inci
@inci

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Geçmişin İzinden
8/1004.02.2013

Baskı: Geçmişin İzinden

http://illekitap.blogspot.com/2013/02/colette-caddle-gecmisin-izinden.html Yazarın okuduğum ikinci romanıydı. Yazarın dili çok akıcı, sürükleyici ve hafif... okurken insanı sıkmıyor ve sayfaları nasıl çevirdiğinizin farkına varmıyorsunuz. Kurgusu okuduğum ilk romanda olduğu gibi çok güçlüydü. Yazarın sadece tek bir hayattan çok birkaç hayatı işlemesi ve onların birbirleri ile olan bağlantıları kitabın konusunu bir yerde oldukça güncelleştirip gerçek gösteriyor. Kitabın içeriğine girmeden konusu ve karakterleri ile yorum yapmak gerekirse... Sebastian ve Erin'e çok kızdım... Özellikle Erin'e... hayatında Ronan varken başkasıyla beraber ol sonra pişman ol kendini ucuz hisset ama bu tutumdan vazgeçme... Bu durum beni çok sinir etti... Onun haricinde bir pansiyonda kalan kişilerin hayatlarını okumak ve hepsinin kendi hikayesi çerçevesinden izlemek oldukça keyifliydi. Hazel'e üzülürken Grace'in sevimliliği ile gülümsemek, Sebastian&Erin ilişkisine kızarken Marguerite&Mark ilişkisinde aşkı görüp gülümsemek... Bir filmi izlemek gibiydi ve çok keyifle okudum. Kitabın son bölümlerine doğru bazı gerçekler su yüzüne çıkmaya başladığında şaşırma kızma arasında gidip geldim ama bir yerde de bazı şeylerin yoluna konduğunu görmekte inanılmaz tatmin ediciydi bir okuyucu gözünden bakıldığında. Neyse kitabı ben çok beğendi ve cidden keyifle okudum. Çeviri kusursuzdu ve yazarın dilinin akıcılığı bozulmamıştı ve belki çeviri sayesinde de bu kadar akıcı hale geldi bilemem :)) Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı dilerim devamı da gelir başka kitaplarını da okuyabiliriz. Ben beğendim ve keyifle okumanızı tavsiye edebilirim.

Baskı: Büyülü Prenses (The DeBurghs, #5)

http://illekitap.blogspot.com/2013/02/deborah-simmons-buyulu-prenses.html Robin evlilikten kaçan ve evliliği bile lanet gibi düşünen bir adam. Dört ağabeyinin ardından babasının ikinci evliliği yapması ve bunların sırayla peş peşe olması Robin'i işin içinde büyü var zannetmesine neden oluyor ve kendisine sıra geldiğinden evlilikten ya da Robin'in değişiyle büyüden kaçma amacı ile Vala'yı arıyor ama gel gör ki Vala'nın kızına vuruluyor... Sybil'de manastırda bir rahibe adayı olarak yaşan bir kadın. Dış dünyaya özlem duyan ama hiç manastır duvarları arasında yaşamamış bir kız... Diğer dört kitapta olduğu gibi bunda da bir olay vardı.... Cinayet... Yazarın bu yönünü seviyorum atraksiyonun içinde aşkı büyütür yaşatıyor ve kocaman yapıyor. Bunda da cinayet araştırmasının içinde aşkı büyüttü. Robin'in aklını başına getirtti ve sonucunda aşk kazandı... :)) Kitabın sonlarında DeBurgh ailesini görmek ve onların büyüklüğü aile bağlarını okumak çok güzeldi. Hele ki Simon ile olan konuşmalarda bazı yerlerde kahkaha attım diyebilirim. Neyse kitabı ben çok beğendim ve severek okudum. Tarihi aşk romanı severlere bu seriyi tavsiye ederim okuyun.

Vahşi Güzel
10/1001.02.2013

Baskı: Vahşi Güzel

McTiernay Kardeşler serisinin ikinci kitabı... Yazarın ilk kitabından daha güzel olduğunu düşünüyorum gerçi ilk kitabını da sevmiştim ama bunu daha çok sevdim. İskoç kitabı okumayalı bayağı olmuştu ve okuyunca işte kitap bu dedim resmen.... Yazarın kalemi çok akıcı, sade ve sürükleyici. Kitap olaylı, savaşlı, kardeş bağlılığı olan ve aşk dolu bir kitap... Makenna, ev işlerinden anlamayan kadın olmanın ne demek olduğunu bilmeyen, leydiliğin yanından geçmemiş, erkek gibi ata binebilen askerlerle kılıç talimi yapan cesur, vahşi, asi güzel kızımız... Colin ise ilk kitapta tanıdığımız Conor'un kardeşi ve tipik bir McTiernay özellikleri taşıyan bir erkek. Aynı Conor'un Laurel'e yaptıklarını yapıyor o yüzden tipik McTiernay diyebilirim. İlk kitapta Colin'in evlendiğini duymuştuk ve evlendiği kadın Makenna'nın ablasıydı ancak ablası ölüyor. Bu kitapta da Dunstan klanının lideri - Makenna'nın babası- klanın iyiliği ve geleceği için liderliği Colin'e bırakabilmek için Colin'in kızı Makenna ile evlenmeye zorluyor. Zaten olaylarda böyle başlıyor... Colin ve Makenna arasındaki çekim, itişip kakışmaları, tartışmaları, tutkuları çok güzeldi. Makenna'nın ilk olmak isteyişi ve aynı şekilde Colin'in de ilk olmak isteyişi... bunun için çabaları... birbirlerini anlamaya çalışmaları, karı koca olma çabaları okunmaya değerdi. Özellikle savaş sahneleri çok harikaydı. Leon ile Colin'in savaşması... Colin'in kalnı bırakıp gitmesi... Binlerce McTiernay askerinin kaleye akın etmesi... Bayıldım o sayfalara... gerçi kitabı hepten çok sevdim ya neyse :) Kitapta arada Conor ve Laurel'i de okumak çok zevkliydi hele ki onların küçük ikizleri harikuladeydi. İnsanda gülümseme isteği uyandırıyordu :) Kitabı çok beğendim ve eğer orta çağ romanlarını diğer bir değişle İskoç kitaplarını seviyorsanız şiddetle tavsiye ederim okuyun. http://illekitap.blogspot.com/2013/02/michele-sinclair-vahsi-guzel.html

Miras
6/1029.01.2013

Baskı: Miras

http://illekitap.blogspot.com/2013/01/tracie-peterson-judith-miller-miras.html Öncelikle kitabın tarihi aşk kitabı olduğunu söylemeliyim ve "The Broadmoor Legancy" serisinin ilk kitabı ve seri üç kitaptan oluşuyor. İlk kitabı - Miras - Fanny Broadmoor'u konu alıyor diğer iki kitapta kuzenleri Sophie ve Amanda'yı konuyu alıyor... Gerçi diğer okuduklarımızdan biraz farklıydı. Yazarların dili güçlü ve üslupları da akıcı ancak konusu çok durağan... Kitapta ilk 100 sayfayı okumak biraz sabır gerektirdi çünkü sıkıldım ama ondan sonra konusu biraz daha açıldı ama aşırı derecede merakla okutacak şekilde de açılma olmadı. Fanny ile Michael'ın aşkları çok güzeldi, o kısımları anlatan satırları zevkle okudum... Aile arasındaki diyalogları ve ilişkileri de okumak mümkündü kitapta... Tarihi aşk romanı severlerin okuyabileceği bir kitap ancak ben çok beğendiğimi söyleyemem. Ha evet beğendim hatta beğendiğim sohbetler, diyaloglar ve satırlar vardı ama kitabın geneline çok beğendim diyemem. Bazen sıkıldım bazen keyifle okuduğum satırlar oldu... Önerip önermeme konusunda kararsızım... Tercihi okumak isteyen arkadaşlara bırakıyorum.

Baskı: Issız Bir Aşkın Kıyısında (Kız Kardeşler #2)

Çok güzeldi. Yazarın bu kitabı ilkine göre daha özgündü. Çeviri mükemmel ve kurgu harikaydı. Eğer historical romance seviyorsanız okumalısınız.

Baskı: Kalbim Evine Döndü (Kız Kardeşler #1)

Güzeldi, yazarın dili akıcı ve çeviride oldukça iyiydi. Judith McNaught izleri taşıyordu, bunun için okumak ayrı bir güzeldi. Çok beğendim

Obsidiyen (Lux, #1)
9/1026.01.2013

Baskı: Obsidiyen (Lux, #1)

http://illekitap.blogspot.com/2013/01/jennifer-l-armentrout-obsidiyen.html Lux serisinin ilk kitabı ve ben çok beğendim. Başlarda biraz sanki Twilight havası sezinledim. Uzaylı bir çocuk uzak durması gereken insan bir kız... Hatta bazı sahneler anımsattı da ama genel anlamda özgünlük olan ilginç ve çok kolay okunacağı gibi zevkli okuma saatleri vaat eden bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Yazarın dili çok iyi... Cidden çok sade, anlaşılır, kolay okunan, akıcı ve sürükleyici bir dili var. Kurgusu da çok iyi kopukluklar yok ve tamamen oturtulmuş... Karakterleri olsun, yer betimlemeleri olsun tam okuyucunun kafasında canlandıracağı şekildeydi. Yazar kitabın sonunda iki bölüm tam anlamıyla Daemon tarafından merak edeceğimiz sahneler onun dilinden yazılmıştı. Kitap hep Kat'in dilindendi ama en merak ettiğim -okuyan çoğu okuyucunun da merak edeceğini düşündüğüm- iki kısım Daemon'ın ağzından anlatılmıştı ki bunu çoook sevdim. En azından onun da tarafından okuduk ve içindekileri gördük :) Daemon'a zaman zaman sinir olsam da sevdiğim bir karakterdi ve açıkçası bazen bazı sinir edici sözleri onda sevimli hale geliyordu. Dee ise tam bir şeker kızdı. Kat'in davranışlarını ise hep onayladım ki bu ilk defa bir kitapta oluyor. Hep öyle böyle şöyle yapmamalıydı dediğim bir ana kadın karakter olurdu ama Kat... Harikaydı. Hele ki Ash'in kafasına makarnaları indirmesi... Anlatılamaz... Çok konuşup kitap içeriğine girmeyeceğim. Kitabı hatta seriyi tavsiye ederim eğer fantasik&aşk kitapları seviyorsanız. Ben çok sevdim... İlk DEX kitabımdı ve yayınevinin çevirideki kusursuzluğu çok hoştu. Gerçi küçük imla hataları gördüm ama önemsemiyorum şahsen. Umarım ikinci kitap kısa zamanda gelir. Küçük bir dip not olsun :) Kapağa bayıldım :))

Baskı: Fırtınalı Denizler - Wellingham Brothers # 1

Wellinghams serisinin ilk kitabı Fırtınalı Denizler... Adı gibi fırtınalı bir kitaptı. Kitap, ilk sayfasından son sayfasına kadar merakla okutuyordu ve devamlı bir heyecan vardı sayfalarında. Yazarın yanılmıyorsam ülkemizde yayınlanan ilk kitabı ve bence devamı gelmeli de... Üslubunu çok beğendim, akıcı ve sürükleyici ama bununla kalmıyor aynı zamanda heyecanlı da... Kitaplarda aşkın yanında heyecan verici olayları severim ve bunda da vardı o olaylar ki kitaba başladığım gün bitirdim... Bir günde bitecek kısacık bir kitaptı keşke daha uzun olaydı. Tarihi aşk romanlarında bir dükün korsan kızına aşık olduğu görülmüş şey değil ve bunda o vardı ve ayrı bir zevkti bu. Üstelik kızımız tabanca, kılıç, bıçak tarzı silahları da gayet iyi kullanıyordu ki bu da güçlü bir kız olduğunu gösteriyordu. Asher zaten içinde savaşçı barındıran bir dük... Asher'ın yaraları ve Emerald'ın bu yaraları sarmasını okumak çok hoştu. Kitapta bazı yerlerde imla hataları vardı ki bu yayınevinin 100 kitabından birinde ikisinde görünen hatalar... O kadar da olur diye düşünüp görmezden geliyorum ama keşke "tropic" kelimesini "tropik" şeklinde yazılsaydı da demeden geçemeyeceğim... Kısacası kitabı çok beğendim kısa sürece ikincisini de okuruz diye düşünüyorum. Harlequin, serilerin arasını açmadan iki ayda bir yayınlıyor bu yüzden bundan şüphem yok. Tavsiye ederim alıp okuyun ayrıca kapak da tam anlamıyla karakterleri yansıtıyor... :)

Mart Menekşeleri
10/1020.01.2013

Baskı: Mart Menekşeleri

Kasım ayında almış olmama rağmen devamlı erteliyordum sonra okuyan arkadaşlarımın ısrarları üzerine okumaya başladım ve ertelediğim her güne acıdım. O kadar harika bir kitaptı ki... Sonu şaşırtıcıydı, olaylar beklediğim gibi gelişmedi ve bu beni hem şaşırttı hem de beğenmeme neden oldu. Ayrıca çeviri çok güzeldi ve geçmişe (günlükte yazılanlara) giden kısımlarda italik yazılması çok hoştu. Yazarın dili çok sadece ve üslubu da o kadar akıcı ve sürükleyici ki kitabı elimden bırakmak mümkün olmadı, yolsa evde her an her dakika okumak istedim. Geçmişle günümüzdeki hikayenin birbiri ile olan ilişkisi hayret uyandırıcı bir kurguyla yazılmıştı ve sonunda insanın yüzünde bir tebessüm oluşuyordu. Kitapde devamlı "Kaybolan Yıllar" adlı bir kitaptan bahsediliyordu ve acaba böyle bir kitap var mı diye düşünmeye başlamıştım hatta varsa alıp okumayı bile düşünüyordum ama sonra yazarın adının açıklanması ise şok olmama neden oldu. Elliot'un odasında da vardı o kitap... Gerçekten bu kitap nasıl anlatılır bilemiyorum. Ben çok beğendim ve her satırından da zevk alarak sıkılmadan okudum. Tavsiye ederim mutlaka okuyun çok beğeneceksiniz şüphem yok.

Beklediğim Sendin
10/1017.01.2013

Baskı: Beklediğim Sendin

Amor Towles... Eğer yazarın erkek olduğunu bilmesem "acaba yazarın kendi hikayesi miydi?" sorusuyla okurdum kitabı. Yazarın kullandığı kelimeler, anlatımı, üslubu ve konusu bir biyografi kitabı tarzında olacak şekildeydi. Ayrıca Ephesus'a da tebrik etmek gerekir çevirmeni çok iyi bir iş çıkarmış. Kitabın ne akıcılığı bozulmuş ne de bir kusur söz konusuydu. Gerçekten kaliteli bir kitap olduğu değişmez bir gerçek. Bu kitabı anlatmaya kelimelerin kiyafetsiz kalacağı düşünüyorum. Konusunda- okuyan diğer okuyucular ne düşünür bilmem- bana yaşanmışlıkların izini yansıttı. Kurgu dahi olsa sanki içindeki bazı olaylarda, duygularda bir yaşanmışlık vardı... Kitaptaki yerlerin betimlemeleri insanın rahatlıkla gözünün önünde canlandıracağı şekildeydi. Adeta film izliyormuşsunuz gibi hissediyordunuz. Bir de 1930'lu yıllar olunca siyah beyaz bir filmmiş gibi... Ayrıca yazarın benzetmeleri de çok yerindeydi hele ki akrep yelkovan benzetmesini çok beğenmiştim. Bazı kitaplar vardır güzel bir kurgu ile okutur ama alttan alttan da düşündüren cümlelerle okuyucuya farkında olmadan mesajlar verir... Bu kitapta öyleydi. Kurgunun güzelliğinin yanında dikkate değer, ne kadar doğru dedirten ve düşündüren çok mesaj vardı. Kitabın konusunu anlatan bir yorum yapmayacağım çünkü Ephesus arka kapak yazısında ciddi anlamda kitabın içeriğini gösteren bir tanırım yapmış. Gerçi özetin özeti tarzındaydı ama kabaca konusu oydu. Her ne kadar içindeki olaylar, ilişkiler detaylandırıldığında daha farklı görünse de... Ayrıca kitap hep Kate'in dilinden anlatılıyordu ama araya giren küçük notlarda ya da mevsim sonlarındaki üçüncü ağızdan anlatılan kısımlardaki punto, yazı stili değişikliği çok ince düşünülmüş. Bu detayı çok sevdiğimi de söyleyeyim. Kitabı mutlaka okuyun diyorum, kaçırılacak, boş verilecek veya ertelenecek bir kitap değil.

Ben Olsaydım
6/1014.01.2013

Baskı: Ben Olsaydım

Ben Olsaydım bitti... Chick Lit tarzında bir kitaptı. Biraz aşk olan ve günlük gibiydi. Yani Kit'in yaşadıklarını yazdığı bir günlük edasındaydı kitap. Bazı yerlerde sıkıldım gibi sanki ama bazı sohbetlerde ve olaylarda gerçekten eğlenerek okuduğumda oldu. Kitapta, Kathryn Jennings'in üç erkekten evlenme teklifi alıyor ve kararsız kalıyor ne yapacağına... Arkadaşı Mel'e bu erkeklerle aralarında geçenleri anlatırken olayları okuyoruz bizde... Kit'in yani Kathryn'in aslında mükemmel bir karakter olmaması kitabın belki de en eğlenceli kısmı. Çünkü dikkat çekici, ret edilemez bir karakter okumuyoruz. Gayet normal biri... Bizlerden biri... Kitapla ilgili genel yorumuma gelirsek, Kit gerçekten eğlenceli bir karakterdi ve Marc'le müthiş bir çift olacaklarına inandım bütün kitap boyunca ama Kit'in dediği gibi "iyi bir arkadaş gelmiş geçmiş bütün sevgililerden daha önemlidir." biraz öyleydi. Marc iyi bir arkadaştı, gerçi nasıl bir sevgili olurdu bilemiyorum o kısmı okumak mümkün değildi çünkü ikisi flört etme aşamasına geçemediler bir türlü. Kitabın sonlarına doğru Kit'in başka bir bakışla dikkatini çeken Kevin'ın dediği bir söz çok hoşuma gitti... "Bazen karar vermemek en iyi karardır." Neyse, genel anlamda okunabilinir bir kitaptı. Dediğim gibi zaman zaman sıkılsanız da eğlenceli sohbetler ve olaylar vardı. Hatta güleceğiniz sohbetler var... Tavsiye edebilir miyim... bilemiyorum. Tamamen okuyacak arkadaşın tercihine bırakabilirim. Ahh bir de, kitabı şimdiki zamanla yazılması da biraz yorucu geldi. Keşke geçmiş zaman kullanılsaydı daha iyi olurdu. Gerçi bunda yayınevinin ya da çevirmenin yapacak bir şeyi yok yazar öyle yazmış ama okumak isteyenlere de ön hazırlık olsun. Kitapta bol bol -yor'lu fiiler var :)

Bir Aşkı Dokumak
9/1011.01.2013

Baskı: Bir Aşkı Dokumak

Harlequin'in sevdiğim yazarlarından biri Diana Palmer... İlk kez Büyük Yalan kitabı ile tanımıştım yazarı ve anlatımını kalemini sevince ve baktım bir de yeni kitabı hemen aldım ve okudum... Harika bir kitaptı. Olaylıydı ve hareketliydi. Aşk romanlarında biraz hareketi severim ve bunda da vardı o hareket... Delia, tamamen sıradan Marcus ise tam anlamıyla dikkat çekici bir erkek... Hani biz kızların vardır ya muhteşem erkek tanımlarımız... Onlardan işte. :) Delia ile Marcus'un arasındaki aşkın resmen dokunmasını okuduk ve bayıldım. O kadar güzeldi ki resmen gülümseterek okuttu... Hatta bazı yerlerinde sinir oldum, silahların patladığı yerlerde heyecanlandım, Deluca'nın kızının nişan muhabbetine sinirden köpürdüm ama yine de aşk çok güzel dokunmuştu... Adı gibi bir aşkı dokudu Marcus ve Delia... Kitabı ben çok sevdim hattas bayıldım. Umarım Harlequin, Diana Palmer kitaplarının devamını getirir... Severek alıp okuyacağım... Sizlere de tavsiye ederim seveceksiniz okuyun :) Hatta sizlere sevdiğim kısımlardan birinden bir alıntıyı paylaşmak istiyorum. "Hiçbir zaman bir erkeği öldürecek cazibeye sahip olmadım ben." "Bu senin fikrin," diyerek sırıttı Marcus. Delia'nın gözleri parıldamıştı. "Ama öyle uzun uzun bakılacak bir tip değilim," diye karşı çıktı. Marcus, ona sıkıca sarıldı ve gülümsedi. "Sana daha önce de söylemiştim. Güzellik, sahibinin gözlerindedir. Benim için sen hayranlık uyandırıcısın."

Baskı: Paylaşılan Hayaller (MacGregor Ailesi, #5)

Nora Roberts gerçekten kalemine hayran olunacak bir yazar... Hele ki MacGregor serisi muhteşem... Serinin diğer kitaplarında Daniel'i okuyorduk ama bunda Daniel'in gençken nasıl olduğunu ve Anna ile nasıl tanıştığını da okuduk. MacGregor serisinin 5. kitabı ve bu kitapta Daniel kaza geçiriyor ve karısı Anna onun yanındayken tanıştıkları günden evlendikleri zamana kadar olan anıları anımsıyor... Kitap inanılmaz akıcıydı nasıl başladım nasıl bitti anlamadım. Gerçi MacGregor serisinin diğer kitapları da aynı şekilde akıcıydı. Fakat yine de bu kitap benim favorim çünkü Daniel hep merak ettiğim bir kişilikti ve onu daha fazla okumak Anna'yı nasıl elde etti nasıl böyle bir imparatorluk kurdu merak etmiştim. Kesinlikle okunmaya değer... Kitabı okurken Serena, Caine, Alan aklıma geldi. Hepsi babaları Daniel'den birkaç özellik almış... Tabi Anna'dan da almışlar... Daniel'in tavırları, kabalığı küstahlığı o kadar harikaydı ki kitaba resmen renk katıyordu. Adamım bayıldım ben şahsen Daniel MacGregor karakterine... Bu kitaba ve yazara söylenecek çok söz yok çünkü harikalar... Ancak kitabın bazı satırlarında küçük imla hataları vardı keşke olmasaydı... Harlequin'in çok özenli çalıştığını biliyoruz ve yüz kitabından birinde böyle hatalar görülebiliyor bu yüzden bunu da görmezden gelebilinir diye düşünüyorum. Çeviri kusursuzdu...

Fırtına Kokusu
9/1009.01.2013

Baskı: Fırtına Kokusu

Nancy Pickard - Fırtına Kokusu.... Bu kadının kalemini seviyorum... Başka söze gerek yok. O kadar akıcı, sürükleyici ve merak uyandırıcı yazıyor ki okurken inanılmaz zevk alıyorum. Her kitabı alınıp büyük bir zevkle okunacak nadir yazarlardan biri bence. Kitabı okurken en çok Collin'e üzüldüm ve Val'e... Sanki Billy'nin yaptıklarından onlar sorumluymuş gibi bir tutum sergiledi kasaba halkı... Sinir bozucuydu cidden ama Jody'nin de akşamları babasını beklemesi de o kadar üzücüydü... Çeviri kusursuzdu bunun için teşekkürler Ephesus. gerçekten çok özenli çalışmışsınız. Ancak kitabın sonlarına doğru Hugh-Jay'in evine döndüğü kısımlara -gemişe- dönüş yapıldığı bölümde gönül isterdi ki ilk sayfalardaki gibi tarih belirtilseydi. Belki orjinalinde de yoktu bilemiyorum. Gerçi okurken anında fark ediliyor geçmişe dönüldüğü ama işte göz arıyor :) Bakire her ne kadar benim yazarın kaleminde ilk göz ağrım olup favori kitabım olsa da bu kitabı da yazarın çok iyiydi. Benim bu türdeki favori yazarlarımdan biri oldu Nancy Pickard. Aldığı ödülleri hak eden bir yazar ve bence kesinlikle okumalısınız. Ve kitapta altını çizdiğim bir cümle vardı... Bailey, Jody'e söylüyordu o kısmı da alıntılayarak yorumumu bitiriyorum. "Yaptığın yanlışlarla yüzleşmek istemezsen bir günah keçisi bulmak en kolayıdır."

Baskı: Karanlığın Ardındaki Aydınlık

Güzel bir aşk hikayesiydi... Çok beğendim ki zaten Heidi Betts'in kalemini severim okumak da zevk oldu. Çeviri çok güzeldi bayıldım :)) Peter'ın endişeleri ve Lucy'nin aşkı okunmaya değerdi diyor ve tavsiye ediyorum :)

Baskı: Düşler ve Hayaller (Pregnancy & Passion #3)

Çok güzeldi, romantik bir aşk hikayesiydi resmen. Kısacık tutulması çok üzücüydü gönül isterdi ki daha uzun olsun daha keyifli okunsun ama yazar böyle uygun görmüş. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve kalemini sevdim. Okuyucuyu sürükleyici bir kalemi var yazarın .. Tavsiye ederim okuyun ben beğendim eminim sizde beğenirsiniz :))

Baskı: Hayallerim Ruhumu Öpüyordu

Kitabın arka kapaktaki tanıtım yazısı bana biraz fantastiklik içeriyor gibi bir izlenim kazandırmıştı ama güzel ve acı sonla biten bir aşk hikayesiydi... Acı sonları okumaktan bazı kitaplarda hoşlanan bazı kitaplardan hoşlanmayan biriyim bu kitapta mutlu son olmasını canı gönülden isterdim... Isabel'in bazı davranışları can sıkıcı olsa da çok sevimli bir kişiydi, kerem ise dörtdörtlük bir karakterdi. Kitabı genel anlamda beğendim, konusunu ve içimde birilerinin bu hikayeyi yaşamış olma olasılığı düşündürterek okumam daha bir etkileyici hale geldi gözümde. Türk yazarlarımızın başarılı kitapları olması gerçekten çok hoşuma gidiyor... Deneyip bir tadına bakın kitabın derim ben. Seveceğinizi düşünüyorum şahsen... Ahh bir de söylemeden geçemeyeceğim, Isabel ve Nora'nın yarım yamalak Türkçe konuşmaları çok ince düşünerek yazılmış... Gerçekten yabancı uyruklu vatandaşların Türkçe'yi aynı şekilde konuştuklarına tanıkolduktan sonra bunu yazarın kaleminde ince ince işlenmesi de çok güzeldi.

Baskı: Tanrıçanın Savaşı (Tanrıça, #2)

Neyse kitabı çok beğendim, olayların akışı, Kronos'un yaptıkları Calliope'un yaptkları kitabı fena hareketlendirmişti. Sonu öyle bir bitti ki keşke 3.kitap da çıkmış olsaydı dedim... Heyecanla bekliyorum 3. kitabı... Fantastik kitap severlere de şiddetle bu seriyi tavsiye ederim :) Ephesus'ada teşekkürler uzunca bir aradan sonra beni tekrar fantastiklerin dünyasına davet etti ve zevk alarak okumamı sağladı :)

Baskı: Büyülü Lord DeBurgh (The DeBurghs, #4)

The Deburgh serisinin 4. kitabı ve ben çok sevdim. :) Diğer kitabı Kalp Hırsızı'na göre çok daha iyiydi. Zevk alarak okudum ve mükemmel tanımına uymayan bir lord olarak görmek Stephen'ı çok daha zevk vericiydi. Seriyi okumanızını şiddetle tavsiye ederim :)

Oyunbozan
8/1019.12.2012

Baskı: Oyunbozan

Oyunbozan - Gemma Halliday Okundu ve Bitti.... A Hollywood Headline Mystery üçlemesinin ilk kitabı Oyunbozan... Aynı zamanda yazarın ülkemizde yayınlanan da ilk kitabı. Her satırından zevk aldım ve çok eğlendim. Tina'nın yaratıcılığı ve tehdit eden kişiyi bulma çabaları takdire değerdi hele ki saniyede sıraladığı yalanlar ise komediydi. Cal gibi bende okurken şaşkınlıkla kaldım. Sue teyze ve Millie teyze harikalardı çok sevimlilerdi. Allie'ye yani Tina'nın deyimiyle Barbie'ye nedense bende sinir oldum. Pek sempati duyamadım sanırım Tina'nın duygularını paylaştım. Kitapta ne ararsanız vardı. Cinayet, araştırma, tehditler, dedikodu (tam anlamıyla cidden dedikodu), eğlenceli sohbetler ve aşk... Daha ne olsun. :) Tina'nın zaten kişilerin söyledikleri üzerindeki kelime oyunları ve attığı başlıklar başlı başına bir şey zaten :) Ben çok sevdim ve tavsiye ederim ki üçlemenin diğer kitaplarının da çıkmasını bekleyeceğim. Yalnız şöyle küçücük değineyim ona da üçlemenin diğer kitapları devam niteliğinde değil de Tina'nın iş arkadaşları Cam ve Allie'yi konu alıyor.

Baskı: Kaçak Gelin (Warenne Dynasty, #6)

Diğer kitaplarına göre aşk kısmında biraz eksik kalmış gibiydi. Onun haricinde kitabı beğendim. Peter'ın aşkı için yaptığı büyük fedakarlık ise okunmaya kesinlikle değerdi. Kitabın sonunda üzüldüğüm bir karakter oldu Peter. Eleanor'un aşkı ise imrenilecek kadar güçlüydü. Gerçekten sadık bir şekilde Sean'a olan duyguları için neler yaşadı kız... Sean'ın her ne kadar yaşadıkları kötü olsa da Eleanor'a söyledikleri ve davranışı nedeniyle kızdığım çok yer oldu. Ben genel anlamda beğendim tavsiye ederim :)

Baskı: Morgana'nın Kızları

Genel anlamda beğendiğim bir kitap oldu. Her ne kadar başlarda sıkılsam da konusu sonrada inanılmaz akıcı gitmeye başladı ve heyecanla okudum. Tavsiye ederim eğer tarihi aşk romanlarını seviyorsanız. :)

Baskı: Özgürlüğün Elli Tonu (Fifty Shades, #3)

Diğer iki kitaba göre çok daha güzeldi. Romantik bir aşk kitabıydı hele ki mutlu çocuklu bir aile olarak görmek onları muhteşemdi özellikle ikinci bebeklerini beklerken... Ben çok sevdim :)

Bir Yumak Aşk
9/1008.12.2012

Baskı: Bir Yumak Aşk

Çok güzel bir kitaptı. Çok romantik ve aynı zamanda aşk doluydu. Diğer kitaplarına göre eğlenceli anlatımda biraz sönük kalmıştı ama onlardan daha romantikti bence. Zack'in aldatma konusunda babasının hakkındaki sözlerinden sonra Grace'in tepkisiz kalması beni sinir etse de Grace'in sonunda saha da yaptığı şey çok şekerdi. Çok sevimliydi. Zack tam bir aşk erkeği gibiydi. İnsanın içi gidiyor resmen. :) Jenna'nın sonunda mutlu bir şekilde Gage'den hamile kalması ve Ronnie'nin de Dylan'dan evlenme teklif alması seriyi tam anlamıyla mutlu sona bağladı. Hele Charlotte'un kitabın sonunda motora binip gitmesinde sırıttım. Gerçekten güzel, romantik ve eğlenceli bir seriydi. Çok severek okudum yazarın gelecek kitaplarını da hevesle beklememe neden oldu bu seri. Romantik, aşk dolu kitapları severlere ve biraz da olsa eğlenmeyi bekleyenlere bu seriyi öneririm.

ÖncekiSayfa 36 / 39Sonraki