Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: 22 Britanya Yolu
Arkadya Yayınları’ndan çıkmış olan “ Amanda Hodgkınson’un – 22 Britanya Yolu “ adlı kitabını bitirmiş bulunmaktayım . Öncelikle kitabın çevirisi , son derece sade ve akıcıydı .Kitapta sizi yorabilecek tek unsur; yazarın anlatım tarzından kaynaklanan , geçmişle –şimdiki zamana gidip gelmesi ve de olayları anlatırken hem kadın karakterin(Silvana ) ağzından hem de erkek karakterin(Janusz) ağzından olayları anlatmasıdır . Kitabın konusu ise ; birbiriyle yeni evlenmiş bir çiftin ( Silvana ve Janusz ) ,İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte , birbirlerinden ayrı kalmak zorunda olmaları , bu savaş sırasında yaşananlar ve savaş sonrasın da bir araya gelmeleri, bir araya geldiklerinde birbirlerinde gördükleri değişiklikler ve sırlarının olması, onları zorlu bir yolculuğa çıkaracaktır .Bu zorlu yolculukta tek bir dayanakları vardır , oğulları Aurek . Ama o da sürpriz bir olaya gebedir . Bakalım ,çiftlerin arasında kı sırlar ,onları ne gibi olaylara sürükleyecek ve aşk her şeyi affedecek mi? Kısacası kitapta; aşkı , arkadaşlığı –dostluğu ,aile ilişkilerini, özellikle de bir anne ile oğlun ilişkisini, okuyacaksınız . Ben ,şahsen bu kitabı çok beğenerek okudum , kesinlikle tavsiye ediyorum .Ve bu kitaba bir puan verecek olsam, 10 üzerinden 10 olurdu . Bu kitabı bizlerle buluşturduğu için , ARKADYA YAYINLARI’na da çok teşekkür ederim .Saygılarımla…
Baskı: Tek Tadımlık Hayat
Martı Yayınları’ndan çıkmış olan “ Lee Lipsenthal’in -Tek Tadımlık Hayat” adlı kitabını , bitirmiş bulunmaktayım . Öncelikle, kitabın ismi benı etkilemişti .Ve konusunu okuduğum da konusu değişik gelmişti açıkçası ve uzun zamandır , kişisel gelişim tarzında bir kitap okumamıştım .Değişik bir çeşni oldu benım için . Kitabın dili çok sade ve akıcı , tabii bunda çevirmeninde büyük katkısı olduğunu düşünüyorum .Fakat , bazı kelimeler de ( felsefi ve tıbbi terimler de )anlamları için dipnot düşülseymiş , çok daha iyi olurmuş , düşüncesindeyim .Tabii ben okurken , o tarz kelimeler için google dan yardım almadım değil .Aslında bir nevi iyi oldu , araştırmacı yönümü de tetikledi bu kitap . Kitabın içeriğinden biraz bahsedecek olursam ; bir adam var . ( adı : Lee ) .Bu adamın kendısıne kanser teşhısı konulmasına rağmen , hayatı dolu dolu yaşamasını ,yaşanması gerektiğiyle ilgili bilgece anlatımlarını , kendi hayatından kesitler sunarak biz okuyuculara aktarmış .Kitapta ; aynı zaman da aile ilişkilerini , arkadaşlık –dostluk ve aşkı da bulacaksınız . Bu kitabı okurken , bence bildiğimiz ama çoğu zaman gözden kaçırdığımız gerçeklerin farkına bir kez daha varmış oldum .(olacaksınız ) Hatta okurken bazı yerler de kısa kısa notlar aldım . Ayrıca her hayatın her döneminde , okunabilecek , bir nevi başucu kitabı niteliğinde . Bu kitabı, herkesin okumasını tavsiye ediyorum .Ve bizlerle bu kitabı buluşturduğu için “ MARTI YAYINLARI’NA , çok teşekkür ediyorum .Saygılarımla…
Baskı: Baharı Beklerken (Claybornes' Brides, #5)
Epsilon Yayınları’ndan çıkmış olan , “Julıe Garwood’un –Güller Serisinin Son kitabı olan : “BAHARI BEKLERKEN “ adlı kitabı bitirmiş bulunmaktayım . Serinin tüm kitapları gibi bu kitabın da çevirisi son derece akıcı idi .Ve kitabı okurken kelime hatasına bile rastlamadım desem yeridir . Bu kitapta kardeşlerden Cole’un hikayesi anlatılmakta dır .Kitapta: Cole’un bir banka soygunu sonrasında , yaşamında gelişen olaylar , banka soygununun esrarının çözülmesi için Daniel adlı bir adamın Cole ile iş birliği yapmak istemesi , soygun sırasında üç güzel kadının banka da olması ihtimali ve bu kadınlarla araların da yaşanacak olan olaylar , arada hiçbir kopukluk olmadan , anlatılmış . Kısacası kitapta ; arkadaşlık –dostluk ilişkileri , aile bağları , polisiye , gerilim ve aşk var. Okurken bir sonra ki sayfa da acaba ne olacak , merakıyla okudum .Ve çok beğendim . Bu kitaba puan verecek olsam , on üzerinden on veririm .Tavsiyemdir . Seriyi en kısa zaman içerisinde çıkardıkları için “EPSİLON YAYINLARI’NA “ çok teşekkür ederim .Saygılarımla…
Baskı: Daima Seninle
Aspendos Yayınevi’nden çıkmış olan “ Holly Goldberg Sloan’ın Daima Seninle”, adlı kitabını bitirmiş bulunmaktayım .Aslında daha önce bitebilirdi fakat birkaç gündür rahatsızdım bir ıkı gün sarktı bitmesi . Öncelikle kitabın tanıtımı yapıldığı zaman , kitabın kapağı ve ismi benı çok etkilemişti .Sade bir kapak tasarımına sahip olmasına rağmen ben çok beğendim .Sonra konusunu okuduğumda bu kitabın benlik olduğuna karar verip , aldım . İyiki de alıp okumuşum diyorum , gerek sayfa kalitesi , gerek içerik ,gerek çeviri ve sayfalar da bazen ara vermek için sembolık işaretlerin olması benım çok hoşuma gitti .Genel anlamda çevirisi gayet akıcı olan bir kitaptı .Tabi aralarda çok ender yazım hataları yok değildi lakin ben bunu nazar boncuğu olarak adlandırıyorum . Kitapta ; Emily adlı bir kızın bir Pazar günü kilisede şarkı söylerken , arka sıralarda tek başına oturan Sam adlı bir çocuğu fark etmesi ve şarkı sonrasında Emily’nin yaşadığı bir olay sonucunda çocukla yani Sam’le tanışması ve bunun akabinde gelişen olayları yazar arada hiçbir kopukluk olmadan anlatmış . Kitapta ; aile ilişkileri , arkadaşlık –dostluk , aşk , sahtekarlık ,kıskançlık ve ne yaşanırsa yaşansın insanların birbirinden kopmaması , karakterler arasında ki ilişkiler çok güzel anlatılmış . Bu kitap aynı zaman da yazarın ilk kitabıymış .Buna rağmen yazar insanların duygularını kelimelere ve cümlelere çok iyi yansıtabilmiş , bu da yazarın kaleminin güçlü olduğunun göstergesidir. Takip edeceğim yazarlardan biri oldu benım için ,kısacası . Bu kitabı okumayan herkese tavsiye ediyorum .Ayrıca bu kitabı çıkardıkları için , Aspendos Yayınevi’ne teşekkür ediyorum .Saygılarımla…
Baskı: Numaran Bende Var
Artemis Yayınları’ndan çıkmış olan: “ Sophia Kinsella’nın : Numaran Bende Var”, adlı kitabını bitirmiş bulunmaktayım . Öncelikle kitabın kapağını çok sevdim ki ben pek kırmızı rengi seven biri değilim .Lakin kapak çok hoşuma gitti .Orjinal kapaktan bile daha güzeldi bana göre . Kitabın çevirisi son derece akıcıydı .Yazım hatası na hiç rastlamadım desem yeridir . Kitabın konusuna gelirsek ; kitap, Poppy adlı bir kızın, arkadaşlarıyla katıldığı bir davet esnasında nişan yüzüğünü kaybetmesi , onu aramak için bir sürü girişimde bulunması ,yüzüğünü arama esnasında telefonunu çaldırması ve de çöp kutusunda bir telefon bulmasıyla birlikte , tüm hayatı bir anda değişecektir .Kitapta; aile ilişkileri ,arkadaşlık –dostluk ve aşk çok güzel bir şekilde anlatılmış .Hatta okurken çoğu yerde kahkaha bile attım diyebilirim . Kitap bana göre tam bir romantik komedi filmi tadındaydı .Okurken büyük keyif aldığımı söyleyebilirim .Bu kitaba bir puan verecek olsam ,on üzerinden dokuz puan verirdim . Okumayan kişilere özellikle Sophia Kinsella ‘nın kitaplarını sevenlere tavsiye ediyorum .Pişman olmayacaksınız . Bu kitabı bizlerle buluşturan “ ARTEMİS YAYINLARI’NA da , sonsuz teşekkürler .Saygılarımla..
Baskı: Kelebek (Butterfly Trilogy, #1)
Koridor Yayınları’ndan çıkan , KELEBEK adlı romanı an itibariyle bitirmiş bulunmaktayım . Kitabın ılk tanıtımı yapıldığı zaman açıkçası kapağı bana itici gelmişti .Konusunu da pek anlayamamıştım .Sonra historıcal romance tr sayfasının yöneticisi olan abla, kitabın yorumunu yapmıştı ve yorumu okuduğumda kafamda kitap biraz şekillenir gibi oldu .Sonrasında İstanbul Tüyap Kitap Fuarı’nda ,kitabı gördüm hatta stand elemanı baya bir methetti lakin hala tereddüdüm vardı .Sonra , kitabın okuyan arkadaşların ve bir ablanın yorumunu okuyarak kitabı almaya karar verdim . Gene de endişeliydim kitap hakkında .Çünkü kitabın tarzı , benim tarzım dışıydı .Neyse okumaya başladım .Bir kere çevirisi son derece güzel ve akıcı bir kitap .Kelime hatası yoktu .Sayfalar su gibi akıyordu .Yazı puntosu tam istediğim gibiydi. Bir kitapta en başta bunlara çok dikkat ederim .Benden bu konuda tam puan aldı . Kitabın içeriğinden bahsedecek olursam ; kitap baştan sona kadar esrarengizliğini bozmayan ,heyecanın son sayfasına kadar nüksettiği bir kitap . Bana göre : kadın edebiyatı ile fantezinin (erotizm ki çok aşırı derecede erotızm yoktu ) harmanlanıp ,çok değişik ve güzel bir kitap ortaya konmuş . Kitapta; bir sürü kadın karakterin yaşam öyküsü var (Rachel , Maggie ,Carmelita ,Ann , vb ).Ve bu karakterlerin birbiriyle yolları , olaylar sonucunda kesişiyor .Bu kadınların kimi , çok başarılı ama mutsuz , kimi hayatın sillesini yemiş ama asla pes etmeyen kadınlar . Hele Rachel , ne kadar masum ne kadar temiz genç bir hanımken talihsiz bir olay sonucu , evinden ve ailesinden ayrılır fakat talıhsızlıkler peşini bırakmaz .Ayrıca çok saftır , herkese ınanıcak kadar .Bir gün karşısına çok yakışıklı kendısınden yaşça büyük bir adam çıkar adı : Danny’dir .Bu adam onu hiç istemediği bir hayata sürükleyecektir .Onun saflığından yararlanacaktır .Fakar Rachel ,çok iyimser bir insan olduğu için hayata her daim pozitif bakan bir insandır .Ancak en büyük darbeyi , sevdiğim adam Danny’den yiyecektir.Bu darbe onu kendisine getirecek ve hayatının dönüm noktası olucaktır .Asıl olaylar zinciri bu darbeden sonra başlayacaktır .(Fazla detaya girmek istemiyorum ,okuyun görün ) Her sayfasını soluksuz okuduğum bu kitabı, herkesin okumasını özellikle hemcinslerimin (KADINLARIN ) okumasını tavsiye ediyorum .Kitabın içerisinden çıkarılacak çok ders var . Ve inşaallah bu kitabın filmi olur .Filmi olursa , iyi bir senaryo ve oyuncularla ,konu itibariyle OSCARI alacağına eminim .Abartmıyorum .Çok etkilendim . Son olarak bu kitabı çıkardığı için “KORIDOR YAYINLARINA” sonsuz teşekkür ederim .Devamı var sanırım bu kitabın ,heyecanla devamını beklıyor olacağım .Saygılarımla…
Baskı: Gülümse Anılara
Arkadya Yayınları’ndan çıkan ; “ Camille Noe Pagan’ın Gülümse Anılara “adlı kitabını, şu dakika itibariyle bitirmiş bulunmaktayım . Konusunu okumadan önce , beni kapağı çok etkilemişti , zaten ne zaman bir kitabın kapağını beğensem o kitap benim beğeneceğim bir kitap oluyor , sonra konusunu beğendim ve kitabı aldım . Öncelikle ; çevirisi son derece akıcı , sayfalar su gibi resmen akıyor , kelime hatasına bile rastlamadım desem yeridir .Yazı puntosu, tam istediğim gibi idi .Ve aralarda nefes alabilmek yada dinlenebilmek için sembolik işaretlerin olması , benim çok hoşuma gitti .Okurken zorlanmadan rahatça okuyabilmemi sağladı . Kitapta ; Julia adlı bir kızın- bu kız balerin- , bir gün bir kaza geçirmesi sonucu yaşadığı beyin travmasıyla hafızası sekteye uğrar .Bu kızın yakın bir arkadaşı vardır adı Marissa’dır .İkisi uzun yıllardan beri (liseden beri ) vazgeçilmez ikilidir , arkadaştır ,dosttur .Fakat bu kaza ile birlikte , yepyeni olaylar zinciri onları bekliyor olacaktır . Geçmişle yüzleşme ,geleceğe umutla bakma , arkadaşlık –dostluk ilişkileri ,ailevi bağlar, o kadar güzel anlatılmış ki arada hiçbir kopukluk olmadan . Bir sonra ki sayfada acaba neler olacak merakıyla okudum . Kısacası ; bir dostluk ilişkisi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi, çok etkilendim .Bu kitaba bir puan verecek olsam kesinlikle bu , yüz üzerinden bin beş yüz olurdu .Kesinlikle tavsiye ederim . Son olarak ise bu kitabı bizlerle; buluşturduğu için , “ARKADYA YAYINLARI’NA “ çok teşekkür ederim . Saygılarımla…
Baskı: Karanlık Sular (Karanlık Sular, #1)
Dex Yayınları’ndan çıkmış olan , Fiona Paul’un “Karanlık Sular “adlı kitabını, bitirmiş bulunmaktayım . Bu kitabı ilk gördüğümde öncelikle kapağı sonra da konusu beni etkilemişti .İçinde gerilim olduğundan biraz tereddütlü yaklaştıysam da , kesinlikle alıp okumalıyım diye düşündüm aldım ve okudum . Kitabın çevirisi son derece akıcı ,okurken kelime hatasına rastlamadım bile .Yazı puntosu tam istediğim gibi idi .(Ne çok büyük ne çok küçük ). Lakin kitapta çoğu yerde İtalyanca kelimeler var ,anlamları dipnot olarak düşülmüş .Ama kelimeler ileriki sayfalar da tekrarladığında da düşülseymiş ya da kitabın arkasına fihriks gibi konulsaymış iyi olurmuş .Anlamları unutulduğunda dönüp bakılabılırdı .Sadece bu benim için olumsuz bir etken oldu .Onun haricinde mükemmeldi . Kitapta; Ana kahranımız Casandra (Cass ) adlı bir kız , küçüklüğünden beri teyzesinin yanında yaşamaktadır . Cass’in en yakın arkadaşı kısa bir süre önce ölmüştür ve teyzesini evinin yakınınında ki mezarlığa gömülmüştür .Cass , ara sıra günlüğünü alıp bu mezarlığa gider .Gene gittiği bir gece arkadaşının mezarına uğramasıyla , arkadaşının mezarda olmadığını ve başka birinin o mezarda yattığını görecektir ve çok şaşıracaktır .Fakat bu sırrın peşini bırakmaya niyeti yoktur .Bu sırrı araştırmaya başlaması ona hiç bilmediği bir dünyanın kapılarını aralayacaktır . Kitapta ; arkadaşlık –dostluk ,aile bağları ,cinayetler (gerilim ), aşk ve Venedik’teki insanların yaşam tarzları o kadar güzel anlatılmış ki , arada bir hiçbir kopukluk olmadan , soluksuz ,heyecanla ve acaba ileride ki sayfalarda ne olucak , merakıyla okudum . Ve bu kitap , insanlara çok güzel bir mesaj veriyor , bunu söyleyip hevesinizi kırmak istemıyorum .Bence bu kitabı kesinlikle okuyun . Ben serinin devamını heyecanla bekliyor olacağım .Bu kitabı bizlerin okumamıza vesile olduğun DEX YAYINLARINA , sonsuz teşekkür ederim .Saygılarımla…
Baskı: Gabriel'in Cehennemi (Gabriel's Inferno #1)
Optimum Kitap’tan çıkan ,Slyvain Reynad’ın -Gabriel’in Cehennemi adlı kitabını ,okumuş ve bitirmiş bulunmaktayım . Öncelikle ; kitabın çevirisi çok sade ve akıcı . Fakat , bir sürü yabancı kelimenin olması (İtalyanca , vb ) ve o kelimelerin anlamlarının dipnot olarak düşülmesi gerekirdi , çevirmen tarafından .Ayrıca , bazı yerlerde sanki yazılar biraz daha büyük bazı yerlerde daha küçüktü , bu da benı biraz rahatsız etti .(Yazı puntosu benım gözlerimin hassasiyetinden de kaynaklanıyor olabılır ). Genel anlam da , çevirisi iyi di . Kitabın konusuna kısaca değinecek olursam ; Gabriel adında bir profösörün ,Julıa adında bir kızla tanışması , bu arada kız onun öğrencisi ,bu ikili arasında yaşanan olaylar , kitapta olaylar anlatılırken okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için zaman zaman geçmişe dönülmesi ,aile ilişkileri , arkadaşlık – dostluk ilişkileri ve aşk , masumane bir aşkı anlatan , bu nasıl bir aşktır dedirten , bir kitap. Kitap aynı zaman da , kültürel yönüde olan bir kitap .İlahi Komedya adlı kitapta geçen Dante ve Beatrice’in aşkından esinlenerek ,kahramanlarımız birbirlerine aşk yolunda adım adım ilerliyorlar . Olay örgüsü arasında , hiçbir kopukluk yok , hatta kitabın ortalarına doğru (gelişme sürecinde ),heyecanın doruğa tırmandığını göreceksiniz . Okuduğum değişik romanlardan bir tanesi idi .İkinci kitabı heyecanla bekliyor olacağım . Okumayanlara , kesinlikle tavsiye ederim .Bu kitabı bizlerle tanıştırdığı için Optimum Kitap’ a da ayrıca teşekkür ederim . Saygılarımla…
Baskı: Sen Yokken
Güneş Demirel’in –Sen Yokken adlı kitabını, bitirmiş bulunmaktayım . Öncelikle ; kitabın dili çok sade ve akıcı .Okurken sayfalar su misali akıp gidiyor .Fakat bazı yerler de , yazım yanlışları da yok değıl .Bu benım için,nazar boncuğuydu diyebilirim . Kitabın konusu ; her ne kadar Türk filmleri tadında olsa da , sevgili yazarımız ; Güneş Abla , bunu o kadar içten ve samimi cümlerle işlemiş ki kitap kendisini okutmayı başarıyor , başarmakla kalmayıp ,etkisini kitabı elinizden bıraktığınız da bile sürdürebiliyor .Bu da yazarın başarısı , tabi ki . Kitapta ; iki arkadaşın-dostun hatta dosttan da öte kardeşin (Çiçek ile İpek’in) yaşadıkları acı bir olay ile meydana gelen acı tatlı gelişmeler ; arkadaşlık , dostluk , sahiplenme , aile ilişkileri ,aşk o kadar güzel ve içten anlatılmış ki , olayları birebir yaşıyormuş hissine kapıldım . Kimi yerde sinirlendim , hele de Cemal’e , kimi yer de güldüm Duygu’nun hallerine , kimi yer de duygulandım , İpek’in ve Çiçek’in hallerine . Bütün duyguları bu kitapta yaşadım ,ben . Bana ve biz okurlara bu birbirinden güzel duyguları bir arada yaşattığı için , ayrıca önemli bir karaktere benim ismimi verdiği için sevgili “ GÜNEŞ DEMİREL’E (GÜNEŞ ABLAM’A ) , çok teşekkür ederim . Bu kitabı okumayan , okurseverlere de kesinlikle tavsiye ederim .Olimpos Yayınları ‘na da bu kitabı çıkardığı için teşekkür ederim , ayrıca .Saygılarımla…
Baskı: Mart Menekşeleri
Arkadya Yayınları’ndan çıkmış olan , “Sarah Jio’nun –Mart Menekşeleri “ adlı kitabını bıtırmiş bulunmaktayım . Bu kitabı, ben tesadüf üzerine ,okuoku adlı sitede gezınırken gördüm .Ilk once benı kapağı etkiledi ,çok sade ve şık bir tasarıma sahipti .Sonra konusunu okudum ve kitap benı kendıne daha çekmeyi başardı .Ve kendi kendime ben bu kitabı alıp okumalıyım dedim . Kitabı elinize aldığınız da , çok özenli bir çalışmanın ürünü olduğunu; dış kapaktan -iç kapağa ,sayfa kalitesine , hatta içinde ki sevimli ayraca kadar , incelediğiniz de görebiliyorsunuz . Kitabın , çevirisi çok sade ve akıcı ,sayfalar su gibi okunabılıyor , yazı puntosu tam istediğim gibi . Kitabın içeriği hakkında bahsedecek olursam ; kitapta , Emily adlı bir kadının ,yaşadığı bir olay sonucu , Bainbridge adlı bir adada yengesini ziyarete gelmesi ,geldıkten sonra kaldığı oda da bulduğu bir günlük sayesınde geçmişine ait bilmediği sırları öğrenmesi , adada yaşadığı acı tatlı olaylar, çok güzel bir şekil de insanı sıkmadan ,arada kopukluk olmadan anlatılmış .Kitapta ; aşk, macera , gizem azcık gerilim , insan ılışkılerı o kadar güzel yansıtılmış kı , soluk soluğa okudum diyebilirim. Ben bu kitaba bayıldım . Her sayfasını çok büyük bir heyecanla okudum . Benım favorı yazarım her zaman söylediğim gibi : “KRİSTİN HANNAH’tır .” Bunu neden söyledim açıklayacağım. Bugune kadar Kristin Hannah’ın üzerine yazar tanımam ,kimse onunla rekabet edemez diyordum . “SARAH JIO –MART MENEKŞELERİ “adlı kitabıyla bana , KRİSTİN HANNAH’ın rakibi olabileceğini gösterdi , en azından benım için . Ve şunu da belirtmek istiyorum ; ARKADYA YAYINLARI’NIN İLK KİTABI ,çoğu kişi zaten bılıyor .Fakat ılk kitap diye ön yargıyla yaklaşmayın .KESİNLİKLE BU KİTABI OKUYUN .ARTI YANINIZDA , BİR MENDIL BULUNSUN . KISACASI : KESİNLİKLE BU KİTAP TAVSİYEMDİR .ARKADYA YAYINLARI’NA BU KİTABI ÇIKARDIKLARI İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM .SAYGILARIMLA .
Baskı: Küçük Tatlı Heyecan (Lucky Harbor, #2)
Jill Shalvis’in “Küçük Tatlı Heyecan “ adlı kitabını bitirmiş bulunmaktayım .Öncelikle şunu söyleyebılırım ki , kitabın çevirisi çok akıcı .Okurken hiçbir zorluk çekmeden okudum .Tabi bazı yerler de kelime hataları vardı, tek tük ama onlar da , nazar boncuğu olsun . Bu yazarın daha önce , “Aşka Yolculuk “ adlı kitabını okumuştum .O kitabı da çok beğenmiştim .Serinin ıkıncı kitabı olan “Küçük Tatlı Heyecanı ‘da “ çok beğenerek okudum . Bu kitapta ; kız kardeşlerden Tara’nın yaşadığı olayları , sevdiği adam Ford ile yaşadığı birlikteliği ,kız kardeşleri arasında ki ilişkiyi ,otelın gelişim sürecini okudum .Ve Tara’yı bir sürpriz beklemekte .Ne olduğunu açıklayıp, okumayan kişilerin hevesını kaçırmak istemıyorum . Ve şunu da belirtmek isterim ki olaylar arasında hiçbir kopukluk yok . Bu kitabı okurken , çoğu yer de gülümsedım çoğu yer de duygulandım .Ayrıca bu kitabı okumak bende bir dilim çikolatalı pasta yemiş gibi yüzümde kocaman bir gülümseme oluşturdu . Kısacası; ben bu kitabı okumayan herkese tavsiye ederim .Nemesis Kitaba da bu kitabı çıkardığı için çok teşekkürler , devamını , sabırsızlıkla beklıyor olacağım .Saygılarımla…
Baskı: Kara Kraliçe Kösem
Demet Altınyeleklioğlu’nun “Kara Kraliçe –Kösem “ adlı kitabını, bitirmiş bulunmaktayım .Yazarımız Demet Hanım ,gene yapmış yapacağını , ve harika bir tarihi kurgu romanı ortaya çıkmış .Kitabın masalsı bir tadı var .Kendinizi ,sarayda yaşayan biri olarak hissedebiliyorsunuz .Zaten dili çok sade ve akıcı .Okurken hiçbir zorluk çekmedim . Kara Kraliçe –Kösem adlı kitapta ; küçük bir kız çocuğunun(Nasya adlı ) , yurdundan koparılıp ,Osmanlı Devleti’ne geliş sürecini , geldıkten sonra , yaşadığı acı – tatlı olayları ,esirken – hizmetçi –hizmetçiden –cariye –cariyeden –haseki ve hasekilikten -valide-i muazzama oluşunu okurken , her bir sayfada heyecanın doruğa tırmandığını görüceksınız .Nefes nefese okudum diyebilirim . Taht için nelerin feda edildiğini de, okumak aynı zaman da, benı çok duygulandırdı . Ben bu kitabı çok beğendım .Kesinlikle tavsiyemdir. Yazarımızın yüreğine ve ellerine sağlık .Artemis Yayınları’nı da bu güzel kitabı bizlerle buluşturduğu için çok teşekkür ederim .Saygılarımla…
Baskı: Gül Limanı Oteli (Rose Harbor Serisi 1)
Debbie Macomber’in “Gül Limanı Otelini”, bitirmiş bulunmaktayım .Öncelikle,çevirisi , çok güzeldi,akıcıydı .Bazı yerler de minik yazım hataları yok değıldı ama bu kitabın okunmasını zorlaştırmıyordu . Kitapta; Jo Marie Rose adlı bir kadının ,kocasının ölümüyle birlikte ,bir otel satın alması ve bunun akabinde gelişen olaylar; müşterilerin (Josh ve Abby) yaşadıkları acı- tatlı olaylar ,aile ilişkileri,arkadaşlık , dostluk ,aşk ,anlatılmış.Anlatılırken olaylar arasında hiçbir kopukluk yok . Okurken çok büyük bir keyif aldım .Orjinal kapağın kullanılması ve kapakta ki renk uyumları da hoşuma gitti. Debbie Macomber , benim en sevdiğim yazarlardan bir tanesi. Bu kitabıyla da bir kez daha ona olan sevgimi arttırdı . Epsılon Yayınevine ,bu kitabı çıkardıkları için ,çok teşekkür ederim .Serinin ikinci kitabının en kısa zamanda çıkmasını temenni ediyorum . Okumayanlara ,kesinlikle tavsiye ederim .Saygılarımla…
Baskı: Power (Güç)
Şu an itibariyle ,Rhonda Bryne ‘nin The Power Secret adlı kitabını bitirmiş bulunmaktayım .Daha önce bu yazarın ,The Secret adlı kitabını okumuştum ,o kitabı da beğenmiştim .Zaten ,The Power Secret adlı kitap ,The Secret adlı kitabın devamı niteliğinde bir kitap, fakat bağımsız da okunabilir. Çevirisi son derece sade ve akıcı .Okurken zorluk çekmeden okudum diyebilirim .Kitabın konusuna gelirsek , kitapta ; hayatımızda ki , tüm durum ve olaylarda , pozitif olmanın ve sevginin gücünün, ne kadar önemli olduğunu yazar , örneklerle ve hikayelerle çok güzel bir şekilde anlatmış .Her bölümü okurken , büyük bir keyif alarak okudum ve kendime göre dersler çıkardım . Bu tarz kitapları okumayı seviyorsanız ,kesinlikle okumanız gerekli .Tavsiye ederim , saygılarımla.
Baskı: Gece Yolu
Kristin Hannah'ın okuduğum dördüncü kitabı .Her kitapta olduğu gibi bu kitabın da dili sade ve akıcıydı .Tabi bunda , çevirmenin büyük payı var . Bu kitapta; üç gencin başına gelen olayları, kimi zaman duygulanarak kimi zaman tebessümle okudum .Yazar bu kitapta da aile ilişkilerini,mükemmel bir şekilde arada kopukluk olmadan yansıtmış veya anlatmış diyeyeyim .Çok beğendim . Önce Kristin Hannah'a , teşekkür ederim , bu güzel kaleminden ötürü, yüreğine ve eline sağlık . Sonra da Pegasus Yayınları'na , teşekkür ederim , bizlerle bu yazarı tanıştırdığı için . Yazarın diğer kitaplarını da gözü kapalı alırım -konusuna bakmaksızın .Ve okurum .
Baskı: Gerçek Renkler
Kristin Hannah'ın okuduğum üçüncü kitabı .Bu kitapta, yazarın diğer kitapları gibi güzeldi.Her bir karakterde kendımden izler bulduğum bir kitaptı .Kardeşlik bağlarını ,aile ilişkilerini,aşkı ,yazar çok güzel bir şekilde harmanlayarak anlatmıştı .
Baskı: Ateşböceği Yolu (Ateşböceği Yolu, #1)
Kristin Hannah'ım okuduğum ılk kitabıdır .Kitabı görür görmez kapağından etkilenip,konusuna bile bakmadan almıştım .İyiki de almışım dıyorum .Dostluğun , arkadaşlığın ,aile bağlarının bu kadar güzel analtıldığı bir kitap daha önce okumadım diyebilirim .Süperdi .
Baskı: Kış Bahçesi
Kristin Hannah'ın okuduğum ikinci kitabı idi .İlk başlarda sıkıldım fakat kitabın ortalarına doğru kitaba ıyıce bağlandım .Sonunda ise göz yaşlarımı tutamadım ,yazar son bölümde bombayı patlatmıştı . Bu kitabı kesinlikle okuyun , okuttturun .
Baskı: Aşk Kaç Beden
“Sarra Manning’in - Aşk Kaç Beden?” adlı romanı, bitirmiş bulunmaktayım . Öncelikle,kitabın dili , çok sade ve akıcı .Bunda ,çevirmenin de büyük payı var, tabi. Kitabın türü; chick-lit fakat bu bildiğimiz,chick-lit değil ,bunu belirtmek isterim .(Sadece okuyalım ,günlük sorunlardan uzaklaşalım, gülelim eğlenelim tarzın da değil yani). Kitapta; Neve adlı bir kızın ,yaşadığı olaylar ; kızımız tam bir kitap kurdudur ,üniversiteden başarılı bir şekilde mezun olmuştur .Fakat bir derdi vardır ; sevdiği çocuk la,William’la karşılaşıncaya kadar ,aldığı kiloları vermektir derdi . Aynı zaman da , ilişki konusunda deneyimsiz olduğu için ,deneyım kazanabilmek amacıyla ,Max adlı bir adamla çıkmaktadır .Fakat aklı ,William’dadır . William’la karşılaşıncaya kadar ,Neve’i ne gibi olaylar beklemektedir ? Hayatında neler değişecektir? Karşılaştıktan sonra neler olacaktır ? Bu gibi soruların cevabını öğrenmek ,istiyorsanız bu kitabı okumalısınız . Aynı zaman da bu kitap ; insanın kendisine değer vermesi gerektiğini de çok güzel bir şekil de ,arada hiçbir kopukluk olmadan , anlatmış . Zaten bu kitabın konusunu okuduğum zaman bu kitap ,benim kesin okumam gereken bir kitap demiştim ,kitabı bitirdiğim zaman da yanılmadığımı anladım . Kısacası; bu kitabı kesinlikle ,okumalısınız .Tavsiye ederim .Saygılarımla…
Baskı: Pamuk Şeker
Sinem Akça’nın Pamuk Şeker’i adlı kitabını bitirdim . Öncelikle ,yazarın dili çok akıcı ,sade ve samimi .Aynı zaman da ultra komik .Okurken ,çoğu yerde karnım ağrıdı , gülmekten . Kitapta; Yasemin adlı bir kızın , sevdiği adam dan ve işinden ayrıldıktan sonra yaşadığı olaylar ,arada hiçbir kopukluk olmadan çok güzel anlatılmış .Aynı zaman da kitabı sevmeme neden olan etkenlerden biri de ; benim yaşadığım çevre de geçmesi idi . Ben bu kitabı ,Kitap Rüyası adlı sayfada ,yazarla yaptığımız söyleşi sonunda kazandım .Öncelikle bu kitabı okumama vesile olan ,adminlere , sonra da değerli yazar ,Sinem Akça’ya çok teşekkür ederim . Kitabı , tavsiye ediyorum ,devamını gözlüklerimle beraber dört göz bekliyorum .Pamuk Şeker Aşkına ,okuyun diyorum ♥♥
Baskı: Aşka Şans Ver (Chesapeake Shores #1)
Sherryl Woods ‘un “Aşka Şans Ver “ adlı romanını ,bugun bitirmiş bulunmaktayım .Kitabı çıkar çıkmaz almama rağmen, hemen okumadım .Ve pişman oldum .Biraz geç okuduğuma . Kitabın kapağında , sevgili yazar Debbie Macomber’ın “Sherryl Woods okurlarını her zaman mutlu etmiştir.Buna bende dahilim diye .” Bu kitap beni de çok mutlu etti .Bir kere kapağından tutun ,sayfa kalitesine ,çevirisine ,edisyonuna kadar her şey son ,titiz bir çalışmanın ürünü olduğu belli . Şunu da söylemeden geçemeyeceğim ; kapak evet güzel ,içerikle uyumlu fakat kitapta; geçen Chesapeake kıyılarını vurgulayan ,bir manzara resmi yada orijinal bir kapak kullanılabilirdi . Kitapta ; aile bireyleri arasında ki ilişkiler ,her ne yaşarlarsa yaşasınlar birbirlerinden kopmamaları ,arkadaşlık,dostluk ilişkileri ve aşk anlatılmakta .Sadece kitapta ,Trace ve Abby’nin aşkına değil ,başka bir sevgiye de şahit olucaksınız .O da sürpriz olsun . Kitap o kadar akıcı ve samimi bir anlatıma sahipti ki okurken O ‘Brien ailesinden biri de ben oldum .Olayları birebir yaşıyormuş hissine kapıldım . Serinin ikinci kitabını da heyecanla bekliyorum .Kıyaslama yapmak ne kadar doğru bilemem ama Debbie Macomber adlı yazarın tarzını seviyorsanız ,bu kitabı da çok seveceksiniz, belki de daha da fazla . Ben bu kitaba bir puan vermeye kalksam ,on üzerinden ,yirmi verirdim .Tavsiyemdir .Kesinlikle okuyun .♥
Baskı: Ejderin Aşkı (Ejderha Serisi 1)
Ejderin Aşkı,vampir kitaplarına yepyeni bir soluk getirmiş bence .Kitabın çevirisi son derece akıcı .Kitapta ; ejderhalar ve insanlar arasında geçen olaylar son derece akıcı bir şekil de ele alınmış .Bazı yerler de argo kelimeler var ama o kitaba olumsuzluk değıl ayrı bir lezzet katmış.Serinin ikinci kitabını dört gözle beklıyorum .