Aylak Adam

Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca.

İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı?

C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstelik.

Zor bir karakter, zor bir yaşam, yalın bir roman.

Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca.

İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı?

C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstelik.

Zor bir karakter, zor bir yaşam, yalın bir roman.


Değerlendirmeler

değerlendirme
10 puan

Kitabı elinize alıpta 15-20 sayfa okuyunca üslubu sizi rahatsız edebilir, kısım kısım anlamakta zorluk çekebilirsiniz. Fakat sabredip okumaya devam ettikçe elinizden bırakmanız güçleşecektir. Benim gibi kitap okurken hoşuna giden kısımların altını çizen ve/veya not alan insanlar vardır elbette. Bu kitapta öyle bir şey yapamazsınız. Çünkü buna kalkışınca kitabın hemen hemen tümünü yazmak veya altını çizmek zorunda kalacaksınız. Anti-kahramanımız C.'ye hem hayran olacak, hem ondan nefret edecek, hem onu sıradışı biri olarak görecek hem de oldukça sıradan.. Özetle; okumalı ve sevdiklerinize okutmalısınız.

8 puan

Sustu. Konuşmak gereksizdi. bundan sonra kimseye ondan söz emeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı...

10 puan

ben bu kitabi okurken kendimi okudum.sayfalarina dokundukca kendimi gordum.
ne yapacagina karar verememis bir insan bu kitaptan sonra hayattan ne istediginin bilincindedir."aylakim ben."

Profil Resmi
8 puan

"aylak adamı okudum. o da güzel roman doğrusu. oğlanın romancı dokusu var. kumaş iyi kumaş. işçilik güzel. beliriyor. ama romanın meselesi ne? getirdiği yorum ne? bir delikanlı var, geliri kıyak. bir çevresi var. baylan çevresi sanki. ressamı var, şairi var, kızı var, oğlanı var. fındıklı apartmanları, akademi züppeleri. sanat, manat, aşk hepsi var. ve oğlan aylak, sevimli hoş bir avare. ama biraz filozof. bunalan genç adamlar ve meyhaneler. ve bu adam yaşıyor, sevişiyor. güzel. romanın kapağını kapatınca bana vermek istediği, bana duyurmak zahmetine katlandığı mesajı ne? kaypak bir mesajı var ama bir roman için hem de iyi bir roman için bu yetmez."

orhan kemal'in kitap hakkındaki yorumlarını okudunuz. orhan kemal sevdiğim bir yazardır ama bu yorumunu pek beğenmedim. toplumcu gerçekçi bir yazar olduğu için bir mesaj beklemiş kitaptan. bu biraz sanat sanat için mi yoksa toplum için mi sorusuna götürüyor işi? kitabın vurucu bir mesajı yok ama her sayfasında ayrı bir felsefe var. kitaptakine benzer düşünceleri olan gençler için başucu kitabı olacağını öngörememiş bence orhan kemal.

2 puan

Bence tanıtımı iyi yapılmış bir kitap ama öyle fazla bir şey beklemeyin. Çünkü bir çok şey hava da kalıyor. Ve sıkıcı bir anlatımı var. Bazıkarakterlerle ilgili hiçbir bilgi yok, kitap bitince; o kimdi, ne oldu şimdi? gibi sorular kalıyor geriye...
Vasat bir kitap bana göre...

10 puan

Ahh Aylak adam...
C...................
Bir adı bile yok... Gerek de yok.. İnsanın ismi kendisiyle en az ilgili olan şeydir diyor zaten....
Normların içinde kalmak adına, uzak durulan, alışılmamış herşeyi herkese inat yaşayan, dile getiren, söyleyen, tepkisini gösteren, farkedilmeyen herşeyin farkındalığıyla kaleme alınmış, her kelimesi tanıdık gelen, gizli kalan her hücreme dokunan bir kitap...
Adımlarını; sıradan olan, normların içinden bakan hiç kimsenin farkedemeyeceği şekilde atan bir adam....
"Dilenciye bile ders vermeli.. anlasın.. "
"o konuşmayan garson bilir.. insanın ne ...un soyu olduğunu bilen o garson ..."
"çağımızda yaşayan geçmiş yüzyılların bilemediği kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan.. Gördüğü film ona birşeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu, asık yüzleriyle 5-10 dk da eritiyorlar onları aralarında.. Dev sinemalar yapmalı, dünyadaki tüm insanların hepsini doldurmalı. hepsi birden çıkmalı sokağa...."
daha çok izi var kitabın...
yıllar sonra tekrar okumalı... farkındalıklarına varıp, Aylak , sıradışı, herşeye karşı bu adamın bakış açısından arada bakabilmeli hayata....
doyamadım... arka sayfasını çevirip devam etmesini istedim o kelimelerin.. ama bitti....
ama evet, kesinlikle böyle bitmeliydi...

10 yıl, 11 ay
4 puan

adı gibi aylak bir kitap. aylak aylak vakit öldürmekte en önemli kitap bu bence

9 puan

Üslup, tespitler, karakter, anlatılan hikaye, kurgu vs. vs. bir kitap için aklınıza gelebilecek tüm ögeler ülke standartlarının çok üzerinde. Albert Camus' nün Yabancı' sında hayran olduğum Meursault karakterine benzer düşüncelere sahip bir adam C. ve bir varoluş sorgusu/sorunu var kitapta; ne var ki Meursault' nun o düşüncelerinin nasıl şekillendiğini bilmiyoruz ve dahası Meursault' nun bir kavgası yok hayatla ya da kendisiyle, C. ise hem kendisiyle hem de hayatla kavgalı bir adam. Issız Adam diye bir film vardı, onunla bağlantılı demeyeceğim, başka bir şey anlatmak için andım bu, bence kötü, filmi. Filmi izleyen her iki erkekten biri ''aynı beni anlatıyor'' demişti. Şimdi o erkeklerin hemen hepsi evli. Bu kitabı da okuyanlar benzer şeyleri söylüyorlar, oysaki C. aynı sizi anlatıyor olsaydı bu kitap olmazdı. Daldan dala atlayıp gidiyorum ama söylemeden geçemiyorum bunları; Orhan Pamuk çok zeki bir yazardır. Okuyucunun bu zaafını alıp neredeyse tüm kitaplarının teması yapmıştır, yani ''başkası olma isteği'', bir karakterde kendini bulma, kendini başka türlü yaşama isteği... C. farklı, Meursault farklı, çünkü insanlar çok aynı; ve hepsinin kendini farklı ve özel sanması, belki de onların en benzeyen tarafları. C' nin hayranlık uyandıran yanları var, çok güçlü olduğu yanları var ama bir o kadar da acınası yanları var.
Çok güzel bir inceleme ekli zaten bu kitapla ilgili. Sanırım bir edebiyat öğrencisi/mezunu tarafından eklenmiş akademik bir inceleme o. Orada yazanları tekrar etmek istemediğimden farklı yerlerden yaklaşmaya çalışıyorum kitaba.
C.' nin iletişim konusundaki sıkıntıları, tedirginlikleri, takıntıları; dilin, iletişim konusunda yetersiz bir araç olduğu fikri üzerine yazılmış Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi kitabının karakteri Bloch' u anımsattı bana.
İlişkilere bakış açısı konusunda da yine Meursault' ya hiç benzemeyen bir adam C. Meursault, önemsiz buluyor, bir korkusu endişesi yok, kaygısı yok; C. ise tam tersi, aynılaşmaktan korkuyor, kaygı duyuyor. Meursault' nun toplumdan farklı olmak gibi bir çabası yok, C.' nin var. C. başta babası olmak üzere birilerine, bir şeylere benzememek üzerine bir hayat kuruyor ve tam bu noktada benim için bir şeylere benziyor aslında. Çünkü herkesin farklı olmaya çalıştığı bir dünyada farklı olmaya çalışmak, seni aynılaştırır. Bu bakımdan C., ilşkiler üzerine yaptığı tespitleri bir kenara koyarsam, benim açımdan öykünülecek, örnek alınacak bir karakter filan değil, çok sevilecek bir karakter de değil, ama Meursault, o gerçekten çok zeki, çok güçlü. Hayatımda kendimden başka olmak istediğim iki adam varsa biri Meursault' tur, diğeri de Holden, ne var ki ikisi de benden çok daha cesur olduklarından ve ben asla o kadar cesur olamayacağımdan hiç denemedim onlara benzemeyi. Diğer yandan bir şeylere benzememe çabası da yaşantını kendin için olmaktan çıkartıp başkaları içine dönüştüren bir durum bence. Bu paragraftaki tedirginlik ve sorgulama neredeyse Aylak Adam' ın, yani C.' nin düşünce dünyasının bir yansıması işte.
Kitapta bu anlatılıyor şu anlatılıyor demek anlamsız, arka kapaktaki tanırım yazısı zaten çok güzel özetliyor kitabı. En sevdiğim kısım ise Yusuf Atılgan' ın ilişkiler üzerine muazzam tespitleriydi. Kitap benim için türk Edebiyat Tarihi' nin en iyi 10 kitabından biri ve değişeceğini de sanmıyorum, bir başyapıt.
Alıntılar bölümüne eklediklerimden sanırım 1 2 tanesi daha önce eklenmiş. Gerçi pek çok alıntı da daha önce eklenmiş buna dikkat edip ekleneni tekrar eklemek istemezdim ancak kitapların altını çizmeyi sevmediğim ve kitaplarımda sadece kül, şarap, gözyaşı ya da kahve izi bırakmayı sevdiğimden altı çizili cümlelerimi bu sitede(neokurda var burada yok alıntılar bölümü) alıntılar bölümünde topluyorum.

9 puan

türk "yabancı".
anlatımı gayet hoş bir kitaptır. c. asla unutulmayacak ve eskimeyecek bir karakterdir kesinlikle.

12 yıl, 6 ay
10 puan

Türk edebiyatının en buyuk eseri olduğunu düşünüyorum


Baskı Bilgileri

Karton Cilt, 155 sayfa
Ekim2012 tarihinde, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9789750802446
Dil
Türkiye Türkçesi

Diğer baskılar


Benzer Kitaplar

Şu An Okuyanlar

tmygl risorder tunabasar35 mizahınkarası chaynar
73 kişi

Okumuşlar

bogurtlen receli cyanginlar banakil jr. EskiKusak eowynthir
2656 kişi

Okumak İsteyenler

beril9 demian Dharma Dicle nephentus
962 kişi

Takas Verenler

sitare edwardnorton akin seymayldrm SRcN
23 kişi
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski