tarzında yazdığı harika üçlemesinin ikinci kitabıdır. Don Emmanuel'in Alt Tarafları, Bay Vivo ve Kokain Kralı, Kardinal Guzman'ın Belalı Çocukları. Bu sırayla okunmalıdır. Yoksa okuyanlar öyküyü kaçırıp kitabı anlamsız bulacaklar. Hayali bir Güney Amerika ülkesinde geçen üçlemede de Bernieres İngilizlerin Marquezi olduğunu ispatlayan edebi lezzetler eşliğinde kimi zaman fantastik gelişmelerin eşlik ettiği bir muz cumhuriyeti öyküsü anlatır.
Baskı: 1776
Türkçede az bulunan Amerika tarihi kitaplarından biri. Yazarın Wright Kardeşler biyografisini daha önce okuyup beğenmiştim. Bu kitap da bizim genelde Teksas-Tommiks çizgisinden başka tanımadığımız Amerikan bağımsızlık mücadelesinin bir kısmını anlatıyor. Yazar hamaset içermeyen bir dil kullanmış. Aksine hatalar ve kötü durumların da ayrıntıyla anlatıldığı kitap ne yazık ki çeviri sorunu yaşıyor. Özellikle ikinci yarıda daha da artan anlamsız, devrik cümleler, iyelik eklerinde, zaman eklerinde hatalar, hatta tarihlerde hatalar içeriyor, Aralık ayından bahsederken birden Eylül demek gibi. Tashih iyi yapılmamış. İnkilap Kitabevine yakışmamış.
Baskı: Sevginin Kökleri
Çok ilginçti. Aile Dizimi denen fenomenolojik bir yöntemi örnekleriyle anlatırken, yaşama, sevgiye, anlayışa, kabul etmeye, bağışlamaya, meditasyona, olgunlaşmaya.... dair çok güzel bir kitap.
Baskı: Yeni Bir Yaşam Bilimi Morfik Rezonans Hipotezi
Hiç felsefe bilmeden ağır bir felsefi tartışmayı, ya da tıp eğitimi almadan tıbbi bir metni okur gibi. Yazar benim gibi sıradan okuyucuyu değil, konunun uzmanlarını hedef almış, tartışıyor da tartışıyor. Çok ağır geldi bana, Konular hakkında biraz bilgi sahibi olunmalı ki tartışmayı anlayabilelim. Mesela astrofizik de uç bir konu ama bu konuda kitap yazanlar ön bilgilendirmelerle okuyucuyu hazırlar, çeşitli yollarla konuyu kavramasına yardımcı olur. Buradaysa öyle bir kaygı yok. Sonuç olarak anlamadığın şey ilginçliğini de yitiriyor.
Baskı: Yıkıma Giden Adam
Olay örgüsü çok güzel, her noktayı bir yere bağlıyor, havada kalan birşey yok. Anlatımı akıcı, ama pek edebi olduğu söylenemez. Zaman zaman Boris Vian'ın Günlerin Köpüğü kitabını okur gibi hissettirdi (absürdlük değil demek istediğim, anlatım biçimidir.) Yazarın kahramanlarına pek merhametlice yaklaştığını da düşündüm.
Baskı: Bitmeyen Savaş
Özgün hikaye, güzel ve sürükleyici. Yazar aslında bir fizikçi olduğundan romanında bunu kullanmış ve anlattığına güveniyorum ama çeviriden kaynaklanan sorunlar var, tüm ileri fizik ve benzeri bilimlerin başına gelen gibi, çeviren anlamamışsa, çevirdiği de anlaşılmıyor. Neyse, geneli bozmuyor, oraları çabucak geçiyoruz. Gelelim "Yaşlı Adamın Savaşı" adlı kitapla benzerliğine. Efendim, diyorlar ki Yaşlı Adamın Savaşı, Bitmeyen Savaş'tan araklamaymış. Tamamen zırvalık, uzayda ve ileri yüzyıllarda geçen, asker kahramanların gözünden anlatılan savaş dışında benzerlik yok. Ne yani, şimdi diğer tüm vampir kitaplarını Dracula'dan araklanmış olarak mı yorumlayacağız? Tüm dedektif romanları mesela, Sherlock Holmes'den mi çalıntıdır? Haksızlık edilmesin.
Baskı: Sıfır Yılı (1945'in Tarihi)
İlk bölümleri daha akıcı ve zevkliydi benim için. Daha insana dair şeyler anlatılıyordu. Sona doğru siyasal konular gelmeye başlayınca akıcılığını biraz yitirdi. Yine de savaş sonrasını tüm canlılığı ile anlatmayı başarmış. İkinci Dünya Savaşı meraklılarına bu kitabı okumalarını da tavsiye ederim.
Baskı: Sivastopol
Alıntı: "Ölmem gerekiyorsa, varlığım gereksizse artık, yap bunu, al canımı Tanrım" diye düşündü. "Hemen yap bunu. Yok eğer cesaret, azim, kararlılık gibi şeyler gerekiyorsa, bunlar bende yok, bana bunları bağışla... bağışla ki taşıyamayacağım utançlardan kurtulayım... ve senin iradeni, isteklerini yerine getirmem için ne yapmam gerektiğini öğret bana" ... Yüce Tanrım! Bu korkunç ölüm ülkesinde debelenen bütün şu insanlardan, ne edeceğini bilemeyenlerden, ruh fırtınaları içinde başını taştan taşa vuranlardan, acılar içinde kıvrananlardan sana yükselen umutsuz yakarışları bir tek sen duyar, bir tek sen bilirsin. ... Sen kendi çocuklarının yakarışlarını dinlemekten usanmazsın ve onların ruhlarını sabırla, görev bilinciyle, umudun sevinci, hazzı ve avuntusuyla berkitecek bir avutucu melek yollarsın.
Baskı: Wright Kardeşler
Hayran olunası kardeşler: Azim, sebat, odaklanma, kendini adama, çok okuma, çok araştırma, çok deneme, pes etmeme, yılmama, başarının gelişiyle asla gevşememe; daha iyisi için çalışma ve kurallarına sıkı bağlılık. Krallar için bile kurallarını değişirmiyorlar. Bir hayranlık noktası daha; Tevazu, müthiş tevazu... Kolay okunan, sürükleyici, dönemini gözümüzde canlandıran anlatımı, güzel çevirisiyle tavsiye olunacak kitap.
Baskı: Evrenin Yolculuğu
Daha önce evrenbilim, kuantum, doğa bilimleri vb. bakımından az sayılmayacak kadar okumuş biriyim. Bu kitap tatmin edici olmaktan çok uzak. Evet uzun ağdalı cümleleri yok ama, br yere varmayan, anlamlandıramadığım, havada kalmış cümlelerle dolu. Çevirisi kötü, belki iyi çeviriyle daha iyi bir noktada olurdu. Çeviri kötüğüne örnek "gaz ve toz bulutlarının içe doğru patlaması". Burada yıldız oluşturacak kütlenin kendi üzerine çöküp yoğunlaşması ifade edilecek güya. İçe doğru patlamayla bunu mu anlıyoruz yani? Bu ve bunun gibi bir sürü yanlış ifadelerle cümlelerin anlamı uçup gitmiş. Konu bütünlüğü falan kalmamış, ne dediği anlaşılmadan bölüm bitivermiş. Dam diyor kapı diyor yani. Ya bu yayınevinin editörü yok mu? Eline alıp bakmıyor mu çeviri kalitesine? Siz en iyisi şöyle iyi yazılmış başka evrenbilim, doğa bilimleri, antropoloji vb kitapları bulun kendinize, bu kitaptan uzak durun.
Baskı: Herkese Merhaba
Harika bir kitaptı! Ne yazık ki kelepir kitaplar arasına düşmüştü ve iyi ki alıp okudum. Ortadoğunun ülkelerini, halklarını, diktatörlüklerini, yaşamlarını çok güzel anlatmış. Ve bunun Batı medyasınca ele alınışı, Batılıların bakış açısı, karşılıklı birbirimizi anlamaktaki engeller ve durumlar. Maalesef Ortadoğu çözülmez bir yumak şeklinde. Ortadoğuya küçücük bir ilgisi bile varsa kişinin bu kitap çok güzel bir kaynak. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Baskı: Katalonya'ya Selam
Harika bir anlatım, edebiyat keyfi, tarihe tanıklık... Yine aynı savaşanların ve sivil halkın dramları... Yine aynı ideoloji uğruna yalan dolan, iftira, çarpıtma... Yine aynı kan, gözyaşı, yokluk, açlık, sefillik... Yine aynı hiç uğruna harcanan hayatlar, giden canlar, yıkılan ülkeler... Bir kez daha, iyi ki bu dünyadan geçmişsin George Orwell... Bu kez her zamankinden yakın hissettim kendimi sana...
Baskı: Neden Osmanlı
Yazar, tarihçi olmadığı için boyundan büyük laf etmemeye çalışarak herşeyi belgeye, mantığa ve usavuruma dayandırmaya, temkinli ve mütevazı olmaya çalışmış, bir yandan da haklı olduğuna çok inandığını da gizlememiş. 20 yıllık çaba ve binlerce sayflık okuma ve not almalarla ortaya çıktığı ifade edilen kitap akıcı bir okumaya sahip. Sonuç olarak belki bir kısmını tarih meraklılarının bildiği bilgilerle yeni sentez ve çıkarımlar oluşturan, farklı yaklaşımlar getiren ama Osmanlının ilk dönemine ve Anadolu insanına hayranlığını da gizlemeyen bir eser ortaya çıkmış. Benim hoşuma gitmeyen en önemli şey Kayı Boyunun Anadolu'ya yerleşmesinde önemli hizmetleri olan ve sonradan Güneydoğuda Artukoğulları'nı kuran Artuk Bey'in öyküsünü bir roman/senaryo anlatımıyla vermiş olması, tarih anlatım ve yorumundan uzaklaşmış olmasıdır. Osmanı tarihi sevenlere önerilir.
Baskı: Fransız Direnişi
İkinci Dünya Savaşında Fransız direnişinin bir gazeteci İngiliz ağzından aktarımı. Bilmediğim bir çok isim olsa da onlara takılmayıp olayların akışına dikkat ettim. Fransız direnişinin ana direklerinden en önemlisinin komünist direniş örgütlenmesi olduğunu, ama sırf komünizm korkusu ve siyasal çıkarları nedeniyle de Gauille ve Müttefikler tarafından desteklenmediğini ve hatta yüzüstü bırakıldığını, savaş boyunca Fransız halkının çabalarını, savaşın sonunda Paris'i bir halk ayaklanması ile kurtardıklarını öğrendim. İkinci Dünya Savaşının bir başka yönü açısından ilginç bilgilerle dolu bir kitap. (Baskı kötü, kapak rezil. Korsan kitap okur gibiydim.)
Baskı: Barış Makinesi
Güzel öykü, iyi anlatım, altı çizilebilecek laflar. Bende yine tarih okuma isteği yarattı.
Baskı: Benden Selam Söyle Anadolu'ya
İnsanevladının her yerde hamuru aynıdır. Nasıl piştiğinin, biçiminin, ambalajının nasıl olduğunun önemi yok. Hepsi sonuçta insandır, etiketinde Türk, Rum, Ermeni, Müslüman, Musevi, Hristiyan falan yazsa da. Her toplumda insanların iyisi, mehametlisi, çalışkanı, dürüstü, yardımseveri ile kötüsü, haini, tembeli, şerefsizi, gaddarı, sapığı, yalancısı bulunur. Ve bu iyi taraftan kötü tarafa geçmemek için çabalasak da bizi mahveden kötülükler yaşadığımızda, bıçak kemiğe dayandığında, damarımıza basıldığında, gaza getirildiğimizde kötülük makinası oluvermek çok çok kolaydır. Sotiriyu güzel ve akıcı diliyle, kardeşçe yaşayan Anadolu halkının inanç, milli ve etnik değerler ve elbette "büyük adamların ve büyük devletlerin" çıkarları gibi kahrolası şeyler uğruna birbirine düşürülüp ölüme ve felaketlere sürüklenişinin öyküsünü anlatıyor. Keşke hiç yaşanmasaydılar. Ama biliyoruz ki, insanlık var oldukça yaşandılar ve yaşanmaya devam edecekler.
Baskı: Putin - Yüzü Olmayan Adam
Putin'le beraber Sovyetlerin çöküşü, Glasnost, Perestroyka, Rusya'nın son yıllarının öyküsünü de anlatıyor. Unuttuğumuz, hiç bilmediğimiz olaylar, yolsuzluk, usulsüzlük, anayasa ve insan hakları ve demokrasi ihlalleri gırla gidiyor. Yakın zaman tarihi için iyi bir kaynak.
Baskı: Tanrı'nın Formülü
Çok güzel ! Bir macera romanınında popüler bilim kitabı okur gibisiniz, ya da tersi. Yazar matematik, mantık, astrofizik, kuantum fiziği, felsefe, din, teoloji, uzakdoğu dinleri gibi konulardaki bilgileri kahramanlarına dialoglar halinde anlattırıyor. Okuması kolay ve çok zevkli. Çoğu yerde bir çocuğa anlatır gibi tane tane, açık seçik anlatmış. Yeri geldiğinde anımsatıcı bilgi tekrarları yaparak bir sonraki konunun daha iyi anlaşılmasını sağlamış. Kriptografi ile ilgli bölümleri var. Ayrıca kitabın geçtiği mekanları da gezmiş gibi hissettiriyor. Yorum yapanlardan kitabı beğenmeyenlerin popüler bilimden, fizikten falan sıkıldığını düşünüyorum, konu ilgilerini çekmiyor ve saf bir macera kitabı arayışında olmalılar. Öyleyse uyaralım, bu basit bir macera, aksiyon, casusluk kitabı değildir. Maceranın bilimle çok güzel harmanlandığı bir romandır. Ayrıca ikinci kere okumak isteyeceğim kitaplardan biri...
Baskı: Varolmayanlar
Süper ! Kurgu muhteşem... Konu çok özgün... Çok edebi değil, kabul. Ama sürükleyici, merak ettirici. Karmaşık ama sonunda havada kalan hiçbir şey yok. Olay örgüsü harika, Anlattığı ufacık noktaları bile sonunda bir yere bağlıyor. Yazarın önünde saygıyla eğiliyorum...