
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Dayanılmaz Teklif
Daha önce yazarın kitabı yayınlandı mı bilmiyorum ama ben ilk defa okudum. Klasik beyaz dizi konularından birini ele almış. İki eleştirim var yalnızca, o da kitabın asıl konusunu oluşturan, Nate'in Payton ile sevgili görünme isteğinden biraz uzaklaşmış olmaları. Yine de diğer kitaplara nazaran daha ılıman yaklaşması hoşuma gitti. Bir de sonu bu kadar çabuk bağlanmasaydı iyi olurmuş :D
Baskı: Grinin Elli Tonu (Fifty Shades, #1)
Keşke 0 puan verebilsek. Grinin Elli Tonunu yarım bırakmak zorunda kaldım. Her zaman edebi bir kitap beklemeyin diye yorumlar okudum ama Allah aşkına ne edebiyatı, Ali topu tut seviyesindeki tarzda yazılmış bir kitabın neresini okuyalım. Günlük konuşmalarımızda bile öyle cümleler kurmuyoruz. Akademik bir seviye beklemiyordum ama bu basitlikle hedef kitlesinin ilkokul öğrencileri olduğunu düşünmeye başladım. Başlarken çok objektif yaklaştım ama olmuyor. Ne karakterler ne olaylar ne de anlatım, hepsi elimde patladı. Daha önce de beğenmediğim kitaplar oldu ama anlatım ve dil açısından ilk defa beğenmedim. Cinselliğin historical’lardan az olduğunu söylediklerinden sırf karşılaştırma yapabilmek için başladım ama beğenmediğim Valdez bile daha iyiydi, en azından cümle kurabiliyordu. 5 bölüm okuyabildim ama sonunda Ana’nın Grey’in diş fırçasını kullanmadaki düşünce tarzı, ileriki sayfalar için yeterince sinyal verince, fiziksel olarak içimi boşaltmadan en iyisi bırakmak dedim. Okuyanlar çok daha iyi anlar ne demek istediğimi. Cinsellik olabilir ama bu kadarı beni aştı. Yıllarca yazma işine gönlünü veren bir çok yazar adına üzüldüm. Şu kitaba değil 25 lira vermek, 5 lira verip korsan almam. Grey, Ana’sını da alıp giderse çok mutlu olurum!!! İkisi de çok sinir bozucular o kısma değinmeyeceğim, zira sinirim tavan yapıyor.
Baskı: Aşk Kaç Beden
Sarra Manning - Aşk Kaç Beden Öncelikle bu kadar uzun bir kitapta okuyucuyu bağlayan yazarı tebrik ediyorum. Özellikle çok uzun kitaplarda çabuk sıkıldığımdan geçerek okurum Aşk Kaç Beden’de her satırını zevkle okudum. ‘İstemek ve Umut Etmek.’ Böyle başlamış yazar satırlarına ve bence çok yerinde olmuş. Kitap Neve’in babasından duyduğu bir sözle zayıflamaya karar vermesini, bu sırada aşık olduğu Wlliam dönene kadar ilişki konusunda deneyim kazanmak için, kız kardeşi Celia’nın iş yerinde çalışan Max ile ‘krep’ dedikleri bir ilişkiye başlamasını konu alıyor. Aralarındaki küçük nüanslar, atışmalar ve diyaloglar çok güzeldi. Tabi hep daha fazlası için uğraşan Neve yüzünden olaylar biraz sarpa sarıyor. Ve söylemeden geçemeyeceğim tahmin ettiğimden daha fazla aşka bulanmış bir kitaptı. Son olarak çeviri içinde tebrik ederim. Bu konuda ağzımız çok yandı ama bunda da ayrı bir başarı vardı. Okuyun derim işte kısaca. Daha da anlatmak istiyorum ama konuya gireceğim diye susuyorum. Çok güzeldi ya, söyleyecek başka bir şey bulamıyorum. Not: Yetişkin okuyucular için uygundur.
Baskı: Kutsanmış Kan (Kan Günlükleri # 1)
Çoook büyük beklentilerle aldığım kutsanmış Kan, beklentilerimi tam olarak karşılayamadı. Aslında ikinci yarısında olaylar biraz daha hızlandı. Sanırım ondan 3 günde ilk yarı, bugünde kalanı bitti. Kötü değil, kesinlikle ama yaşı küçük okurlar için daha uygun bence. Yer yer okurken kedicik aklıma geldi. Sanki kediciğin ergenleştirilmişi gibi düşünmedim değil. Vampirlik vs yok tabi ki. Melez olayı falan. Ama yazarın hakkını da yiyemem Eden’in açlık hissini, acısını, öfkesini çok güzel hissettirmiş. Onun acısında gözlerim doldu. Hele ki çok sevdiğim bir karakterin başına kötü bir şey gelince. Neyse spoiler vermeden susayım :D Bir eleştirimde seri olmasına. Yazarların seri merakı nedir anlayamadım. Şu haliyle bile kısacık bir kitap. Hadi yazar seri yapmış keşke Martı yayınları tek kitap yapsaydı, Garwood’un son kitabı gibi. Benim gibi büyük beklentiye girmezseniz beğenirsiniz. Arada hoş bir esinti oldu. İkinci kitaptan ilk bölüm de eklenmiş, tabi merakımı kamçıladı.
Baskı: Aşka Şans Ver (Chesapeake Shores #1)
Uzunluk zaman zaman yorsa da hikayenin geneli güzeldi. Zaten kötü olsa bırakırdım yarıda. Trace'i duyduğumda okuyanlardan daha çok sahne beklemiştim. Çok iyi bir karakter yazmış yazar, biraz daha fazla yer verebilirdi. Daha çok ailesi ile olan durumlara yoğunlaşmış. Tek eksisi fazla uzatmış dediğim gibi, okurken ona göre ayarlamak lazım. Benim gibi etrafınızda çok merak ettiğiniz kitaplar varken aklınız kayıp durur sonra :D
Baskı: Cazibe (Savannah #1)
Kitabı bitirebilenleri tebrik ederim. 115'den sonra devam edemedim. Belki tek ağızdan anlatsa olurdu ama 2 kişi yordu anlatım da sıkıcı olunca. İlerleyen zamanlarda bir kez daha okumayı deneyeceğim.
Baskı: Oyunbozan
Keşke okumak için bu kadar bekletmeseydim dediğim kitaplardan biri. Öncelikle birkaç yazar dışında bu türü pek sevmediğim için önyargılı yaklaştığımı kabul ediyorum. Yine bilindik iş hayatı, son sayfada bulunan aşk, patrondan dert yanma tarzı bir şey bekliyordum. Ama kitap gerçekten dolu dolu. Arka kapağında ne yazıyorsa fazlasıyla mevcut. Bazı kitaplarda alakasız şeyler yazar kesinlikle öyle değil. Tine Bender’ın -beni deyimimle Blender- dedikodu köşesinde yer almak istemeyen birinin tehditleri ile başlayan olay hem komedi hem gerilim yüklüydü. Son kısma kadar peşine düşen ve hatta bu uğurda cinayet işleyen ünlüyü merak ettim. Hatta kendi derdi yanında bir de cinayet aydınlattı Tina. Sadece Sue ve Millie teyzeleri için bile okumaya değerdi. Biri kör bir sağır, ne demek istediğim anlaşıldı sanırım; tam bir komedi. Rachel Gibson severlerin seveceğini düşünüyorum kitabı. Aşk, cinayet, dedikodu, komedi, internet aşkı. Ne arasanız vardı. Bir de Cal var ki o keçi sakala rağmen sevdim :D Bağımsız karakterlerden oluşan bir seri ama kendi adıma, Cam ve Allie’yi merak ediyorum. İnşallah bir sürpriz yapıp diğer kitapları da çıkartır sevgili Feniks (:
Baskı: Gece Yarısı Çığlığı (Gece Yarısı Nesli, #4)
10 numara yazmış yine. Sevdiğim sayılı vampir hikayelerinden ve beni hiç şaşırtmıyor. Rio'da geçen kitaplarda merak ettiğim savaşçıydı ve çok güzeldi. Diğer kitaplardan biraz daha kısa gelse de ikili sahneler çok daha fazlaydı. Bakalım sırada kim var ve ne zaman çıkacak?
Baskı: Alev Alev (Daughtry Ailesi, #2)
Çok, çok, çoook güzel bir kitap ve yazar. 10 numara bile az (:
Baskı: Sherlock Holmes Bütün Hikayeleri 2
Hikayelerden oluştuğundan mıdır nedir bilemiyorum ama bir türlü aradığımı bulamadım. Agatha Christie bu konudaki favorim olarak kalacak sanırım.
Baskı: Hazel (Aşk Serisi # 1)
Güzel kitaptı. Ama dilini sevmedim, kötü olduğundan değil sadece tercih ettiğim bir tarz değil. Bir de sonunu bildiğim için midir bilmem, Hazel'e gıcık oldum. Neresi aşık olunacak kız, hareketleri yapmacık. Ali'nin aşkı da hoşuma gitmedi. Bir insan bu kadar saf olamaz. Yine de sonunda o kadar açık kapı bıraktı ki merak ediyorum. Aslında yazacak çok şey var ama neyse devamını merak ediyorum kısaca.
Baskı: Gelin (Lairds' Fiancées, #1)
Bu kitaptan daha fazla 10'u hak eden bir kitap var mıdır acaba? Tek bir sayfayı geçtim satırı bile sıkmadı. Ne karakterler ne de olaylar can sıkıcıydı. Bir kitabı yine yine okursam kesinlikle Gelin olur. Ve lütfen beğenmediğiniz türleri okuyupta puanları gereksiz düşürmeyin. Bu türü sevipte Gelin'i sevmeyecek insan var mı düşünemiyorum bile.
Baskı: Seni Kalbime Yazdım (Legend of the Four Soldiers, #3)
MÜKEMMEL! Beni derinden etkilemeyi başaran Hoyt'u çok seviyorum. Sadece Aşk, Acı ya da Sevinç barındırmıyor. Hepsi aynı kitapta öyle güzel harmanlanıyor ki, nasıl gelmiş nasıl bitmiş anlamıyorum. Okumayanlara tavsiye edebileceğim bir kitap.
Baskı: Şeytanın Sağ Eli
Lise zamanı okumuştum. Şimdi okursam ne yorum yaparım bilmiyorum ama o zaman çok beğenmiştim. Güzel bir korkutmuş okurken :D
Baskı: Yasak Tutkular (MacEgan Brothers, #1)
Bu kadara güzel bir kitap olduğunu bilsem hiç düşünmez çıktığı gibi okurdum. Gerçi seri tamamlanana kadar bekleyebilirdim de emin değilim :D Ama şunu biliyorum ki beklettiğim uzun süredir pişman olduğum ilk kitap. O nasıl bir dolu dolu yazımdır. 20-30 lira verdiğim bir çok kitaptan daha güzeldi. Konu ve anlatım harikaydı. Hele ki son zamanlarda eh işte kitaplar okuyunca ilaç gibi geldi. Sayfa sayısı az gibi görünüyor ama o kadar dolu ki normal bir romanı okuduğum sürede okudum. Harlequin Historical çıkarmaya başladığı ve böyle güzel bir yazar yer verdiği için çok memnun oldum. 100 sayfa da olsa iş kaliteli olunca devleşiyor. Bana kalırsa bu da kesinlikle böyle olmuş. Amaç okuyucuyu doyurmaksa Yasak Tutkular bunun için birebir. Şimdi diğerlerine geçiyorum ve yazar şimdiden gönlümde taht kurdu (:
Baskı: Vazgeçmem Senden (The Hathaways, #2)
Yine çok beğendim demek isterdim ama maalesef Kleypas bu kitabıyla hayal kırıklığı yarattı. Hiç beklediğim gibi ve alıştığım tarz değildi. Cam, Amelia, Leo olmasa zor kurtarırdı. İnşallah ilerleyen kitaplarda çıta daha da düşmez. Cam ve Amelia'nin devam kitabı olsa bundan kat kat güzel olurdu :(
Baskı: Kehanet
Klasik vampir hikayelerinden değişikti bence. Vampirler işin içine karışmış gibi. Yoksa kimsenin vampir olduğu yok böyle biline. Yine de Madison'un vampir olmaması hatta belki hiç olamayacak olması, kan çizgisi vs güzeldi. Değişik en azından. Gördük hep ısırılan başrolleri, farklı bir tat (:
Baskı: Olmaz Olsun Cüzdanımda Milyonlar
Bu kadar düşük puanın sebebi anlayamadım. Çokta kötü değildi. Hatta bazı kısımları hafif sıksa da çabuk okumuştum. Beğenmiştim de