Etiketler (düzenle)

Henüz etiket eklenmemiş.

Kullanıcı Araçları

Diriliş (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Gözlerini yere dikmiş olan Katyuşa gözlerini birden jüri üyerlerin çevirdi.Dmitriynin üzerinde durdu.Bu esnada yüzü ciddileşmiş, sertleşmişti.Tuhaf tuhaf parıldayan hafif şehla gözleri bir süre Dmitriynin üzerinde takılı kaldı.Dmitriy korkuyordu ama yine de başını başka tarafa çeviremiyordu.Birden o korkunç geceyi, buzların çatırdayışını, her tarafı kaplamış sisi ve hilal biçimindeki ayı anımsadı. Ay, kara ve korkunç bir şeyi aydınlatmak için şafak sökmeden ortaya çıkmış gibiydi. Hem kendisini süzen, hem de uzaklara bakan bu siyah gözler, Dmitriyde bu kara, korkunç şeyin anısını bir kez dana canlandırdı.Beni tanıdı diye düşündü.Sanki biri başına birşey vuracakmış gibi sandalyesinde büzüldü. Katyuşa onu tanımamıştı. Sakin bir tavırla içini çekti, sonra gözlerini yine başkana çevirdi.Dmitriyde içini çekerek Şu iş bir bitse! diye düşündü.Sanki bir av partisindeymiş gibi bir duyguya kapılıyordu.Bir kuş vurmuştu ama kuş henüz canlıydı. Onu öldürmek gerekiyordu.İnsan o an tiksinme, acıma, pişmanlık duyar, kuş ise avcının çantasında debelenir durur.İğrenç ve acımasız bir durumdur bu; insan onu bir an önce öldürmek, sonra da yaptığını unutmak ister.İşte, Dmitriy Nehludov da tanıkların ifadelerini dinlerken bu karmaşık duygularla doluydu.

************

Cem Yayınevi, Tolstoyun Hacı Murat adlı uzun öyküsünden sonra Diriliş adlı ünlü romanını sunar. Prens Neyhudov ve yetim köylü kızı Katyuşkanın çevresindeki olayların şiir diliyle anlatıldığı bu yapıt, Rusça aslından Nedim Önalın tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.

************

Tolstoyun en önemli üç romanından biri olan Diriliş, bir insanın geçirdiği sarsıcı değişimin romanıdır. Zengin Prens Nehlüdov, hizmetçi Maslovayı baştan çıkarıp terk ederek hırs ve arzularının peşinden gider. Yıllar sonra bir mahkeme salonunda Maslova ile karşılaşan Nehlüdov, onu bu batağa kendisinin ittiğinin farkına varacak ve dirilen vicdanı, onun baştan ayağa değişmesine sebep olacaktır.
Diriliş, vicdan azabının ezici baskısını anlatırken, ceza hukukuna da ağır eleştiriler yöneltiyor. Eserlerinde ahlaki değerlere vurgu yapan Tolstoy, bu kitabında insan ruhunun, vicdanının ve inancının toplum tarafından öldürüldüğünü dile getirip, bunların yeniden dirilişinin mümkün olup olmadığını sorguluyor.

************

1899da yayımlanan Diriliş Tolstoyun yaşadığı sırada çıkan son romanıdır. Tolstoy, yıllarca üzerinde düşündüğü ve pek çok kuramsal eser yazdığı insanlık sorunlarını bu kitapta edebi bir kurgu içinde ele aldı. Diriliş sadece Sibiryaya giden bir mahkûm kafilesinin yolculuğunu değil, yaşamın anlamını kavramak adına kişinin kendini yeniden var etme sürecini anlatan bir başyapıttır.


************

Diriliş, Rus ve Dünya edebiyatının en usta yazarlarından olan Tolstoyun, yıllarca her dilde sayısız kez basılan, milyonlarca okur tarafından tekrar tekrar okunan ve yazarını ölümsüzleştiren başyapıtlardan biridir. Diriliş, sadece bir vicdan azabının romanı değil; aynı zamanda, ceza hukukuna yöneltilmiş keskin bir eleştiricidir. Tolstoyun düşüncesini anlamak ve ustalığın tadına varmak içi Dirilişi okumak yeter.

************

Tolstoyun inanılmaz gözlem gücünü ve hassas duyargalarını toplumsal eşitsizliğe, üst sınıfların kalpsizliğine ve suçluluk duygularına ve Çarlık Rusyasının acımasız bürokrasisine yönelttiği en eleştirel romanıdır Diriliş.Dirilişi bir seferde okudum. Çarpıcı bir eser... En ilginç kahramanlar, prensler, generaller, ihtiyar hanımefendiler, köylüler ve mahkûmlar... Ne usta bir kalemi var Tolstoyun. Romanının ise sanki sonu yok.Anton Çehov (Menşikova mektup, 1900)

************

Katyuşayı görünce Nehlyudovun içinde eski duyguları uyanmıştı. Beyaz önlüğüyle yeniden görmek onu heyecanlandırıyordu. Ayak seslerini, konuşmasını, gülümsemesini bir çeşit sevinçle dinliyordu. Dağ eriği siyahı gözlerine, hele de gülümsediği zaman, bir çeşit şefkat duymadan bakamıyordu. Hepsinden öte karşılaştıkları zaman yüzünün kızarması, mahcup olmadan hatırlayabileceği bir şey değildi. Aşık olduğunu hissediyordu. Ama bu, aşkın bir sır olduğuna inandığı, aşkını kendine bile itiraf edemediği ve insanın yalnız bir kez aşık olabileceğine inandığı zamana ait bir aşk değildi. Aşık olduğunun farkındaydı. Bundan memnunluk duyuyordu. Ve kendisinden saklamaya çalışsa bile bu aşkın ne olduğunu ve nerelere götürebileceğini çok iyi biliyordu. Herkeste olduğu gibi Nehlyudovda da iki kişilik vardı. Biri tüm insanlık ve kendisi için mutluluğu isteyen temiz bir ruh, diğeri yalnızca kendi tatmini peşinde koşan, bunun için dünyanın geri kalanını feda edebilecek olan hayvanî tarafıydı.

************

Tolstoyun arka planda XIX. yüzyıl Rusyasının toplumsal yapısını anlattığı, zengin ve asilzade Prens Dimitri Nekludovun değişim öyküsü. Genç yaşlarında teyzelerinin konağında âşık olduğu hizmetçi kız güzel Katyuşaya yaşattığı acı olaylardan pişmanlık duyan Prens Nekludov, bütün varlığını terk etmeyi göze alarak ona yardım etmeyi bir onur meselesi olarak görmektedir. Prensin mücadelesi aynı zamanda Rus bürokrasisi, mahkemeleri, hapishaneleri hakkında içler acısı manzarayı mükemmel bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bütün bir hikâye boyunca Prensin, görev bilincine dayalı ahlak anlayışı ustaca işlenmektedir. Ayrıca romanda devrim öncesi Rusyasından insan yaşamlarından kesitler de sunulmaktadır: zenginler, fakirler, köylüler, asiller, devrimciler. Romanda yer yer geleneksel din anlayışı da eleştirilmektedir.

************

Rus yazar Lev Tolstoyun, olgunluk döneminin yapıtı Diriliş, bir insanın geçirdiği sarsıcı bir değişimin romanı. Klasik Rus edebiyatının temel taşlarından biri olan Diriliş, yazarın başyapıtları sayılan Savaş ve Barış ve Anna Kareninanın yayınlanmasından sonra yaşadığı ruhsal bunalımın ardından kaleme alındı. Dirilişin kahramanı Prens Nehludovun baştan çıkarıp terk ettiği Katya, genelevden zindana uzanan bir düşüş öyküsü yaşar. Yıllar sonra kader onları ürkünç bir rastlantıyla karşı karşıya getirecek, Prens görkemli yaşamını tepeden tırnağa değiştirerek alçak-gönüllü, yalın bir yaşamı seçecektir. Prens Nehludovun ge-çirdiği değişim, bir bakıma, Kiliseyi reddederek kendine özgü bir dine yönelen Tolstoyun kendi yaşamındaki hesaplaş-manın romandaki yansımasıdır. Dünya edebiyatının bu ölümsüz yapıtını, Nihal Yalaza Taluyun Rusça aslından yaptığı çevirisiyle sunuyoruz.

******

Gözlerini yere dikmiş olan Katyuşa gözlerini birden jüri üyerlerin çevirdi.Dmitriynin üzerinde durdu.Bu esnada yüzü ciddileşmiş, sertleşmişti.Tuhaf tuhaf parıldayan hafif şehla gözleri bir süre Dmitriynin üzerinde takılı kaldı.Dmitriy korkuyordu ama yine de başını başka tarafa çeviremiyordu.Birden o korkunç geceyi, buzların çatırdayışını, her tarafı kaplamış sisi ve hilal biçimindeki ayı anımsadı. Ay, kara ve korkunç bir şeyi aydınlatmak için şafak sökmeden ortaya çıkmış gibiydi. Hem kendisini s... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 432 sayfa

2003 tarihinde , Armoni tarafından yayınlandı


ISBN
0975-8523-31-7

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

7.6 puan (342 kişi)
1067 okumuş, 261 okumak istiyor, 12 okuyor

7.2 puan (218 kişi)
756 okumuş, 223 okumak istiyor, 9 okuyor

7.5 puan (310 kişi)
942 okumuş, 227 okumak istiyor, 7 okuyor

Ana
8.0 puan (432 kişi)
1361 okumuş, 338 okumak istiyor, 12 okuyor

7.4 puan (110 kişi)
388 okumuş, 161 okumak istiyor, 7 okuyor

7.9 puan (251 kişi)
736 okumuş, 381 okumak istiyor, 21 okuyor

8.0 puan (243 kişi)
727 okumuş, 419 okumak istiyor, 17 okuyor

8.6 puan (418 kişi)
969 okumuş, 388 okumak istiyor, 31 okuyor

8.7 puan (269 kişi)
795 okumuş, 629 okumak istiyor, 14 okuyor

7.7 puan (198 kişi)
684 okumuş, 340 okumak istiyor, 23 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

103 kitap, 1252 oy
109 kitap, 627 oy
295 kitap, 3301 oy
112 kitap, 1345 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

senay celik cakmakoglu Vendetta Sevinç.T fatmaaa kavuniçibalık tuğba alıcı Rum ahmetkarakass burcun
9 kişi
efo aysetgl Kaotikfare ceydayadair MirayNeseli Amygirl GeCe_KuSu güntülü42 Semih D. guzellesbeolum eozgen gamasennintc htc_btl ertanasan Diğergam desnf hindiba sfnr69 selvac yararsızbiradam iremkesen BARAN sofya bensu06 Bayan Günlük BDragomir A E emine07 elfilmrn tubimet papamkara merthinyo cizikplak KadirTnrvd Aynur jj damla_hzl pırpır seylaa muhammet hüseyin sarı
667 kişi
neb Shehla bilgeşirin chesnut HeyHoLou dozuarap birgül_35 gullayse_0103 rare senay celik cakmakoglu Hypatia prog_obs0 cgdmtr hakanland jazzdevil anagram ehlifasil pmjude kirmizikurnaztilki şüheda sonnefes burcud yagmurkayhan stylish misterred NastasyaFilippovna spawch bulutsu Nietzsche Levninin Kızı abdullah_srky ulotrix freebird55 ufukdonmez hasancebi yüzdedoksansüt Hyperactive konusulacakseyler ermanturkarslan
223 kişi
Furkan Kotan erdi tugbasultan
3 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Okuduğum ilk Tolstoy eseriydi. Bir ara tekrar okuyacağım. Konusu anakarakter Nehlüdov'un bir tesadüf eseri olayla kendisini ahlaken yargılayıp sirkelenip hayata bakış açısını değiştirmesi, yani dirilişi.

O müthiş son cümleyi aradan 8 yıl geçmesine rağmen unutmadım :)
"Mutluluk için gerçeği arayın, gerisi size verilecektir. Oysa insanoğlu gerisini arıyor, dolayısıyla bulamıyor."

4 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Çarlık Rusya’sı döneminin etraflıca bir sistem eleştirisi. Hem toprak sistemini hem yargıyı hem de sorgulamalarıyla dini (Ortodoksluğu) eleştiren bir eser. Bu sonuncusu doğal olarak yazarın aforozuyla sonuçlanmış. Temelde vicdan diyor Tolstoy. Adaletin de inancın da insanın vicdanına göre yaşayıp uygulaması gerektiğini savunuyor. Değişen hayat görüşüyle daha basit bir yaşam tarzına ve toplumculuğa yönelen yazar, Prens Nehludov karakteri üzerinden kendi arayışını, değişimini ve nihayetinde “dirilişi”ni aktarıyor. Betimlemeler öyle kuvvetli ki öne sürülen görüşü benimsemeyenler bile rahatlıkla çizilen resmi göz önüne getirip bir an için de olsa yazarın gözünden bakabilirler.

1 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Şahsen Tolstoy'un kitaplarına pek bayılmıyorum. Diriliş dünyaca tanınmış bir eser, oldukça da güzel. Ayrıca ününü hak edecek kadar iyi bir kitap olduğuna inanıyorum ancak şahsi görüşüm biraz sıkılabileceğiniz yönünde.

7 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

sonunda bitirebildim :)

6 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Mahkumlara çektirilen eziyet insanların tüylerini diken diken ediyor.
Sanki onlar başka diyarın insanlarıymış gibi.
Okurken çok dokunmuştu bu eser bana , Tolstoy'u tanımama fırsat veren kitaptır kendisi.

5 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

tolstoy'un anna karenina adlı eserinden sonra beni en çok sinir eden kitabı. anna kareninanın kocasını aldatması ve kocasına çektirdikleri beni öyle bir sinir etmişti ki... anlatamam!!! ama bu kitap çok fena ya!!! katyuşaya yapılanlara sinir oldum!!! elimden gelse nehlüdov'u, halalarını ve anasını, kız kardeşini bir kaşık suda boğarım!!!! nehlüdov efendi vicdanına yenik düştü ama iş işten geçti!!! vicdanının sesini dinleyip katyuşayı kurtarması bile nehlüdov'u aklamadı gözümde!!!
bu kitap, yazarın son romanıymış. ayrıca yazar bu eserinden dolayı 'aforoz' edilmiş. yazarın dört önemli kitabından biriymiş. daha önceleri savaş ve barış'ı okumayı denemiştim ama olmamıştı yazar'a küsmüştüm. bu eser yazarla barışmama vesile oldu. kitabın sonu beni tatmin etmedi. katyuşa'nın simonson ile evlendiğini görebilseydik keşke.. kitabın bazı yerlerinin sansürlendiğini düşünüyorum rusça bilsem orijinalini okumak isterdim..

5 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Bizlerin değerlendirmesine ihtiyaç duymayacak bir kitap olduğu aşikar.

5 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

baştakilerin kötü olduğu bir yerde cezaevi en onurlu yerdir

4 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

klasikleri normalde sevmem ama içinde aşk ve heyecan olursa okunur buda öyle bir kitap

6 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

Kitap çoğu yerinde amacından uzaklaşmış. Sürekli bi yardım etmek , ceza evindekileri kurtarma çabası var Prens Nehlüdov da. Tolstoy süpermen izlenimi yaratmaya çalışmış sanki. Orta bölümlerinde sürekli olağan durumdan şikayet dile getiriliyo, asıl konu geri planda kalıyor. Kitaba giren onca karakter de cabasi.

7 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

en etkilendiğim kitaplardan biridir. başları fevkalade sürükleyici ama sonlara doğru kitap biraz ağırlaşıyor ve ahlak,erdem üzerine ders vermeye başlıyor. ama genel anlamda mükemmel diyebilirim.

6 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

fazlasıyla dramatik.

6 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

ahlak ve vicdan felsefesi üzerine güzel bir kurgu.

6 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Muhteşem bir klasikti. Bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen rahatlıkla okudum. Yapılan betimlemeler o kadar iyiydi ki her birini gözümde canlandırabildim. Kitabın tek kötü yönü sonlarında düşüncenin kendini sürekli tekrar edişiydi.

6 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kitabı okuyanların adalet duyguları kökünden sarsılacak

6 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Tolstay işte başka söze gerek var mı :)

5 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Okuyalı haftalar olduu. Değerlendirecek zamanı şimdi buluyorum.
Bu kitaba diyecek bi şey bulamıyorum.

5 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Bir yerden sonrasını anlamadan okudum en sonunda kaybettim en baştan tekrar okumam gerekiyor açıkçası ağır geldi.

5 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

tolstoy'un süslemeden, dramatize etmeden, duygulardan olabildiğince uzak durarak ortaya koyduğu yozlaşmış bir toplumsal düzen tablosu. hikayesini kahramanların duygularıyla ya da psikolojik tahlileriyle değil, içinde bulundukları toplumsal manzaranın içinde anlatır tolstoy. sürükleyici gelmeyebilir, hızlı okunmayabilir ama çok güçlü, şaşırtıcı, sarsıcı bir roman diriliş. sabırla, inatla okunmaya, tekrar tekrar okunmaya değer.

5 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

çok güzel bir anlatımı var.

5 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Birşeyler eksik gibime geldi ama ne olduğunun adını koyamıyorum. Bir vicdanın mahkeme salonunda dirilişi diye bilirim ancak.

5 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Okuduğum en güzel kitaplardan. Tolstoy'un kalemine hayran kalmamak elde değil. Anna Karenina'dan daha güzel, daha derin, kimi zaman insanın gözlerini doldururken kimi zaman da ince bir tebessüm ettiren, ama hepsinden öte insanın içini tam anlamıyla sızlatan harika bir kitap.

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

yıllar önce okuduğum bir roman genelde klasik pek sevmesem de romanın hikayesi anlatımı güzeldi.

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Yüz binlerce insan avuç içi kadar bir yere toplanıp üst üste yaşadıkları toprak parçasını çirkinleştirmek için var güçleriyle çalışmış olsalar; üzerlerinde hiçbir şey yetişmesin diye her yanına taş dikmiş, filizlenen her otu kökünden koparmış, havayı taş kömürü, petrol yakarak ellerinden geldiğince kirletmiş, çevredeki tüm ağaçları kesmiş, tüm hayvanları, kuşları uzaklaştırsalar bile gene de ilkbahar ilkbahardı.

"İnsanlar seni, istedikleri kadar iyi bilsinler, ama kendi kendini aldatabilir misin?"

...
-peki ama sen hangi dindensin babalık?
-hiçbir dinden değilim, çünkü kendimden başka hiç kimseye inanmıyorum ben.
-insan kendi kendine nasıl inanabilir ki? insan yanılabilir.
-asla! dünyada!
-peki öyleyse neden onca din var?
-çeşitli dinler var, çünkü insanlar kendilerine inanacak yerde, başkalarına inanıyorlar da ondan. ben de insanlara inanmıştım, tıpkı sibirya ormanlarında dolaşır gibi dolaştım. yolumu öylesine yitirdim ki, artık bir daha kurtulamayacağımı sanıyordum, bütün umudumu yitirmiştim. eski dindarlar, yeni dindarlar, subbotnikiler, klystyler, popovtsyler, bezpotovtsyler, austriackiler, molokannesler, skoptsyler; hepsi de sanki tek dinmiş gibi kendi dinlerini överler. hepsi de kör köpek yavruları gibi oraya buraya dağıldılar. inançlar çoktur ama ruh tektir. o, bendedir, sendedir, ondadır, hepimizdedir. demek ki, herkes içindeki ruha inansın, işte o zaman hepimiz birleşiriz! herkes benliğine dönsün, hepsi onunla birlik olacaktır.
-bu inancı uzun zamandan beri mi taşıyorsunuz?
-ben mi? çok uzun zamandan beri. tam 23 yıldır peşimi kovalıyorlar, bana eziyet ediyorlar.
-nasıl yani, kovalıyorlar, eziyet mi ediyorlar?
-...bana hiçbir şey yapamazlar, bana diş geçiremezler, çünkü özgürüm ben. "adın ne senin?" diyorlar. herhangi bir ad taktığımı sanıyorlar. ama hiç bir adım yok, hepsini bıraktım! admış, evmiş, köymüş, yurtmuş! hiçbir şeyim yok benim işte. "adın ne?" insan. "kaç yaşındasın?" yılları saymam, onların sayımını yapamam ki, çünkü ben hep vardım, her zaman da var olacağım. işte onlara böyle söylüyorum. "peki anan, baban kim?" diye sorarlar bana. tanrı ve yeryüzünden başka anam babam yok benim. birincisi babam, ikincisi anamdır. "peki ya çar, çarı tanıyor musun?" diye sorarlar. neden tanıyacakmışım onu? o kendinin çarı, ben de kendimin çarıyım. "aman yahu seninle de konuşulmaz ki" derler. ben de onlara "benimle konuşmanızı ben istemedim ya" derim. işte bana böyle eziyet ederler.
...

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Tolstoy sevdiğim bir yazar bu kitabını da severek okudum yalnız sonlarına doğru bir çok karakter ve detay sıkmadı desem yalan olur

3 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

"bütün mesele, diye düşünmeye devam ediyordu nehlüdov.bu insanların yasa olmayan bir şeyi yasa saymaları ve bizzat tanrı tarafından insanların yüreklerine yazılmış olan ezeli değişmez ertelenemez bir yasayı ise yasa olarak görmemeleridir"

2 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Büyük Rus yazar Lev Tolstoy tarafından kaleme alınan Diriliş romanı, insan ruhunun, vicdanın, inancın ve konu aldığı dönemin toplumunun gerçekçi ve iyi bir resmi olmayı başarmıştır. Kitapta, ruha, vicdan azabına, insan fıtratına dair; dirilip doğruları yapmanın mümkün olup olmadığı, fıtri olarak kötülüğü barındıran insanın kötülüğü düzeltip düzeltemeyeceği gibi sorular sorulmakta ve bunlara harika bir kurgu içinde farklı ve devrimsel cevaplar verilmektedir. Yazar, modern kilisenin ikiyüzlülüğünü ve gerçek Hristiyan ruhundan uzaklaştığını düşünerek bu fikirlerini romanın temelinin bir kısmını oluşturmakta kullanmıştır. Ayrıca, bu romanın temelinin diğer kısmını ise, inanmaya ve savunmaya başladığı, insan yapımı yasaların asla hakkaniyetli ve adil olamayacağı fikri oluşturmuştur. Özetle, insanların soylular ve diğerleri diye ayrıldığı bir dönemde, sözde soyluların yaşayışlarından etkilenip, içindeki sesi susturup onlara benzeyen bir adamın ruhsal bir dirilişi anlatılmaktadır. Kitabı okurken bu ruhsal değişimi ayrıntılarıyla görebilirsiniz.
Bu eser şu şekilde özetlenebilir:
Nehludov, Katyuşa’nın yanında kaldığı kadınların yeğenidir ve birkaç günlük tatil için halalarının yanına gelir. Katyuşa için zor günler Nehludov’un eve gelişiyle başlar. Katyuşa güzelliğiyle genç adamın ilgisini çekmiştir. Genç kız bu duruma karşı çıkmaya çalışsa da duygularına hakim olamaz ve Nehludov’un evden ayrılacağı günden bir gece önce birlikte olurlar. Ertesi gün Nehludov evden ayrılır. Evin hanımlarının bu yasak aşktan haberleri yoktur ancak birkaç ay sonra Katyuşa’nın hamile olduğu anlaşılır ve gerçek ortaya çıkar. Kadınların Katyuşa’ya karşı davranışları ve tavırları değişir ve bir süre sonra da evden kovarlar. Çiftlik evinden ayrılmak zorunda kalan Katyuşa, köyde bir tanıdığının evine sığınır. Çocuğunu burada dünyaya getirir ve aileye daha fazla yük olmamak için evden ve köyden ayrılır. Şehire gitmeye karar veren Katyuşa çocuğunu kimsesiz çocuklar yurduna yerleştirir.
Zor ve acımasız hayat koşulları Katyuşa’yı bir hayat kadını yapar. Randevu evi sahibi bir kadınla tanışır ve burada çalışmaya başlar. Bir gün çalıştığı randevu evinin zengin müşterilerinden biri soyulur ve öldürülür. Olaydan bir gece önce Katyuşa işi gereği adamla birlikte bir otelde birlikte olmuştur. Adam Katyuşa’dan çok memnun kalmış ve bir yüzük hediye etmiştir. Bu kötü tesadüf nedeniyle suç Katyuşa’nın üzerine kalır. Mahkemeye çıkarılan Katyuşa suçsuz olduğunu, adamı kendisinin öldürmediğini ve yüzüğün de hediye olarak kendisine verildiğini söylese de kimseyi inandıramaz. Mahkemedeki jüri üyelerinden biri de Nehludov’dur.
Nehludov, Katyuşa’yı görür görmez hemen tanımıştır ama Katyuşa durumun farkında değildir. Nehludov, Katyuşa’nın düştüğü bu durumdan kendisini sorumlu tutmaktadır. Onun serbest kalması için elinden geleni yapar. Ancak mahkeme genç kadını suçlu bulur ve Sibirya’da kürek cezasına mahkum eder.
Geçmişte yaptığı hatalardan büyük pişmanlık duyan Nehludov vicdan azabı çekmektedir. Katyuşa’nın kurtulması için elinden geleni yapmaya kararlıdır. Tanıdığı tüm soylu kişilere başvurur ve mahkemenin tekrar görülmesi için uğraşır. Fakat tüm çabaları sonuçsuz kalmaktadır. Nehludov uzun uğraşlar sonucu hapishanede Katyuşa ile görüşmek için izin alır. Fakat görüşme beklediği gibi geçmez, Katyuşa oldukça mesafeli davranır. Nehludov, Katyuşa’nın suçsuzluğunu ispat etmek ve savunmasını yapmak istemektedir. Sonunda ikna etmeyi başarır. Bundan sonra sık sık Kayuşa’yı ziyaret etmeye başlar. Bu ziyaretleri dolayısıyla, çok zor ve kötü koşullardaki insanları görür, fikirleri değişmeye ve bu insanlara da yardım etmeye başlar. Bu arada ceza hukuku sistemindeki çarpıklıkları da görür.
Nehludov’un çabalarından bir sonuç çıkmayınca Katyuşa cezasını çekmek üzere Sibirya’ya götürülür. Nehludov, Katyuşa’ya destek olmak ve bu zorlu yolculukta yalnız bırakmamak için yolculuğa katılır. Sibirya’da mahkemenin tekrar görülmesi için valiye başvurur. Tekrar görülen mahkemede Katyuşa’nın suçsuz olduğu kabul edilir ve daha uygun bir yerde sadece sürgün cezası çekmesine karar verilir. Nehludov, Katyuşa’ya bir iş bulur ve evlenmek istediğini söyler. Fakat Katyuşa, Nehludov’a daha fazla zorluk çıkarmamak ve üzmemek için, cezası sırasında tanıştığı bir mahkumla evlenir. Nehludov için artık yapacak bir şey kalmamıştır. Bütün bu yaşananlar onu farklı bir insan haline getirir ve hayatı boyunca doğru yolda mücadele etmeye karar verir.

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

19. yüzyıl Rusya'sında soylu Nehlüdov'un ,iç sesini dinleyerek ruhsal dirilişini konu alan roman yazarın ,"yüksek kilise meclisi" tarafından ateist ilan edilmesine ve aforozuna sebep olmuştur.
- Nehlüdov rüştünü ispatladıktan sonra,toprak mülkiyetini adaletli bulmadığı için babasından kalan araziyi köylülere verdiği zaman annesi ve yakınlarını dehşete düşürmüştü.
- Toprağın üzerinde çalışmayan birinin, toprağa sahip olmaması gerektiğini ve her insanın topraktan yararlanma hakkı bulunduğunu düşünüyordu.
- Mahkemenin amacı adaletmiş gibi.Sınıfsal çıkarların korunması.Bence mahkeme bizimde içinde bulunduğumuz sınıf açısından kazançlı olan mevcut düzenin sürdürülmesi için bir yönetim aracıdır sadece.
- Kilise hakikatlerden uzaklaşmaktadır.Asıl birleştirici olan inanç değil insanlıktır.

2 yıl, 5 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski