Kayıp Sembol (Robert Langdon, #3)
Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'dan sonra Kayıp Sembol'de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde... Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binasında konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington'a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binasına bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon'ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdon'ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?...
Baskılar3
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (681)Kitap serinin diğer kitaplarına göre çok yukarıda değil. Basta biraz ısınana kadar etkileyici gelmiyor. Ama ileri ki sayfalarda işin içine gizem tarih girince sizi iyice kilitliyor. Ama diğer kitaplarda masonlara karşı gelmesine rağmen bu kitapta çok fazla mason reklamı yapıyor. İyi bir şeymiş gibi gösteriyor. Birde olay tatlıya bağlandıktan sonra son sayfalar biraz canınızı sıkabilir.
Harika bir kitaptı.
Dan Brown'nın bu kitabı Da Vinci şifresi kitabının farklı bir versiyonu gibi geldi bana... Bu kitapta daha çok aksiyon, daha çok gizem ve daha çok zekasını kullanmış yazar. Tabi başka şekilde bu kadar mason övgüsünü ve deşifre edilmiş mason ayinlerinin gerçeklerini (haklı sebeplere dayandırarak) geniş kitlelere ulaştıramazdı. İlk defa bu kadar içim daralarak bir kitap bitirdim.
Lynnr McToggart ; " Yasayan bilinc bir sekilde bir seyin olasiligini gercege donusturme etkenidir.Evrenimizin yaratilisindaki en onemli unsuz, onu gozlemleyen bilinctir." Dusunceleriz fiziki dunyayla etkilesimde bulundugunda, bilerek ya da bilmeyerek, arom alti alemde degisiklikler meydana getiriyordu. Milyonlarca zihnin birlik olusu, fiziki maddeyle etkilesimde bulunmasini saglayabilirdi. Toplu meditasyon ve dualar fiziki dunyayi degistirebilme yetisine sahip yuksek bir enerji.. Odaklanmis dusunce, bitkilerin buyume hizi, yuzen baligin yonu, hucrelerin davranisi gibi seylere tesir eder... Annemizin menekselere kinusarak buyutmesi de bunun bir aciklamasi degil mi ki:) Don Brown kitaplarini okurken genel kultur uzerinde bir bilgiye sahip olusu ona saygimi buyutuyor..Bir yazarin tek basina tum bu konusmalari yapabilmesi icin kafasinda, sizofren bir akla sahip olmasi gerektigini hep dusunmusumdur..Aksi halde nasil olurdu.. Bir roman yazmak, icini bilgi birikiminle doldurmak, bu denli akici bir seruven yaratmak.. Saygiyla kapatiyorum kapagini kitabin..
Dan Brown ismine yakışacak nitelikte bir eser olmuş. Ancak yine de Dijital Kale'deki sürükleyiciliği göremedim.
Bazı yazarlara yorum yaparken bile saygıyla önümü ilikliyorum.Dan Brown onlardan birisi kötü yazması mümkün olmayan gözümde özel kontenjan sahiplerinden birisi. nedeni ise kesinlikle muhteşem bir zekanın ürünü olan kurgusu,hayal gücü ve hiç azalmayan aksiyon.....yine muhteşemdi.
Dan Brown olunca kitabını es geçmek mümkün değil, tabi ki okudum ve onun beni o mistik dünyasına büyük heyecan ve ilgiyle sürüklemesine izin verdim. Başarılı bulduğum yazarın başarılı bulduğum kitaplarından biri. Sen yaz Dan'cığım ben okurum...
Dan Brown tarzına alışık olanlar için yeni bir şey yok. Sırf bu yüzdendir ki, kitap çok heyecanlı ve etkileyici ilerlemiyor.
Dan Brown kitaplarını yazarken; konularını gerçek hayattan alıp, tabu addedilen şeylerin üzerine gitmesi ile büyük ilgi uyandıran bir yazar. Da Vinci Şifresini okuduğumda çok cesurca bulmuştum. Kayıp Sembolü okurkende "hayret Türkiye'de nasıl yasaklanmamış" diye düşündüren anlatımları var.Eklemekte fayda var yazarın; öğreten, bilgi veren, insanı araştırmaya yönelten çizgisi var.Bu kitapla birlikte Neotik Bilim ve deneyle ispatlanmış "ruhun ağırlığı vardır" konusu ilgimi çekti. Kitap başından sonuna kadar polisiye/gerilim/macera kitaplarından beklediğimiz hemen hemen herşeyi veriyor. Benim için bu tarz kitapları iyi yapan şey soluk soluğa aksiyon ve heyecanın yanı sıra verdiği mesajdır ki bende kendi payıma düşen mesajı aldım:) Dan Brown'da Da Vinci ile oluşturduğu tepkileri bu kitapta düzeltme yoluna giderek herkesin gönlünü almış oldu;) Kitaptan Altını Çizdiklerim: - Bilgi bir araçtır ve tüm araçlar gibi etkisi onu kullanan kişinin elindedir. - Açığa çıkarılmayacak gizli hiçbir şey yoktur; bilinmeyecek, aydınlığa çıkmayacak saklı hiçbir şey yoktur. - İnsan öğrendikçe bilmediğini anlar. - Zihin maddenin halini değiştirebilme yetisine sahipti ve bundan da önemlisi fiziki dünyanın belirli bir yönde hareket etmesini sağlayacak güce sahipti. -Anlamadığımız şeylerden korkarız.
Tipik bir Dan Brown romanının bir tık altındadır denilebilir. Giriş, gelişme akıcıdır,bağlar,ilgi çeker lakin sonuç bölümü yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi dağınıktır...''Ne yani'' dedirtir
Dan Brown kitaplarını yazarken; konularını gerçek hayattan alıp, tabu addedilen şeylerin üzerine gitmesi ile büyük ilgi uyandıran bir yazar. Da Vinci Şifresini okuduğumda çok cesurca bulmuştum. Kayıp Sembolü okurkende "hayret Türkiye'de nasıl yasaklanmamış" diye düşündüren anlatımları var.Eklemekte fayda var yazarın; öğreten, bilgi veren, insanı araştırmaya yönelten çizgisi var.Bu kitapla birlikte Neotik Bilim ve deneyle ispatlanmış "ruhun ağırlığı vardır" konusu ilgimi çekti. Kitap başından sonuna kadar polisiye/gerilim/macera kitaplarından beklediğimiz hemen hemen herşeyi veriyor. Benim için bu tarz kitapları iyi yapan şey soluk soluğa aksiyon ve heyecanın yanı sıra verdiği mesajdır ki bende kendi payıma düşen mesajı aldım:) Dan Brown'da Da Vinci ile oluşturduğu tepkileri bu kitapta düzeltme yoluna giderek herkesin gönlünü almış oldu;) Kitaptan Altını Çizdiklerim: - Bilgi bir araçtır ve tüm araçlar gibi etkisi onu kullanan kişinin elindedir. - Açığa çıkarılmayacak gizli hiçbir şey yoktur; bilinmeyecek, aydınlığa çıkmayacak saklı hiçbir şey yoktur. - İnsan öğrendikçe bilmediğini anlar. - Zihin maddenin halini değiştirebilme yetisine sahipti ve bundan da önemlisi fiziki dünyanın belirli bir yönde hareket etmesini sağlayacak güce sahipti. -Anlamadığımız şeylerden korkarız.
Dan Brown okumak, bilgi edinmektir. O'nu okuduğunuzda hayretler içerisinde kalır, öğrenir, takdir edersiniz. Ama bu okurken yorduğu gerçeğini gizlemez! Evet, çok güzel, ilmek ilmek örülmüş bir kitap ama kitabın sonundaki tasvirler yetersiz kalmış..
8 puan verecektim yanlışlıkla 7 verdim :) yazarın olay örgüsü hep aynı ama yine de bu kendisini ve tarzını sevmeme engel değil :)
her zamanki Dan Brown işte yine çok güzel bir kitap
Sürprizlerle dolu bir kitap.
Robert Langdon serisini sevdiğimi söylemiştim zaten.Okuyan arkadaşlarım güzel bir kitap olduğunu söylüyorlar.Dan Brown'un beni bu kitapta hayal kırıklığına uğratacağını düşünmüyorum.Bakalım..Okuyup göreceğiz.:)
Dan Brown bu kitabıyla da zirvede
Sonunda Dan Brown'ın elinden çıkan değişikbir kitap. Diğer dört kitabı birbirinin kopyasıydı bana göre.
Bol spoiler vereceğim ona göre okuyun. Ben uzun yıllar Dan Brown okumadım. Çünkü lisede bir Grange hayranıydım ve Dan Brown' un ona rakip gösterilmesini bir türlü kabul edemiyordum, ergenlik işte. Sonrasında Da Vinci' nin Şifresi' nin filmini izledim(Türkçe' deki bu isim tamlamaları beni öldürecek ya neyse) 'Lan' dedim, 'hem çok iyi, hem de çok cesurca, helal olsun' Sonrasında bu kitap geçti elime. Müthiş bir keyifle okudum yazarın büyük çabaları(!) sonucu fiyaskoya dönüşmemiş her polisiye romanı okuduğum gibi. Dolayısıyla çok keyifli okudum diye kitabı övmemem ben. Bir polisiye/gerilim/macera romanı sürükleyici olamayacaksa hiç yazılmasın daha iyi zaten. Benim için bu tarz kitapları iyi yapan şey sonudur genelde. Yalnız Michael Connelly kitaplarından Harry Bosch serisini ayrı tutuyorum. Başka yorumlarda da belirttiğim üzere Bosch' a özel bir hayranlığım var. Dan Brown ise bildiğimiz polisiyelerden biraz ayrılıyor elbette. Dolayısıyla iyi bir polisiye gözümde 6 yıldızı, sonu çok iyi bir polisiye 8 yıldızı hak ederken Dan Brown vasat bir sonla bile en azından 7 yıldızı alır. Konularını gerçek hayattan alıp, tabu addedilen şeylerin üzerine gitmesi elbette ki takdiri hak ediyor. Bu kitap da finaline kadar bir macera/gerilim kitabından beklediğiniz hemen heme her şeyi veriyor. Her çözümün aslıdna yeni bir bulmaca ortaya çıkarması bir yerden sonra sıkıcı gelmişti gerçi ama bir şekilde merak ve tempoyu üst seviyelerde tutmayı başarıyor Dan Brown. Yalnız o ne salakça bir sondur be abi!? Kitabın finalini okuduğumda kandırılmış gibi hissettim kendimi. Sanki sadece Hristiyan Alemi ile arasını düzeltmek için yazmış bu kitabı Dan Brown. Yani sanki tepkilerden korkmasa 'sevgi içimizde' yazıp bitirecekmiş kitabı. Detayına hiç girmeden özet geçiyorum; Da Vinci Şifresi ile arasını açtığı herkesle arasını düzeltmiş bu kitapla Dan Brown. Artık isteyerek mi yaptı yoksa yapmak zorunda mı kaldı bilemem. İyi bir finalle 8' i zorlayacak kitap 6' yı zor aldı finali yüzünden.
Diğer kitapları gibi, muhteşem keyif aldım.
Bence yazarın en zayıf kitaplarından biri. Kitabın sonu beni hayal kırıklığına uğrattı. Dan Brown Kayıp Sembol'ü sanki Roma Katolik Kilisesinden Da Vinci Şifresi için özür dilemek için yazmış gibi geldi. Bu benim şahsi fikrim.
Keyifle okuduğum Dan Brown romanlarından biri daha.Oldukça etkileyici ve sürükleyici.
kitap çok güzeldi ama diğer kitaplara göre biraz sıkıcıydı sebebi de çok uzun tasvirlere yer verilmiş olması yinede kesimlikle okunmalı.












