Zedka
@Zedka

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Havuz Başı
6/1029.08.2013

Baskı: Havuz Başı

çok başarılı, insanı kendinden alan betimlemeler .. bu kitapta daha bir Hasan Ali Toptaş havasında öyküler var. Özellikle Çatışma isimli öykünün ilk başı, bir rüya gibi ama aynı anda da gerçeklik gibime geldi. Havada Bulut'a oranla daha da beğendiğim bir kitap oldu.

Huzursuz Bacak
6/1029.08.2013

Baskı: Huzursuz Bacak

su gibi aktı gitti elimden. uzun zamandır tıkanmıştım çok zorluyordum kendimi okumaya dönebilmek için. böyle bir durum adına biçilmiş kaftan! ve okuduğum ilk Mustafa Kutlu kitabı. devam edeceğim ve göreceğiz bakalım nasıl olacak?

Indiana
5/1029.08.2013

Baskı: Indiana

Nereye çekseniz oraya giden bir Raymond .. Ben hiç sevmiyorum öyle karakterleri. Sonu, yazarın kendisinin olaya katılışı saçma bir eklentiydi, gerek yoktu diye düşünüyorum ve sanırım İmparatorluk, Meşrutiyet, Cumhuriyetçilik analizlerinin yapıldığı sayfalar okumadan geçtiğim kısımlardı. Böyle bir romanda gereksiz ciddilikte bir tarih bilgisi.

Yukarı Mahalle
8/1029.08.2013

Baskı: Yukarı Mahalle

ama ben sana hiç objektif olamıyorum ki steinbeck, neden? her bölüm ayrı bir hikaye gibi. karakterlerin tanıdıklığı bu kitabı romana çeviren tek şey ama ilk başta Kaygılarımızın Kışındaki gibi bir aile romanı beklerken kendimi öyle eğlenceli paisanoların arasında buldum ki .. hele hele Pilon.

Ben Bir Başkasıdır
4/1029.08.2013

Baskı: Ben Bir Başkasıdır

Özdemir İnce'nin o önsözünden sonra nasıl göklere uçtuysam daha da süratli yerin dibine geçtim. Çeviriden dolayı böyle düşündüğümü sanmıyorum ama şairin şairlik hakkında düşünceleri ve 21 yaşından sonraki suskunluğunu edebiyatçıların cesaret edemediği bir eylem yerine koyması bende müthiş bir itki sebebi oldu. Eşduyum noktasındaki düşüncelerine katılmakla birlikte bunu nesnel şiir alanında göstermesi bence tekniğin kendisiyle apaçık bir çelişki. Pişmanlıkların ı ya da güçsüzlüklerini kavga maskesi altında gizlemeye çalışan bir adamı okudum. Düşlerinde ve fikirlerinde dibine kadar kararsız ama bu kararsızlık acziyetini örtmek için sahneye çıkardığı kaosun bir şartı yalnızca.

Dublörün Dilemması
5/1030.04.2013

Baskı: Dublörün Dilemması

Oh be, bitti sonunda dediğim bir kitap olduğu için üzüldüm. Ama bir olayın etrafında insanların birbirlerini neden, nasıl tanıdığını okumak hoşuma gitmedi doğrusu. Korkma Ben Varım daha olay içerikli olduğundan sürüklemişti. Bir de absürd bir yazım tarzı olduğu için devinim olmadıkça insan kitabı götüremiyor.

Aylak Adam
5/1018.04.2013

Baskı: Aylak Adam

Çok insanın bildiği şeyi özünden ederler. O sebeple okurken çok büyük bir şey beklemiyordum, ona rağmen hayal kırıklığı. Nasıl desem, biraz daha deli dolu ama aslında içini saklamak için bunu bir yol kabul etmiş birini bekliyordum. Çok samimi hissettiğim anlar da var elbette mesela kafedeki garson hakkında, onu tekrar görmeye gittiğindeki düşünceleri çok hoşuma gitti. Bunun gibi birkaç küçük nokta daha .. Ancak nasıl desem, birtakım şeyleri geride bırakmak için çabalamak gerekir, C.'de o çabayı göremedim ben. Mücadele etmiyor, bu beni kırdı.

Factotum
4/1008.04.2013

Baskı: Factotum

Drina`da Son Gün
5/1007.03.2013

Baskı: Drina`da Son Gün

sığ duygular.

İskender
3/1014.02.2013

Baskı: İskender

dalga geçip geçmediğini merak ediyorum.

İkna
6/1011.02.2013

Baskı: İkna

ne kadar acele bir son.

Mahur Beste
10/1016.01.2013

Baskı: Mahur Beste

Nuri Bey ve Ali'nin hatta Agop'un öykülerinin pek gerekli olmadığını düşünsem de .. Behçet'ten ziyade kırılganlığı ve teninin altından akan kanı bile hissedebildiğim Atiye'yi veya gücenmişliğiyle İsmail Molla'yı hele ki Sabri Beyi bütün hayatım boyunca yanımda istiyorum.

Hipnozcu
4/1008.01.2013

Baskı: Hipnozcu

April Yayıncılık kitap kapağı düzenlemeleri konusunda Bach'a ayrı bir yer ayırıyor diye düşünüyorum. Renkler, kabartma, yazı biçimiyle çok sevdiğim kapaklardan biri oldu. Ama elbette burada kitabın dışı değil içi söz konusu. Berkeley felsefesiyle çok içli dışlı bir konusu var. "Ya dünya kendimize kabul ettirdiğimiz bir önermeyse?" Bu tarz ifadelerin yanında olaylar çok çıplak kalmış. Kurgu ve düşünce arasında kalmış gibi yazar. Ama o kapak yok mu o kapak ..

Denemeler
6/1003.01.2013

Baskı: Denemeler

Kendisiyle çeliştiği yanları var, altı çizilen birçok cümlenin yanında söylenmesi gerekir. Özellikle ölümle ilgili düşünceleri ve alıntı yaptığı Lucretius ve Horatius dizeleri okunmalı.

Baskı: Elleri Sesinin Rengindeydi

En güzeli ilk öyküydü diyebilirim. Olayların karşısında tepkisiz kalan karakterler, içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için hiçbir şey yapmayıp gene de şikayetçi olanlar .. Bir yerden sonra gerçekten insanı rahatsız eden sahneler. I-ıh.

Siyah Kan
5/1013.12.2012

Baskı: Siyah Kan

son yetmiş belki de yüz sayfaya kadar her şey öyle farklı bir çizgide yürüyor ki o kadar klasik bir son beklemiyorsunuz. sanki Grangé bütün benliğini vererek yazıyormuş da sonra bir şey onu küstürmüş, "bitsin" diye bitmiş kitap.

Kendine Ait Bir Oda
7/1010.12.2012

Baskı: Kendine Ait Bir Oda

Mücadele, tırnak diplerinde kan lekeleriyle kazanılan bu romanlar. "yazmak için aklın dinginliği. öfke ve hırs değil."

Kırmızı Pazartesi
8/1005.12.2012

Baskı: Kırmızı Pazartesi

Sonunu bile bile, sona nasıl gittiğin. Olayların çorap söküğü gibi gelmesi ve bir şeyin sırf öyle olması istendiği için olmayacağı noktası. Son sayfaya kadar merak içinde kalıyorsunuz: "e peki ne hissediyor bu adam?"

Baskı: Ölü Ozanlar Derneği

Kocaman bir hayal kırıklığını seriyorum buraya. Kişisel gelişim kitaplarından tek farkı bir kurgusu olması olabilir. Ki bir kişisel gelişim kitabının derinlikli cümleleri bile yok o dersi verirken. En pasif karakterin beklenmedik ayaklanmaları, okuyucunun aklıyla dalga geçen bir anda meydan bulan ayrıntılar .. Klişelerden bahsetmiyorum bile. Oysa ben Robin Williams'ın iğne iplikle çekilmiş gibi bakan yüzüne tahammül etmeyi göze alarak almıştım seni. Böyle mi yapacaktın kitap, ey!

ÖncekiSayfa 2 / 6Sonraki