Defne:)
@Defne:)

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Kan ve Yıldız Işığı Günleri (Duman ve Kemiğin Kızı, #2)

Aslında ne diyeceğimi bilmiyorum. Yazarın dilini seviyorum. Bir puan kırdım çünkü ya dilinde ya da çeviride bir problem vardı. Anlam karmaşası yaşadım bazı yerlerde. Ama şiddetle tavsiye ettiğim serilerden biridir.

Küçük Prens
8/1027.08.2015

Baskı: Küçük Prens

Çocuk kaldığımı sanırdım ama sanırım büyümüşüm :(

Baskı: Seni Sevmek İstemedim

Hala sinirden ateş atıyor kafamdan. O nasıl bir kadın karakter ya! Allah'ım! Ağladım sinirimden! Kendimi yedim kitap bitene kadar! Kadınlar çok güzelmiş, erkekler çok yakışıklıymış! Onlar ne biçim aileydi üstelik! Nasıl tepkiler bunlar! o kız benim elimde olacak ağzını yüzünü dağıtırdım! Hala cinlerim tepemde ya! Aptal şey! Hep böylelerine Doğan gibiler düşer zaten! Kitabı aldığım güne lanet olsun ya! (Yeni bitirdim, öfke krizimi mazur görün)

Hobbit
6/1018.07.2015

Baskı: Hobbit (Resimli)

Pek çok kısımda sıkıldım. Acaba sorun ben de mi?

Baskı: Postacı Kapıyı Çalmayacak

İçe dokunan anları çok fazlaydı. Birinci tekil şahıs ağzından anlatıldığı ve anlatan kişi genel olarak negatif olduğu için kitap melankolik bir havada geçti. Genel olarak iyiydi ama ölümün ardından daha dişe dokunur bir neden bekledim. Yani sanki olması gereken esas olay olmamış gibiydi. Belki de ben çok beklentiyle sayfaları çevirdim, bilmiyorum.

Cesur Yeni Dünya
8/1015.06.2015

Baskı: Cesur Yeni Dünya

Çok enteresandı. Bambaşka bir dünyaydı. Farklı bir kurguydu. Üzerine çok tartışılacak, çokça felsefeler üretilecek bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ederim.

Bakire
2/1019.04.2015

Baskı: Bakire

Basit buldum.

Baskı: Karanlık Ateş (Ateş, #1)

Çok farklı ve başarılı yerleri de mevcuttu, ilk kitap için iyiydi. Ama ekmek karakteri öyle çok çok sevmedim. Fazla karışık geldi. Fazla fazla karışık geldi ama devam kitaplarında daha iyi olacağına ve konunun oturacagina eminim.

Gül ve Avcı
8/1013.12.2014

Baskı: Gül ve Avcı

Erkek karakterdeki ani değişimler ve sözler karakterin yapısına biraz ters geldi. Sevişme ve oynaşma sahneleri de biraz uzun uzadıya anlatılıyordu, bir zaman sonra sıkıldım. Her sayfada âşık oldukları tekrarlanan bir çift, her bakışta renk değiştiren gözler biraz bunaltsa da ilk roman için -ilk romanı diye biliyorum- gayet iyiydi. Olay örgüsü ve sonu güzeldi. Yazarın ellerine sağlık.

Baskı: Şeker Portakalı (Zeze, #1)

Biraz geç oldu ama zevk alarak okudum. Zeze içimi titretti. Zavallım, çok ezildi. Güzel bir kitaptı, saftı, sevimliydi.

Kuyucaklı Yusuf
9/1013.07.2014

Baskı: Kuyucaklı Yusuf

Dilini elbette başarılı bulduğum okuduğum ilk Sabahattin Ali romanı. Çaresiz erkek karakter olayını pek sevmiyorum. Yusuf kötü bir hayat geçirmiş olabilir ama kendini değiştirebilirdi. Neyse, yazar öyle uygun görmüş. Genel olarak beğendiğim, geldiği yeri hakeden bir roman.

Düşlerimin Prensesi
6/1013.07.2014

Baskı: Düşlerimin Prensesi

Kızı harcadılar resmen. Çok hazin bir olay. O zamanın kültür yapısı, sorunları güzel anlatılmış. Ama harikulade olduğunu da söyleyemem.

Baskı: Kralların Çarpışması (Buz ve Ateşin Şarkısı, #2, Kısım 1)

Güzeldi ama eksik bir şeyler vardı sanki. İkinci kitapla tamamlanacağına eminim ama... Durgundu. Anlatabildiğimi umuyorum.

Anna Karenina
9/1021.10.2013

Baskı: Anna Karenina

Başarılıydı.

Baskı: Mehdix & Olasılık Teorisi

Dilini beğenmedim ve yetersiz buldum. Kurgu güzeldi ama daha çok ayrıntı vererek okurun olayları sindirmesi sağlanabilirdi.

Baskı: Benim Adım Kırmızı

Kitabın ortalarına doğru sıkılmış, bunalmış, isyan etmiş ve iyi bir romanın bu kadar ağır mı yoksa akıcı mı olması gerektiğini sorgulamıştım. Şimdi düşüncelerim daha farklı. Neden her biten kitabın ardından çocuğunu kaybetmiş bir anne gibi yas tutuyorum, bilmiyorum. Ama hüzünlüyüm. Hele de bu roman nedeniyle çok hüzünlüyüm. Yıllarına nakşa veren ama batıdan gelen usullerle önemlerini yitiren her bir nakkaş için üzüldüm. Biz onlara benzedikçe sevinç ve hırsla gülümseyen her bir Avrupalıya öfkelendim. Değişen her bir padişahla değişen dengelerde kimi sanatların tarihe gömülmelerine kızdım. İçimdeki hüznü nasıl anlatacağımı, ne diyerek "bizden" olan nakşa ağıt yakacağımı bilmediğim için sizleri direk bu kitaba yönlendiriyorum. Orhan Pamuk'un gerekeni yaptığına inanıyorum çünkü. Karakterlerin her birinden ayrıca nefret ettim. Ve iyi ki insanların akıllarından geçenleri bilmiyoruz, dedim. Bir kez daha anladım ki kusursuz ve çıkarını düşünmeyen bir insan yok. Allah bilir ben kendimden neleri saklıyorum da haberim yok. Doydum. Edebi anlamda doyurdu beni roman. Ama tekrar soruyorum: Bir kitabın iyi olması için bu kadar ağır mı olması gerekir? Belki de sorgulamam gereken şey "iyi" kavramıdır. Ama yazarın yeteneğine, harcadığı emeği ve yaptığı araştırmaya laf yok. Bu konuda çok başarılıydı, çok.

Şah ve Sultan
8/1030.06.2013

Baskı: Şah ve Sultan

Kitabın sonlarında boğazım düğümlendi, gözlerim doldu. Ölüm daima içimi kanatır. Edebi değeri olan bir yapıttı. Beğendim ve yaşananlara çok üzüldüm. Savaş ve kavgaların bir gün dünyadan silinip gitmesi dileğiyle...

Baskı: Grinin Elli Tonu (Fifty Shades, #1)

Adamımız başlarda beni mest etti. Kızımız biraz salak ve sakar -nedense bana Bella'yı hatırlattı.-. İlk sayfalarda erotik içerik çok da sıkmıyor ve dile gelmeyen aşkı görüyorsunuz. Ama sonralarda böyle sahneler sıkmaya başlıyor. Yine başlarda adamımız "benden uzak durmalısın" dediğinde güldüm çünkü kızın peşinden ayrılmayan Bay Grey'in ta kendisiydi -bir alacakaranlık repliği daha-. Kitap basit, fazla erotik ama merak uyandırıcı ve sürükleyici. Adamımızın hobileri arasında helikopterle uçmanın olduğunu söylemek isterim. İkinci kitabı okuyup okumamak konusunda da kararsızım.

Baskı: Aşkın Meali 1 Yusuf ile Züleyha

Fazla süslü bir dili vardı ve olayları karışık anlattığı kanaatindeyim.

Baskı: Gözlerini Sımsıkı Kapat (Dave Gurney, #2)

Kitabı uzun bir sürede okumak zorunda kaldım. Bence iyiydi. Katil gerçekten beklenmedik, olaylar gerçekten karmaşık, dedektif gerçekten zekiydi. Tavsiyemdir.

Kurban
10/1029.09.2012

Baskı: Kurban

İyiydi. Gerçekten iyiydi. Bir kadın yazardan, hem de birinci tekil şahısla yazan bir yazardan böyle bir roman beklemezdim doğrusu. Şiddetle tavsiyemdir.

Baskı: Taht Oyunları (Buz ve Ateşin Şarkısı, #1)

Çok çok çok çok çok iyiydi. Bittiğinde tüylerim diken dikendi. Hayatımda böyle bir şey okumadım. Karakterler çok gerçekçiydi. Kimilerinden -çoğundan- nefret ettim. Bazen o zamanda yaşamak istedim, bazen de "iyi ki buradayım" dedim. Sansa salak, Arya asi, Eddard onurluydu. 1 puanı da kıskançlığımdan kırdım. -.-

ÖncekiSayfa 1 / 2Sonraki