Sineklerin Tanrısı

En Son Değerlendirmeler

9 puan

En büyük canavar insanmış meğerse...

9 puan

Birkaç çocuğun macerasından çok daha fazlası..

iyi okumalar:)

10 puan

Diliyle, imgeleriyle, kurgusuyla guzel okunmaya deger bir kitap. Bu kitabi 1954 de yirmiye yakin yayinevinin basmaya yanasmamasi ilginc...Okuyun efendim.

8 puan

insan soluk soluğa okurken kendinden bir parça buluyor.

8 puan

mina urgan'ın son sozu harika!

8 puan

Kitabı okuduktan sonra filmini de izlemenizi tavsiye ederim. Ayrıca bu kitap sosyoloji okuyanlarada önerilen bir kitaptır.

11 yıl, 11 ay
Profil Resmi
8 puan

harika bir kitap.insanların içinde vahşiliği ve aynı zamandı aklı ve iyiliğin anlatıldığı harika kitap.

11 yıl, 10 ay
10 puan

Tam anlamıyla muhteşem bir alegori. Hayvan Çiftliği ile yarışır.

Profil Resmi
8 puan

Carpici

8 puan

Kitap adaya düşen küçük çocukların hikayesini anlatmakla beraber, insan ırkının kötü ve iyi taraflarını arka planda anlatıyor.Okurken tekrarlardan ötürü biraz zorlansamda kitabı okumanızı tavsiye ddiyorum...

Profil Resmi
7 puan

Çevirmenin de son söz kısmında değindiği gibi;aslında başta bir çocuk kitabı gibi dursa da aslında derinlerde yatan anlamının hiç de öyle olmadığı gerçeği söz konusu.Genel olarak akıcı olsa da yer yer sıkılmak da mümkün olabilir tabi.

Profil Resmi
8 puan

Sosyalizm ve faşizm çatışmasını anlatan şahane bir kitap(Zaten aldığı Nobel ödülünden bunu anlayabiliriz).

8 puan

göründüğü gibi bir macera romanı değil aynı zamanda derin anlamları olan bir kitap

13 yıl, 10 ay
9 puan

Sonunda bi süre öylece durdum ...

10 yıl, 11 ay
9 puan

Sosyal Psikoloji harikası olabilir.

10 puan

Semboller ve mecazlarla dolu olağanüstü etkileyici ve sarsıcı bir roman, bir başyapıt.

1954 yılında yazılan, Türkçeye çevirisi ancak 25 yıl sonra yapılan, ilk baskısının üzerinde 60 yıl geçmiş olmasına rağmen güncelliğini hiç yitirmeyen bu romanı hala okumamış olan varsa muhakkak okusun.

Roman, devam eden bir savaş esnasında uçakları saldırıya uğradığı için ıssız bir adaya düşen, yaşları 6 ila 12 arasında değişen bir grup çocuğun öyküsünü anlatıyor.

Romanda 5 ana karakter var:

Ralph: Çocukların içinde yaşı en büyük olan, liderlik özelliklerine de sahip zeki, sağduyulu ve güzel bir çocuk. Demokratik bir yönetimi, sağduyuyu, adadan kurtulma umudunu simgeliyor.

Jack: Ralph'la aynı yaşta, bir Katolik kilise korosunun şefi. Zorbalığı, güce dayalı bir liderliği, insanın en ilkel duygusu olan kan akıtma tutkusunu ve ilkel duygulara esareti simgeliyor.

Domuzcuk: Şişman olduğu için bu isimle anılan, gerçek ismi romanda hiç zikredilmeyen çocuk. İleri derecede miyop olduğu için gözlük takıyor, astım hastası, aşağı sınıflardan gelen insanların şivesi ile konuşuyor. Aklı, mantığı, rasyonal düşünceyi simgeliyor.

Simon: İçine kapanık, diğerleriyle iletişim kurma zorluğu çeken bir çocuk. Mistik düşünceyi, bilinmeyene ve gizeme duyulan ilgiyi simgeliyor. Romanın konu bütünlüğüne aykırı gibi duran bir olaya, adaya paraşütüyle düşen bir adamın ölümüne tanıklık eden tek çocuk. Romana adını veren "sineklerin tanrısı", onun tek başına yaşadığı bir ilüzyonda zikrediliyor.

Roger: Şiddet yüklü, öldürmeye meyilli bir çocuk. Tipik bir tetikçi.

Romanın ilk bölümlerinde meyve ağaçları ile dolu bir adaya düşen çocuklar doyasıya yemenin, yüzmenin, oyunlar oynamanın tadını çıkartıyorlar. Bu adadan kurtulmaları için tek yolun adadaki varlıklarını haber veren bir ateş yakmak olduğunu sadece Ralph ve Domuzcuk fark ediyor. Ralph ile Jack arasındaki rekabet de böylece başlıyor. Ralph'in aksine Jack, avlanmaları gerektiğini, et yemek için adadaki domuzları öldürmeleri gerektiğini telkin ediyor. Başlarda Ralph'in sözünü dinleyen çocuklar, zamanla avlanmanın, kan dökmenin, et yemenin, şölenler düzenlemenin cazibesine kapılıyorlar. Onları demokratik bir liderlikle yönetmeye çalışan Ralph'ten uzaklaşıyor, aralarında mantık ve sağduyuyu temsil eden tek çocuk olan Domuzcuk'la alay ediyorlar. Tipik bir zorba olan Jack'a yöneliyor, kendilerine şatafatlı törenler, avlanmanın heyecanı ve et yemenin zevkini vaat eden despotu, kurtulma umutlarına tercih ediyorlar.

Romanın akışı içinde bazı çocuklar ölüyor, ya da öldürülüyorlar. Bu ölümler de birer sembol.

William Golding, küçük bir adada, bir grup çocuğun etrafında geçen olaylarla modern topluma ayna tutuyor.

Et yemek ve vahşetin hazzını tatmak için özsaygıdan, insani değerlerden ve kurtulma umudundan vazgeçen bu küçük ada toplumunun, romanın yazıldığı 1954'den 60 sene sonra, içinde yaşadığımız toplumun küçük bir örneği olduğunu fark edip de sarsılmamak mümkün mü?

11 yıl, 10 ay
10 puan

Muazzam bir kitap, mutlaka okunmalı.

9 puan

Edebiyatın, insanı daha iyi bir insan yapacağına olan inancımı iliklerime kadar hissettiren bir roman oldu, Sineklerin Tanrısı. Tıpkı Orwell'ın Hayvan Çiftliği'ndeki gibi, insanın yaradılışındaki kötülüğü, egonun insanı nasıl vahşileştirdiğini, atom savaşından kaçıp, uçaklarının düşürülmesiyle kaldıkları cennet adasını cehenneme çeviren on iki yaşlarındaki çocuklar üzerinden anlatır kitap. İnsanın doğuştan kötülüğünü düşündükçe öfkelensem de, eğitimle iyiliğin güzelliğin peşinden gideceği, umudum oluyor sakinleşmeme. Umut değil midir zaten yaşamı güzel kılan?...

8 puan

Uzun zamandır beni bu kadar huzursuz, rahatsız eden bir kitap okumamıştım. Basit bir çocuk öyküsü gibi görünse de insanı uzunca bir süre etkisi altına alıp düşünmeye sevkediyor.

Profil Resmi
1 puan

Hayatımda bu kadar saçma bir kitap daha okumadım. Ne akıcı, ne inandırıcı, saçmalık resmen. Aldığım paraya acıdım yani.

9 puan

Çocuklar üzerinden ıssız bir adada yürüyen bir roman belki ama okudukça gerçek dünyayla ne kadar bağlantılı olduğunu göreceksiniz.

http://www.beraberokuyalimmi.blogspot.com.tr/2015/11/sizden-gelenlersineklerin-tanrisi_9.html

8 puan

"Demek istediğim şu. Bizden başka canavar yok belki..."

10 puan

İş Bankası Kültür Yayınları baskısının çevirisi Mina Urgan'a aittir, o kopyanın bulunmasını önemle tavsiye ederim.

15 yıl
8 puan

Etkileyici, bir kitap. Özellikle sonunda yazılan son sözle taşlar yerine oturuyor. Tavsiye ederim.

8 puan

Harika tasvirler, betimlemeler ve gerçekten çocukça diyaloglar.
Bambaşka bir gidişat veya son beklemedim ama okunmayı hakeden, güzel bir eser..

1 puan

bitmek bir işkenceydi

8 puan

http://ebediyenedebiyat.blogspot.com/2013/02/sineklerin-tanrs-william-golding.html

4 puan

Kitap sürükleyici ve açık değil.Anlatılmak istenen sıkıcı bir hikaye altında bazen kaybolup gidiyor bazen su yüzüne çıkıyor.Okuma tutkusuna sahip kişiler elbette okuyup değerlendirecektir fakat herkesin okuyabileceği bir kitap olduğunu zannetmiyorum.

Profil Resmi
3 puan

Alegorik tarzda yazılmış bu kitabı sevemedim bir türlü. Bitirmekte zorlandım. Yazarın tasvirleri sıkıcı diyaloglar ise gerçekçi değildi..
Oysa ki kitabın fikri çok orjinal
Çok seveni olmasına rağmen. Bana hitab etmedi diyelim...

geri 1 | 2 | 3 | 4