Librarian
@Librarian

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: İşaret (Gece Evi, #1)

Yine hayali canlıların baş kahraman oldukları, hayali olmayanlarında en kısa zaman içinde yazar/lar tarafından bir kılıf uydurularak bu hale geldikleri bir seri huzurlarınızda. Keyif almadım mı evet aldım, onlarla birlikte heyecanlanıp olmadık yerde biten kitabın sonuna söylenmedim mi evet söylendim.Heyecanla da bir sonraki kitabın piyasaya çıkmasını, ülkemize gelmesini, çevrilip satışa çıkmasını bekledim. Ama gereğinden fazla uzun süren bir seriydi, uzatmak için suyunun ve tadının kaçırıldığı bir seriydi.Bu seriye ayırdığım zaman için üzülerek son kitaba gelmiş olmaktan dolayı ilk kitapta aldığım tadı bile unuttum açıkçası.

Baskı: Saklanmış (Gece Evi, #10)

Seri modası çıktı mertlik bozuldu. Üstüne üstük bir de hayalet yazarlarımız da var ki tadından yenmez...Diyeceğim ama olay hiç öyle değil. Daha kitabın ilk satırlarından bir şeyler döndüğünü anlıyorsunuz.Yazım tarzı değişmiş, kurgulama stili değişmiş. Bir şeyler kötü olmuş işte. Zaten kaç kitap önce bitmesi gereken serinin bu kitabıyla alenen suyu çıkmış. Bence daha vakit varken bu seriyi okumayı bırakın.Hele başlamadıysanız seriyi hiç elinize almayın. Çünkü ilk kitaplarda aldığınız keyif ziyadesiyle burnunuzdan gelecek.

Baskı: Yeniay (Alacakaranlık, #2)

Alacakaranlık serisi neden bu denli ilgi gördü diye çok düşünmüş ve hatta bu konu üzerinde seriyi okuyan arkadaşlarımla ziyadesiyle konuşmuşuzdur.Yazarın akıcı üslubu, mükemmel kurgusu da bu denli talebin tek nedeni değildi. İşin özünde erişilmeze duyulan büyük aşkın çok iyi dile getirilişi yatıyor. Bu erişilmezin var olmayan bir canlı türünden oluşu da zaten vampir çılgınlığını ciddi anlamda ilk başlatan seri olarak alacakaranlık kuşağı farklılığını yaratan diğer ayrıntıydı. Filmi çekilmeseydi ne olurdu diye sıkça düşünmüşümdür.Sanırım sadece ünü biraz daha geç yayılırdı o kadar.

Baskı: Şafak Vakti (Alacakaranlık, #4)

Alacakaranlık serisi neden bu denli ilgi gördü diye çok düşünmüş ve hatta bu konu üzerinde seriyi okuyan arkadaşlarımla ziyadesiyle konuşmuşuzdur.Yazarın akıcı üslubu, mükemmel kurgusu da bu denli talebin tek nedeni değildi. İşin özünde erişilmeze duyulan büyük aşkın çok iyi dile getirilişi yatıyor. Bu erişilmezin var olmayan bir canlı türünden oluşu da zaten vampir çılgınlığını ciddi anlamda ilk başlatan seri olarak alacakaranlık kuşağı farklılığını yaratan diğer ayrıntıydı. Filmi çekilmeseydi ne olurdu diye sıkça düşünmüşümdür.Sanırım sadece ünü biraz daha geç yayılırdı o kadar.

Baskı: Tutulma (Alacakaranlık, #3)

Alacakaranlık serisi neden bu denli ilgi gördü diye çok düşünmüş ve hatta bu konu üzerinde seriyi okuyan arkadaşlarımla ziyadesiyle konuşmuşuzdur.Yazarın akıcı üslubu, mükemmel kurgusu da bu denli talebin tek nedeni değildi. İşin özünde erişilmeze duyulan büyük aşkın çok iyi dile getirilişi yatıyor. Bu erişilmezin var olmayan bir canlı türünden oluşu da zaten vampir çılgınlığını ciddi anlamda ilk başlatan seri olarak alacakaranlık kuşağı farklılığını yaratan diğer ayrıntıydı. Filmi çekilmeseydi ne olurdu diye sıkça düşünmüşümdür.Sanırım sadece ünü biraz daha geç yayılırdı o kadar.

Hayvan Mezarlığı
7/1030.10.2013

Baskı: Hayvan Mezarlığı

Önce filmini izleyip sonra okuduğum nadir kitaplardan birisidir. Ve içeriğini bilmeme rağmen okurken ruhumu neredeyse teslim ettiğim bir kitaptır. Bu kitabının ardından bugüne değin Stephen King'in hiçbir kitabını elime almaya dahi cesaret edemedim. Korku türünü sevenler, Stephen King'den şaşmayın. Üstüne de cila olsun diye muhakkak çekildiyse kitabının filmini seyredin. Ya da en iyisi mi siz benim gibi yapıp önde seyredin sonra okuyun...Ki böylece ruhunuz bedeninizde kalır.

Baskı: Alacakaranlık (Alacakaranlık, #1)

Alacakaranlık serisi neden bu denli ilgi gördü diye çok düşünmüş ve hatta bu konu üzerinde seriyi okuyan arkadaşlarımla ziyadesiyle konuşmuşuzdur.Yazarın akıcı üslubu, mükemmel kurgusu da bu denli talebin tek nedeni değildi. İşin özünde erişilmeze duyulan büyük aşkın çok iyi dile getirilişi yatıyor. Bu erişilmezin var olmayan bir canlı türünden oluşu da zaten vampir çılgınlığını ciddi anlamda ilk başlatan seri olarak alacakaranlık kuşağı farklılığını yaratan diğer ayrıntıydı. Filmi çekilmeseydi ne olurdu diye sıkça düşünmüşümdür.Sanırım sadece ünü biraz daha geç yayılırdı o kadar.

Baskı: Şah Mat (Komiser Sensi ve Dr. Claps, #1)

Olayı baştan çözdüğünüz, ipuçlarını kahramanlardan önce bulduğunuz bir polisiye değildi kesinlikle. Akıcı bir dil, güzel bir kurgu vardı. Ama benim polisiye kitaplardan beklediğim o "son vurgu" yu bulamadığım bir kitaptı. Bütün olaylarla sonuçta varılan nokta "yok canım her şey bu yüzden olamaz" dedirttiği için azıcık da hüsrandı açıkçası. Bu tarzdan beklentiniz benim gibiyse satın almayın ama eşinizde dostunuzda varsa ve daha öncelikli olarak okumak istediğiniz bir kitabınız yoksa ödünç alın ve okuyun derim.

Baskı: Hiçlikten Gelen Kız (The Passage, #1)

Walking dead vari bir kitap. Kurgunun işlenişi keyifli olduğu için sonuna kadar ulaşabiliyorsunuz.

Baskı: Yüzük Kardeşliği (Yüzüklerin Efendisi, #1)

Var olmayan bir dünya, var olmayan canlı türleri ve her daim varlığını koruyan iyilik ve kötülüğün savaşı. Benim bir şey dememe gerek bırakacak bir eser değil aslında ama tarz olarak çok aykırı gelmeyecekse herkesin mutlaka seriyi okumasını ve sindirme aşamasında da filmlerini üzerine seyretmesini mutlaka tavsiye ederim.

Baskı: Yalnız Gözlerin İçin

Fatih Murat Arsal'la ilk tanıştığım kitaptır. Budur demiştim. Ahmet Altan'ın yazı tarzından aldığım keyfi ilk defa yaşatan bir yazar.Aşkı erkek kaleminden ama kadının hissiyatından anlatan bir yazar. Her yazarın kendi kimliğinden parçaları kitaplarında bulur ya da hissederseniz. F.M.Arsal'ın da kendince hassas olduğu noktaları algılamak da gecikmeyeceksiniz kitabı okumaya başladığınızda.Onun bu bam tellerine rağmen keyifle okuduğum bir romandı.

Baskı: Tatlı Bela (Beautiful, #1)

Ufak tefek eksiklikleri, kısmi özet atlayan kısımlarına rağmen çok keyif aldığım hatta nadir olarak yaptığım bir şeyi yaparak ikinci kez okuduğum bir kitaptı.Kafamı çok rahatlattı, onların hikayesi içinde akıp gittim. Ama keşke yazar iki belayı bir kitapta daha detaylı toplasaydı demeden de edemiyorum yine de.

Siyah Süt
2/1007.10.2013

Baskı: Siyah Süt

Lohusalık dönemi ancak bu denli karabasan dolu bir romana dönüşebilirdi. Korktum, sıkıldım, bunaldım, hayal kırıklığına uğradım. Sen ne yaptın Elif Şafak?Araf'ı yazan kişiye ne oldu?

ÖncekiSayfa 4 / 5Sonraki