inci

Detayları:  30 yaşında, Kadın
Sevdiği Kitaplar Türleri:  Fantastik, Tarihi Aşk, Polisiye-Gerilim, Aşk, Biyografi, Chick-Lit,...
34 takip ettiği ve 150 takip edeni var. 753 değerlendirme yapmış.

Mesaj Panosu

doğa ece

doğa ece: her kitapta güzel yorumlarıyla karşılaştığım inci seni takdir ve takip ediyorum :D yorumlarınla kitaplar güzel :)

4 yıl, 9 ay önce gönderildi
sibelbade

sibelbade: debbie kitapları sıralaması veya hangileri tek bilginiz var mı :)

4 yıl önce gönderildi
inci16

inci16: selam profiliniz ve kütüphanneiz ilgimi çekti siz takip etmeyi isterdim ama enfazla 300 kişi takip edebilirmişim:((mümkünse sizin okuduklarınız önerileriniz takip edebilem için beni takip edebilirmsinz teşekkürleer:)

6 yıl, 2 ay önce gönderildi
Veronika

Veronika: Merhabalar, yorumlarınız ilgimi çekiyor, takipteyim :)

6 yıl, 9 ay önce gönderildi
Çiğdem

Çiğdem: Bir nevi hoşgeldin kabul edeyim :D Hoşbuldum ama ben okuduğum kitapların hepsini buraya ekleyene kadar... Eyvah eyvah :D :D

7 yıl, 2 ay önce gönderildi
Emma

Emma: bende takip ediyorum, isim yabancı gelir böyle ama facebook harlequinden biliyorum seni

7 yıl, 2 ay önce gönderildi
S.Gamze

S.Gamze: Takip ediyorum seniiii : )

7 yıl, 4 ay önce gönderildi

Son Haberler

inci bir değerlendirme yaptı.
Hissiz

7

https://illekitap.blogspot.com/2019/11/m-lemariz-hissiz-hissiz-1.html

Öncelikle söylemeliyim ki yazarın okuduğum ilk kitabı kesinlikle değildi. Daha öncesinde yazarın historical romans türünde olan kitabı Safir'i okumuş ve çok beğenmiştim. Bu yüzden bu kitapta nasıl bir kalem beklemem gerektiğini biliyordum. Ama Safir'den sonra azıcık hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Yanlış anlaşılmasın kitap kötü değildi sadece Safir'den sonra daha iyi bir kitap bekliyordum. Benim nazarımda ufak tefek kusurlar vardı. Kusurlar yanlış bir tabi gibi geldi şimdi olmamışlıklar diyelim biz.

Yazarın yanılmıyorsam ilk basılan kitabı Hissiz'di. Yanılıyorsam lütfen beni düzeltin. İkinci baskı da da bazı şeyleri düzeltmek mümkün olmamış sanırım bu yüzden kalan bazı olmamışlıklar vardı. Yorumumda detaylı bir şekilde yazacağım.

Umarım sevgili yazarımız bana alınmaz. Ama düşüncelerim bu yönde.

Kitabın öncelikle konusuna gelirsek, hayattan fazlasıyla darbe yemiş olan ve annesi tarafından hep şeytan olarak adlandırılan Alexander, gözüne kestirdiği bir çiftlik evinin peşine düşer. Yalnız o çiftlik evi aynı zamanda Alexander'ın çocukluk anılarında tek iyi olan şey olduğu için biraz daha yumuşak bir şekilde almaya ve sahibi olan Geoger'un kalbini kırmadan almaya çalışır. Ancak George'un da bir şartı vardır. Tek yakını, akrabası olan torunu Heaven'ın bir yıllığına Alexander'ın yanında kalması ve onun şehir hayatını tanıyarak çiftlik dışındaki hayatı yaşamasını istemektedir. Bir de ona uyan bir adamla evlenmesini dilemektedir. Bu konudan da Alexander'dan yardım talep ediyor. Bunun karşılığında da hiçbir şey istemeden çiftliği ona verecektir. Ama bu bir yıl içerisinde Alexander, Heaven'ın büyüsüne kapılır ve onunla beraber olursa bütün anlaşma fesih olup çiftlik direk Heaven'ın üzerine kalacaktır. Çok basit olan anlaşma aslında ne Heaven ne de Alexander için basit değildir. çünkü ikisi de birbirlerini ilk gördükleri andan itibaren içlerinde söndürülemez bir alex, arzu, sahiplenme tutuşmaktadır.

Alexander, içten içe kendini Heaven'a layık görmese de onu paylaşmaktan, başkasıyla olmasına tahammül edemezken kendini de ondan uzak tutamaz.

Heaven ise daha ilk gördüğünde Alexander'a vurulmuş ve onun dengi olmadığını düşünerek içerisinde ağrıyan kalbini teselli etmeye çalışmaktadır.


Öncelikle sevmediğim şeylerden bahsedeceğim sonrasında da çok sevdiklerimden. Birincisi ve en sevmediğim şey Alexander'ın bozuk plak gibi içinden ben şeytanım, ben bunu hak etmiyorum, ben cehennemde yanacağım tarzındaki kendine olan söylevleriydi. Tam olarak bu cümleler kaç kere geçiyor kitapta bilmiyorum ama birden fazla okuduk ve açıkçası bir iki yerde olsa tamam ama beni rahatsız edecek kadar çoktu. Açıkçası bir yerden sonra "amma kaprisli çıktın ya, anladık şeytansın, anladık cehennemde yanıyorsun" diye ben de içinden söylenmeye başladım. Keşke bu kadar üstelenmeseydi.

İkincisi, Alexander'ın holdinge gelip de Heaven benim nişanlım diye yaptığı ilan bana Judith McNaught'un Düşler Krallığı kitabındaki Royce'un Jennifer'ı halkına duyurduğu zamanki duyurusunu anımsatttı. Çok sevdiğim satırlardır normalde ve direk aklıma yazar da çok sevmiş ki benzerini kullanmış diye geldi. Keşke olmasaydı çünkü açıkçası bence gereksiz gibiydi. En azından ben öyle düşündüm. Cidden yazarım merak ediyorum o satırları neden ekledin? Sizin de mi çok hoşunuza gidiyordu Royce'un ilanı da kendi kitabımda kullanayım diye düşündünüz?


Sadece eleştireceğim kısımlar bunlardı. Şöyle bakınca çok önemli şeyler değil aslında normalde pek de rahatsız olmayacağım şeylerdir ama nedense beklentimin yüksek olduğu ve daha öncesinde severek okuduğum bir kitabı olan yazarların böyle detaylarına takılıyorum.


Sevdiğim kısımlara geçersek; Alexander'ın kuyruğunu sıkıştırıp Heaven'a döndüğü her satırdan çok keyif aldım. Adrian'ın Alexander'a haddini bildirircesine konuşmalarından da çok keyif aldım.


Adrian ile Alexander arasındaki ilişki çok güzeldi, bir yer de kardeş olabilmek için kan bağına ihtiyacının olmadığının en güzel göstergesiydi bence. Bunu çok çok sevdim.


Daniel ve Jasmine'de de bir ağabey olarak kız kardeşinin yanında olması muhteşemdi. Jasmine'in yalnız bir anne olarak dimdik, ayakta ve kendine yetmeye çalışır hallerine bayıldım. Kitaplarda güçlü kadınları, erkeklere muhtacı olmadığını bilen kadınları okumayı severim. Jasmine'de Josephine'de onlardandı. Bayıldım.


Marcus'a üzüldüğüm satırlarda oldu hayran olduğum satırlarda. Herkes Alexander derken ben sanırım ya Adrian ya da Marcus diyeceğim sanırım. İkisini Alexander'dan daha çok sevdiğimi hissediyorum.


Alexander'ın ben yazacak olsam çok fena süründürürdüm. Heaven'sız kaldığı o günleri öyle detaylı yazardım ki offf :D hak etti ama yani suçsuz yere kızı kaçıncı kırışıydı.

Ama baba Alexander'ı da daha fazla okumak istediğimi inkar edemem. Hani Heaven hamileyken Alexander'ın acemi baba adayı halleri çok eğlenceli olabilirdi.

Neyse yorumu çok uzattım. Geneline bakıldığında sevdim, ama dediğim gibi o iki şey olmasaydı çok daha fazla sevebilirdim. Sevgili Lemariz Müjde Albayrak, bir gün bu yorumu okursanız umarım bana söylediklerimden dolayı kırılmazsınız. Daha iyi olmanızı istediğim için açık yüreklilikle yazıyorum yorumu. Sizde daha iyi olabileceğinizin ışığını görüyorum. :)

Ahh bu arada bu kitaba daha başka bir kapak da olmazdı, tam kitabın kapağı olmuş :D <3

https://illekitap.blogspot.com/2019/11/m-lemariz-hissiz-hissiz-1.html

Öncelikle söylemeliyim ki yazarın okuduğum ilk kitabı kesinlikle değildi. Daha öncesinde yazarın historical romans türünde olan kitabı Safir'i okumuş ve çok beğenmiştim. Bu yüzd... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 gün önce
inci okumuş bitirmiş.
Hissiz

Aşkın en derinden, inkâr edildiği yerden ortaya çıkışı! Kendilerini ve birbirlerine duyduğu aşkı çığlık çığlığa ve sessizce inkâr etseler de, aşkları ortalığı yakıp kavuruyor!

Alexander, hissiz, acımasız, yakışıklı, güçlü ve zengin… Daha küçücük bir çocukken öğrendi bütün bu özelliklere sahip olabilmeyi. O hislerini acımasızca rafa kaldırmış, kendi sonuna doğru ilerliyordu. Ama bilmediği, her sonun bir başlangıca gebe olduğuydu. Heaven karşısına çıktığında bütün inançları ters yüz olurken, kendi sonu birdenbire başlangıcı olduğunda ne yapacağını elbette bilemezdi.

Heaven; masum, saf ve kırılgan bir papatya… Cennetten gelen bu sessiz melek, tüm korkularını kendine zırh yaparak kökleri ile tutunduğu topraklarında, Alexander'ın fırtınasına karşı direnirken, bir aşk ateşi yakmak için geldiğinde asla tek bir yananının olmayacağını bilemezdi.Var olmadığını zannettiği kalbi boğulurcasına çırpınırken soluksuz kalarak tekrarladı: "Hissetmiyorum, hissetmiyorum, hissetmiyorum…"

Aşkın en derinden, inkâr edildiği yerden ortaya çıkışı! Kendilerini ve birbirlerine duyduğu aşkı çığlık çığlığa ve sessizce inkâr etseler de, aşkları ortalığı yakıp kavuruyor!

Alexander, hissiz, acımasız, yakışıklı, güçlü ve zengin… Daha küçücük b... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 gün önce
inci bir değerlendirme yaptı.
Yeni cennet

6

https://illekitap.blogspot.com/2019/11/moira-young-yeni-cennet-toz-diyar-3.html

Ve Toz Diyarları serisinin son kitabı Yeni Cennet'i de okuduktan sonra seriyi bitirmiş bulunuyorum.

İlk kitaptan beri kitabın anlatım tarzına takık olduğumu yorumlarımdan anlamışsınızdır. Hiçbir zaman şimdilik zamanlı anlatımları sevmedim, sevemiyorum da. Bu serinin en kötü tarafı bu şekilde anlatımı olmasıydı. Okumayı planlayanlara bu konuda kısa bir özet geçeyim.

Seri bittiği için kısa bir bilgi olması anlamında, üç kitaptan oluştuğunu ve yorumun sonunda seri sıralamasını yazacağımı da söyleyeyim. Kitap distopya türünde ve genç yetişkin okur kitlesine hitap ediyor.

Yeni Cennet'te Saba, Jack, Lugh, Emmi, DeMalo ve diğerlerinin macerası devam ediyor. Arada saklı sırlar ortaya dökülürken ihanetle sınanmalar, başıboş davranışların verdiği sonuçlarla da uğraşılıyor.

Bazen olaylar hareketlense de genelde yine durgun gidiyordu.

Bu seriye başladığımdan beri söylediğim şey ve seri bittiğinde hala söylemeye devam edeceğim şey, kurgunun muhteşem olduğu ama fazla durgun ilerlediği olacaktır muhtemelen. Çünkü cidden kurgu çok iyi, güzel bir başlangıç, gidiş ve sonuç var ama çok fazla durgunluk var. Bence bu kurguya daha fazla hareket ve daha az durağanlık yakışırdı. Bir de o son... bu seriye öyle bir son olmadı. DeMalo için hikayenin sonu fazla basit oldu, hem de çok fazla basit. Adam o kadar güçlüydü, o kadar korkuluyordu ama ne oldu. Spoiler olacak ama kafasına yediği bir taşla öldü. Bu mudur yani? Yazar nasıl son yazacağını bilememiş de mi böyle yazmış bilmiyorum ama olmadı bu kitaba.

Kitapta beni en çok üzen şey Emmi'nin sonu oldu ve oh iyi oldu hak ettin dediğim son da Lugh için oldu.

Saba ve Jack cidden aşkın gücünü gösterdiler bence. Gerçi Saba fazla sürtüklük yaptı ama Jack adamdı ve onu anladı. Ben olsam anlamamayı tercih ederdim. Çünkü Jack yapmış olsa Saba'nın hoş göreceğini sanmıyorum.

Neyse, serinin daha sonuna geldim. Bu kitap 5 üzerinden 3'lüktü benim için. Dediğim gibi fazla durağandı ve DeMalo için yazılan o son hiç olmamıştı.

Bir kez daha diyorum kurgunun gideri vardı ama yazılışı ne yazık ki kurguyu ziyan etmiş gibi.

https://illekitap.blogspot.com/2019/11/moira-young-yeni-cennet-toz-diyar-3.html

Ve Toz Diyarları serisinin son kitabı Yeni Cennet'i de okuduktan sonra seriyi bitirmiş bulunuyorum.

İlk kitaptan beri kitabın anlatım tarzına takık olduğumu yoruml... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
inci okumuş bitirmiş.
Yeni cennet

“Moira Young serinin final kitabıyla okurlara müthiş bir dinamizm, heyecan ve tatmin edici bir son vadediyor.” –The Booklist

“Yeni Cennet’te kan, gözyaşı ve adrenalin hiç olmadığı kadar yoğun, olaylar tahmin edilemez ve heyecan dolu.” –Publishers Weekly

Tutkusu herkesi ölümden kurtardı. Ama şimdi onları yerle bir edebilir…

Saba, yıldızların onun için yazdığını gerçek kılmaya ve DeMalo’yu yenmeye hazırdır. Fakat bir gün Yeni Cennet’in bambaşka bir haline tanık olur ve aklı iyiden iyiye karışır. Dahası DeMalo Yeni Cennet’in inşasında Saba’nın kendisine yardım etmesini istemektedir. Üstelik isteği yardımla da sınırlı değildir. Saba için sürpriz bir teklifi de vardır.
Distopik üçlemesinin ilk iki kitabı Kan Kırmızı Yol ve Asi Yürek’le okurların aklını başından alan Moira Young, serinin final kitabı Yeni Cennet’le hikâyeyi muhteşem bir finalle nihayete erdiriyor.

“Moira Young serinin final kitabıyla okurlara müthiş bir dinamizm, heyecan ve tatmin edici bir son vadediyor.” –The Booklist

“Yeni Cennet’te kan, gözyaşı ve adrenalin hiç olmadığı kadar yoğun, olaylar tahmin edilemez ve heyecan dolu.” –Publishers... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
inci bir değerlendirme yaptı.
Kabuğunu Kıran İnci

10

https://illekitap.blogspot.com/2019/10/nadia-hashimi-kabugunu-kran-inci.html

Ayın muhteşem bir kitapla kapattım. Kabuğunu Kıran İnci, ilk çıktığında aldığım ve bu zamana kadar ertelediğim bir kitaptı. Nedense salya sümük ağlamama neden olacak bir kitapmış gibi hissediyordum ama yanılmışım. Bir kadının yaşadığı bütün acılara rağmen ayakta duruşunu ve umudunu anlatan bir kitaptı bence.

Bu tür kitapları sevmemin en büyük sebebi de kurgusunda barındırdığı olayların aslında yaşanıyor ya da yaşanmış olması. Hayatımızın, yaşadığımız dünyanın ya da kendi kararlarımızı kendimizin alabiliyor olmamızın aslında nasıl da büyük bir zenginlik olduğunu bize gösteren kitaplardan biri.

Kabuğunu Kıran İnci, Rahima ve Shekiba adındaki iki küçük kızın, kadınlığa, hayatın zor şartlarına, erkeklerin kölesi olmaya giden hayatlarında nasıl da savaşıp hayatta kaldıklarını ve umutlarını kaybetmeyip savaşmalarını anlatıyor. Yaşanan acılara rağmen nasıl da güçlü ayakta durabildiklerini, yedikleri dayaklara, dışlanmışlıklara rağmen... dışarıda oyun oynaması gereken yaşta, okula gitmesi gereken yaşta kendinden onlarca yaş büyük bir adama eş olarak verilmesine rağmen ayakta kalabilmelerini ve umut edebilmelerinin hikayesi...

Arkadya'nın ölsem de unutmam dediğim, asla vazgeçmem dediğim kitaplarından biri oldu bu kitap benim için. Hani derler ya bazı kitaplar insanın yüreğinde, zihninde ve ruhunda iz bırakır. Öyle bir kitap!

Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse, iki kadından biri olan Rahima henüz on üç yaşında başlık parası ile olgun bir adamla, bir savaş ağasıyla dördüncü eş olarak evlenmesini, o evde yaşadıklarını, hamile kalmasını, bebeğini kaybetmesini, acılarını, dayaklarını, dışlanmasını, hor görülmesini, hırpalanmasını, üzüntülerini ve her şeye rağmen umudunu anlatıyor. Yaşadıklarına rağmen umudunu kaybetmeyip yaşadığı düzene baş kaldırıp kaçıp hayatına yeni bir yön vermesini de anlatıyor. Diğer bir kadın ise, aslında Rahima'nın teyzesinin anlattığı büyük büyük ninesi Shekiba'nın hikayesi. O da yüzü yandığı için amcaları ve babaannesi tarafından dışlanırken ailesini kaybedip yalnız kalmasını, başkalarına satılmasını, sonrasında saraya gelişini ve evlendirilmesini, eş olmasını, anne olmasını anlatıyor. Her iki kadının da aslında benzer acıları varken aynı zamanda farklı acıları ve umutları da vardı. Shekiba'nın hayatı, Rahima için umut olup, güç verirken Shekiba da kendi hayatı için değil ama ondan sonrakiler için hep bir umut taşıyordu içinde.

Böyle kitaplar birkaç satır ya da sayfayla anlatılamıyor çünkü kelimelere dökmek sanki kitabı çok sıradanlaştıracakmış gibi hissettiriyor. O yüzden bence okunması gereken kitaplarda ve yüreğindeki umudu kaybetmişlere umut olabilecek kitaplardan biri!

Bu tür kitapları okumak herkesin tarzı değildir, çünkü içerisinde yaşanmışlıklar barındırır. Her ne kadar kurgu olsa da bir zamanlar ya da şuan da bir yerlerde yaşananları içerisinde barındırıyor. Bu yüzden okuyabilecek herkes okumalı.

https://illekitap.blogspot.com/2019/10/nadia-hashimi-kabugunu-kran-inci.html

Ayın muhteşem bir kitapla kapattım. Kabuğunu Kıran İnci, ilk çıktığında aldığım ve bu zamana kadar ertelediğim bir kitaptı. Nedense salya sümük ağlamama neden olacak bir ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta önce
inci okumuş bitirmiş.
Kabuğunu Kıran İnci

“Goodreads Okurlarına Göre 2014’ün En İyi On Romanından Biri” “Dokunaklı bir aile hikâyesi... Şaşırtıcı, gizemli ihtişamıyla bir Afganistan portresi ve Afgan kadınlarının devam eden mücadelelerine tutulmuş bir ayna.” — KHALED HOSSEINI New York Times en çok satan kitaplar listesindeki “Uçurtma Avcısı” kitabının yazarı “Afgan-Amerikalı yazar Nadia Hashimi’nin bu ilk romanı güçsüzlüğün, kaderin ve Khaled Hosseini, Jhumpa Lahiri ve Lisa See’nin eserlerindeki duygusal tınıyı ve kültürel niteliği birleştiren kendi kaderini çizme özgürlüğünün yakıcı hikâyesidir.” Kâbil, 2007: Taliban sokaklara hükmetmektedir. Madde bağımlısı bir babası olan ve hiç erkek kardeşi olmayan Rahima ve ablaları evden dışarı bile çıkamaz, okula gidemezler. Tek umutları eski günlerdedir. Küçük Rahima, evlilik çağına gelene dek erkek çocuk gibi giyinip bu şekilde davranmasına izin veren “Bacha Posh” geleneği sayesinde hayal bile edemeyeceği bir özgürlüğe kavuşur... Bu da onu tamamen değiştirecektir. Ama ailesinde bu sıradışı geleneği uygulayan ilk kişi Rahima değildir. Yüz yıl önce, büyük büyük anneannesi Shekiba da aynı şekilde kendini kurtarmış ve bir aile kurmuştur. Bu değişim onu ıssız bir köyde sürdüğü mahrumiyet içindeki hayattan alıp kralın Kâbil’deki sarayının zenginliğine taşır. Kabuğunu Kıran İnci, zamanda gidip gelerek, aralarında yüz yıl olmasına rağmen aynı cesarete sahip olan bu iki kadının olağanüstü öyküsünü iç içe geçmiş olarak anlatır. Özgürlüğün olduğu bir hayata geri dönebilecekler mi? Dönemezlerse, hayatlarına nasıl devam edecekler?

“Goodreads Okurlarına Göre 2014’ün En İyi On Romanından Biri” “Dokunaklı bir aile hikâyesi... Şaşırtıcı, gizemli ihtişamıyla bir Afganistan portresi ve Afgan kadınlarının devam eden mücadelelerine tutulmuş bir ayna.” — KHALED HOSSEINI New York Times ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta önce
Daha Fazla Göster

inci şu an ne okuyor?

tüm güncellemelerine git

Son Hamle (Dana Cutler #1)

%0

Dafnis ile Hloi’nin Aşkı

%0

2019 Okuma Hedefi - inci

%87
inci 90 kitap hedefinden 79 kitap okumuş.

Kütüphanesinden Seçmeler

Yalancının Mumu Aşkla Söner
İyi Geceler, Bay Tom
Şahane Gelin
Maskeli Balo (Warenne Dynasty, #5)
Aşka Adanmış Bir Gün (MacKinnon’s Rangers #3)
Öpüşünde Saklı (Bridgerton, #7)
Değerli Şeyler (Blackstone, #4)
Victor  -  Katiller Çetesi #6
Kanlı Selfie
Takvim Kızı - Mart
Beyaz Kasımpatı
Paylaşılan Hayaller (MacGregor Ailesi, #5)
Gülün Sözü (Warenne Dynasty, #2)
Tehlikeli İçgüdü (Rosemary Sahili, #2)
Cesur
Bir Çay Kaşığı Toprak ve Deniz
Fidye (Highlands&#039; Lairds, #2)
Çocuk da Yapamadım Kariyer de
Sır (Highlands&#039; Lairds, #1)
Gelincik ile Serçe
Tess ve Q - Dönüşüm (Monsters in the Dark, #2)
Kalbim Sende Kaldı
Avuntu (Salvation #3)
Sevginin Büyüsü
Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü (Bevelstoke, #1)
Dudaklarımda Şarkısın (Smythe-Smith Quartet, #3)
Pinokyo&#039;nun Rüyası - (Kayıp Şehir, #2)
Yeni cennet
Leo&#039;nun Şansı
Gül ve Diken (Tuzak Üçlemesi, #2)
Rehine
Hayallerim Ruhumu Öpüyordu
Atlıkarınca
Kusursuz Gelin (Warenne Dynasty, #8)
Bir Çift Yürek

Favori Yazarları (20 yazar)

jennifer royce
julia quinn
tuba atıcı coşar
tüm favori yazarları

Çözdüğü Testler (7 tane)

tüm quiz cevapları

Liste Oyları (10 liste)

Takip Ettikleri (34 kişi)

tüm takip ettikleri

Takip Edenler (150 kişi)

tüm takip edenler

Katıldığı Gruplar (tüm gruplar)

Okuyan Kızlar Kulübü

Okuyan Kızlar Kulübü

6 yıl, 8 ay önce üye olmuş.

Beş kafadarın bir araya gelip kurduğu Blog...

Okuma Güncesi (tümü)

Yansıma
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Juliet Paramparça (Starcrossed, #2)
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Son Hamle (Dana Cutler #1)
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Dafnis ile Hloi’nin Aşkı
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
En Karanlık Öpücük (Karanlığın Efendileri Serisi, #2)
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Dalgalar Hep Aşk Getirse
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Ejderin Arzusu (Ejderha Serisi 2)
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz