Baskı

Kış Günlüğü

Bu, Kış Günlüğü eserinin bir baskısıdır.Tüm baskıları gör
Basım Tarihi2012-01-01
Sayfa Sayısı195
FormatKarton Cilt
ISBN-139789750714108
Puan7.1/10 (66)

Açıklama

Her yazar, kitaplarına kendini de saklar. Ama gün gelir satır aralarında anlatmaktan vazgeçer kendisini. Artık yaş kemale ermiştir. Yaşadıkları, yaşayamadıkları, düşleri, gerçekleri... Hesaplaşma zamanıdır. Paul Auster'ın kendi hikâyesine dönerek yazdığı Kış Günlüğü, sıradan bir yaşamöyküsü değildir, usta bir kalemden çıkmış roman gibi bir yaşamdır. Yazar bu kitabı neden yazdığını kendi cümleleriyle şöyle açıklar: "Ne de olsa zaman azalıyor. Belki de şimdilik hikâyelerini bir yana bırakıp hayatının anımsadığın ilk gününden bugüne kadar bu bedenin içinde yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu incelemeye çalışsan iyi olur."

Puan dağılımı

7.1/ 10
66 puan
10
7
9
9
8
14
7
15
6
7
5
7
4
5
3
0
2
1
1
1

Puanlar bu eserin tüm baskılarına aittir.

7/1005.09.2015

Baskı: Kış Günlüğü

Paul Auster ile "Görünmeyen" ile tanışmıştım. Şimdi de kendi yaşam öyküsünü birinci ağızdan okumaktan keyif aldım. Tavsiye ederim.

8/1029.08.2015

Baskı: Kış Günlüğü

Hayata ve dolayısıyla ölüme dair bir kitap. Yazarın kafasının içinde gibi hissettiğim ve beyninin kıvrımlarında özgürce dolaştığımı hissettirecek kadar samimi yazılmış bir kitap. Ürkütücü derecede gerçek ve bir o kadar da kalbime dokunan bir kitap oldu.

10/1021.01.2015

Baskı: Kış Günlüğü

Yazarın 64 yaşında kaleme aldığı/yayımladığı otobiyografik niteliği olan bu kitap, sıradan/basma kalıp bir otobiyografi değil aslında. Tarihlere, kronolojiye bağlı kalmak yerine duyguların izinden gitmiş, şimdiyi anlatırken birden 5 yaşında yaşadığı bir olayı anlatıp, bunu 30 yaşında yaşadığı bir başka olayla devam ettirebildiği; üslubunun akıcılığına, anlatılanların sadeliğine ve gerçekliğine kapılacağınız bir eser. Paul Auster ile kendi yaşamöyküsünde tanışmış olmaktan keyif aldım.

6/1019.09.2013

Baskı: Kış Günlüğü

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Lakin uslübunu pek sevemedim. Kendisiyle 2. tekil şahıs kipinde konuşması değişik olmanın yanında pek hoşuma gitmedi.

7/1014.07.2013

Baskı: Kış Günlüğü

Yazarin su gibi akıp giden hayatının yaklaşık ikiyüz sayfalık özeti. Bitirdiğinde, hayatın çok boş yaşanıp hızlı tükendiğine acıyor insan

6/1011.07.2013

Baskı: Kış Günlüğü

başladım iyi gidiyordu sonradan bir sıkkınlık,birkaç defa başlamayı denedim ama olmadı duruyor başucumda bitiririm bir ara heralde,biraz durağan bir kitap

7/1022.04.2013

Baskı: Kış Günlüğü

otobiyografi olduğu için bir yıldır başlamadım, nedense herhangi bir romanıyla başlamam gerekiyor gibi geliyordu paul auster okumaya. ama okudum ve beğendim. olağanın dışında herhangi bir şey okumamanıza rağmen sürükleyiciliğinden bir şey kaybetmemiş.

1/1009.02.2013

Baskı: Kış Günlüğü

hiç beğenmedim hiçç

8/1025.01.2013

Baskı: Kış Günlüğü

Paul Auster ile tanışma kitabım :) Ve iyi ki bununla başlamışım diyorum.. Kendi hikayesini çok naif bir dille, hiç sakınmadan ortaya dökmüş olması çok hoşuma gitti.. Anı kitabı okumayalı uzun zaman olmuştu, kitaptan mutlu ayrıldım :) Tavsiye ederim..

7/1010.11.2012

Baskı: Kış Günlüğü

okurken kelımelerı cumlelerı yutarcasına okudum..paul auster hayatını hayallerını dususlerını hatalarını mutluluklarını cok guzel ve yalın bı dılle anlatmıs..

9/1008.08.2012

Baskı: Kış Günlüğü

çok güzeldi, bir otobiyografi olmasına rağmen yaşanmışlıklar bana bazı noktalarda çok öğretici geldi

8/1022.06.2012

Baskı: Kış Günlüğü

okuyabileceğimi sanmadığım halde büyük bir zevkle bitirdim. Sanki birinin hayatını film akışı içinde izlemişim gibiydi..

4/1003.03.2012

Baskı: Kış Günlüğü

bir yazarın kendi kelimeleriyle kendi hayatını anlatması ve bu anlatılanı okuma düşüncesi inanılmaz heyecan verici. lakin kitap bana biraz aceleyle, üstünkörü yazılmış izlenimi verdi. bazı bölümlerde sanki farkında olmadan bize derinlere inme şansı vermiş, fakat bir anda naptığının farkına varmış, tutmuş ensemizden çıkarmış inmeye çalıştığımız derinlikten.

9/1028.02.2012

Baskı: Kış Günlüğü

henüz kitabın başlarındayken; acaba bir yazarın hakkında bilmediğim bir şeyin kalmaması beni nasıl etkiler diye sormuştum.Ama okudukça gördümki; Yazarlığının dışında da çok sevdim Paul Auster'i... O kadar samimi anlatmışki kendini. Ben, kendimi anlatsaydım bu kadar samimi olabilirmiydim bilemem. Dünyaca ünlü bir yazar da olsan, dünyanın öbür ucunda yaşayan bir ev kadını da annen aklına geldiğinde hissettiğin duygular aynı...Gece uykun bölündüğünde aklına gelenler hep kötü olaylar,taksi ararken senin dışında bir sürü başka taksi bekleyen olunca hissettiğin duygu da hep aynı...İlk gelen taksiyi kapmak.Ve eski günlerin geri gelmesini istemesen de özlediklerin hep aynı...eski telefonların zili, plaklar, siyah beyaz filmler,iki film birden oynatan sinemalar ve 30 yıl dayanan tost makinaları.Bu kitabı okurken kendinize doğru yolculuk yapmak garanti. Paul Auster ömrünün kışının kapısından içeri girerken bize bu yolculuğu hediye etmiş. Umarım ikinci bölümünü de yazma fırsatı bulur.

Tüm yorumları eser sayfasında gör →

Benzer Kitaplar

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...