
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Yaşamak, Sevmek ve Öğrenmek
Buscaglia'nın anılarıyla dolu bu kitap, bir yaşam kılavuzu vazifesi görmekte.
Baskı: Sevgi
Sıkılmadan tekrar tekrar okuyabileceğiniz bir kitap. Alain de Botton kadar gerçekçi olmasa da, Leo Buscaglia'nın iyimser dünyasını keşfetmemek, bir kayıp olur.
Baskı: Statü Endişesi
Alain de Botton'ın okuduğum ilk kitabı. Kendisine hayran bıraktırmayı başardı. Hayata dair düşünceleri, ders verici nitelikte.
Baskı: Felsefenin Tesellisi
Harika bir kitap. İnsanın kendine çizdiği yolu daha da belirginleştirmesini sağlayabilecek nitelikte.
Baskı: Kayıp Sembol (Robert Langdon, #3)
Tipik bir Dan Brown kitabı. Başrolde yine Masonlar yer alıyor. Alanındaki en iyi kitaplardan biri olmasa da, sanat tarihiyle dolu bir macera kitabı olmasından dolayı, okuması keyif vermekte.
Baskı: Futbol ! Bir Aşk
Türk sporunun çınarından harika bir futbol eseri. Meslek hayatı boyunca yaşadıklarını kaleme alan Halit Kıvanç'ı okumak çok zevkli. Bir çok Dünya kupasını yerinde izlemiş ve anılarını kitabında aktarmış. Ayrıca, Türk futbolunun geçirdiği evreleri öğrenmek açısından çok değerli bir kaynak.
Baskı: "Futbolistas": Futbol ve Latin Amerika
Latin Amerika'yı tanımak için harika bir kitap. Sadece futbolseverlerin değil, Latin Amerika sevdalıları için de çok değerli bir kaynak. Bunun yanında, Maradona'nın sözleri, kitabın ana fikrini çok iyi özetlemekte: " Biz futbolcular, sürekli üzerimizde çok baskı olduğundan yakınırız. Baskı, ancak evlerine beş peso getirip çocuklarını geçindiremeyen insanların üzerinde olur. Binlerce dolar alıp, sahaya çıkıp oynuyoruz ve ağzımızı açınca stresten bahsediyoruz. Stres bu ülkede, sabahın altısında kalkanlar içindir. "
Baskı: Ajax Hollandalılar ve Savaş
Başarılı yazar Simon Kuper'in 2. Dünya Savaşı sırasında Avrupa futbolunu anlattığı bu kitabında birçok ilginç bilgiye ulaşacaksınız. Hem savaşın toplumları nasıl etkilediğini, hem de futbolun savaşla birlikte nasıl sürdüğünü öğreneceksiniz.
Baskı: Futebol / Brezilya Tarzı Yaşam
Brezilya futbolunu, Brezilyalıların futbola bakışını ve futbolla nasıl yaşadıklarını anlatan harika bir kitap. Alex Bellos imzalı bu kitap, Brezilya'nın top cambazlarından, Amazon'un derinliklerine, futbol ve dansla geçen karnavallarından tarihe geçen başarılarına kadar birçok konuyu içermekte. Çiğdem Özüer tarafından çevrilen bu kitabı okumak, size müthiş keyif verecektir.
Baskı: Şeytan Yemini
Kitap için, kökü yıllar öncesine dayanan bir arkadaşlığın hikayesi olduğu söylenebilir. İlahiyat eğitimi almış 2 erkeğin, kötülükle mücadele için sırasıyla polisliği seçmeleri ve bu uğurda verdikleri mücadele, okuyuculara bu iki ismin geçmişini özetleyebilecek nitelikte. Asıl hikaye ise, arkadaşlardan birisinin gizemli bir olay sonucunda komaya girmesiyle başlıyor. Kitabın esas karakteri, arkadaşının başına gelen bu olayı aydınlatmak için kitap boyunca mücadele veriyor. Bu mücadelesinde oldukça cesur ve inatçı olması gerekiyor. Zira olaylar, güçlü bağlarla birbirine bağlı ve düğümü çözmek hiç de kolay değil. Kitap boyunca Fransa, İsviçre ve İtalya'da ölümle yaşam arasına yolculuk yapmış insanların peşinde buluyoruz kendimizi. Bu gizem yetmezmiş gibi, karakterlerin yalanlarla gerçekler arasında kurduğu dünya, kitabı son sayfasına kadar heyecanla okumamızı sağlıyor.
Baskı: Şeytanın İncili
Yüzyıllar öncesinden gelen bir efsanenin günümüzde işlenmesi söz konusu. Kayıp bir el yazması, kitap boyunca bizi kıtadan kıtaya, çağlardan çağlara koşturuyor. Dedektifin özel yeteneği sayesinde, çözülmesi zor cinayetler gün ışığına çıkıyor. Ne yazık ki olaylar, sadece cinayetlerin çözülmesiyle bitmiyor. Bu olayların arkasında, yüzyıllar boyunca gizliliğini korumayı başarmış bir örgüt var. Ve bu örgütün kime hizmet ettiğini anlamak zor olmasa gerek. Kitapta gerçeküstü olaylara da yer verilmiş. Aslına bakarsanız romanın iskeleti, bu olağandışı olaylara dayanıyor. Eğer gizemlerle dolu bir macera romanı okumak istiyorsanız size gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim Şeytanın İncilini.
Baskı: Napolyon`un Piramitleri
William Dietrich'in başarılı kaleminden çıkan bu roman, tarihi-macera romanlarına en iyi örneklerden birisi. Benjamin Franklin'in genç yardımcısı, Ethan, Napolyon Fransa'sında istemeden de olsa müthiş bir maceraya atılıyor. Bir kumar masasında kazandığı gizem dolu madalyon, onun kitap boyunca izleyeceği yolu çiziyor. Üzerine yıkılmaya çalışılan bir cinayet yüzünden, önemli bir seçim yapmak zorunda kalıyor karakterimiz. Ya hapse düşecek, ya da Napolyon'un Mısır seferinde yer alacak. Bundan sonra, genç bir Amerikalı'nın gözünden Napolyon'un Mısır seferini izliyoruz. Yazarın romanına kattıkları, tarih meraklısı okurlar için oldukça yararlı bilgiler veriyor. Özellikle Mısır'daki yaşayış ve Piramitlerle ilgili ilginç bilgileri keşfetmek mümkün.
Baskı: Psiko Analist
John Katzenbach'ın "Psiko Analist" adlı romanı, okuduğum en güzel kitaplardan birisiydi. 53. doğum gününde aldığı mektupla hayatı tamamen değişen bir psikanalistin hikayesi...Bir tarafta içi intikam ateşiyle dolu gizemli bir erkek, öteki tarafta kendisini dar bir çembere sıkışmış bulan doktor. Hikayenin 2 önemli kısımdan oluştuğunu söyleyebilirim. Emin olabilirsiniz ki 2 kısım da oldukça sürükleyici. Kitabı okurken aklıma, meslek hayatımız boyunca yaptığımız hataları ve bunların etkilerini düşünüp düşünmediğimiz geldi. Özellikle doktor-hasta ilişkilerinde özverinin önemi tartışılmaz. Mesleğimizde verdiğimiz kararların başkalarını nasıl etkileyeceğini de düşünmek, sanırım etik açıdan en doğrusu.
Baskı: Şizofren
John Katzenbach'ın Psiko Analistinden sonra okuduğum 2. kitabı "Şizofren". Şizofren için, akıl hastanesinde geçen bir polisiye diyebiliriz. Tanıkların ve sanıkların akıl hastası olduğu bir davada bir seri katili yakalamak ne kadar kolay olabilir ki ? Bu zorlu macerada, istekli bir savcı, tedavisi bitince hapishaneye gitmesi muhtemel bir itfaiyeci ve genç şizofrenimiz başrolde. Katzenbach'ın karakterleri, okuyucuyu kendine bağlıyor. Kitabı bitirdikten sonra bile olayların aklınızdan çıkması zor. Psiko analisti okuduktan sonra bu kitabı da okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Yalan Makinesi
Geleceği hayal gücüyle kuran bir yazarın okunmaya değer bir kitabı "Yalan Makinesi". James Halperin bu kitabında bizlere büyük dahilerin neler başarabileceğini anlatıyor. Bunu yaparken de hayal gücünden fazlasıyla yararlanıyor. Kitabımız, her biri büyük bir dahi olan baş karakterlerin geçmişini anlatarak başlıyor. Daha sonra yolları Harvard'da kesişen bu dahiler, geleceğin en önemli projelerinden birine imza atmak için işe koyuluyor. Proje, kitabın isminden de anlaşılacağı gibi, bir yalan makinesi. Hem de hayatın her alanında kullanılmak üzere. Bununla birlikte, kitapta ilginizi çekebilecek farklı projeler de anlatılmakta. Kim bilir, belki bir gün, kitapta yazılanlar gerçek olur.
Baskı: Ölü Ruhlar Ormanı
Bu macerada sorgu yargıcı genç bayanımız başrolde. Dolaylı olarak dahil olduğu bir davayı gizlice yürütmeye çalışması, hikayenin temelini oluşturuyor. Bu uğurda yolu Güney Amerika'nın uzak diyarlarına kadar uzanıyor. Romanımız, Şeytan Yemini ya da Leyleklerin Uçuşu kadar sürükleyici değil fakat yine de ilgimizi çekmeyi başarıyor. Konu edilen davanın yanı sıra, Grange'in Güney Amerika'daki diktatörlük dönemine değinmesi, kitabın en ilgi çekici noktalarından birisi.
Baskı: Zehir Ustası (Study, #1)
Maria V. Snyder'in türkçeye "Zehir Ustası" adıyla çevrilen romanı. Fantastik bir dünyada geçen romanımızda, idam mahkumu Yelena'nın macerası anlatılıyor. Zor bir görev karşılığında idamı iptal edilen Yelena, yaşamakla ölmek arasındaki ince çizgide mücadelesini sürdürüyor. Kitapta anlatılan konu oldukça ilgi çekici. Karakterler kendisini kısa sürede sevdirmeyi başarıyor. Bu durum, kitabın daha büyük bir zevkle okunmasını sağlıyor. Kitabı okumanız adına daha fazla bilgi vermeyeceğim. Emin olmanızı istiyorum ki kitabı okuduğunuza pişman olmayacaksınız. Benden tavsiyesi...
Baskı: Dante Denklemi
Jane Jensen'in yaklaşık 600 sayfalık kitabını kısa sürede bitirdim. Auschwitz zulmünü yaşamış dahi fizikçi-haham Kobinski'nin kitabının ve içinde yer alan sırların peşinde bir maceraya şahit oluyoruz bu kitapta. Kitap hakkında detay vermek istemiyorum ki büyük bir merakla okuyun. Söyleyebileceklerime gelirsek: iyilik ve kötülüğün aslında nelerden güç aldığını ve aralarında nasıl bir denge olduğunu düşündürdü bana. Bu kavramlara dışarıdan bir güçle müdahale edebilir miyiz? Edebilseydik neler olurdu? Beyin jimnastiği yapmak isteyenlere kesinlikle tavsiye ediyorum bu kitabı.
Baskı: Mozart Komplosu
Yazarın "Simyacının Sırrı" adlı romanından tanıdığımız Ben Hope, yine çok tehlikeli bir maceraya atılıyor. Eski aşkının yardım çağrısını alan Hope, kendini kısa süre içerisinde tehlikenin ortasına atmak zorunda kalıyor. Olayların kaynağı, yüzyılları bulan bir geçmişe sahip gizli bir örgütün sırlarının açığa çıkma riski oluyor. Bunu engellemek için her türlü yola başvurmaktan sakınmayan insanlara karşı Ben Hope, gerçeği ortaya çıkarmak için tarihin uçsuz bucaksız yollarında Mozart dönemine kadar inmek zorunda kalıyor. Scott Mariani, bu kitabında Mozart'ın ölümüne dair inandığı iddiayı ortaya koyarken, okuyucuya oldukça keyifli bir roman sunmuş. Macera romanları sevenlere tavsiye ederim.