
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
Akıl sağlığının bir soğuk algınlığı nedeni ile beden sağlığını yitirmek kadar kolay elinizden kaybolup gidebileceğini anladığınız, delilik ve normallik arasındaki o çok çok ince çizgiyi içinizde hissettiğiniz bir roman. Uçurumlardan düşen ruhların neler yaşadığı, oradan çıkmak ya da orada sonsuza kadar kalmak arasındaki gelgitlerin ne denli baş döndürücü bir cazibeye sahip olduğu okuyanı fazlasıyla düşündürüyor.
Baskı: Piraye
Canan Tan'ın okuduğum ilk kitabı.Ülkemizdeki doğu-batı arasındaki kültür farkının damgasını vurduğu bir kitap. İyi bir kurgu ve akış. Sonunun vurgun etkisi yarattığı kitabı yoksunluk duygusuyla anmadan edemiyorum. Tüm yaşananlar sanki kronolojik bir akış kaygısı ile anlatılmış.Detaylara önem verilmemesi hep bir bekleyiş duygusu hissettirdi bana. Tabi herkesin bu yöndeki zevki farklıdır.
Baskı: Leyleklerin Uçuşu
Grange, tüm eserlerinde okuma keyfini istikrarlı bir şekilde vaat eden yazarlardan. Bolca polisiye, biraz gerilim, azıcık komplo=o Grange'dir işte.
Baskı: Kürk Mantolu Madonna
Bir insanın yüreğini bıçaksız yarıp hüznün o kesif acısını içine nasıl koyarım diye düşünüyorsanız bu kitabı okutun.O boşa gitmiş yaşam, ellerin arasından kayıp giden aşk ve hayatı boş vererek yaşamaya çalışmanın yıkıcılığı...Anlatırken bile yine yüreğim sızladı.
Baskı: Kusursuz Kimya
Tatlı bela - Ayaklı bela tadında şeker mi şeker bir aşk hikayesi. Biraz batı yakası hikayesi azıcık da Grease tadında bir kitap. Şöyle kafamı boşaltayım gönlümü hafifleteyim dediğiniz bir evredeyseniz alın elinize bu kitabı yapın kahvenizi uzanın koltuğunuza keyfinize bakın.
Baskı: Kralın Dönüşü (Yüzüklerin Efendisi, #3)
Var olmayan bir dünya, var olmayan canlı türleri ve her daim varlığını koruyan iyilik ve kötülüğün savaşı. Benim bir şey dememe gerek bırakacak bir eser değil aslında ama tarz olarak çok aykırı gelmeyecekse herkesin mutlaka seriyi okumasını ve sindirme aşamasında da filmlerini üzerine seyretmesini mutlaka tavsiye ederim.
Baskı: İsyan Günlerinde Aşk
Tatile giderken arkadaşımdan ödünç alarak okuyup tatilimin zehir olduğunu hiç unutmam. O denli etkilenmiştim ki kitap bittiğinde boğazımdaki düğümün çözülüp ağlayabilmem bile dakikalar almıştı. Bir dönemin biterken yenisinin başladığı günlerde yaşanan duygular o denli dokunaklı verilmiş ki Ahmet Altan'ın kalemine bir kez daha esefle şaşkınlık duymadan edememiştim. Okuyun derim.
Baskı: İstanbul Hatırası
İstanbul'a şöyle bir gezi yapalım mı diyorsunuz?Aman gitmeden önce bu kitabı muhakkak okuyun.En başta muhteşem bir İstanbul rehberi. Ne yazık ki bana kimse İstanbul gezisine gitmemden önce bu tavsiyede bulunmamıştı. Kendi imkanlarımızla araştırıp var olan kültür rehberleri ve internet aramalarından gezimizi planlamıştık. Sonrasında bu kitabı okuyup oldukça tüh tühlendiğim mekan oldu. Tarih, polisiye tarzın içinde bu denli keyifli harmanlanınca bunu yazan da bir Türk olunca şahsen ben pek bi keyifli ve gururlu okudum bu kitabı.
Baskı: İnsan Nasıl İnsan Oldu
Çok keyifli bir o kadar da eğitici bir kitap. Sosyolojiye giriş olarak düşünülebilir. Ve herkesin türünün geçmişini anlayıp algılayabilmesi adına okumasından fayda olacağına inandığım bir çalışma
Baskı: İki Kule (Yüzüklerin Efendisi, #2)
Var olmayan bir dünya, var olmayan canlı türleri ve her daim varlığını koruyan iyilik ve kötülüğün savaşı. Benim bir şey dememe gerek bırakacak bir eser değil aslında ama tarz olarak çok aykırı gelmeyecekse herkesin mutlaka seriyi okumasını ve sindirme aşamasında da filmlerini üzerine seyretmesini mutlaka tavsiye ederim.
Baskı: Her Durakta Aşk
Maeve Binchy'nin yazı tarzına bayılırken bu kitabını okurken tabir caizse fenalık geçirip bayıldım. Ne düşündü de oturup bunu yazmaya zaman enerji harcadı hiç aklım almadı doğrusu.
Baskı: Göçebe
Uzaylılar ve insanlar...Kim bilir ne zamana kadar üzerine yazılıp çizilecek çekilip oynanacak bir konu. Ama bunu kaleme alan Stephen Meyer olunca orada bir duracaksınız işte. Onca yıl bu yönde hiçbir girişimi, tecrübesi olmayıp da bir anda peş peşe kurgusu, akışı, konusu, kahramanları ve diğer pek çok bakımdan listeleri alt üst edip insanları derinden etkileyen eserler meydana çıkaran bu yazarın yine farklı tat bırakacak bir eseri. Sonda biraz aceleye gelmişlik hissiyatı yaratsa da oldukça başarılı bulduğum bir kitaptı.
Baskı: Divan
Psikolojinin ilgisini çekmediği kimseyle tanışmadım. Bu işin profesyonelinden bir kitap. Danışanlarıyla olan görüşmelerini o denli usta bir üslupla derleyip kaleme almış ki hem kendinizden hem çevrenizden pek çok manzarayla karşılaştığınız gibi kafanızda sorgulamalara da girişmeden edemiyorsunuz. Sana Gül Bahçesi Vadetmedim den sonra okuduğum en iyi psikoloji tarzı kitaptı.
Baskı: Araf
Elif Şafak'ın yazma stiline aşık olduğum bir kitaptı. O uzun cümlelerin buram buram barındırdığı anlam yükleri hikayenin vurgusunda eriyip giderken içinizde bir sürü noktaya dokuna dokuna sizi sarsıyor. Neden bilmem bir daha kendisini bu denli etkili bir şekilde hissettiğim ve hayranlığımı tazeleyen bir kitabı olamadı.
Baskı: Beni Bırakma
Fatih Bey, düşüncelerimi önce sizinle paylaşmadan yorum yapıyor olmak beni rahatsız etse de bu kitabınıza gelen dönütler o denli beğeni doluydu ki söyleyeceklerim abesle iştigal etmek gibi olacaktı.Üzgünüm ama bu kitabınızı okurken aşırı derecede bunaldım ve uzun zamandan sonra ilk kez bir kitabı bitirmek için kendimi zorladım.Kurgusu çok zayıf bir temele dayandığı için genişletmek adına tekrarlardan ve gereksiz iç konuşmalardan oluşan bir kitaptı her şeyden önce.Dörtleme olarak düşündüğüm kitapların son yayınlananı olmasından dolayı ziyadesi ile pekişmiş olaylar burada mevzusu mecburen geçince artık şansını zorlamıştı. O denli marjinal yaşamlar içinde gözüne gözüne tutuculuklar ve ilişkilerdeki trajikomik gelgitler rahatsız ediciydi.Fatih Beyden ben çok daha farklı bir roman beklentisi içindeydim ve bu elden geçirip yayınlama sürecinin sona ereceğini umuyordum.Bu kitapla oldukça hüsrana uğradım kısacası.