
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Üzüm ve Diğer Şeyler
Ryuk'a biraz daha fazla ağırlık verip, kitabı 1. bölüm Üzüm 2. bölüm Ryuk olarak ayırsaymış daha da güzel bir kitap olacakmış. Bir de keşke instagram hesabındakilerle kitaptaki diyaloglar aynı olmasaymış. Ancak her şeye rağmen özellikle kedi-severlerin bayılacağı ve daha iyi anlayacağı bir kitap olmuş. Mutsuz olunca açıp okumalık ve gülmelik. :)
Baskı: Sevgili
Bu kitabı herhangi bir tür adı altında adlandırmak bence büyük bir haksızlık olacaktır. Bir yandan "novella" diyebilecekken başka bir yandan roman diğer bir yandan hikaye hatta deneme daha da önemlisi çarpıcı otobiyografi bile diyebiliriz. Bunların hepsini de şiirsel ama bir o kadar da duru bir anlatımla olunca her fırsatta tekrar okumak isteyeceğim bir kitap oldu benim için. Evde kahve eşliğinde güzel bir gün değil muhteşem bir gün yaşatır. Gün bitmeden kitap biter ancak etkisi çok uzun süre sürer. Herhalde hayatımda okuduğum ve okuyacağım, onlarca kitaptan bu sözleri söyleyebileceğim/yazabileceğim bir kaç kitaptan biri olarak kalacaktır.
Baskı: Sevgili Arsız Ölüm
Farklı bir dili olduğundan kitap önce sizi içine almakta veya siz kitabı içinize almaktan yoruluyorsunuz ancak o büyülü dilide merak etmekten kurtulamayıp okumaya devam ettikçe, aslında günlük yaşamın büyülü bir yanını okumuş oluyorsunuz. Böylesine içten,böylesine samimi ve bu duyguların çok güzel bir edebi dille dile getirilişi olmuş bu kitap. Uzun süre kütüphanemde tuttuğuma pişman olduklarımdan. Keşke alır almaz okusaydım hatta çok daha önceleri tanışsaydım dediklerimden.
Baskı: Ateşten Gömlek
Milli Mücadele döneminin ilk edebi kitabı olması yönüyle önemli olmakla birlikte, dönemin siyasi koşullarını iyi veremediğini düşünüyorum. Tarık Buğra'nın Küçük Ağa'sı bu minvalde daha takdir-i şayan bir edebi örnektir. Dönemin yoksulluğu ve siyasi şartlarını edebi bir üslupla okuyucunun gözünde daha canlı bir tahlil olarak yer alır. Ancak Halide Edib'in Ateşten Gömlek'i ise arka planında kurtuluş savaşı olan bir aşk hikayesidir. Bu yönüyle, benim gözümde bu kutsal öge için sarsıcı bir hikaye olamamıştır.
Baskı: 72. Koğuş
İçinizi katmerleyecek çok sıcak ve samimi bir hikaye. Okurken, parasızlık, açlık, insanlık, vicdan, aşk ve diğer duyguları yoğun yoğun yaşıyor, kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.
Baskı: Aşka Şeytan Karışır
O kadar kötü bir kitap ki, kütüphanemden çıkarıp bir arkadaşıma verdim, o beğendi.
Baskı: Elveda Balkanlar
bir kaç tarihi gerçek ve binlerce efsane ile berbat bir edebi usluba sahip bu kitabı okumak zaman kaybından başka bir şey vermeyecektir size, normalde böyle kitaplar almam ama o an basiretim kaybolmuş olacak :/
Baskı: Küçük Ağa
Milli mücadele dönemiyle alakalı okuduğum kitaplar içerisinde en tarafsıza yakın, her bir tarafı anlamaya çalışan güzel bir kitap. Önemli klasiklerimizden, mutlaka okunmalı.
Baskı: Klara Miliç
Bu kitabın yeni baskısı yok elimdeki baskısı 1940-44 yıllarında basılmış, tam bir tarih vermiyor. Fakat Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'yı yazarken etkilendiği kitaplardan biridir ve oldukça güzel bir aşk hikayesi. Yeni bir çeviriye ve bakıya ihtiyacı var.
Baskı: Tek Yön
Ömrüm vefa ettikçe her yıl bir kez daha okumak istediğim kitap. Başucu kitaplarımdan birini daha kazanmanın mutluluğuyla uyuyacağım!
Baskı: Zarife
Kitap hakkında değerlendirmem: http://fataparblond.blogspot.com/2012/09/sen-ben-zarife.html
Baskı: Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
"Ama valla bir imparatorun sen-ben gibi helaya giden bir adam olduğunu benim aklım almıyor."
Baskı: Bir Pırıltıdır Yaşamak
Ergenlik dönemimde bana İpek Olgun önerenler Agatha Christie ve benzeri yazarları önerselerdi çok daha ilerlemiş olurdum bazı alanlarda. En azından zihnim daha erken açılırdı.
Baskı: Yunanlı Bir Kız Aranıyor
Yer yer Türkiye'ye aitte satırlar bulabileceğiniz, dürüst bir adamın başına bir çok şey gelse de eninde sonunda mutlu olduğunu farkettirecek siyasi eğilimlerden, insanlık özelliklerine karşı bir çok konuda mesajlar bulunan çok güzel bir kitap.
Baskı: Markopaşa Yazıları ve Ötekiler
Döneminin siyasi durumunu en güzel şekilde belirten Sabahattin Ali; Hasan Pulur'un deyimiyle de "Bu yazıyı, tarihini söylemeden aktarsaydık, sizce 'yutturmuş' olur muyduk ya da siz 'eski bir yazı!' diye yadırgar mıydınız?" Hasan Pulur bunu kitaın içinde yer alan Sabahattin Ali'nin Tam Demokrasi yazısı için söylemiş olsa da kitap genelince tüm yazılar için bunu söyleyebiliriz, belki de görsellik dışında bir adım daha ilerleyemedik 1940'lı yılladan...
Baskı: Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları: Su
Dörtlemenin ilk kitabı olduğundan dolayı bu kadar kötü olmalı. Ya da Buket Uzuner Mavi Tuna Kumral Ada dışında başka roman yazmamalıydı ve yazmamalı. Öyküleri iyi pek ala. Umarım dörtlemenin diğer kitapları da böyle hayal kırıklığı oluşturmaz.
Baskı: Milena'ya Mektuplar
Kitap oldukça güzel olmakla birlikte çevirilerde yayınevinin önemi birkez daha anlaşılıyor. İnternette Milena'ya Mektuplar'ın Antik Batı Klasikleri yayınlarından çıkanının okunmaması gerektiğini gördüğüm halde en ucuz basım o olduğu için o yayınevininkini alıp okudum. Kesinlikle antik batı klasiklerinden çıkan hiç bir kitabı önermiyorum. Hangisini okuduysam aynı hayal kırıklığı!
Baskı: Sonsuz Unutuş
Canım biraz öykü okumak istediğinden kitabı elime almıştım, kısa zamanda biteceğini düşünüyordum ancak sürekli birbirini tekrarlayan cümleler, duygular ve aşırı melankoliden kitabı ancak 2 günde bitirebildim. Çok başarısız bir kitap olmuş.
Baskı: Godot'yu Beklerken
ESTRAGON: Hah, tamam, hadi birbirimizin fikirlerini çürütelim. VLADIMIR: İmkansız. ESTRAGON: Öyle mi? VLADIMIR: Artık düşünme tehlikesinden uzaktayız. ESTRAGON: Neden yakınıp duruyoruz öyleyse. VLADIMIR: Düşünmek en kötüsü değil. ESTRAGON: Belki de değildir. Ama az şey mi?
Baskı: Ertuğrul'un Ocağı (Kayı, #1)
Üniversitede Osmanlı Tarihi sınavıma bu kitaptan eklediğim bilgilerden dolayı sınıf ortalamasında bir not almama sebebiyet verdiği için içindeki bilgilerin doğruluğu konusunda şüphelendiğim bir kitaptır. ancak alanı tarih olmayanların rahatlıkla okuyabileceği düzeyde bir kitaptır.
Baskı: Çakıcı'nın İlk Kurşunu: Tereke
Bu kitaba YKY'den çıkmış "Bütün Şiirleri" kitabının içinde de yer alan şiirlerin konmasını çok doğru bulmamakla birlikte en arkada şiirlere uygun olan desenlerin konması kitabın hatasını düzeltmiştir. Yarım bıraktığı hikayeleri ile eşsiz yazıları ise mutlaka okunmaya değerdir. Kitabın sondan ikinci bölümü olan yazılar Türkiye'nin 1930-40'lı yıllarının portresini gözler önüne sermesi açısından paha biçilmez olmuştur. Ayrıca o zaman ki eşsiz gözlemlerin bir kısmının hala devam eder olduğunu görmek ise bir okur için acı vericidir. Sabahattin Ali'nin eşsiz uslubunun görüldüğü çok güzel kitaplarından biridir. Mutlaka okunmalıdır diye düşünüyorum.
Baskı: Dokuz Öykü
Salinger'in zekası ve bunu dile dökmesi onu iyi bir yazar yapıyor kanımca bu dokuz hikayede de bunu rahatlıkla görebiliyoruz. İlk ve son hikaye yani "Muz Balığı İçin Mükemmel Bir Gün" ile son hikaye "Teddy" favori iki hikayem oldu. "Kendinizi kurtarmanız gereken ilk şey mantıktır." "Teddy" adlı hikayeden.