Şah-Rû
@Şah-Rû

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Raffaello: Roma'da Bir Ressam

Tarihi kurgu olarak, kurgulaştırma kısmı tartışılabilir fakat tarihi kısmı iyi araştırılmış. Raffaello ve Michelangelo’nun ezeli rekabeti, Floransa ile Roma betimlemeleri ve dünya tarihine geçmiş o müthiş eserlerlerle akıcı bir kitap. Duyguların renklerle ifadesi oldukça dikkat çekici. Karakterlerin işlenişi için bir şey diyemeyiz zira biyografi değil sonuçta ama rönesans ortamını da başarıyla yansıttığı bir gerçek. “Çoğumuz için tehlike, hedeflerimizi çok yüksek tutup ulaşamamak değil, çok alçak tutup onlara ulaşmaktır.” S.217

Baskı: Mağara Arkadaşları

Ayfer Tunç’un kaleminin gücünü gösterir nitelikte öyküler. Her öykü insan (hatta öykülerden birinde apartman!) ruhunun katmanları arasında başarıyla geziniyor. Ortak noktaları adeta bir “mağara” yalnızlığı olan öykülerin süslemeden uzak yalın dili okurunu daha çok etkiliyor.

Baskı: Bir Ömür Nasıl Yaşanır? Hayatta Doğru Seçimler İçin Öneriler

Öncelikle İlber Hoca kalitesinde bir insan gerçekten dünyaya nadir gelir. Bilgisi ve birikimi çok başka seviyede. Kitap ise bir ansiklopedi değil, kapağında açıkça yazdığı gibi bir söyleşi. O yüzden burada yazılanlar bir direktif değil, İlber Hoca’nın kendi hayatından çıkardığı dersleri, tecrübeleri hatta pişmanlıklarını kısaca fakat samimiyetle paylaşması. Bu açıdan bir başucu rehberi değil faydalı bir söyleşi olarak değerlendirmek lazım. Altı çizilecek çok satır, faydalanacak birçok tüyo var. Tabi hocanın çevresi ve imkanları da çok farklıymış. Ayrıca uzun yaşamının getirdiği farklı bakış açıları da var. Her halükarda insana vizyon kattığı kesin.

Trendeki Yabancılar
8/1017.05.2026

Baskı: Trendeki Yabancılar

Yazarın ilk kitabı olan ve Alfred Hitchcock tarafından sinemaya uyarlanan bu kült romanın polisiye türde olmasına karşın psikolojisinin ağır bastığı görüşüne katılıyorum. En ilginç kısmıysa katil/ler ve cinayet/ler romanın ilk kısımlarından itibaren açıkça ortadayken yine de finale kadar adeta bir satranç karşılaşmasının devam etmesi. Hatta ilgili kısımları okumasak biz de “o değildir belki” diye umut edeceğiz.

Elveda Alyoşa
7/1017.05.2026

Baskı: Elveda Alyoşa

Oya Baydar’ın sürgün zamanlarında, kendini ve ideallerini sorguladığı zor dönemlerden süzülmüş öyküler. Geçmişe yönelik bir muhasebe ama sert çizgilerle değil aksine hüzünlü bir samimiyetle. Bir sistemin çöküşünün ve dönemin gelişmelerinin de yalınlıkla yer aldığı öykülerde anlam arayışı öne çıkıyor. Ve cılız da olsa o bitmeyen umut.

Hamnet
8/1019.04.2026

Baskı: Hamnet

Gerçek bir hayattan başarılı bir kurgu. Eserleri adeta ezbere bilinen Shakespeare’in neredeyse hiç bilinmeyen hayatından trajik bir kesit. Farklı zamanların aynı anda akışı ve nihayetinde trajedide birleşimi hem hikaye ediliş şekli hem de yazımdili açısından oldukça iyi. Karakterlerin ne kadarı gerçek veya gerçek olanların ne kadarı birebir yansıtılmış tam olarak bilemeyiz ama yazıldığı haliyle oldukça gerçekler. Hani tamamı doğrulanabilse pekala biyografi olabilecek güçte.

Baskı: Edebi ve Edepsiz Beyoğlu Bohem Bir Rehber

Umur Talu, Beyoğlu’nu adımlarken kişisel hatıralarını tarihle harmanlayıp keyifli bir gezi rotasıyla okuyucuya sunmuş. Kaynak olarak yararlandığı eserlerin bir kısmını okumuş olduğumu mutlulukla farkettim. Bu açıdan yeni bir şey söylemese de her adımında ayrı bir hikaye olan bu masalsı bölgeyi, edebiyatlı sanatlı ve yer yer de şenlikli hatıralarla donatmış.

Karaya Vurdu Deniz
7/1007.04.2026

Baskı: Karaya Vurdu Deniz

Ferhan Şensoy sayesinde keşfettiğim bir yazar oldu. Çok da güzel oldu. Kendi dilimizden böyle işler, kelimelerle böyle dans eden yazarlar olması mutluluk veriyor. Zeyyat Selimoğlu deniz ve deniz insanını anlatışındaki ustalık ve kıvraklıkla adeta iyot kokulu öyküler bırakmış bize. Bu kitabındaki karakterleri birbiriyle bağlantılı öykülerde hüzün ve ince mizah bir arada akıp gidiyor.

Karpatlar Şatosu
6/1007.04.2026

Baskı: Karpatlar Şatosu

Yer yer tekrara düşse de genel olarak merak uyandırıcı bir eser. Bu dönem için tahmin edilebilir olmakla birlikte kendi dönemine göre değerlendirildiğinde bilimkurgu detayları dikkat çekici. Ki günümüz için bile aşağı yukarı tahmin etmekle birlikte nasıl bağlanacağını sonuna kadar merak ettiriyor. Transilvanya’nın kendinden hazır gotik atmosferi karakterlerden daha başarılı.

Vadi
7/1007.04.2026

Baskı: Vadi

Hozat’tan Almanya’ya uzanan bir yaşam. Bu yaşamın başlangıcından sonuna kadar hayatını dolduran karakterler, olaylar, gerideki kültürel köklerle hem masalsı hem de olabildiğine gerçek bir hikaye. Karakterler oldukça etkileyici. Hepsi tüm renkleriyle kanlı canlı birer insan. Kültürel farklar, Doğu’nun kendine özgü atmosferi, katliamlar, kişisel ve toplumsal facialarla hüznünü zarifçe taşıyan bir eser. Yazım dilinin sadeliği de bir o kadar çarpıcı.

Sevilen
8/1019.03.2026

Baskı: Sevilen

Hem sarsıcı hem şiirsel bir eser. Kölelik gibi korkunç bir sisteme dair son derece yalın ve bu yüzden daha da sert çarpan bir yaşam öyküsü. Irkçılığın yanında annelik ve kadınlık kavramını irdeleyişi, toplumsal ve sınıfsal ayrımları da göz önüne sermesi ve tüm renkleriyle düşündüren, iz bırakan, kuvvetli bir kitap.

Kesik Baş
7/1019.03.2026

Baskı: Kesik Baş

Gürpınar’ın sokak diline hakimiyetiyle şenlenen ama merak unsuru eksilmeyen, dönemine göre oldukça ilgi çekici bir eser. Aslında kurgusuyla günümüzde bile başarılı. Ayrıca hafiyelerin peşinden zamanın İstanbul’unu gezmek de ayrı keyifli. Polisiye kısmı bir yana yine insan ruhunun derinliklerine de inmeyi ihmal etmeyen akıcı bir kitap.

Baskı: Tanrıların Arabaları (Tanrı Bir Astronot Muydu?)

Yazar, geçmiş çağlardan kalan ve birçoğu halen açıklanamayan anıt, eser, çizim, sembol gibi veriler üzerinden tarihimizi daha üst bir uygarlığın şekillendirmiş olabileceği ihtimalini sorgulamış. Bilimsel veriye dayanmadığı için somutluk içermese de bakış açısına göre hem kanıtlanabilir hem de çürütülebilir fikirleri var. Kitaptaki en doğru çıkarım aşağıdaki cümle. “Geçmişimiz aydınlatılmadıkça, gelecek için atılan adımlar hükümsüz kalır” S.30

Yanan Gün
8/1019.02.2026

Baskı: Yanan Günışığı

Altın madenciliği ile dönemi hakkında yoğun bilgi veren, kapitalist düzeni bolca iğneleyen ama bunu şartları da göz önüne sererek yapan bir eser. Başkarakterin neredeyse insanüstü denilebilecek özellikleriyle oldukça dikkat çekici olması ve yazım dilindeki sadelikle kitap akıp gidiyor. Aynı zamanda düşünsel derinliği ve insani gözlemleriyle de sürükleyici. London, insanı her katmanıyla maden gibi işlemiş adeta. Doğa tasvirlerinin güzelliği de muazzam.

Tehlikeli Temayüller
5/1019.02.2026

Baskı: Tehlikeli Temayüller

Perihan Mağden’in gündelik yaşama dair çengellemedik konu bırakmadığı denemeler kitabı. Bilindik sivri üslubu ve bazıları oldukça isabetli eğlenceli tabirleriyle kendine has bir eser.

Tatil Kitabı
8/1019.02.2026

Baskı: Tatil Kitabı

Yazarın tarzı üzere ince hüzünlü ama hınzırca güldürmeyi de ihmal etmeyen bir kitap beklerken içimizi dağladı. Mahallenin güzelliği ve belli bir dönemin çocukluğuna benzerliği/yansıtışı ayrı hüzün, Münü’nün hikayesi apayrı bir hüzün. Döneminin tüm curcunasıyla, yazıda kalmayan, yaşayan, adeta bir hatırat tadı veren bir kitap. Evde bangır bangır Ferdi çalması ve dünyanın bu kadar olması da güzel detaylar.

Yeni Dünya
7/1005.02.2026

Baskı: Yeni Dünya

Yalın ve acı öykülerden oluşan bir kitap. Yalınlığı sadece yazım dilinde değil, öykülerde işlenen insani duygularda da ön plana çıkıyor. Yazar Hem Anadolu'yu hem de insanını iyi gözlemiş ve insanları en doğal içgüdülerle işleyerek Anadolu'yu romantik bir fondan ibaret kalmaktan çıkarmış.

Baskı: Latin Amerika’dan Tekinsiz Öyküler

Döneminin en önemli yazarlarının 1880-1930 yılları arasındaki eserlerinden seçilen öyküler, değişimin tam kıyısındaki coğrafyanın tekinsizliği ve belirsizliği üzerine, iyi gözlemlenmiş, iyi betimlenmiş ve ahenkli diliyle birbirinden farklı temaları içeriyor. Latin Amerika’nın çok kültürlü bol katmanlı toplum yapısına sokaktan bakış kadar, modernizm akımıyla doğanın ve simgeselliğin de kullanıldığı bazı öyküler oldukça dikkat çekici.

Yorgunluk Toplumu
5/1022.01.2026

Baskı: Yorgunluk Toplumu

Çeviriden mi kaynaklı yoksa orijinali de mi bu şekilde bilemiyorum ama okuması zor bir kitap. Konu çok önemli ve çağımızın kendini “özgür sanan insan” kavramını dikkatle sorguluyor. Fakat kavramların açıklaması yetersiz ve bağlantısız hissi veriyor. Bütünlüğü yakalamak zor. En sade özetle modern kölelik olarak tanımlayabileceğimiz kapitalist düzenin bireyi tüm “görünür olma” hevesine karşın nasıl yalnızlaştırdığını ve nihayetinde enkaza çevirdiğini irdeliyor.

Cadı
7/1022.01.2026

Baskı: Cadı

Gürpınar’ın Garaib Faturası Külliyatı’nın ikinci romanı olan Cadı, yine yazarın batıl inançlarla incelikle dalga geçtiği ve merak unsuru sonlara kadar süren bir eser. Felsefik kısımları da oldukça dikkat çekici olan kitapta dönemin yaşayış ve düşünüş şeklini de gözleme fırsatı sunuyor. Ayrıca sadece cehalet değil telkin gücünün eğitimli insanlarda bile nasıl etkisi olduğunu zekice ortaya koyuyor.

Akim Sevgilim
6/1015.01.2026

Baskı: Akim Sevgilim

Füruzan’ın üç öyküsünü içeren kitap, öykülerde farklı sosyo-ekonomik sınıftan hayatlar yer almakla birlikte hepsinin de ince detaylara kadar hakim bir şekilde işlenmiş olmasıyla dikkat çekiyor. Kapanmakta olan bir devrin köşklerde geçen yaşamı, turistik vasfıyla değişen sahil kasabası ve günümüz şehrinin görmezden gelinen “varoşları”… Yazarın masalsı ahenkli dili en çok Sesi Olmayan Türkü öyküsüne yakışmış. Kitaba adını veren Akim Sevgilim öyküsü Gönül karakterinin ağzından anlatılmakla birlikte bazı noktalarda kavram karmaşası yaşanıyor. Varoşlarda isimli son hikaye ise yalın çaresizliğiyle etkiliyor.

Görünmez Adam
7/1003.01.2026

Baskı: Görünmez Adam

Zamanına göre çarpıcı bir eser. Tam çağın değişmeye başladığı, yüzyılın sona ermek üzere olduğu bir dönemde insanların bilimsel gelişmelere temkinli yaklaşması oldukça anlaşılır. Ayrıca Wells ileri görüşlü bir şekilde kontrolsüz gücün gerçekten güç olup olmadığına da dikkat çekmiş. Aradan geçen yüzyıla rağmen bugün bile bunun bir avantaj mı yoksa büyük bir toplumsal dışlanma mı olduğu rahatlıkla tartışılır. Yazım dili biraz karmaşık olsa da konu gayet sürükleyici.

Baskı: İnsan Ruhunun Haritası

Ahmet Ümit’in çeşitli gazete ve dergilerde yazdığı edebiyat konulu yazıların derlemesi. Bir yazarın esinlendiği, beslendiği, saygı duyduğu yazarlar hakkındaki fikirlerini öğrenmek ilginç. Edebiyat dünyasına bir saygı duruşu niteliğinde. Yazılarında yazarlarla birlikte birçok kült eseri de değerlendirmiş. Bu sayede bir yazarın ne kadar çok kaynaktan beslendiğini/beslenmesi gerektiğini de anlamış oluyorsunuz.

Kendiyle Dost Olmak
5/1001.01.2026

Baskı: Kendiyle Dost Olmak

Farkındalık uyandıran bir eser ama tam bir çözüm sunuyor mu tartışılır. Yine de doğru noktalara değindiğini söyleyebiliriz. Fakat dili biraz tutuk bu da okurun dikkatini dağıtıyor.

ÖncekiSayfa 1 / 34Sonraki