Hayal Etmediğin Kadar (Two Dukes of Wyndham #2)

En Son Değerlendirmeler

7 puan

İlk kitap Kayıp Dük eh işte bir kitaptı benim için.Ama o kitaptaki Wyndham Dükünün hikayesini de merak ediyordum.Ama Julia abla azıcık üşenmiş herhalde yeni kitap yazmaya.İki kitabı birarada çıkartmış.Kayıp Dük ile bu kitap aynı hikayeyi işlediği için kitapların neredeyse yarısı ortak.Kayıp dük eh işte bir kitap olduğu içinde o düzeydeki bir kitabın yarısını tekrar okumak hiç zevkli olmadı.Halbuki Wyndham ile Amelia arasındaki hikaye bence bütün bir kitabı hak ediyordu.Tekrarlayan kısımları attıktan sonra geri kalan bölüm güzeldi ama yetmedi :)

7 puan

http://kitaptutkum.blogspot.com.tr/2014/11/two-dukes-of-wyndham-2-hayal-etmedigin.html

Thomas bir süre için sessiz kaldı, sonra Amelia’nın elini alarak öptü. “Muhteşem bir düşes olacaksın,” dedi usulca. Amelia gülümsemeye çalıştı ama bu çok zorud; boğazını tıkayan yumru buna izin vermiyordu.
Daha sonra Thomas alçak sesle –ama Amelia’nın duymasına yetecek kadar yüksek sesle- konuştu. “Tek üzüntüm asla bana ait olmayacak olman.”

5 puan

Birkaç aylık aradan sonra yeni bir JQ kitabına kavuşuldu, okundu, bitti. Epsilon Yayınevi bu yazarımızın 5 serisini çıkarmış olup şu ana kadar ikisini tamamlamıştır. Biri Bridgertons -kitaplar bitmesine rağmen Bridgertons:Happily Ever After isminde bir kitap daha var ben onu orijinal dilinde okuyarak bu seri benim için bitti diyorum yayınevi bizlere ne zaman buluşturur veya buluşturacak mı bilemiyorum- diğeri bu kitapla beraber son bulan Two Dukes of Wyndham serisi.

Serinin ilk kitabı Kayıp Dük bittikten sonra bu kitap hemen çıksın istiyordum ama yayınevi araya Cennet Gibi kitabını sıkıştırmasaydı çok güzel olacaktı ve bitecekti bu seri çabucak.

Aslında ben kitabın konusuna değinmek istemiyorum Burçin arkadaşımız kendi blog sitesinde konuyu kısaca güzel bir şekilde anlatmış ve yorumları da yerli yerinde ben sadece kitabın yorum kısmına geleceğim.

Öncelikle kapaktan başlamak istiyorum. Bence bugüne kadar JQ kitaplarındaki en güzel kapakla karşılaştım. Seçilen resmi çok sevdim ben, serinin ilk kitabındaki gibi yazarın isminin ortaya konmasına memnun kaldım.

Kitabı okumadan önce kitabın nasıl yazıldığını az çok biliyordum. Öncelikle şunu söyleyim bu kitap Kayıp Dük'ün devamı niteliğinde değil. Kayıp Dük kitabında geçen olaylar birebir burada da geçiyor ancak ilk kitapta Jack, Grace ve düşesin duygu düşüncelerini okuyoruz, bundaysa Thomas ve Amelia'nınkileri.

Ancak kitabın 3/4'ü ilk kitapta anlatılan şeylerin birebir aynısı burada var 1/4'ü ise Thomas ve Amelia'nın düşünceleri. Bu açıdan beğenmedim kitabı. Ben mesela düşes niçin Thomas'a ve kendi ailesine -ortanca oğlu hariç- bu kadar nefretle yaklaşıyor bilmek istedim tamam ilk kitaptan nedenini biliyor gibiydim ancak burada biraz daha ayrıntı istiyordum sonuçta kitabın baş karakteri Thomas.

Ayrıca bu kitabı okumamdaki ana sebep Jack Audley'di benim için, ben böyle sevilesi bir karakter görmedim ancak Jack'le alakalı çok küçük bir yer ilk kitapta yoktu burada vardı, geri kalan zaten ilk kitapta okuduğum Jack'in yaşadıklarıydı ben olsam Jack'e biraz daha ağırlık verirdim :) .

Thomas ve Amelia'yı kendi başlarına ele alacak olursak karakter analizleri gayet güzel işlenmiş ancak ben onların aşkını inandırıcı bulmadım ve bunu ilk kez bir JQ kitabı için söylüyorum. Çift olarak ve tek başlarına bile bir tülü sevemediğim Yüreğine Söz Geçmiyor kitabındaki Daphne-Simon'un aşkı daha inandırıcıydı.

20 sene boyunca birbirlerini umursamıyorlar ancak Amelia, Thomas'ın Grace'e karşı olan yaklaşımından ötürü ona karşı bir şeyler hissetmeye başlasın; Thomas da düklük elden gidiyor kız da elden gidiyor diyerek Amelia'ya aşık olmak için o vakti seçsin. Daha iyi işlenebilirdi bu kısım. Böyle düşünmeme sebep kendi başlarına alınca bile Thomas ve Amelia'yı sevememiş olmamdan kaynaklanıyor sanırım. Amelia'nın, çevresindekilere kendini ezdirmeme çabası ona saygı duymamı sağladı ama sevgi konusunda ne seviyorum ne de nefret ediyorum. Thomas'da ise onda seveceğim veya saygı duyacağım bir şey göremedim ben zaten ilk kitaptan ondan bir nem kapmıştım, belki kendi kitabında düzelir dedim ama aynı tas aynı hamam.

Ancak yazar Thomas için pek tahmin etmediğim bir son hazırlamış ve kitabın son sayfasında sizi eski bir dost ziyaret edecek ben şahsen onu görünce kendisini ne kadar özlediğimi anladım.

Sonuç olarak ben kitaptan memnun kalmadım. Dediğim gibi iki kitaplık bu seriden ya Kayıp Dük ya Hayal Etmediğin Kadar kitabını okuyun ikinciye hiç gerek yok. Bana sorarsanız Kayıp Dük'ü okuyun derim Jack gibi bir karakter anca kırk yılda bir bulunur kitapta :D

Ve umarım yayınevi başka bir serinin ilk kitabını çıkarmaz. Bana sorarsanız önce Agents for the Crown serisinin ilk kitabı çıkmalı, bu da iki serilik bir kitap ve bu serinin 2. kitabı ülkemizde çıktı ismi de Bana Sevdiğini Söyle.

Sonrasında Bevelstoke serisi çıkmalı o da 3 kitaplık bir seri ama devamı var gibi gözükse de -Olivia'nın ikiz kardeşinin kitabı yok- yazarın cevaplarından bu seriye geri dönmek istemediğini anladım. İlk kitap Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü ismindeydi.

En son da Smythe-Smith Quartet olmalı derim. Onun ilk kitabı da Cennet Gibi. Sonrasında 3 kitap daha var.

Yayınevi bu sıralamayla gitse çok güzel olur ama sonraki kitap kesin Smythe-Smith Quartet çıkacak. Ne yapalım yazarın hayranı olarak bana da okumak düşer.

8 puan

http://illekitap.blogspot.com.tr/2017/12/julia-quinn-hayal-etmedigin-kadar-two.html

Ve bir Quinn klasiği daha bitmiş bulunmakta. Aslında çok uzun bir süredir elimdeydi Quinn kitapları ama nedense bir türlü okuyamamıştım şimdi başlamanın tam zamanı dedim.

Tamam, tamam itiraf ediyorum bu hafta instagramda historical romans okuma etkinliği yaptık bahaneyle başladım ve sanırım elimdeki Quinn kitaplarını bitirmeden de bırakmayacağım.

Julia Quinn'in çıkan neredeyse bütün kitaplarını okuduğum düşünülürse kadının kitaplarına taptığımı biliyorsunuz demektir. Bu yüzden ne kadar sevdiğime değinmeyeceğim ama şunu söyleyebilirim ki historical romance türündeki favori yazarlarımdandır kendileri.

Two Dukes of Wyndham serisinin ikinci kitabı olan Hayal Etmediğin Kadar, ilk kitapta tanıdığımız ve Wyndham Dükü olarak yetişmiş ve düklüğü sonrasında elinden gitmiş olan Thomas'ın hikayesini anlatıyor.

İlk kitap Kayıp Dük'te, varlığından kimsenin haberi olunmayan ve Wyndham Dükü ünvanının asıl sahibi ortaya çıkınca Thomas'ın geri çekilip sadece Bay olmasının sonucunda hayatının nasıl değiştiğini, bütün bu süre boyunca neler hissettiğini okuduk.

Bütün bunların yanında bir de Thomas'ın henüz küçüklükten ayarlanan evliliği ve düşes olmak için yetişmiş nişanlısı Amelia ile olan ilişkisini de okuyorduk. Tam da her şey yoluna girmeye başladığını düşündüğümüzde ve aslında içten içe Jack ne zaman çıkacak düklük ne zaman elden gidecek beklentisine girdiğimiz anda kitap hareketlenmeye başladı.

Aslında Kayıp Dük'ten sonra Jack'in düklük muhabbeti boyunca olan kısımların sonunda neler olacağını bilmek çok fazla merak etmeye sebep olmadı ama Thomas'ın düklüğü bıraktıktan sonrasında neler yapacağının merakı ile kitabı bitirdiğimi itiraf edebilirim.

İlk kitapta söylemiştim yine söylüyorum ki, yaşlı düşese inanılmaz sinir oldum.

Kitabın sonunda tekrardan Whistledown'ın yorumu görmek gülümsetti. Biliyor musunuz bilmiyorum ama Bridgerton Serisi'nden sonra, Leydi Whistledown'ın kimliği öğrenildikten sonra yazıları durmuştu ama demek ki bir yerlerde Amelia ve Thomas'ın hikayeleri yaşanırken henüz kimliği gizliymiş ;)

Kitaba dair çok fazla uzatmayacağım yorumumu ama şunu da söylemek istiyorum. Her ne kadar Julia Quinn kitaplarını çok sevsem de bu seri kesinlikle Bridgerton Serisi kadar mükemmel değildi. Hele ki o seriyi okuduktan sonra oradaki gibi esprili bir dilde yazılmasını beklemiştim ama bunu bulamadım. Demek ki bu tamamen Bridgerton Kardeşlerin sihriymiş.

Önceki kitaplarını bildiğimiz için bu kitaba dair çok değişik beklenti içerisine giriyor insan ama ne yazık ki onlar gibi değil, bunu bilerek okuyun, okumadıysanız eğer.

Ama genel olarak yazarın kitaplarını mutlaka deneyin :)

6 puan

Konu olarak ilk kitabın aynısıydı :( Bu sefer olayları Thomas ve Amelia'nın bakış açısıyla okuyoruz.Ne yazık ki ilk kitaptaki olayları unutmadığım için çoğu yerde sıkıldım.Thomas'ın düştüğü duruma gerçekten üzüldüm. Benim için ortalama seriler arasında yerini aldı.İlle alın okuyun diyemem fakat son zamanlarda historical kıtlığı var.Elde avuçta kalmayınca okunabilir kitaplardan.

5 puan

Amelia Willoughby beş kızı olan bir kontun ikinci kızıdır. Bebekliğinden beride Wyndham Dükü'yle nişanlıdır. Londra'nın en gözde bekarı Thomas Cavendish ile nişanlıdır fakat onu nadiren görür.Aileleri evliliğin gerçekleşmesi için çok hevesli iken Amelia hayatını dükün evlenmek için tarih belirlemesini bekleyerek geçirir. Thomas sözünün eridir ve evleneceğini söylediyse evlenecektir.Fakat bunu sadece kendisi için uygun zamanda yapmayı planlar.
Amelia artık nişanlısı ile ilgili bir şeyler bilmek onunda aynı şekilde kendisi hakkında bir şeyler bilmesini ister.Görev bilinci ile yaptıklarından bıkmıştır. Tam daha çok vakit geçirip,birbirlerini tanımaya başlamışken Thomas'ın kuzeni ortaya çıkar.

Haydutlar Thomas'ın büyükannesinin yolunu kesmiştir.Haydut maskeli olmasına rağmen düşes onun yirmi dokuz yıl önce ölen en sevdiği oğlunun oğlu olduğunu anlar. Düşesin üç oğlu vardır. Ortanca oğlunun İrlanda'da iken öldüğü haberini almıştır.Onun çocuğu olmadan öldüğüne inanmışlardır. Bir yıl sonrada henüz evlenmemiş en büyük oğlu ve kocası ölünce küçük oğlu dük olmuştur.
Thomas'ın kuzeni Jack babasına çok benzer ve eğer annesi ile babası yasal olarak evli ise dük kuzenidir. Meşru olup olmadığını anlayabilmek içinde İrlanda'ya gitmeye karar verirler. Amelia'nın babası olanları öğrenince oda gitmek ister.Kızının bir düşes olacağını düşündüğü için daha bebekken onu nişanlamıştır bu yüzden gerçek dük hangisi olursa olsun kızı ile evlenmesini ister.

Thomas tam bir şeyler hissetmeye başladığı nişanlısının tüm hayatını düşes olmak için hazırlanarak geçirdiğini bildiğinden hayatının darmadağın olmasını istemez. Kuzeni kendi hayatını,ismini çalabilirdi ama bunu Amelia'ya yapmasını istemez bu yüzden Amelia ile evlenmesini ister.Amelia'nın istediği ise düşeş olmak değildir.Tek istediği Thomas. Böylece herkesin çıkmaza girdiği belirsiz bir macera başlar.

İlk kitapta ki karakterlerin birlikte olduğu tüm anlar bire bir burada da geçiyor. Tek fark bu kez yeni kahramanların bakış açısı ile onların yaşadıkları eklenerek okuyoruz. Düşesi hiç sevmemiştim zaten Jack'i sevmiştim fakat düklüğü hak eden Thomas'tı bence. Thomas'ın Amelia zaten gitti Grace burada neden olmasın diye düşünerek onu öpüp,evlenme teklifi etmesi sonrasında da kardeşi gibi olduğuna karar vermesi.Acı,çaresizlik sebebi ne olursa olsun çok saçmaydı
Bu kitapta sadece Thomas'a ne oldu sorusunun cevabını öğrendik.İkili arasında ki aşkı pek hissedemediğim,olaysız bir kitaptı. Sonda ki Bridgerton serisinden leydi Whistledow yazısı ise güzel bir sürpriz oldu.

4 puan

Ilk kitabin birebir aynisi ve kitabin karakterlerini anlatmak yerine ilk kitabi kopyalamis gibi. Hikaye inanilmaz sıkıcı fazlasiyla yavan. Amelia ve Thomas`a ait 100 sayfa bile yok neredeyse.Insanda suphe uyandiriyor gercekten Julia kitabi mi diye.

geri ileri