pretty reader
@pretty reader

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Düşmüş Melekler Şehri (Ölümcül Oyuncaklar, #4)

okumam diye düşünmüştüm bu kitabını ama dayanamayıp okudum. iyi ki de okumuşum.sonuna kadar her şey gayet güzeldi aslında. yani arada tartışsalar da jace ile clary kardeş olmadıklarını biliyorlardı ve simon'la ilgili daha çok kısım vardı. simon' sevmezdim aslında, biraz ezik gelirdi ama onunla ilgili kısımları okumayı çok sevdim. ve bana kalırsa isabell'i seçer çünkü maia Jordan'la barışacak gibi. onun dışında sebastian'la ilgili bir şeyler olur diye düşünmüştüm ve oldu da ama tahmin ettiğim kadar değil. tahmin ettiğim kadarı diğer kitapta olur. ve sonunu okuyunca cassandra clare'ı boğmak istedim. öyle son mu olur ya? her neyse sonuç olarak güzel bir kitaptı. cehennem makineleriyle ilgili bir şeyler de vardı ve tessa gerçekten de çıkacak mı diye merak ediyorum. ayrıca kemikler şehrinde jace'in gördüğü JG kim anlayamadım. bilen varsa söylese iyi olurdu.

Baskı: Camlar Şehri (Ölümcül Oyuncaklar, #3)

bu kitap hepsinden daha güzeldi. cehennem makineleriyle eşit derecede sevdim diyebilirim. en sonunda hepsi gerçekleri öğrendiler ve birbirlerine itiraf ettiler. yani jace'le clary, magnus'la alec, jocelyn'le luke , simon'la izzy- ya da maia orası kesin değil- sonunda kavuştular hepsi. ama serinin devam kitaplarında yine ayrılacaklardır tahmin ben o yüzden okumayı düşünmüyorum, valentine öldü ama tahminen jonathan ölmedi ve valentine'dan daha acımasız olan tek kişi tahminen odur. o yüzden herkesi ayırmaya başlamadan seriyi okumayı bırakıyorum. tabii ne kadar dayanabilirsem.

Baskı: Tatlı Bela (Beautiful, #1)

bu kitap hakkında çok iyi yorumlar almıştım ama beklediğim gibi çıkmadı ve hayal kırıklığına uğradım kesinlikle. aslında başları sıkıcı değildi hatta baya eğlenceli gidiyordu ama sonra sıkmaya başladı. abby'nin travis'e inanmaması , travis'in abby'e tam abby barışmayı isteyeceğinde arkadaş kalabiliriz demesi ve abby'nin gurur yaıp konuşmaması, abby'nin etrafta biz arkadaşız biz arkadaşız diye dolaşması ve travis'in aşırı baskıcı bir tip olması sinir krizi geçirmeme sebep oldu. travis aşık olduğum karakterler listesine giremedi , kitap da öyle. güzel bir kitaptı ama beklentilerimi karşılayamadı.

Baskı: Avcı (Melez Sözleşmeleri, #5)

yine bir serinin daha sonuna geldim. serinin tartışmasız en iyi kitabıydı. açıkçası en sonunda herkesin mutlu olması ben de mutlu etti ama serinin bitmesine üzüldüm. en sevindiğim şey seth'in iyilerin takımına geri dönmesi oldu. ikinci kitapta aiden'den soğumuş, seth'e aşık olmuştum - yani biraz- ama sonraki iki kitap seth'ten nefret etmeme neden oldu ve bu kitapta aiden'in ruhunu kurtarmasaydı onu bir daha sevemezdim ama kendini bana , alex'e ve hatta aiden'e affettirdi. sonu seth için pek iyi olmadı aslında ama aiden'e olacağına ona olsun. jenniffer çok güzel bir final hazırlamış, tebrik ederim. sonunda sonsuza kadar mutlu yaşayacaklar. -sonsuza kadar derken gerçekten sonsuza kadar.- ve darısı deamon'la katy'nin başına. onun da finalini okusak iyi olurdu hani.

Baskı: Gregor ve Gri Kehanet (Yeraltı Günlükleri Serisi, #1)

güzel bir kitaptı ama bana göre biraz kısa geldi. çabucak bitti. daha uzun sürseydi daha güzel olurdu ama fark etmez daha dört tane kitabı var. güzel tavsiye ederim.

Baskı: Mekanik Prenses (Cehennem Makineleri, #3)

çok uzun süre beklediğim ve okuyamadığım bir kitaptı. okudum ve bir yandan rahatladım ama bir yandan da acayip üzüldüm çünkü çok sevdiğim bir seriydi. bazı olumsuz yorumlar aldıktan sonra okumakta tereddüt etmiştim ama gereksiz yere tereddüt ettiğimi far ettim çünkü çok güzeldi. hem jem için hem will için mutlu sondu ama tessa için öyle değildi bence. bütün sevdiklerinin ölümünü görmek ölümsüzlüğün bedeli olmamalı. açıkçası kitabın sonlarında will'in, charlotte'un, cecily'nin ve bir sürü kişinin ölümünden bahsettiğinde çok kötü olmuştum. bazı kişilerin düşündüğünün aksine will'den sonra jem'le olması beni rahatsız etmedi. aslında her zaman will'i daha çok sevmiştim ama jem'e de benim için çok sempatik biri -bunun nedeni kibarlığıdır sanırım- bu yüzden hepsinin mutlu olmasıyla bitirerek güzel bir son yapmış cassandra clare ve bence cehennem makineleri, ölümcül oyuncaklardan daha güzel bir seri. belki de diğerinden sadece iki kitap okuduğum ve hala kardeş olduklarını sandıkları içindir ama her neyse. çok uzattım sanırım tek söylemem gereken bu kitabın çok güzel olduğuydu. okumayanlar kesinlikle okusun derim. not: eklemeden edemedim iblis hastalığının doğru çıkışına ve will'in sürekli gabriel'e lightworm diye seslenişine çok gülmüştüm. ikisinin tartışmalarına bayılıyorum :D

Baskı: En Yakın Arkadaşımın Kızı

başları güzeldi benim için , yani akıcı gidiyordu ama sonlara doğru sıkıldığımı itiraf etmeliyim. kamryn'in aşkına karar verememesi ve o mu o mu diye düşünüp durması bunalttı beni.sonuç olarak güzel bir kitap ama aşırı sevdiğimi söyleyemem.

Baskı: Baştan Çıkarılmış (Gece Evi, #6)

beklediğimden daha kötüydü bu kitabı. heath'in öleceğini biliyordum çünkü daha önce birkaç yerde okumuştum. heath'i hiçbir zaman pek sevmemiştim , tam sevebileceğim sırada öldü. onun dışında Erik'i de sevmiyordum, ilk başlarda çok severdim ama zoey'i etkileyen nedenler beni de etkiledi ve ondan d nefret ettim. stark iyi sayılır ama zoey'in tek bir kişiyi koşulsuz sevmemesi çok sinir bozucu. yani doğalı normalde tek bir kişiye aşık olur ve kim gelirse gelsin bu aşkı bozamaz, olmadı aşk üçgeni olur ama yine de biri diğerinden baskındır. başroldeki erkeğin sürekli değişmesi çok mantıksız. son olarak da zoey'in akılsız olması ve iradesine sahip olamaması bende gidip saçını başını yolma isteği uyandırıyor. her neyse sanırım devam kitaplarını okursam sadece meraktan okurum.

Göçebe
10/1001.04.2014

Baskı: Göçebe

her zamanki gibi filmini izledikten sonra kitabının sıkıcı olacağını düşünmüştüm ama yine yanıldım. filmde çok eksik sahneler vardı ve kitabı tabii ki de daha güzeldi. filmi izledikten sonra uzaylılarla ilgili aklıma çok soru takılmıştı ve kitapta hepsini öğrendim. karakterlere gelirsek her ne kadar ian çok iyi olsa da, göçebeye çok iyi davransa da ben jaredı daha çok seviyordum. jared melanie'den dokuz yaş falan daha büyüktü yanlış hatırlamıyorsam yani yaşları arasında çok fark vardı ama ben göçebe'nin ian'ı yeteri kadar sevmediğini düşünüyorum. her neyse bu benim kendi görüşüm. en çok üzüldüğüm şey kitabın seri olmayışıydı yani devam kitapları çıksa acayip sevinirdim. yani stephenie meyer ne vardı alacakaranlık gibi bunu da dört kitaplık bir seri yapsaydı? her neyse kısaca kitap çok güzeldi filmini izlediyseniz bile kitabını okuyun derim.

Baskı: Aynı Yıldızın Altında

kitaba başlarken acayip bir beklentim vardı. yani fragmanını falan izlemiştim o yüzden ağlatmasını bekliyordum kitabın ama ağlatmadı. yani herkes son elli sayfada hep ağladım falan diyodu ama ben öyle aşırı duygusallaşmadım ve beklemediğim kişi öldü, kız ölse o kadar üzülmedim. ama yine de güzeldi kitap , augustus karakterini çok sevdim ama hazel için aynı şeyi söyleyemiycem - gerçi kanser olsaydım ve ölmeme az süre kalmış olsaydı psikolojimin nasıl olacağını bilemem-. sonuç olarak filminin kitabından daha güzel olacağını düşünüyorum , yani izlediğim fragmandan o izlenime kapıldım. kitabı okurken ağlamayı çok istedim,ama olmadı inşallah filminde ağlarım.not: tavsiye ederim.

Baskı: Labirent: Ölümcül Kaçış (Labirent, #1)

çok güzel kitaptı, tek sorun filminin çıkmasına daha altı ay falan var ve ben hemen izlemek istiyorum. her neyse kitaptan bahsedecek olursak tam benim sevdiğim türden. içinde aşk var ama öyle vıcık vıcık ve duygusal , romantik olaylara sayfalar ayrılmamış. kitabın başından sonuna adar hiç sıkmıyor ve temposu hiç düşmüyor. ve tabii filminde de teen wolf'ten Dylan o'brien oynuyor -kitabı alma sebeplerimden biri- ve kız da kitaba uygun olmuş. sonuç olarak tasiye ederim kesinlikle.

Baskı: Küller Şehri (Ölümcül Oyuncaklar, #2)

Aman Allah'ım bir öğrenemediler kardeş olmadıklarını! filmden öğrendik tabi öğrenmelerini bekliyoruz.kardeş olduklarını bi jace umursamıyor clary umursuyor , bir clary umursamıyor jace umursuyor sinirden çatladım valla. açıkçası kardeş kardeşe bence de çok tiksinç olurdu ama içimde bir yerde doğruyu bildiğim için birlikte olmalarını istiyordum. her neyse sonuç olarak camlar şehrini okumadan içim rahat etmiycek benim.

Saplantı
7/1028.03.2014

Baskı: Saplantı

bence Jennifer'ın bu kitabı pek olmamış. durup durup luxenleri kötülemişler. ben deamon'u hunter'a tercih ederim doğrusu.her neyse sonuç olarak lux serisinden sapmayın siz pek tavsiye etmem.

Baskı: Son Olimposlu (Percy Jackson ve Olimposlular #5)

bütün kitapları çok güzeldi ama aralarından en sevdiğim buydu. çünkü birinci kitaptan itibaren bahsedilen kehanet ortaya çıktı, gerçekleşti, taşlar yerine oturdu ve en sonunda annabeth'le percy bazı şeyleri itiraf ettiler.açıkçası kitap bitince çok üzüldüm. seriyi art ardına okuyunca çok alışmıştım ve kesinlikle bu seriyi tavsiye ederim.

ÖncekiSayfa 3 / 7Sonraki