Şah-Rû
@Şah-Rû

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Alınteri
7/1016.12.2024

Baskı: Alınteri

Yazar, Latin Amerika’nın sömürge dönemini müthiş bir yalınlıkla aktarmış. Adeta koca bir coğrafyayı her rengiyle bir apartmana sığdırmış. Dönemi ve sınıfsal çatışmanın ezdiği insanları anlamak için çarpıcı bir eser. Yazarın ilk okuduğum eseri oldu, kesinlikle son olmayacak.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Çünkü Fısıltılar Vardı

Zamanın ve mekanın sınırlarının kalktığı, Beyoğlu’ndan Büyükada’ya uzanan bir novella. Mario Hoca tarzı olduğu üzere farklı hikayelerin, bazen bir fısıltıyla bazen de bir kokuyla nasıl da birbirine bağlanabildiğini zarifçe işlemiş. Ruhu şad olsun.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Yüreğinin Götürdüğü Yere Git

Kitabın ismi aşk romanıymış yanılgısına sebep olsa da bir büyükannenin torununa yazdığı mektuplar şeklinde ilerleyen bir iç hesaplaşma. Başta katı bir bakış açısı gibi geliyor ama kültür farkı, jenerasyon farkı ve nihayetinde edinilmiş tecrübelerin deminde değerlendirmek lazım.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Yırtıcı Kuşlar Zamanı

Eski dost Nevzat’ın çözemediği en büyük vaka olarak kendi ailesinin katilini/katillerini bulması serinin okurları açısından önemli olmakla birlikte aslında kitabı zayıflatan en büyük unsur olmuş. Fazlasıyla tahmin edilebilir olmasından öte çok kritik bir zaman karmaşası var. Nevzat’ın ailesi nasıl 7 yıl önce katledilmiş olabilir? Kitapların yazım tarihlerini bir yana koysak bile kitaplarda işlenen konuların, olayların güncelliğinden hareketle en az 20 yıl eder. Tabi o zaman da sözkonusu örgüt ve ilgili operasyonla bağdaşmaz. Aslında Ahmet Ümit tarzı olduğu üzere Türkiye’nin güncel sorunlarına her zaman olduğu gibi yer vermiş ama ülkede o kadar çok sorun var ki hepsinden biraz derken doz aşımı olmuş. Üstüne bunu Nevzat’ın şahsi vakasıyla bağlayınca da büyük karışıklık çıkmış. Yine akıcı ve belli bir noktaya kadar merak unsurunu koruyor fakat diğer eserlerindeki derinlik yok.

Değerlendirmeyi gör →
Kutadgu Bilig
9/1019.11.2024

Baskı: Kutadgu Bilig

Türk Edebiyatının ilk siyasetnamesi. Kendi dönemi hakkında ciddi bilgiler içerdiği kadar ideal toplum düzenine dair isabetli nasihatler veren çok kıymetli bir eser. İyilik, erdem ve akılcılık temelinde, devlet adamları ve devlet yönetimiyle, toplumun ve toplumu oluşturan bireylerin nasıl olması gerektiğini örnekliyor. “Kılıçla alınır güzel ve iyi iller (ülkeler) Kalemle (eğitimle) düzenlenir, herkes arzusuna erer” 2720 (S.213) “Bu göğün direğidir doğruluğa dayanan töre (adalet) Töre bozulursa gök duramaz yerinde. 3463 (S.265)

Değerlendirmeyi gör →
Sabır Taşı
7/1004.11.2024

Baskı: Sabır Taşı

Süslemesiz, acıyla kanıksanmış sadeliğiyle çarpıcı bir eser. Bilinci kapalı şekilde yaralı yatan kocasının başında bir kadının sabırla tuttuğu tüm duygularının taşmasıyla her satır adeta bir çığlığa dönüşüyor. Bu bastırılmış hatta yok sayılmış iç dünyanın büyüleyiciliği kadar kadınların insandan sayılmadığı bir coğrafyada kadın olmanın ve insan kalmanın korkunçluğu da gözler önüne seriliyor.

Değerlendirmeyi gör →
Dura Mater
7/1003.11.2024

Baskı: Dura Mater

Son kitapta ilk iki kitaba göre daha odaklı bir anlatım var. Karakterler birazcık daha geri planda ve aksiyon daha fazla olduğu için oldukça sürükleyici. Seri olarak değerlendirince dikkat çekici bir konu ve işleyişe sahip. Kitapta ele alınan her olasılık mümkün ve kesin olan şey insanlığın sonunu yine insanların getirecek olması.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Beni Gözünüzde Büyütmeyin

Tatil ya da yolculuklarda okurunu sıkmadan yormadan akacak türde bir kitap. Sohbet havasında yazarın ince mizahıyla her şeyden biraz içeren türden.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Bilinmeyen Ülkede Yolculuk

Sade bir anlatımla derin bir içsel yolculuk. Genelde akıcı ve betimlemeleri kuvvetli bir kitap. Ayrıca bizim coğrafyada genelde refahıyla bildiğimiz ülkelerden biri olan İrlanda’nın toplumsal sorunlarına değinerek, global dünyada bazı sorunların fazlasıyla ortak olduğunun da altını çiziyor. Ayrıca coğrafi ve sosyolojik farklılıklar dikkat çekici.

Değerlendirmeyi gör →
Mükemmellik Tuzağı
7/1018.10.2024

Baskı: Mükemmellik Tuzağı

İnsanların “mükemmellik” peşinde koşarken nasıl hedefi ve nihayetinde hayatı ıskalayabileceğini örnekleriyle ve çalışmalarla ortaya koyan bir eser. Günümüz toplumsal düzeninin bu çarpıklığı nasıl yoğun şekilde beslediği de gözler önüne serilmiş. Farkındalık uyandıran bir kitap.

Değerlendirmeyi gör →
Delibo
6/1018.10.2024

Baskı: Delibo

Özellikle ani zaman geçişleri sayesinde merak düzeyini hep koruyan akıcı bir kitap. Yazarın dili önceki eserlerine göre biraz daha sadeleşmiş. Yine de hem ülke hem edebiyat camiası keskin göndermelerden nasibini almış. Delibo ile kaybedilen belki hayaller belki gelecek belki de geçmiş, Yusuf’un “kaybetme” odaklı yaşamı da ülkeyle paralel. Bununla birlikte iyi bir fikir yeterince işlenememiş ya da derine inilmemiş gibi. Sanki söyleyecek sözü kalmış gibi bir his bırakıyor.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Roma: Kartalların İmparatorluğu

Tarihe adeta uygarlığın temsilcisi olarak geçen Roma İmparatorluğu’na farklı bir açıdan bakış. Roma’nın kuruluşundan deyim yerindeyse kendi kanında boğuluşuna kadar olan süreç sadece kronolojik tarih olarak değil, detaylı bir sosyolojik boyutta ele alınmış. Yazarın yönetim biçimine yanlı yaklaşımı farkedilse de savaşın ne kadar çok amaçla kullanılabileceğini ve sömürü düzeninin nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.

Değerlendirmeyi gör →
Yaşamak
7/1025.08.2024

Baskı: Yaşamak

Fugui karakterinin keyifli yaşamı gibi başlayıp ibretlik bir hayat dersine dönüşen hikayesinin en çarpıcı yanı sadeliği. Seçimleriyle darmadağın olan hayatında bir olaya üzülemeden daha beteri gelirken öyle bir olağanlıkla naklediyor ki hayatın kendisi gibi akıp gidiyor. Tabi bu hayatın akışı içinde Çin komünist rejiminin ağırlığı da kendini gösteriyor.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Gel Dünyayı Keşfedelim - Gezgin Bir Tarihçinin Seyahat Defteri

İlber Hoca’nın tarzının en güzel yanı, “bakmak” ile “görmek” arasındaki fark gibi “tatil” ile “seyahat” kavramlarının arasındaki farkı çok güzel örnekleyerek açıklaması. Seyahat anıları ile birlikte zamanın siyasi yapılanmalarını, tarihsel olayları ve kültürleriyle birlikte ele alarak okura gezerken keşfetmenin yolunu da açıyor. “Oysa seyahat etmek, yaşam görgüsünü en çok besleyen faaliyetlerden biridir. İnsan yeryüzünü arşınlarken dünyayı, tabiatı, diğer canlıları, geçmişten bugüne miras kalan eserleri okumaya, keşfetmeye çalışır. Böylece kendini de yeniden tanımaya başlar.”

Değerlendirmeyi gör →
İnce Memed 4
10/1025.08.2024

Baskı: İnce Memed 4

Tüm seri için değerlendirmedir. “İnsan olmak başka iş, insanlık başka iş.” İnce Memed 2, S.32 Müthiş bir gözlem gücü, müthiş bir analiz. Gerçekten dev bir esermiş. Yaşar Kemal’in kaleminde sözlü edebiyatın gücü var. Betimlemenin derinliği bir yana adeta bir köy odasında capcanlı anlatılanı dinliyormuş etkisi bırakıyor. Öyle bir gözlem ve tasvir yeteneği ki musalla taşı olmayan bir köy camisinde cenazenin koç başı ve asma kabartmalı bir taşın –yani mis gibi antik kent kalıntısı- üzerine konulması gibi en ince detaylar bile satır arasında geçiyor. Ancak Anadolu’yu karış karış gezmiş biri bu kadar detaya hakim olabilirdi. Sıcakta gevşemiş Çukurova toprağının yumuşaklığı, su pürenlerinin kokusu, yağ yakılmış tarhana… İnsanın aklına saplanıp kalan nice tasvirler. Bir diğer etkileyici yanı ise insanları yargılamadan, tarafsızca olduğu gibi yansıtması. En aklı başında görünen bile şaşabiliyor, en nefret edilenin bile bir iyiliği dokunabiliyor. Yani hayatın kendisi gibi kimse tek renk değil. Hem coğrafyası hem insanıyla genç cumhuriyetin en net analizi denilebilir. Bir diğer hayret edilesi yanı ise bu büyük eserin yazarın ilk romanı olması. Nice kitaplardan sonra ulaşılabilecek bir seviyede başlamış yani. Kendi dilimizden kendi toprağımızdan çıkmasından gurur duyduğum bir eser. Okunmasının bir vakti varmış ve benim için doğru vakitmiş.

Değerlendirmeyi gör →
İnce Memed 3
10/1025.08.2024

Baskı: İnce Memed 3

Tüm seri için değerlendirmedir. “İnsan olmak başka iş, insanlık başka iş.” İnce Memed 2, S.32 Müthiş bir gözlem gücü, müthiş bir analiz. Gerçekten dev bir esermiş. Yaşar Kemal’in kaleminde sözlü edebiyatın gücü var. Betimlemenin derinliği bir yana adeta bir köy odasında capcanlı anlatılanı dinliyormuş etkisi bırakıyor. Öyle bir gözlem ve tasvir yeteneği ki musalla taşı olmayan bir köy camisinde cenazenin koç başı ve asma kabartmalı bir taşın –yani mis gibi antik kent kalıntısı- üzerine konulması gibi en ince detaylar bile satır arasında geçiyor. Ancak Anadolu’yu karış karış gezmiş biri bu kadar detaya hakim olabilirdi. Sıcakta gevşemiş Çukurova toprağının yumuşaklığı, su pürenlerinin kokusu, yağ yakılmış tarhana… İnsanın aklına saplanıp kalan nice tasvirler. Bir diğer etkileyici yanı ise insanları yargılamadan, tarafsızca olduğu gibi yansıtması. En aklı başında görünen bile şaşabiliyor, en nefret edilenin bile bir iyiliği dokunabiliyor. Yani hayatın kendisi gibi kimse tek renk değil. Hem coğrafyası hem insanıyla genç cumhuriyetin en net analizi denilebilir. Bir diğer hayret edilesi yanı ise bu büyük eserin yazarın ilk romanı olması. Nice kitaplardan sonra ulaşılabilecek bir seviyede başlamış yani. Kendi dilimizden kendi toprağımızdan çıkmasından gurur duyduğum bir eser. Okunmasının bir vakti varmış ve benim için doğru vakitmiş.

Değerlendirmeyi gör →
İnce Memed 2
10/1025.08.2024

Baskı: İnce Memed 2

Tüm seri için değerlendirmedir. “İnsan olmak başka iş, insanlık başka iş.” İnce Memed 2, S.32 Müthiş bir gözlem gücü, müthiş bir analiz. Gerçekten dev bir esermiş. Yaşar Kemal’in kaleminde sözlü edebiyatın gücü var. Betimlemenin derinliği bir yana adeta bir köy odasında capcanlı anlatılanı dinliyormuş etkisi bırakıyor. Öyle bir gözlem ve tasvir yeteneği ki musalla taşı olmayan bir köy camisinde cenazenin koç başı ve asma kabartmalı bir taşın –yani mis gibi antik kent kalıntısı- üzerine konulması gibi en ince detaylar bile satır arasında geçiyor. Ancak Anadolu’yu karış karış gezmiş biri bu kadar detaya hakim olabilirdi. Sıcakta gevşemiş Çukurova toprağının yumuşaklığı, su pürenlerinin kokusu, yağ yakılmış tarhana… İnsanın aklına saplanıp kalan nice tasvirler. Bir diğer etkileyici yanı ise insanları yargılamadan, tarafsızca olduğu gibi yansıtması. En aklı başında görünen bile şaşabiliyor, en nefret edilenin bile bir iyiliği dokunabiliyor. Yani hayatın kendisi gibi kimse tek renk değil. Hem coğrafyası hem insanıyla genç cumhuriyetin en net analizi denilebilir. Bir diğer hayret edilesi yanı ise bu büyük eserin yazarın ilk romanı olması. Nice kitaplardan sonra ulaşılabilecek bir seviyede başlamış yani. Kendi dilimizden kendi toprağımızdan çıkmasından gurur duyduğum bir eser. Okunmasının bir vakti varmış ve benim için doğru vakitmiş.

Değerlendirmeyi gör →
İnce Memed 1
10/1025.08.2024

Baskı: İnce Memed 1

Tüm seri için değerlendirmedir. “İnsan olmak başka iş, insanlık başka iş.” İnce Memed 2, S.32 Müthiş bir gözlem gücü, müthiş bir analiz. Gerçekten dev bir esermiş. Yaşar Kemal’in kaleminde sözlü edebiyatın gücü var. Betimlemenin derinliği bir yana adeta bir köy odasında capcanlı anlatılanı dinliyormuş etkisi bırakıyor. Öyle bir gözlem ve tasvir yeteneği ki musalla taşı olmayan bir köy camisinde cenazenin koç başı ve asma kabartmalı bir taşın –yani mis gibi antik kent kalıntısı- üzerine konulması gibi en ince detaylar bile satır arasında geçiyor. Ancak Anadolu’yu karış karış gezmiş biri bu kadar detaya hakim olabilirdi. Sıcakta gevşemiş Çukurova toprağının yumuşaklığı, su pürenlerinin kokusu, yağ yakılmış tarhana… İnsanın aklına saplanıp kalan nice tasvirler. Bir diğer etkileyici yanı ise insanları yargılamadan, tarafsızca olduğu gibi yansıtması. En aklı başında görünen bile şaşabiliyor, en nefret edilenin bile bir iyiliği dokunabiliyor. Yani hayatın kendisi gibi kimse tek renk değil. Hem coğrafyası hem insanıyla genç cumhuriyetin en net analizi denilebilir. Bir diğer hayret edilesi yanı ise bu büyük eserin yazarın ilk romanı olması. Nice kitaplardan sonra ulaşılabilecek bir seviyede başlamış yani. Kendi dilimizden kendi toprağımızdan çıkmasından gurur duyduğum bir eser. Okunmasının bir vakti varmış ve benim için doğru vakitmiş.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Kahve Soğumadan Önce

Tiyatro oyunundan uyarlanan bir kitap olarak, yazarın da ilk romanı olduğu için teknik açıdan biraz zayıf. Kurgusal olarak havada kalan çok nokta var ve yazım dili de roman için fazla basit. Oyun metni olarak düşünüldüğünde ise çok çarpıcı bir konusu var ve kesinlikle sahnede izlemeyi isterdim. “Şimdiki zamanı değiştirmeyecek olsa bile yine de geçmişe gitmek ister miydik” gibi farklı bir çıkış noktası sözkonusu. Bugünün değişmemesini garantileyen sıkı kurallar ve yine de bu yolculuğu göze alanların hikayeleri ilgi çekici. Profesyonel bir yazarın kalemiyle derin etki bırakabilecek bir konuymuş, yine de iç ısıtan türden diyebiliriz.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık

Sabırsızlık üzerine oldukça ironik bir kitap. Sabırsızca kaleme alınmış hissi uyandıran fakat aslında oldukça demlenmiş bir hayattan süzülen kısacık anlatılarda “nereye yetiştiğimizin” bolca iğnelemesi yapılıyor.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Dirilen İskelet - Orijinal Metin Sözlüklü

Klasik Hüseyin Rahmi tarzı olarak diyalogların uzunluğu olayın heyecanını düşürmekten ziyade heyecanı erteliyor, hani neredeyse konuşma bitse de hareket başlasa duygusunu körüklüyor. Gerçekten olayın nereye varacağı kestirilemiyor. Okuyucu düğümlerin tek tek çözülüşünü takip ederken, yazarın başarılı halk profili ve İstanbul tasvirleriyle bir tarih gezisine çıkıyor adeta. Bilindik hurafelerden yola çıkıp acaba dedirten finaline kadar, bugün için korkutmasa da teknolojinin bu dereceye varmadığı ve film hilelerinin böyle ayan beyan olmadığı yıllar için baya ürkütücüymüş denilebilir. Aynı zamanda diyalog ustası olan yazarın, cümleler içine sıkıştırdığı keskin mizah karşısında gülümsemeden de edemiyorsunuz.

Değerlendirmeyi gör →
Beş Sevgi Dili
7/1015.04.2024

Baskı: Beş Sevgi Dili

Evlilik temelinde olsa da aslında tüm ikili ilişkiler için geçerli bir farkındalık eseri. İnsanın öncelikle kendi “sevgi dilini” keşfetmesinin önemini gösteriyor. Böylelikle karşısındaki insanın da sevgi dilini anlamak ve birlikte ilerlemek için bir yol gösterici niteliğinde. Herkesin sevgiyi algılayışı ve yaşayışı farklı olduğu için isabetli bir noktaya değinmiş. Kitaptaki tek olumsuz denilebilecek yan kültür farkından kaynaklanan görüş farklılığı ki bazı kısımlarda çok dikkat çekiyor. Bu yüzden okuyucu biraz yaşadığı coğrafyaya göre uyarlamalı.

Değerlendirmeyi gör →
Sen Gittin Gideli
7/1015.04.2024

Baskı: Sen Gittin Gideli

Yazar yine insanın en derin hislerini ve kolayca dile getiremediği içgüdülerini rahatsız edici bir netlikle ortaya koyarak imzası haline gelen tarzını konuşturmuş. Terkedilmenin sonrasındaki aşamaları o kadar yalın ve içtenlikle ortaya koymuş ki durağan bir konu olmasına rağmen kitap bir solukta akıyor. Özellikle o çaresiz uyuşukluk tasvirinin gücü ürpertici. Karakterin hem yolunda gittiğini sandığı evliliği hem de kendisi ile ilgili keşifleri de çarpıcı.

Değerlendirmeyi gör →
Arachnoid Mater
6/1015.04.2024

Baskı: Arachnoid Mater

Serinin ikinci kitabında yine merak unsuru sebebiyle akıcılıkta sorun yok. Fakat bu kitapta olay kurgusu ilkine göre daha çok tekrara kaçmış. Bir nöro-roman olarak sinirbilime dair bilgiler de ilkine göre daha az. Bu sefer aksiyonu daha yüksek olduğundan bir nevi geçiş romanı tadı veriyor.

Değerlendirmeyi gör →
ÖncekiSayfa 3 / 34Sonraki