Çok sıkıcı bir anlatıma sahip... bir süre sonra cümleler içinde kaybolduğumu hissettim. Anlatılmak istenenler bence etkileyici bir şekilde işlenmemişti. Benim için hayal kırıklığıydı, çünkü olağanüstü bir konu ve anlatım şekli bekliyordum.
kesinlikle çocuk kitabı gözüylr bakılmamalı. geniş çerçevede gözlemlenildiğinde vurgular harika.
Golding bize insanın ne kadar acımasız olabileceğini çocuklar üzerinden anlatmış.Başta oyun gibi gelen zalimliklerinin hele ki ortada düzeni sağlayacak bir otorite yoksa ne denli büyüyebileceğini görüyorsunuz kitabı okudukça. Zorda kaldığında her insanın canavara dönüşme potansiyelinin farkına varmanızı sağlıyor.
çocuk kitabıymış gibi başlayan bu kitap nası oldu da sonunda birden başka şekillere bürünüp gerçek bi yetişkin kitabı olduğunu kanıtladı şaşırdım.
Öncelikle okuyacakların çeviri olarak Mina Urgan'ın çevirisinden okumalarını öneriyorum. Kitap açıklama kısmında da yazıldığı üzere Mercan Adası'nın çağdaş bir uygulaması sanılabilir, sanılıyor. Hatta gerek başta isimlerin aynı olması, gerek olayların -başta- öyle ilerlemesi olsun Mercan Adası'nı okuduğum için beni biraz sıktı. Fakat sonra olayların hızlanışı, değişimi o kadar muhteşem bir şekilde oldu ki... Kitabı elimden bırakamadım. Özellikle sürekli sonuna duyduğum merak ve Sineklerin Tanrısı. Bu kitaptan anladım ki insan en korkunç canavar, Roland adlı üyenin de dediği gibi. Ayrıca Golding'in kalemi oldukça kuvvetli bir yazar olduğunu görmemek mümkün değil. Ayrıca kitap sadece aksiyondan ibaret değil. Altında anlatmak istediği çok şeyi barındıran bir roman.
İşte kitap budur. Düşünmeye iten ve hayatı sorgulamanızı sağlayan türden hemde...
-Eğlenceli mi? Hayır.
-Komik mi? Hayır.
-Sıkıcı mı? Yeri geldiğinde evet.
-Sürükleyici mi? Kısmen.
-Size bir şey katıyor mi? Evet hem de çok şey.
Kitaptan ne istediğinize bağlı olarak değerlendirmeler değişir. Açıkcası kitabı araştırarak buldum.Çünkü istediğim tamda buydu.Düşünmek...Sorgulamak... Kişisel gelişimde size bir şey katacak bir kitap arıyorsanız hiç durmayın okuyun derim.
İnsan yaşamını ve davranışını çok iyi anlatan bir klasik. Seneler önce filmini izleyip etkilendiğim bir romandı. Eser insanın içindeki kötülüğün her daim var olduğunu, çocukların bir melek değil, olgun birer birey gibi davrandıklarını ortaya koyuyor. Sineklerin Tanrısı insanın içindeki kötülüğü anlatıyor. Kesinlikle okunmaya değer...
Lord of the Flies. Kitabı elinize alır almaz ismi dikkatinizi çekmiştir elbette.Bu kitabın ismi bir başka şey olsaydı bu kadar etkileyici olur muydu bilemem eğer dünya edebiyatı ilginizi çekiyorsa mutlaka okumalısınız derim.Tavsiye olunur.
Bir avuç çocuğun, ilkel doğa şartlarında, başlarında yetişkin bulunmadan ne hale gelebileceklerinin ciddi anlamda tüyler ürperten hikayesi.
Muhtesem,cagimiz insanini en iyi sekilde anlatmis.Icimizdeki kotulugun ortaya cikabilecegini ve onlarin bizi esir alip bize neler yaptirabilecegini cok guzel anlatmis.
kitabın sonunda özellikle zaman kavramını yitirdim. 5 dakika mı geçti bir saat mi anlayamadım. kendimi kaybettim. hiç unutamıyorum o hisleri. mutlaka okunması gereken bir kitap. çocuklara bakış açınız değişecek :)
Şiddetin insanoğlunun doğasında olduğunu, sonradan öğrenilmediğini çocuklar üzerinden çarpıcı bir şekilde anlatmış William Golding. Okunası, üzerine düşünülesi, kişisel dersler çıkarılası bir kitaptır.
Ralph ın gözünden bakarsanız şunu görebilirsiniz bu cocuklar Gündüze hazır olduğu halde adada gecelerini yitiriyorlar.
uygarlığın sonu . . . sineklerin tanrısı yani insanların içlerindeki kötülük ne kadar da kolay insanları baştan çıkarıp onları kötülüğe yöneltiyor.kitap tamda bunu anltaıyor aslında.ama bu kötülüğe sineklerin tanrısına karşı çıkkan direnlerde var ralph gibi simon gibi ve tabiki de domuzcuk gibi. gerçekten uzun zamnadır okuduğum en iyi kitaplardan biriydi.insan doğasındaki insaların kendi içlerindeki iyilik ve kötülük savaşı ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi heralde. . .
Okuduğum en güzel kitaplardan biri. Filmleri bende aynı etkiyi yapamadı, tabii yapamaz. Çocukların hayalimdeki o tiplerini hiç unutamayacağım sanırım.
Kitap mukemmel bir sekilde nasil insanlarin kisa bir surede insanliktan cikabildiklerini anlatiyor. Eger yazilan tarihi iyice biliyorsaniz, kitabin icindeki sembolleri kolayca anlayabilirsiniz. Ben ilk okudugumda o zamanlar hakkinda pek bir bilgim olmadigini soylemeliyim, yine de fazlasiyla zevkle okudugum bir kitapti.
Yazarın insanın varoluşuna gönderme yaptığı bu kitabında her insanda iyi ve kötü yanlar bulunduğunu bazılarında iyiliğin,bazılarındaysa kötülüğün ağır bastığını dile getiriyor.Yaygın inanışın aksine çocukların melek olmadığını birer küçük insan olduklarını ve yetişkinler gibi iktidar ve güç, için her şeyi yapabileceklerini anlatıyor.
Jack ve kabilesinin Ralphi öldürmek için kovaladıklarında insanlıktan uzaklaşan bir gurup çocuğun yaptıklarını dehşet içinde okuyorsunuz .Kitabın yazarının 2.Dünya savaşına katılmış biri olduğunu düşündüğümüzde kahramanlara ve olaylara görünenden öte anlamlar yüklendiğini görüyorsunuz. bu da kitabı okunması gereken kitaplar arasına sokuyor.
Kötülüklerin cennetine hoşgeldiniz!!! burada dost kazanmak, lider olmak için erdemli olmaya gerek yok. vurrrğ kırrrğ parçalaaağ. tamam sakinim.
bi solukta okunası, tavsiye edilesi... spoiler vermeden kitabı özet geçecek olursak; vahşiyiz, hemde doğanın en vahşisi... vahşi olarak nitelendirdiğimiz hayvanlardan tek farkımız biz biraz daha ağdalıyız!!
Simgesel anlamları olan bu öykü. Kitapta kötülüğün insanın yaratılışında doğuştan var olduğunu görüşü savunuluyor.
Dark side ve light side in çarpıştığı adada... tarafınızı seçin!!!
Kitaptan bir bölümle son vereyim.
Roger eğilip bir taş seçti; nişan aldı, Henry'e attı; ama ona değmemek için nişan almıştı.
Roger'in eski yaşantısına bağlı ve gözle görülmediği halde henüz güçlü kalan kesin yasaklar, bu alanda egemendi. analar babalar, okullar, polisler, yasalar, çömelen küçük çocuğu korumaktaydı.
Roger adlı karakter daha sonrasında kocaman kayayı yuvarlayıp Domuzcuk adlı bir başka karakterin pekmezini akıtacaktır.
Yasaklar, sınırlandırmalar ve kurallar olmadan biz de basbayağı onlar gibi olabilirdik. Kitabı okurken çoğu zaman onların çocuk olduğunu unutuyordum ama sonunda bunun farkına varınca tabi ki bunlar çocuk diyebildim düşünememeleri doğal diyebildim. Ve henüz her şeyde taze oldukları için , tamamen yetiştirilmedikleri için , doğru ile kötü yol ayrımını yapamamalarının gösterilmesi kitabı daha bir okunulabilir kılmış. Kimse saf iyilikle doğmaz , nötr doğar. Bir çocuğa kötü olmasını öğretirsen kötü , iyi olmasını öğretirsen iyi olur. Ve son olarak ,Sineklerin Tanrısının anlamını da öğrenince yazar gerçekten de hakettiği ismi kitap için bulmuş diyebildim. Baalzebub hiç aklıma gelmezdi =)