Karanlık Ateş (Ateş, #1)
Karanlıktan korkar mısınız? Hiçbir şey göründüğü gibi değildir ve yeri geldiğinde insanlar gördüklerine de inanmamalıdır... Güzel, akıllı ve normal biri olmak, görünürdekinin gerçeğini ortaya çıkarmaya yeter mi bilinmez ama MacKayla bu özelliklere sahip bir kadın olarak gerçekler için çaba sarf edecektir. Tek amacı, diğer tüm normal insanlar gibi mutlu ve sade bir hayatı varken kardeşinin öldürülmesi ile mantıklı bir açıklama getiremediği tuhaflıklara son vermekti. Anne ve babasına olan sadakatini çiğneyerek kardeşinin katilinin peşine düşen Mac, İrlandaya gider. Çıktığı yolculuk, onu hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı, iyi ile kötünün aynı derecede tehlike yarattığı karanlık bir dünyaya sürükler. Kısa süre içerisinde ise daha da büyük bir meydan okumayla karşı karşıya kalır: Sahip olduğundan haberdar bile olmadığı gücünü insanlık âleminin ötesindeki, tehlikeli Fae âlemini görebilme yeteneği kullanmayı öğrenir ve istenilenden çok daha uzun bir süre hayatta kalmayı başarır.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Kitaba sadece birkaç sayfa göz atacağım dedim ve tabi ki de muhteşem direncim ile son sayfaya kadar durmaksızın okudum. Kitap başlarda çeviriden mi kaynaklı bilmiyorum ama ağır bir hava da ilerliyor. Bunun dışında oldukça fazla tanımlanan şey mevcut, hepsini aklınızda tutmak biraz zor olsa da sonradan açılıyor ve keyif, merak, saç baş yolma evreleriyle okudum diyebilirim. MacKayla Lane'in sakin ve huzurlu hayatının, ablasının ölüm haberi ile tepetaklak olmasıyla başlıyor her şey. Katilin kim olduğu belli değildir ve kanıt yetersizliğinden dosyası da kapanmıştır. Bunun üzerine, ailesini de karşısına alarak uçağa atladığı gibi İrlanda'ya gider. Çözülecek oldukça fazla gizem vardır, işin içine tabi daha önce hiç hayal etmediği yaratıklar, bir de üstüne Jericho Barrons girince, önceki yaşamını geride bırakarak yeni bir dünyaya adımını atar. Tabi Barrons, benim bayıldığım-tüm okuyanlar gibi- sayfalar boyunca aralarında etkileşimden fazlasını beklediğim ama hüsrana uğradığım, ne olduğunu ilk kitapta çözemediğimiz bir karakter. Gizemli erkek deriz deriz, işte tam tanımı Jericho Barrons olarak ete kemiğe bürünüyor. İkinci kitabı yüksek bir fiyata aldım baskısı bittiği için. O geldiğinde ilk üç kitap elimde olacak ama kendimi durdurabildiğimden, zor da olsa tabi, serinin diğer dört kitabını da almadan başlamayı düşünmüyorum. En azından birini daha alırım öyle başlarım. Mukaddesler, Melunlar, Yaratıklar, kesinlikle okumanız gereken bir seri.
Yepyeni bir dünya... Melunlar, Mukaddesler, Vampirler... Bayıla bayıla okuduğum bir kitap oldu ki ben uzun zamandır merak ettiğim ve hakkında çok fazla güzel şey duyduğum için baya büyük bir beklentiyle başlamıştım. Karen, beklentilerime sonuna kadar karşıladı. Jericho Barrons... Şu an bütün sırlarını öğrenmek için yanıp tutuşuyorum! Kitaptaki favori repliğim; "Kadın, sen budalanın en alasısın." oldu... :D Barrons'a tutulduğum replik olarak da adlandırabiliriz. :D
Çok farklı ve başarılı yerleri de mevcuttu, ilk kitap için iyiydi. Ama ekmek karakteri öyle çok çok sevmedim. Fazla karışık geldi. Fazla fazla karışık geldi ama devam kitaplarında daha iyi olacağına ve konunun oturacagina eminim.
Benzer Kitaplar

Kan Ateşi (Ateş, #2)

İntikam Ateşi (Ateş, #3)
Rüya Ateşi (Ateş, #4)

Mezarla Randevu (Gece Avcısı, #1)

Mezarın Yüzü (Gece Avcısı, #5)

Meleklerin Kanı (Lonca Avcısı, #1)

Gölge Ateşi (Ateş, #5)

Tek Ayağı Mezarda (Gece Avcısı, #2)

En Karanlık Gece (Karanlığın Efendileri Serisi, #1)

Şimdi Mezar Zamanı (Gece Avcısı, #6)

