
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Skandallar Kraliçesi (Hell's Belles, #1)
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/07/sarah-maclean-skandallar-kralicesi.html "Karanlıktan niye hoşlanmıyorsun?" diye sordu bu sefer Sesily. Sorusu nazik ve imalıydı. "Şu anda karanlığı hiç sorun etmiyorum," dedi Caleb. Genç kadına sarılmasını sağlayan karanlığa bayılıyordu. Cevap gelmeyince ekledi. "Küçükken iki ay boyunca bir geminin ambarında kaldım." Sesily nefesini tuttu. "İki ay." "Uzun bir yolculuktu. Fırtına vardı. Ve..." Korkunçtu. Pencereli kamarada kalacak ya da güvertede zaman geçirecek paraları yoktu. "Karanlıktı." "Caleb..." diye fısıldarken Sesily'nin parmakları ipek yumuşaklığında dudaklarında dolaştı. Caleb hemen boğazını temizleyip elini tuttu. "Dediğim gibi, şu anda karanlık hiç sorun değil." Çünkü seninleyim.
Baskı: Viking Şövalye
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/07/katy-regnery-viking-sovalye-modern.html Onu önce bir yanağından, sonra diğer yanağından öptü ve gözleri ışıldamaya başladı. "Şövalyen olabilirim, Verity. Ne istiyorsan olabilirim." Dudakları dudaklarını okşadı. "Lancelot'um olur musun?" diye fısıldadı Verity gülümseyerek. Colton'ın tatlı, neşeli öpücükleri ve vaatleri başını döndürmüştü. "Olurum, bebeğim." diye inledi Colt. Verity onun sıcak nefesini hissetti. "Gözlerini aç ve gör. Buna aşk denir işte. Biz gerçekten de bir masalız."
Baskı: İspanyol Aşk Aldatmacası
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/06/elena-armas-ispanyol-ask-aldatmacas.html "Seni seviyorum, Lina." Bu üç kelimenin kulağına ne kadar yanlış geldiğini fark edince zavallı, hırpalanmış kalbim ortadan ikiye yarılır gibi oldu. Hiç öyle olmamaları gerekirken mutluluktan yoksun, keder doluydular. "Nasıl oluyor da daha sana sahip bile olamamışken kalbimi kırıyormuşsun gibi hissediyorum?" Ruhum parçalandı. Milyon parçaya bölündüm. "Bana ihtiyaç duyduğum gibi güvenmen için seni zorlayamam. Tüm lanet kalbinle yani." Her zamanki pırıltısını kaybetmiş gözlerle bana baktı. Şimdi o gözlerde sadece acı vardı. "Aksi yön yerine benim kollarıma koşmanı sağlayamam. Beni... bize bir şans verecek kadar sevmeni sağlayamam." *** "Bunların hiçbirinin yapmana izin vermem," diye fısıldadım. "Başına bela aldığına değmez o." "Ama sen değersin. Sen bütün derde değersin. Sen ateşin içinden yürümeye bile değersin. Bunu göremiyor musun?" Burnundan sert bir nefes verdi ve elini yanağıma uzatınca tamamen içgüdüyle ona yaslandım. "Daniel'in savaşmaya değmeyeceğine dair kafa soktuğu o boktan düşünceler tamamen yanlış. Aşk uğruna savaşmaya değer. Ve ben onun gibi değilim, Lina. Geçmişte de yaşamıyoruz." Başımı iki yana salladım ama avucunu yanağıma daha da sert bir şekilde bastırdı. "Yolda bir engele takılıp düşersen, ben de seninle yuvarlanırım. Her şeyle birlikte savaşıp ayağa kalkacağız."
Baskı: Cazibe Çemberi (The Risande Family #2)
Yorum : https://illekitap.blogspot.com/2022/06/paula-quinn-cazibe-cemberi-risande.html Hiçbiri şu anda burada durup sana sarılmamak kadar zor değildi, Gianelle." Parmaklarını kızın dudaklarına götürüp başparmağını alt dudağında gezdirdi. "Senin için deliriyorum, sensiz de. Bir daha sana karşı asla acımasız olmayacağım. Hayatım üzerine yemin ederim. Karım ol." Kız başını iki yana salladı ve adam elini tutmaya çalıştığında ondan bir adım uzaklaştı. "Dante, beni Edgar Dermott'tan korumak istediğin için seninle evlenemem. Seninle hiçbir bahane için evlenemem." "Neden?" Sesi sert bir fısıltıydı. Kıza doğru ilerledi, bu sefer yüzünü büyük ellerinin arasına aldı ve gözlerinin içine derin derin baktı. "Bana neden yapamayacağını söyle." "Çünkü sanırım sana aşık oldum, Dante. Ve bu beni korkutuyor. Kendi duygularıma karşı çaresizim, beni tutmak için hiçbir kilide ya da prangaya ihtiyacı olmayan bir adam tarafından tutsak edilmiş durumdayım, sadece gülümsemesi," -parmak uçlarını adamın dudaklarına değdirirken gözleri ateşin ışığında parıldadı- "onun öpücüğü, nazik sözleri yetiyor. Ben, sana benzeyen bu toprakların tutsağıyım. Çünkü burayı seviyorum ve senin soğuk kayıtsızlığına katlanmak zorunda kalsam da asla buradan gitmek istemiyorum. Sen de aşk konusunda aynı şeyleri hissediyorsun, Dante. O senin elini kolunu bağlıyor ve sen, hiç kimseye bağlanmadın." Alt dudağını ısırdı ve ondan uzaklaştı. "Bence aşktan daha kötü olan tek şey, bir başına aşık olmaktır," dedi sessizce ve odadan çıktı.
Baskı: Gören Gözler
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/06/sinem-demirdoven-goren-gozler.html ~~~*~~~ "Güvenmen gereken, yol ve kalbin. Mantığını da dinle tabii ama kalbine de sor. Bir şeyi yapmak için ayak sürüyorsan yapma ve önüne seni çok heyecanlandıran bir fırsat çıktığında heyecan seni korkutmasın, rutinine güvenme. Hayat önce birkaç fırsatla seni rutinden çıkarmaya çalışır. Bunu anlayabilirsen kazanırsın, anlayamazsan seni birkaç kere zorla çıkarmaya çalışır, o zorluklara rağmen yine de çıkmazsan senen ümidini keser ve bir kenara bırakır." ~~~*~~~ "Solis, bu sen misin? Farklılaşmış gibisin." "Ahh Luna. Benim evet ama farklılaşan ben değilim, sensin. Bu hayat seni enden öteye, bilmediğim ve bilmeme izin verilmeye yerlere taşıyabilir. Ama unutma! Sen benim eş ruhumsun." "Solis, eş ruhlar birlikte ilerlemezler mi her frekansta? Neden ayrılsın yollarımız? Neden sensiz taşınmam gereksin başka bir diyara?" "Bilmediğimiz, bizlere de öğretilmeyen başka güçler var. Bana, senin sandığımdan da özel bir varlık olduğunu söylüyorlar. Buna belki de bir ruh olarak doğarken karar verdin. Belki ondan da önce. Yine de bil ki gücüm yettiğince, yanında olabildikçe buradayım." ~~~*~~~
Baskı: Çiçeklerin Dili
yorum için: ~~~*~~~ Yaşam, bir dizi önemli dönüm noktasıdır. Doğumlar, ölümler, evlilikler, ilk aşklar, kayıp aşklar, hastalıklar ve önemli adetler... Tüm bunları kutlarken ya da acımızı paylaşırken çiçekleri kullanırız. ~~~*~~~ İskoçya'da savaşçı bir çiçek yetişir, Bir hanımın kameriyesinde açmak için çok serttir,; Armasını, rütbesi yükselen asker takar, Ve atını mahmuzlar mızraklara doğru. Ah işte orada çiçek açar, orada patlar, Gülün üzerinde büyüyen devedikenleri. -Allan Cunningham: "Gülün Üzerinde Büyüyen Devedikenleri" (19.yy)- ~~~*~~~
Baskı: En Çılgın Takıntı (Made Serisi #2)
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/05/danielle-lori-en-clgn-taknt-made-serisi.html "Üç yıl ortadan kaybolduktan sonra geri gelip benden nasıl bir şeyler istersin? İlgini uzun zaman önce belli ettin, Allister. Sana asla cevap vermeyeceğim. Buna alışsan iyi olur." Soğuk gözleri göğsüme ok gibi saplandı. "Bir şeye ihtiyacın olursa beni ara sözünün neresini anlamadın?" Nabzım ritmini şaşırdı. Bir yanım o geceye geri döndüğümüze inanamıyordu. "Hadi oradan! Bir kadın bir erkekten iki hafta içinde haber alamazsa, resmi net bir şekilde görür." Aklımdaki duvarların içinde bir başka yanıt vardı: Yanımda değildin. Sen de herkes gibi yanımda değildin. ***** "Neden bu konuda mantıklı olan tek kişi benim?" "Çünkü sen hiçbir zaman bu ilişkiye kendini benim adadığım kadar adamadın." Bu sözlerin ardında bir duygu yok oldu. Sadece acı gerçek vardı. Yine de gözlerinde yumuşak ve yürek burkan bir ifade titreşti. Daha önce kendimde gördüğüm bir şey. Karşılıksız kalmış bir şey. "Bunun benim için yeni olduğunu söylediğimde, konu sana gelince düşünemiyorum demek istedim. O sözleri söylememeliydim, malyshka. Birinin sana dokunduğunu, seni benden aldığını düşünmek..." Bakışları karardı. "Deliriyormuşum gibi hissettiriyor."
Baskı: En Tatlı Kaçış
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/05/danielle-lori-en-tatl-kacs-made-serisi-1.html İçimde bir öfke yükseldi ve kelimeler ben onları durduramadan dudaklarımdan döküldü. "Düşündüğüm şeyin evlilik olduğunu kim söyledi?" Durdu, karanlık bakışları adeta bana saldırıyordu. Yanlış bir şey söylemiştim. "Birinin sana dokunmasına izin verdiğini öğrenirsem Elena, yemin ederim ki o herifin ellerini sana bir kutu içinde teslim ederim." Yutkundum. "Kesinlikle. Blöf. Yapmıyorum." ***** O, vücudumun ihtiyaç duyduğumu düşündüğü ama aklımın ihtiyacım olmadığını bildiği her şeydi. Kendimi Nicolas Russo'da kaybederdim ve nasıl nefes alınacağını bile bilemez hale gelirdim. Kalbimi ona verirdim, o da alıp ayaklarının altında ezerdi. Aşksız bir hayat yaşayabilirdim; ancak kırık bir kalbe dayanamazdım.
Baskı: Filmlerden Daha Güzel
Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/05/lynn-painter-filmlerden-daha-guzel.html "Yani - gerçek hayatta- iki düşmanın, büyülü bir şekilde farklılıklarından kurtulup birbirlerine delice aşık olabileceğine mi inanıyorsun?" "Evet." "Ve gerçek aşkı alevlendirmek için planlar yapmanın, komplolar kurup üçkağıtçılık yapmanın bir sorun olmadığını mı düşünüyorsun?" Dudağımı ısırdım. Yaptığım bu muydu? Üçkağıtçılık mı? Bu düşünce karnımda ağrıya sebep oldu ama üzerinde çok durmadım. Burada olan o değildi. "Bilerek bunu saçmaymış gibi gösteriyorsun." "Ah hayır, bu gerçekten saçma." "Sensin saçma." Dişlerimi gıcırdattığımı fark edip çenemi gevşettim. Wes'in aşk hakkındaki düşünceleri kimin umurunda zaten? Hafifçe sırıtarak, "Aşka dair minik kavramların bu geçerliyse, Michael'ın aslında senin için doğru kişi olmadığı gerçeğini de hiç düşündün mü peki?" dedi. Hayır, Michael benim için doğru kişiydi. Doğru kişi olmak zorundaydı. Yine de, "Ne demek istiyorsun?" diye sordum. "Şu anda, sen ve Michael birbirinize kızgın değilsiniz. Yani, hapı yuttun. Çünkü her romantik komedinin başlarında birbirine katlanamayan iki karakter, er ya da geç birlikte olurlar." ***** "CD'yi kopyaladım ve o utanç verici şeyleri hazırladım çünkü Michael'ın aklımda çıkmayan kişi olmadığını fark ettim ve bunu sana söylemek istedim. Yani, o harika biri fakat onunla olmak, seninle hamburger yemenin, yıldızları seyretmenin ve s'more hazırlamak için Gizli Bölge'ye kaçmanın ya da bir park yeri yüzünden tartışmanın yerini tutmuyor. Ama bunu anlamam çok uzun sürdü ve senin yanında Alex var artık." Ağzını açtı, fakat başımı salladım. "Hayır. Sorun yok, anlıyorum. O kusursuz, tatlı biri ve bunu söylemeye her ne kadar dilim varmasa da öyle birini hak ediyorsun." Koyu gözler, bizi bu noktaya getirmeme sebep olan yaptığım her şey yüzünden içimi yakarken büyük, titrek bir nefes aldım. "Çünkü ben yanılmışım, Wes. İyi olan şey, sensin." Çenesini kaşıdı ve ileri, sokağın aşağısına doğru baktı. Sonra yüzüme baktı. "Yanıldığın tek nokta o değil," dedi. "Ne?" Düşene bir tekme daha. "Neden bahsediyorsun?" "Alex hakkında yanılıyorsun. Kusursuz değil." "Bennet, hiç kimse kusursuz olamaz. Hadi ama." Bu cesaretine inanamıyordum. Kusursuzluğa oldukça yakın." "Galiba." "Galiba mı? Kızın nesi eksik olabilir? Daha büyük meme falan mı istiyorsun? O..." "O, sen değil." "Ne?" "O. Sen. Değil."
Baskı: Onay (The Legal Briefs #2)
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/05/emma-chase-onay-dava-ozetleri-2.html "Bence içten içe kıvranıyorsun. Önce kimi öldürmek istediğine karar veremiyorsun. Eğer söz konusu Presley olsaydı ben öyle hissederdim." Cevabımı bekleyerek duraksadı. Raftan bir kitap aldım ve sayfalarını taradım. "Sadece senin yanında olduğumu bilmeni istiyorum, Jake. Neye ihtiyacın olursa." Kitabı pat diye kapattım ve ona dik dik baktım. Bir şey yaptı diye değil ama sırf orada olduğu için... "Bir çocuğun evi onun kalesidir. Onları öcülerden veya çocuklar bugünlerde ne s*kimden korkuyorsa onlardan korur." Dişlerimi sıktım. "Evlerine gelip onları aldılar, Stanton. Bu bir çocuğa ne yapar biliyor musun?" Başıyla onayladı. "Evet, biliyorum." ***** "Seni korumaya çalışıyordum. Senin için daha iyisin istedim, Chelsea. Çocuklar için. İyi bir adamı hak ediyordunuz. Yetebileceğimi düşünmüyordum. İhtiyaç duyduğun ey olabileceğimi düşünmüyordum." Gözlerimi araştırdı. "Peki şimdi?" "Şimdi yapabileceğimi biliyorum. Çünkü hiç kimse seni benim kadar sevemez, benim kadar isteyemez. Sen benim için her şeysin, önemli olan tek şeysin." Yanağından aşağı bir damla yaş düştü. Bana doğru yaklaştı. "Beni bir daha incitme." "İncitmeyeceğim." "Bir daha benden uzaklaşma." "Uzaklaşmam." Kollarıma atladı ve bana öyle sıkı sarıldı ki içimde hava kalmadı. Dünyadaki en iyi histi.
Baskı: Tehlikeli Düşler (The Bareknuckle Bastards, #3)
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/05/sarah-maclean-tehlikeli-dusler.html "Bunu hayal ederdim," diye cevapladı usulca, itirafıyla Ewan'ın içini yaktı. "Geri döndüğünü... beni bulduğunu... ve beni istediğini." Ewan başını şaşkınlıkla salladı. "Seni istemeyeceğime asla inanamazsın." "Ben artık sevdiğin kız değilim." Onu asla geri alamazsın. Bir yıl önce, o gece ona yağdırdığı sözleri hatırladı. Onu kıran sözler. Onu sıfırlayıp yeniden başlamasına sebep olan sözler. "Hayır," dedi. "Değilsin. Sen ondan daha fazlasısın. Sen sevdiğim kadınsın." ~~~*~~~ Ewan dövmeyi avucuyla örttü. "Acıttı mı?" Düşünceleri gibi sözleri de kesik kesik çıkıyordu. "Evet." Ona baktı. "Dövmeyi kastetmiyorsun." Grace başını iki yana salladı. "Hayır." "Maske yok," diye fısıldadı Ewan. "Acıttı," dedi. "Her şey acıttı. Günlerce ve haftalarca." Ewan gözlerini kapadı, bu sözler karşısında göğsü sıkışıyordu. "Seni deli gibi özledim. Karanlıkta, rutubette, yağmurda, soğukta uyanırdım. Ve seni özlerdim. Ve Mayfair'deki o kahrolası binalara tırmanır, lanet bacaları sayarak bir gün onu terk edeceğin hayal ederdim. Orayı terk edeceğini. Ve unvanını terk edip bize geri döneceğini." Mum ışında parlayan gözleri yaşlarla doluydu. "Hayır. Bize değil. Bana. Bana geri döneceğini hayal ederdim." Dövmesinin üzerinde tuttuğu eline bir damla gözyaşı düştü ve adamın tenini bir ateş gibi dağladı. "Ama sen yapmadın."
Baskı: Çatlak Krallık (The Royals #5)
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/04/erin-watt-catlak-krallk-royals-5.html "Olayları hatırlamıyorum ama duyguları hatırlıyorum. Ne zaman Kyle'la yan yana gelsek garip bir yabancılık hissediyordum. Felicity ise bende korku uyandırıyordu. Tıpkı babam gibi. Seni düşündüğümdeyse garip bir sıcaklık hissediyordum. Geçmişimin kilitli olduğunu düşündüğüm kara kutuyu açmaya çalıştığımda içimde bir hissizlik vardı. Sanki etrafta kimselerin olmadığı bir ölün ortasında duruyordum, sanki orada hiçbir zaman kimsecikler olmamıştı. Nefesim tükenene kadar bağırıyordum ama kimse cevap vermiyordu. Yankı bile duyulmuyordu. Sanki bütün sesler yutulmuş gibiydi. Geçmişi düşündüğümde hatırladığım şey bu yalnızlık işte. Senin de bunları yaşamanı istemiyorum." "Peki ya sen? Sen kendin için ne istiyorsun?" Tanrım, neden bana böyle zor sorular soruyordu? "Geldiğimiz noktada, senin için istediklerimle kendim için istediklerim çatışıyor." ***** Çenemi yukarıya kaldırdı. "Ben sana bakacağım. Babam da öyle. Seni ortada bırakmaz. Sen artık bir Royal'sın." Bu yeminini bir öpücükle tasdikledi. Bir Royal olmam soyadımın Easton'ınkiyle aynı olacağı, onlarla aynı çatı altında yaşayacağım ya da üniformamda Astor Park Hazırlık rozeti taşıyacağım anlamına gelmiyordu. Bu sadece bana kucak açan bir aile ve beni seven bir çocuk olduğu anlamına geliyordu. Bunu kabul ediyorsam o zaman ben bir Royal'dım.
Baskı: Düşmüş Varis
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/04/erin-watt-dusmus-varis-royals-4.html "Easton." Durakladı. "Neden beni araştırıyorsun?" Bir duraklama daha. "Neden bana yemek alıyorsun?" Bir tane daha. "Neden buradasın? Neden büyük, şatafatlı evini bırakıp bütün geceni beni beklemekle geçiriyorsun? Burada soyulmamış olmana bile şaşırdım." Buna gülmek zorundaydım. "Ben başımın çaresine bakarım, bebeğim. Ve sorunun cevabı, buradayım çünkü senden hoşlanıyorum." "Beni tanımıyorsun bile," dedi sinirle. "Tanımaya çalışıyorum!" ***** Onda, yanındayken mutlu olmama neden olan bir şey vardı. Aklıma çılgın bir fikir geldi. "Peki ya arkadaş olsak?" diye sordum yavaşça. Şaşırmış görünüyordu. "Ne?" "Arkadaş. Yedi harften oluşan ve karşılıklı bağ kurabilen kişiler anlamına gelen kelime." "Ne anlama geldiğini biliyorum. Ben sadece senin neden bahsettiğini anlayamıyorum." "Arkadaş olmalıyız diyorum. Madem bana ilgi duymuyorsun." Göz kırptım. "Ya arkadaş oluruz ya da sana asılmaya ve seni öpmeye çalışmaya devam ederim." Hartley bıkkın bir ses çıkardı. "Neden bunlardan biri olmak zorunda? Üçüncü bir seçenek yok mu?" "Yok."
Baskı: Evlilik Anlaşması (Girl Meets Duke #1)
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/04/tessa-dare-evlilik-anlasmas-girl-meets.html sh'e bakarken gülümsemesi soldu. "Ağrın var." "Hayır, yok." Emma omzuna dokundu. Ash yüzünü buruşturdu. "Önemli değil. Endişelenmeni gerektirecek bir şey yok." "Ben senin karınım. Canın yanıyorsa endişelenirim." Dur, diye yalvardı Ash sessizce. Bunu yapma. Daha fazla yaklaşma, yaralarımı sorma, onlara dokunma. Önemseme. İyi bir adam böylesi tatlı bir ilgiye minnettar olurdu. Ve bir yanı minnettardı. Bir yanı ayaklarına kapanıp ağlamak istiyordu. Ama ruhunun küskün, yaralı kısmı onun merhamet göstermesine dayanamazdı. İçindeki şeytan ona öyle akıl almaz, affedilmez bir şekilde saldırdı ki Emma kendi yaralarını sarmaktan Dük'ün yaralarını aklına bile getiremez hale gelirdi. ***** Ash'in bakışları şefkat doluydu, dokunuşları daha da fazla şefkat barındırıyordu. Önce yanağını, sonra omzunu okşadı. Emma'nın keçeleşmiş saçlarını umursamıyor gibiydi. Ardından onun kollarına alıp bir gece önceki kadar tutkulu ve yoğun olan tatlı ve nazik bir öpücük verdi. Ayrıldıklarında iç çekerek adını söyledi. "Emma." Emma yanağına dokundu. "Günaydın gün ışığım." Yatakta oturdu. "Şu halimize bak. Bu nasıl oldu? Aşk olmayacağı konusunda anlaşmıştık." "Anlaşmıştık." "Kurallar vardı." "Önlemler vardı." Ağzının sol kenarı tebessümle kıvrıldı. "Belli ki yeterli değillermiş."
Baskı: Asistan - 2
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/04/askn-nur-karatas-asistan-2.html "Ben seni anladım, hem de ilk gördüğüm anda. Biz birbirimize benziyoruz." Duraksadı, nefesleri kontrolsüz bir şekilde hızlanmıştı. "Biz biliyoruz. Zehrin amacı her zaman öldürmek değildir. Sabırlı olunursa zehir iyileştirir." "Ben iyileşiyordum." diye mırıldandım. "İyileşiyordum. Ama sonra seni gördüm. Beni darmadağın eden her şeyi hatırladım ve en başa döndüm." "Sen iyileşmiyordun. Yalnız kalmaktan korktuğun için öyleymiş gibi yapıyordun. Mutluymuş gibi, istediğin oymuş gibi, ihtiyacın buymuş gibi... Seni en iyi ben tanırım." Sitemle, "Neden tekrar karşıma çıktın ki?" diye sordum. "İnanmayacaksın ama bilerek yapmadım. Bir tesadüftü... Fakat artık geri adım atmam çok zor." "Neden?" "Çünkü aynı senin gibi hissettiğimi fark ettim. Uzun zamandır kendimi kandırdığımı." ***** "Benden bir söz mü istiyorsun?" diye sordum. "Seni sonsuza kadar seveceğim mi demeliyim? Diz mi çökmeliyim?" Alaycı kahkahasını duyunca ona döndüm. "Bunların hiçbirini yapamazsın sen." İki adımda yine karşısına dikildim. Kollarımla kollarını kavradım ve onu göğsüme yasladım. "Yanılıyorsun. Ben seni sevebilirim. Seni severim." Gözlerinin içine bakarak o kuvvetli duygunun ismini fısıldadım. "Seni seviyorum."
Baskı: Aynalar Ülkesi
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/04/carole-johnstone-aynalar-ulkesi.html ~~~*~~~ Aynalar Ülkesi sihirliydi. Bize savaşmayı öğretti. Saklanmayı. Hayal kurmayı. Onun duvarları arasından çıkmadan çok önce, kaçmayı öğretti. ~~~*~~~ Aynalar Ülkesi'nde her şey mümkün. Aynalar Ülkesi'nde güvendesin. Korku, korkulacak bir şey değil. Dehşet sadece senin hayal ürünün. Ve kaçış senin her nefesinde, tüm benliğinde ve bu duvarların her bir santiminde. Senden karşılığında tek bir şey bekliyor. Cesur olmanı. Ben de uzun zamandır ilk kez cesurum. ~~~*~~~ Her kaçış hiç kaçmamaktan iyidir. Bana güvenmeni isteyemem. Güvenmediğini biliyorum zaten. Bana inanmanı da isteyemem, çünkü inanmayacağını da biliyorum. Bize yaptığım şey için her gün pişman oluyorum. Kontrolü asla ona bırakmamalıydım. Ne ilk hayatımızda ne de ikisinde. Unutma, O BİLİYOR. PLANI hatırla. Silver Cross'u. ÇARPI İŞARETİNİ. Onları hatırlarsan gerisi de çorap söküğü gibi gelecek. Gerçeği öğreneceksin. Onu tanıyacaksın. Bana inanacak ve güvende olacaksın. ~~~*~~~
Baskı: Tehlikeli Arzular
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/04/sarah-maclean-tehlikeli-arzular.html "Ben aşk istiyorum. Ve sen beni hem sevip hem de dünyadan korunacak değerli bir şey gibi kilit altında tutamazsın. Beni hem koruyup hem yanında tutamazsın." *** "Onu başka nasıl güvende tutacaktım?" "Tutmayacaksın," dedi Devil. "Güvede tutmak onu kilit altına almak demek. Ve hayatta bir bildiğim varsa, o da kadınların kilit altında durmadığı."
Baskı: Asil Serseri (Gypsy Serisi, #2)
Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/03/jennifer-royce-asil-serseri-gypsy.html ~~~*~~~ "Sadece kollarımın arasında olmanın bile ne demek olduğunu bilseydin beni asla sensiz bırakmazdın. Bedenimde, yüreğimde, ruhumda ve aklımda yarım kalan her şey seninle tamamlanıyor. Sensiz yarımım, eksiğim. Lütfen beni sensiz bırakma!" ~~~*~~~ "Seni sevmeyen bir adama bir dakikanı bile harcatma. Sevdiğini söylese bile göstermesi için zaman iste. Yüreğinin ancak o zaman ikna olmasına izin ver. Bir başkasının ne dediği önemli değil, önemli olan yüreğinin sesi... Onu dinle..." ~~~*~~~
Baskı: İkinci İlk İzlenimler
Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/03/sally-thorne-ikinci-ilk-izlenimler.html ~~~*~~~ "Gülümsemen seviyorum. Sen gülümseyince şuramda bir şeyler kanatlanıyor." ~~~*~~~ "On beş bin yıldır geçici işlerde çalışıyorum ve öğrendiğim tek bir şey var: Bugün gözünü korkutan her şey, ileride bir iş görüşmesinde anlatabileceğin harika bir öyküye dönüşür." ~~~*~~~
Baskı: İtiraz (The Legal Briefs #1)
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/02/emma-chase-itiraz-dava-ozetleri-1.html
Baskı: Asistan - 1
Yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/02/askn-nur-karatas-asistan-1.html Değişim bir dokunuştu, bir dokunuşla başlar ve bir dokunuşla son bulurdu. Kalbe, ruha ve bedene... *** "Sevmediğin insanları, düşmanlarını, rakiplerini kendine olabildiğince yakın tut. Onlara kedini göster, onlardan saklanma ve zayıflıklarını görmelerine izin verme. Onlar sana saldırdıkça gülümse ve daima karşılarında ol. Alacağın en büyük intikam bu olur. Onlara yıkılmadığını göstermek..."
Baskı: Feveran - Veda
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/02/rumeysa-gulhan-feveran-veda.html
Baskı: Serseri Patronum - Feveran
Yorum: https://illekitap.blogspot.com/2022/02/rumeysa-gulhan-feveran.html ~~~*~~~ "Sen beni hiç tanımadın ama ben yandım. Aşkımdan yandım, kül oldum! Bilmedin, sessiz sedasız sevdim. Tek taraflı, beni tanımadın bile... Ben seni sensiz sevdim, sen bilmedin... Ben her gün seni düşünürken sen beni çoktan unutmuştun, var mı daha acısı?" ~~~*~~~ "Aşk acısı öyle diğer acılara benzemez. Vurur hançeri kalbine, ömrün boyunca o yarayla yaşarsın. Başka insanlar tanırsın, o yara iyileşmez. Her tanıdığın insanda tekrar kanar ama asla tamamen iyileşmez. Aşk zalimdir, bir daha tekrarı olmaz. Tekrar yaşamak istersin dibe çakılırsın, kalbin buna müsaade etmez." ~~~*~~~ "Herkes hissedemez ki aşkı, herkes sevdasına sahip çıkamaz ki... Ben hissettim, ben sevdama sahip çıktım! En kötü anımda bile şurası susmadı," Elini alıp kalbime götürdüm. "En kötü anımda bile, çaresiz kaldığımda bile ben senin sevdanda vazgeçmedim, geçmem de! Aşk dedikleri de bu değil midir zaten? Çıkarsızca, şuursuzca sevmek..."
Baskı: Lydia’nın İkinci Hayatı
yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2022/02/josie-silver-lydiann-ikinci-hayat.html ~~~*~~~ "Sevip de yitirmek, hiç sevmemiş olmaktan yeğdir." ~~~*~~~ Tek bildiğim, sevdiğim insanlar ellerimi sımsıkı tuttuğu için bugün yalnız yürümek zorunda kalmadığımdı. Ancak er ya da geç, yürümek zorundaydım. Bugün, şu an, başlamak için herhangi bir zaman kadar iyiydi." ~~~*~~~