Only
@Only

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Öpüşünde Saklı (Bridgerton, #7)

Bridgerton kızlarının hikayeleri pek açmaz derdim ama şaşırttı. Fena değildi dediğim Eloise'i geçti.

Umut Işığım
8/1030.11.2012

Baskı: Umut Işığım

Akıl hastanesinden çıkan Pat, bir süredir görüşmediği eşi Nikki için, kendinde değişimlere başlıyor. spor yapıp, okumadığı kitapları okuyor, daha iyimser bir insan olmaya çalışırken, kendini bir gün karşılaşacağı karısı Nikki'ye hazırlamaya çalışıyor. Aslında konu daha çok eski karısını tekrar kazanma operasyonu gibi gözükse de, bu sırada Pat'in hatırlamadığı bir kaç yılın, ailesi ve hayatla arasında oluşturduğu açığı kapatma çabası var. Daha çok günlük havasında yazılan kitapta çok güzel anektodlar var. Pat'in kendince yorumladığı klasikleşmiş kitaplar bile okuma isteği uyandırdı. Bu sırada kendi gibi kötü olaylar geçirmiş Tiffany ile karşılaşıyor ve bütün itme çabalarına rağmen ondan kurtulamıyor. Bu kısımda en çok Tiffany'nin hikayesini üzüldüğümü söylemek isterim. Hani okuduğum zaman böyle olmakta haklı diye düşündüm. Adı gibi Umut Işığı'nın hiç sönmediği kitabı beğendim. Sadece yazarın anlatım tarzı daha doğrusu anlatım zamanı beni zorladı. Bunu okurken göreceksiniz ama bu tamamen tercih meselesi. İkincisi az da kullanılsa argo kelimeler rahatsız etti. En azından bir sansür isterdim :D Yine kişisel bir tercih söz konusu tabi ki. Sonuç olarak, Umut üzerine bir kitap okumak istiyorsanız tam size göre. Pat'in hayatının kısa bir kesimine tanık olurken, kendinizi onun yerine koyup onun adına üzülmekten engel olamayacaksınız (:

Mart Menekşeleri
10/1028.11.2012

Baskı: Mart Menekşeleri

Böyle ters köşeye yatıran kitapları seviyorum. Kapağı ve konusunu görünce umut vadetmişti ama bu kadar beğeneceğimi tahmin etmemiştim. Tamam ilk yarısında birazcık sıkılır gibi oldum itiraf ediyorum ama ikinci yarısını sayfalar su gibi akarak okudum. Hele ki günlük kısmına ağırlık verilip, günlük bittikten sonra geçmişi araştırma kısmını nefesim kesilerek okudum. Geçmişin ince düğümlerini çözüp, olaylara ışık tutmaya çalışan Emily'nin, aynı zamanda kendi hikayesini yazma çabaları çok güzeldi. Aslında bir nev-i tarih tekerrürden ibarettir sözüne atıfta bulunur cinstendi. Harcanan 60 yıl için üzüldüm ve biraz da kısa geldi son kısım. Bir kaç sayfa daha olsaydı böyle yürek burkan şekilde kalmasaydı keşke. Son olarak çeviri ve kitap kalitesi için teşekkür ederim. Kapağından ayracına, çeviriden ilk ve son sayfasında ki kuşe kağıdına kadar özenilerek yapıldığı belli olan bir çalışma. Takip edeceğim bir yayınevim daha oldu :D

Baskı: Vahşi Bir Lordun Kollarında (Hellions of Halstead Hall, #4)

Ülkemizde çıkan her kitabı okudum, beğendim ve artık yazarın kitapları benim için banko sayılıyor. Gönül rahatlığıyla alıp okuyorum ve her seferinde beklentilerimi karşılıyor. Hellions of Halstead Hall serisinin 4. kitabı Vahşi bir Lordun Kollarında içinde durum değişmedi. 5 kardeşin, büyükannelerinin ultimatomu ile 1 yıl içinde evlenmeleri gerektiğini konu alan serinin bu kitabında, kardeşlerden yarış meraklısı Gabe'in hikayesini okumak çok keyifliydi. Ki her kitap bir öncekinden daha güzel olduğunda pek şaşırtıcı değildi. Gabe 7 yıl önce bir kazada en yakın arkadaşının ölümüne karışmış ve bu sayede Waverly ailesinin düşmanlığını kazanmıştır. Virginia kardeşinin ölümünün intikam duygusuyla Gabe'e yarış teklifinde bulunurken Gabe'in aklında çok farklı bir teklif vardır. Tabi olaylar aslında burada başlıyor. Virginia'nın büyükbabası ve kuzeninin dahil olduğu olaylar kitabın sonuna kadar çok eğlenceliydi. Bunun yanı sıra Ölüm Meleği Gabe'in aşka adım adım yaklaşmasına da bayıldım. İstediğinde oldukça romantik olabiliyormuş :D Bir de bence bu serinin yıldızlarından biri olan büyükanneleri Hetty vardı ki ona bayıldım. İki yaşlı kurdun atışmaları ve flörtleşmeleri çok güzeldi. Asında 5 kardeş ama bu sene içinde yazılan bir kitap daha var ki onun kahramanı da kitabı okuyunca tanıyacağınız kuzen Pierce. İlk başlarda kötü karakter mi diye düşünsem de Gabe'e inat gitmesini çok komikti. Bir sonraki kitapta daha çok yer alacağını düşündüğüm Pierce'in kitabı da umarım bizde çıkar. Son olarak çevirinin çok güzel olduğunu söylemek istiyorum. Zaten çevirilerini beğendiğim bir çevirmendi ve gönül rahatlığıyla okudum. Yazarı ve seriyi sevenlerin beğeneceğini düşündüğüm kitabı rahatlıkla tavsiye edebilirim. Giderek güzelleşiyor seri ve sanırım sonuncu kardeşte beni hayal kırıklığına uğratmayacak. Hem şu gizemi çözelim artık değil mi :D

Baskı: Gündüz Ölüsü (Sookie Stackhouse, #1)

Anlatımı falan güzelde neden bu kadar uzadı acaba. Dizisini izlemek işi bozdu. Çok kötüydü etkisinden ancak çıkabildim

Baskı: Sırlar Aşka Engel Mi? (Writers, #3)

Çok güzeldi. Her zaman ki gibi. Yazarın hangi kitabını daha çok sevsem karar veremiyorum.

Baskı: Aşk Ateşi (Chinooks Hokey Takımı #6)

Seri de en az sevdiğim kitap olsa da yine güzeldi. Belki çeviri biraz daha iyi olsa daha yer edebilirdi. Yine de Rachel Gibson benim için vazgeçilmez :D

Baskı: Aşkın Ateşi (Ateş Serisi-1)

Güzeldi ama doyurucu değil.

Baskı: Kalbinde Bir Yer Aç (Chicago Stars, #2)

Çok güzeldi. İlk kitabı da çok sevmiştim yine hayran oldum. Gracie gibi kızları severim tanıyan bilir. Bobby Tom biraz kızdırdın ama affettim hadi iyi tarafıma geldi :P

Baskı: Bana Aşkını Söyle (Legend of the Four Soldiers, #2)

İlk kitap kadar olmasa da bu kitapta güzeldi. 3. kitabı çok merak ediyorum.

Geçmişin İzinden
9/1002.11.2012

Baskı: Geçmişin İzinden

İkinci kitabını okuduğum yazarı gerçekten çok sevdim. Sıcak bir anlatımı ve çok bizden hikayeleri var. Bundan sonra takibe alacağım ve tavsiye edeceğim isimlerden biri oldu.

Kahperengi
10/1027.10.2012

Baskı: Kahperengi

Başlarken bu kadar beğeneceğimi tahmin etmiyordum ama sayesinde sabah ettim. Hüzünlendiren, düşündüren güldüren ve göz dolduran, acı ve inkar edilemez gerçeklerle yazılmış çok güzel bir kitaptı. Unutulmaya yüz tutmuş geçmişin, bugününü ve yarınını şekillendirdiği Narin için sonunda her şeyin rayına oturmasına sevindim. Belki kızdığım yerler oldu ama hikaye içinde olması gerektiği hissedildiği için fazla yadırgamadım. Bazı yerleri ağzım açık okudum. Bir sonraki satırda ne olacağını merak etmekten elimden bırakamadım. Bazı yerleri de gözlerim dolarak okudum. Belki okuyanlar için Fırat daha ön plana çıkabilir, bende sevdim ama benim için bu kitabın yıldızı Deniz’di. Gerçekten öyle bir arkadaşım olmasını isterdim. Kitabın olumsuz baktığım iki yönü de var. Geçmiş ve bugün arasındaki dönüşler çok keskin olmasa ve küfürlü yerler sansürlense çok daha hoşuma giderdi ama o heyecanla ona bile fazla takılamadım :D

Peşini Bırakmam
9/1026.10.2012

Baskı: Peşini Bırakmam

Yetmedi ama bana 300 sayfa. Hele ki içinde iki aşk hikayesi varken. Çok güzeldi gerçekten. İnşallah daha fazla kitabını görürüz yazarın. Yalnız o son kısım olmamış gibi. Koca yönetim kurulu önünde çocuk emzirilir mi arkadaşım? Yorumu kısa tutacağım bu sefer, beğendim, umduğumu fazlasıyla karşıladı :D

Baskı: Kimse Acınacak Kadar Masum Değildir

Bizde çıkan ilk kitap daha güzeldi. Kapak gördüğüm en güzel kapak olsa da fazla polisiye buldum. Belki beklentim çok yüksekti belki de ilk kitapla çok kıyasladım ama bence benzerleri çok var. Bir fark yoktu. Yine de diğer kitapları merak ediyorum. Yan karakterler süperdi. Nate ve Juliana ne olacak acayip merak ediyorum :D

Her Şey Senin İçin
10/1020.10.2012

Baskı: Her Şey Senin İçin

Mükemmeldi. Bu kitap ile ilgili ne söyleyebilirim bilmiyorum çok ama çok güzeldi. Zarif bir şıklıkla canlı bir anlatımı birleştirmiş muhteşem bir akıcılıkla yazılmış harikulade bir kitaptı. Özetinde de yazdığı gibi çok samimi bir dille yazılmış, anlatırken kolaylıkla içine çekip zaman kavramını unutmanızı sağlayabiliyor. Konu olarak hayatın içinde rastladığımız unsurlar ele alınmış. Hayatındaki her şeyi çocuğu için yapan ve maddi sıkıntılarla boğuşan bir anne, bu sırada bütün yollar oğluna çıkarken kendine de yön bulmaya çalışan aşk ve tam da bunlarla uğraşırken çocuğu olduğunu yeni öğrenen eski bir kumar bağımlısı olan sevgilinin geri dönmesi. Sanırım en çok bu yüzden sevdim bu kitabı. Çok bizden, öyle büyük aşklar yok, bütün felaketler de aynı anda denk gelmiyor, sorunlar oluşuyor, çözülüyor, bunların yanında güzel şeyler de oluyor. Temiz bir başlangıç ve mükemmel son :D Konuya girmek istemiyorum o yüzden sadece beni çok etkilediğini ve bundan sonra ne yazsa okurum diye düşündüğüm yazarlar arasına girdiğini söylemek istiyorum. Ve ikinci kitabı okumak için sabırsızlanıyorum :D

Baskı: En Karanlık Öpücük (Karanlığın Efendileri Serisi, #2)

İlk kitap kadar güzel değildi belki ama çok güzeldi ya. Seviyorum seni Showalter :D

ÖncekiSayfa 8 / 22Sonraki