
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Bir Daha Görüşmeyeceğiz
Kitabın ismi bile öylesine iyi seçilmiş ki, hayran olmamak elde değil. Tarihin en acımasız savaşlarından biri ve bir daha sevenlerini göremeyecek olmak. Simonov karakterleri başarıyla ve derinlemesine irdelerken, kendinizi bazen savaşın gölgesinde bazen de içinde buluyorsunuz. Kitaptaki gerçekçilik, kimi yerlerde tüylerinizi diken diken edebiliyor. Tüm bu gergin atmosferde, yazarın yaptığı duygusal dokunuşlar ise kitaptan aldığınız zevki katlıyor diyebilirim.
Baskı: Nehir Tanrısı (Mısır Serisi #1)
Eğer Antik Mısır'ı ve tarihi romanları seviyorsanız bu kitap okuyabileceğiniz en iyi kitaplardan biri. Yazar eserin sonunda kitaba dair belirleyici bir yorumda bulunmuş: tüm kendini beğenmişliğine rağmen sevgi ve saygımızı kazanan Taita...Ben Taita gibisine rastlamadım. Bilmediği, yapmadığı iş yok. Mimarlık desen onda, mühendislik, hekimlik, kahinlik onda. Üstelik her türlü hizmeti veren bir köle. Bu kadar donanımlı olan tanıdığım tek kişi, Bizimkiler'deki Sabri Bey'in kayınpederi Rüknettin Bey'dir. Eşi sürekli ondan övgüyle söz eder, ben de kendisine hayran olurdum. Hey gidi nur yüzlü Rüknettin amca... Taita'nın kendini beğenmişliği bir noktada okuru sıksa da, kitabın kalitesi tartışılmaz.
Baskı: Makinelerin Alacakaranlığı
Bitkilerin ve hayvanların evcilleştirilmesi, doğaya hükmetme isteği, makineleşme, çılgınca tüketme arzusu, nefes almanın zorlaştığı megapoller ve kısaca uygarlık...Zerzan birçok açıdan ezber bozan bir kitap ortaya koyuyor. Çeşitli makalelerden derlenmiş bu eser, nereden gelip nereye gittiğimizi anlamamız için iyi bir kaynak durumunda. İletişimimiz çok zayıf; kaygı ve stres daha önce hiç olmadığı kadar yüksek seviyelerde. İşin kötüsü çoğunluk, geldiğimiz noktanın değişemeyeceğine ikna olmuş durumda.Oysa bir zamanlar bunu başarmıştık. Doğayla barışık, paylaşımın, eşitliğin olduğu, örgütsel şiddetin yaşanmadığı günler yaşamıştı atalarımız. Bir gün neden tekrar olmasın?
Baskı: Balkan Yolcusu
Hem anne, hem de baba tarafından ataları Balkanlardan gelen bir ailenin çocuğu olarak çok severek okuduğum bir kitaptı. Balkan kelimesi bile Türkçe'den geliyorken (anlamı dağ), o güzel topraklardan kopmak ne acı. Bir zamanlar, özellikle Tito'nun Yugoslavya'sında herkesin barış içinde yaşadığı günlere artık ancak hasretle bakıyoruz. Füruzan, Balkanlara yaptığı yolculukta bizi geçmişe götürürken, okurlara barışın, kardeşliğin güzelliğini hissettiriyor.
Baskı: Schrödinger'in Kedisinin Peşinde
Muhteşem! Bilimin en heyecan verici kuramını, bu kuramın en bilindik düşünce deneyiyle isimlendirerek anlatan bir kitap! Baştan itiraf edeyim, kitabın her noktası kolay anlaşılır şekilde değil. Okurken zorlanmanız kaçınılmaz ancak kitabın verdiği heyecan, tüm zorlukları es geçmenize sebep olacaktır... Yazar, kitabın basıldığı yıla kadar kuantum fiziğindeki tüm gelişmeleri harika bir dille aktarıyor. Özellikle 20. yüzyılın ilk çeyreğinde bilimde yaşanan müthiş gelişmelere yakından tanıklık etmiş oluyorsunuz. İçinde öyle güzel hikayeler var ki...Ölümüne dek kuantumu tam olarak kabullenemeyen Einstein'ın aslında bu kurama en büyük katkıyı sağlayanlardan birisi olması; bu kurama ömrünü vermiş insanların bile her buluşta şaşkınlıklarını gizleyemiyor olması; her adımın bir başka adıma imkan sağlaması; akademik babaların ve evlatların bir araya gelip kuramı geliştirmesi... Bence bir bilim insanının kesinlikle sahip olması gereken 3 unsur var: Merak, hayal gücü ve heyecan. Bu kitap üçünü de veriyor okura...
Baskı: Gül Mevsimidir
Pek fazla öykü okumayan birisi olarak bu kitabı çok beğendiğimi söylemeliyim. Füruzan'ın kelimeleri, hiç tökezlemeden akıp gidiyor sayfalarda. Böylesine kısa bir hikayenin okuru bu denli etkileyebilmesi hayranlık verici. Aşk hikayelerini pek sevmesem de, aşkın yüceliği ve hislerin gücü, üzüntüden çok hayranlık duymamı sağladı. Zevkle okuyacağınıza inanıyorum.
Baskı: Einstein Bilim Dünyasından Bir Hayat
"Schrödinger'in Kedisinin Peşinde" adlı kitaptan tanıdığım John Gribbin'in Michael White ile birlikte yazdığı biyografiyi okumaktan büyük zevk duydum. En kapsamlı biyografi olmasa da, Einstein'ın hayatını, içinde bulunduğu bilimsel gelişmeler hakkında kısa bilgiler vererek işlemiş olmasını çok beğendim. Abartmayı seven canlılar olarak şunu söylemeliyim ki geçmiş yüzyılın tartışmasız en sıradışı isimlerinden birisiydi Albert Einstein. Ancak onu neyle ifade edersem edeyim, size ne kadar abartılı gelirse gelsin, aslında durum olabildiğince açık ve abartıya ihtiyaç duymanın çok uzağında. Einstein, 1905-1925 yılları arasında dünya bilimine adeta damgasını vurdu. "Annus Mirabilis" (Muhteşem yıl) olarak tarihe geçen 1905 senesinde, henüz Bern'de bir patent memuruyken ve doktor ünvanına sahip değilken (bu dönemde üniversitede olmanın kendisine sağlayacağı imkanlardan yoksun), yazdığı üç makaleyle dünyaya yeni bir dahinin geldiğini haykırıyordu. Brown devinimi, fotoelektrik etki (Nobel ödülü almasını sağlayacak) ve özel görelilik teorisi üzerine yazdıkları, bilim dünyasının dikkatini fazlasıyla çekmesini sağlıyordu. Özel görelilik kuramından 10 yıl sonra ise, başyapıtı olan, özel görelilikle Newton'un kütleçekimi yasalarını birleştiren genel görelilik kuramını ortaya koyuyordu. Tüm bunları yaparken, 1925'den sonra ölesiye kadar muhalif kalacağı kuantum teorisinin bir nevi vaftiz babalığına soyunuyordu. 1925'den itibaren gelişen kuantum mekaniği, Einstein'ın "Kopenhag yorumu" olarak bilinen düşünceye karşı çıkışlarıyla gelişmeye devam ediyordu. Her ne kadar bu tarihten sonra bilime devrimsel bir katkıda bulunmamış olsa da, istemeden kuantum kuramının gelişmesine fayda sağladı. Ömrünün sonuna dek, uzun yıllar boyunca da birleşik alan teorisi üzerine kafa yordu ancak arzuladığı sonuca ulaşamadı. 2 kez evlendi, ilki boşanmayla, ikincisi ise eşinin vefatıyla sonlandı. Etrafında her zaman zeki arkadaşları oldu ki çalışmalarında da bu ilişkilerinin faydasını gördü. Ömrünün büyük kısmını savaş karşıtı bir pasifist olarak geçirdi. Birçok kez ülke ve şehir değiştirmek zorunda kaldı. En sonuncusu, Nazi Almanya'sından Yahudi olduğu için artan tehlikeden ötürü Amerika'ya taşınmakla gerçekleşti. Onun hakkında ne söylesem az. Eğer siz de merak ediyorsanız, bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Dünyayı Taşıyor Omuzların / Seçme Şiirler
Cevat Çapan'ın çevirisini yaptığı kitap, benim için yeni bulunan bir hazine gibiydi. Çapan'ın kitabın önsözünde belirttiği gibi şair "gerek çocukluk dönemi yaşantılarından, gerekse ülkesindeki toplumsal adaletsizliğin yarattığı sorunlardan esinlenerek yazdığı şiirlerinde insanlar arasındaki iletişimsizliği ve ilişkilerin saçmalığını ince bir alaycılıkla dile getirmiştir." Brezilya'nın en önemli şairlerinden olan Andrade'yi okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Baskı: Parasız Yatılı
Öykülerin en belirgin ortak noktası kadınlar. İster varlıklı bir burjuva ailesinde olsun, ister fakirlikle boğuşmak zorunda kalsın, Füruzan kadınları çok başarılı bir şekilde karakterleştirerek bizi etkilemeyi başarıyor. Benim en sevdiğim öykü "Su ustası Miraç". Ah Vedat, ah güzel oğlan...Ne demişti savcıya kendisine "hukuk okudun değil mi?" diye sorduğunda: "Güçlülerin yönettiği hukuku." Bu, Füruzan'ın 3. kitabı oldu okuduğum. Son zamanlarda kitap okumaktan bu kadar keyif ve daha da önemlisi huzur bulmamıştım. Okumayanlara kesinlikle tavsiye ederim.
Baskı: Kadın Düşmanı Sözlük
Bir kadın olan yazarın neden böyle bir kitap yazdığını soruyor olabilirsiniz. Öyleyse kendisine kulak verelim: "Bu kitapla ben, ezelden beri hakkımızda yumurtladıkları eşekçe saçmalıkları burunlarının dibine sokarak kendi tarzımda onlara nanik yapıyorum (ya da sen öylesini tercih edersen malum bir el hareketi yaptığımı da söyleyebiliriz). Bu kitabı erkeklere ithaf ediyorum, çünkü onlara çok benziyor: Bazen gülünç, sebepsiz yere saldırgan ama çoğu kez komik ve her zaman gerçeğe de o kadar aykırı değil, ne dersin?" Annesi muhtemelen 68'lilerden Michaux'un. Haklarını savaşarak, mücadele ederek elde etmiş kadınlardan...Kitap hakkında çok fazla söze gerek yok. Alıntılardan nasıl bir içeriği olduğunu görmek zor değil. Ancak bunun neden böyle olduğunu kadınların da kendine sorması gerek. Tüm devrimci kadınlara selam olsun!
Baskı: Uyku İmparatorluğu
Tek kelimeyle bayıldım! Dr. Joseph Cavalcanti'nin düşlerine girmek müthiş keyifli. Uykunun bu kadar anlamı olacağını hiç düşünmemiştim. Yazar, yaptığı kelime oyunları ve ortaya koyduğu hikayeyle okuru etkilemeyi kesinlikle başarıyor. Okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Son Nesil
Müthiş bir hayal gücü! Kitap hakkında ipucu vermemek adına kısa bir yorum yapacağım. Kitapta anlatılanlar var olsaydı, nasıl bir yaşamımız olurdu diye düşünmesi bile, kitabın en önemli artılarından bence. Üzerinde saatlerce konuşulup, tartışılabilecek bir kitap bu. Türden hoşlanıyorsanız, kesinlikle okumalısınız.
Baskı: Kodeks 632
Yazarın büyük bir hayranıyım ama bu kitabı, diğerlerine nazaran okuru daha çok zorlayacak nitelikte diye düşünüyorum. Her ne kadar diğer kitaplarında fiziğin kutsal kasesinin peşinden gitse de, anlatımıyla okurun ilgisini çekmeyi başarmıştı ancak bu kitabında Kolomb'un kimliğine ilişkin verdiği bilgiler, kafamı allak bullak etti adeta. Sonunda belirttiğine göre, her kaynağa da yer vermemiş. Bir de verseymiş, ne olurdu acaba? Neyse, yine de böyle söylediğime bakmayın. Bu dediklerim olmasaydı, yine 10/10 verirdim.
Baskı: İhanet Noktası
Yaptığım yolculuklarda okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. Yolculuk hariç, okumaya zaman ayırmazdım diye düşünüyorum. Ben Dan Brown'u sadece "Robert Langdon" hikayeleriyle seviyorum sanırım. İşin içine politikanın çirkin yüzü girince, kitap benim için ilgi çekiciliğini kaybediyor. Tıpkı klasik bir Hollywood aksiyon filmi tadında buldum kitabı.
Baskı: Süleyman'ın Anahtarı
Yine ağır ve karmaşık bilimsel konuları, akıcı ve anlaşılır bir şekilde macera romanına sokmayı başarmış yazar. Ben çok beğendim. Hele ki Adam Fawer'e olan hayranlığı gördükçe, bu yazarın çok daha fazla puan alması gerektiğini düşünüyorum. Kesinlikle 10/10.
Baskı: Bilinmeyen Yönleriyle Hz. Muhammed'in Ölümü
Kuran ayetleri ve hadislerin üzerinden Hz. Muhammed'in son dönemiyle halifelik sürecini anlatan bir eser. Yazarın diğer kitaplarını da okumuş birisi olarak, elinden geldikçe çok kaynak kullanmaya ve farklı görüşleri aktarmaya çalıştığını söyleyebilirim. Okumanızda fayda var.
Baskı: Siddhartha
Bence faydalı bir yaşam kılavuzu şeklinde bir eser. Sanırım okuyan herkesin zihninde bir ampul yakmayı başarmıştır.
Baskı: Cehennem (Robert Langdon, #4)
Tipik bir Robert Langdon hikayesi olduğunu söyleyebilirim. Brown yine okurlarını sanat tarihiyle süslü bir macera romanına götürüyor. Kısa sürede büyük bir zevkle okudum bu eseri. Sıradaki kitabını merakla bekliyorum.
Baskı: Yedinci Gün
Bu kitabı çok severek okudum. Yazarın yaratıcılığı, yer yer kullandığı mizah, tarihi aktarımı çok etkileyiciydi. Özellikle kitabın sonuna doğru hızlı bir tarih anlatımı vardı ki, tek kelimeyle bayıldım. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Baskı: Badenheim 1939
Nazi ve savaş gibi kavramlara hiç değinmeden, dönemin dramatik havasını çok iyi yansıtmış bir eser. Kesinlikle 10 puanı hak ediyor.
Baskı: Amerikan Tanrıları (Amerikan Tanrıları, #1)
Okuduğum en iyi kitaplardan birisiydi. Yazarın kurguladığı dünya büyüleyici! Yakında dizisi çekilecekmiş. Büyük bir heyecanla bekliyorum.
Baskı: Aptalı Tanımak
Celal Şengör'ün bazı fikirlerine kesinlikle katılmasam da, yararlı birçok bilgiye ulaştığım bir kitap olmuş. Eğer Cumhuriyet'in Bilim ve Teknik ekinde yazdıklarını okumadıysanız, bu kitapla açık kapanabilir.
Baskı: Kinimiz Dinimizdir - Türkçü Faşizm Üzerine Bir İnceleme
Türkçü düşünce ve hareketin gelişimini öğrenmek için çok değerli bir kaynak. Okuduğunuzda çok şey öğreneceğinize eminim.
Baskı: Kozmik Haydutlar
Okuduğum en değişik kitaplardan birisi olduğunu itiraf etmeliyim. Kuantum fiziğiyle ilgilenen uyuşturucu kaçakcılarının hikayesi anlatılıyor. Kısa ve sürükleyici bir kitap. Boş zamanlarınızda okumanızı tavsiye ederim.