Kitap hakkinda diyebilecegim tek sey garip olurdu sanirim. Her zaman okudugumuz kahramanlik hikayelerinin sonrasinda ne olduguyla basliyor ve uzadikca uzuyor. Olaylar Sloane uzerinde ilerliyor ama inanilmaz aksi bir kadin o yuzden bag kurmak cidden zor. Cunku insanin sinirini bozuyor. Kitabin aralarindaki bilgilendirmeli makale kisimlari ozellikle de ikinci kisimdakiler ne anlatiyor bu ya hissi vermekten oteye gecememis. Uzaklastiriyor hikayeden. Ayrica kitap sanki baska bir kitap varmista okumadan ikinciyi okuyormus hissi veriyor. Olaylara asla anlam veremiyorsunuz ta ki kitabin son 100 sayfasina gelene kadar. Buyuler, modern hayat, paralel evrenler, olumsuz varliklar. Yazar sanki butun tuslara birden basmis gibi. Nedensiz bir suru olay yazmis ama bir yere baglanmiyor. Bu kadarina gerek var miydi bilemiyorum. Ustelik karakterlerin 30lu yaslardayken cocuk gibi tavirlarinin olmasi da ic bayiyor. Uyumsuz serisinin o akiciligi yok. Kitabi oylesine almistim, beklentisiz bir halde olmama ragmen beni bile hayal kirikligina ugratti.
Kitap hakkinda diyebilecegim tek sey garip olurdu sanirim. Her zaman okudugumuz kahramanlik hikayelerinin sonrasinda ne olduguyla basliyor ve uzadikca uzuyor. Olaylar Sloane uzerinde ilerliyor ama inanilmaz aksi bir kadin o yuzden bag kurmak cidden ... tümünü göster
Dünyayı bir kez kurtardılar. Peki ya sonra?
Yıllar önce, görünürde hiçbir sıradışı özellikleri olmayan beş genç –Sloane, Matt, Ines, Albie ve Esther– için hükümet özel bir plan yapmıştı. Büyünün kapıları açıldığında, Karanlık denen düşman saçtığı dehşetle büyük bir yıkıma ve pek çok kişinin ölümüne neden olmuştu. Kehanete göre ise insanlığın tek ümidi Seçilmiş Olanlardı. Büyük bedeller ödemiş olsalar da zafer tabii ki onların olmuştu.
Karanlık yenildikten on yıl sonra hâlâ yeryüzündeki en ünlü insanlar olsalar da yeni nesil, o korku dolu günleri hiç hatırlamıyor gibiydi. Fakat Sloane hatırlıyordu. Attığı her adım takip edilir ve geceleri kâbuslarla doluyken unutmasının imkânı yoktu.
Onuncu Yıl Barış Kutlamaları onlara yeni ve çok kötü bir sürpriz hazırlıyordu: İçlerinden birinin ani ölümü. Zaferleri anısına dikilen anıtın önünde cenaze için toplandıklarında, korktukları başlarına gelecek ve her şeyin daha yeni başladığını, Karanlık’ın asıl hedefinin bildikleri dünyanın çok ötesinde olduğunu keşfedeceklerdi.
Time, Entertainment Weekly, USA Today, Fortune, Business Insider, Marie Claire, PopSugar, PureWow, Tor.com, Huffington Post, BookRiot, Literary Hub, Buzzfeed, IndieNext ve Amazon’a göre 2020 Nisan ayının en iyi kitabı
“Büyünün ve savaşın labirentlerinden geçerek doğruca kalbi hedef alan, ters köşesi bol bir hikâye.”
DIANA GABALDON
“Daha önce okuduğum hiçbir şeye benzemiyor. Çarpıcı bir gerilim/fantastik/bilimkurgu canavarı.”
BLAKE CROUCH
“Veronica Roth öyle bir evren yaratmış ki içinden çıkmak istemeyeceksiniz.”
AMBER BENSON
“Bu kitap ‘tek gerçek kurtarıcı’ hikâyelerinden sıkılmışlara ilaç gibi gelecek. Fantastik romanlardaki kahramanlara bir daha asla aynı gözle bakmayacaksınız.”
CHARLIE JANE ANDERS
“Günün birinde kaçınılmaz olan gerçekleşip de Seçilmiş Olanlar ekrana uyarlandığında, umarım Roth’un o muazzam ve orijinal büyü teorisini de kapsar.”
Charles Yu
“Veronica Roth, yetişkin kurguya cesur bir giriş yapıyor. Hikâyenin bitmek bilmez aksiyonu bir yana, Roth’un ergen-kahramanların bir yetişkin olarak neye dönüşeceklerini kurgularken yaptığı karakter çalışmaları acayip etkileyici.”
Kirkus Reviews, starred review
“Şaşırtıcı güç oyunlarından ve oldukça detaylı inşa edilmiş dünyalardan hoşlananlar, bu romana bayılacak. Büyü, kinaye ve bir tutam romantizm...”
Booklist
(Tanıtım Bülteninden)
Dünyayı bir kez kurtardılar. Peki ya sonra?
Yıllar önce, görünürde hiçbir sıradışı özellikleri olmayan beş genç –Sloane, Matt, Ines, Albie ve Esther– için hükümet özel bir plan yapmıştı. Büyünün kapıları açıldığında, Karanlık denen düşman saçtığı ... tümünü göster
Inanilmaz. 100 yil once degil de sanki birkac yil once yazilmis gibi. Nasil bir hayal gucu bu saskinlik icerisindeyim.
Inanilmaz. 100 yil once degil de sanki birkac yil once yazilmis gibi. Nasil bir hayal gucu bu saskinlik icerisindeyim.
Jack London, 1912 yılında İngiltere'de London Magazine'de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla "kıyamet sonrası" edebiyatın öncüleri arasına girmiştir. Nüfustaki, bilim ve teknikteki, ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar, uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır. Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar. Yalnızca nüfusun değil, bilginin, üretimin, hatta dilin yitirilişi, eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır. Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir? Kızıl Veba'da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına, 2010'lar dünyasına bakan Jack London'ın öngörülerindeki keskinlik, kitabı bir klasik olmanın ötesinde, günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor.
Jack London, 1912 yılında İngiltere'de London Magazine'de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla "kıyamet sonrası" edebiyatın öncüleri arasına girmiştir. Nüfustaki, bilim ve teknikteki, ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözle... tümünü göster
Bir yazar ne kadar ustaca ters köşe yaparak, kaç defa sizi gerçekten şaşırtabilir?
Bir kitabın ''hadi canım'' dediğiniz kaç bölüm sonu vardır?
Bir karakter kaç defa yanılabilir veya aldatılabilir?
Bu kitapta sayamadım...
İhanetin 5 Yüzü yazarın tarzını konuşturduğu bir kitap olmuş. Ben kitabın konusundan ziyade, tarzı ve üslubundan bahsetmek istiyorum. Kolay anlaşılır bir kitap değil, ilk anda her şeyi yerli yerine oturtamıyorsunuz. Olaylar gizemli şekilde ilerliyor. Fakat kafa karışıklığı sinir bozacak cinsten değil, tam tersine cezbedici...
Harlan Coben, her ayrıntıyı, zorla okurun kafasına sokmaya çalışan bir yazar değildir. Bu kitapta da aynen bu şekilde oluyor. Bazen kitabı bırakıp düşündüğüm oldu. Bazı parçaları ben yerine koymaya çalıştım. Ha ne kadar başarılı oldum tartışılır :)
Arkadaşlar ben uyarımı yapayım! Gizemin kolay çözüldüğü, alışılmış polisiye okumak isteyenler bu kitaptan uzak dursun! Diyorsanız ki ''ben polisiye hastasıyım, zekice kurgulanmış, ters köşeleri sırıtmadan ustaca kurgulanmış, sürükleyici bir polisiye okumak istiyorum.'' İşte aradığınız kitap bulunmuştur.
Bir yazar ne kadar ustaca ters köşe yaparak, kaç defa sizi gerçekten şaşırtabilir?
Bir kitabın ''hadi canım'' dediğiniz kaç bölüm sonu vardır?
Bir karakter kaç defa yanılabilir veya aldatılabilir?
Bu kitapta sayamadım...
İhanetin 5 Yüzü yazar... tümünü göster
Yazarin tarzi cok benlik degil, lafi cok dolandiriyor, yoldan gecen adama bile hikaye yaziyor ama bu kitap cok ilgincti. Tamam oldu dedigim her sayfada cok baska bir yere evrildi konu. Her ismi akilda tutmak yorucuydu ama sona geldigimde yasadigim saskinlik cok baskaydi.
Yazarin tarzi cok benlik degil, lafi cok dolandiriyor, yoldan gecen adama bile hikaye yaziyor ama bu kitap cok ilgincti. Tamam oldu dedigim her sayfada cok baska bir yere evrildi konu. Her ismi akilda tutmak yorucuydu ama sona geldigimde yasadigim sa... tümünü göster