Librarian
@Librarian

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Gam
8/1022.12.2013

Baskı: Gam

Hakan Yel ile ilk tanıştığım kitabı.Gam'ı yazarın diğer kitapları içinden tanıtımında geçen bir alıntı diyaloğu yüzünden özellikle seçmiştim.Muhakkak ki siz de okumuşsunuzdur ya da kitabı incelediğinizde okuyacaksınız. Konu hepimizin bir köşesinden canını acıtan doğu meselesi.İki yönüyle de.Uzun zamandır özellikle gündemi de ilgilendiren bir mevzuya dair roman okumamıştım.Romantik, fantastik...vs vs.türündeydi hep okuduklarım. Gam...Çok acıtıcıydı.Ülkemizde dünya kadar çatının içine düşmüş ateşlerin dile getirilişi içimi çok yaktı. Boğazım düğüm düğüm okudum.Her kelimesini taşıdığı anlamları kaybettiririm korkusuyla yudum yudum içtim.Yazarın cesur ve yerinde eleştirilerine bayıldım.Onca içsel monoloğun tek anından bile sıkılmadım.Diğer kitaplarını da muhakkak kütüphaneme ekleyip okuma sıralamamda da ön sıralara çekeceğim.Binlerce Mehmetcikten biri olan Alp'i ve onun Leyla'sını okuyun derim.

Sultanı Öldürmek
6/1018.12.2013

Baskı: Sultanı Öldürmek

Ahmet Ümit'i severim.Araştırmacıdır her şeyin başında.İstanbul'a, Osmanlı tarihine romanlarında polisiye unsurunu katarak muhteşem bir ışık tutmuştur.Onca harem tarihçesini içeren Osmanlı dönemi romanlarının ardından iyi geldiğini düşünüyorum. Ama bu romanda...N'olur artık sultanı öldürün diye çığlık atmak istedim.Belki tarihe pek meraklı olmamamdan kaynaklıdır diye yine de kitaba mazeret uydurmak istiyorum.Okumak isteyenlerin şevkini kırmak da istemem çünkü.Nihayetinde tarihe damgasını vuran Fatih Sultan Mehmed'in şaibeli ölümüne giden süreci de içeren önemli bir dönemi de içeriyor kitap. Belki de kahramanın karakteriydi beni kahreden. Çocukluğundan pısırık, basiretsiz biri olan Müştak, kabuğunu kırıp bir coşku belirtisi göstermek için romanın sonunu beklemeseydi belki daha mı çok severdim kitabı?Kimbilir?

Monte Kristo Kontu
10/1018.12.2013

Baskı: Monte Kristo Kontu

Ben değerlendirme puanları biraz kıt bir okur olarak görüyorum kendimi.10 puan verdiğim nadir sayıdaki kitaba şöyle bir bakarsanız hepsinin ortak bir özelliği olduğunu görebilirsiniz.Zamanının ya da türlerinin kaliteli ilkleri olmaları.Peşleri sıra muhakkak tarzlarında kitaplar yazılmıştır belki ve muhtemelen onlardan da daha iyi olmuştur. Ama ilk olmak eğrisi ile doğrusu ile her daim ayrıcalıktır. Monte Kristo Kontu'na gelecek olursak...Edmond Dantes'in akıl almaz serüveni muhteşem bir kurgu ve dev kahraman kadrosu ile sizi peşinden sürükleyecek. 1840'lı yıllarda yazılmış olan romanın mantık dizgisine hala ulaşamamış dünya kadar kitap günümüzde zirveye oturup haftalarca en çok okunan listelerinden inmeyebiliyor.Benim için kriter olan ilk olgusu da işte bu noktada doğuyor. Güzel bir çevirisini alıp okuyun.Hatta klasiklerin hepsini isterseniz sadeleştirilmiş haliyle alıp okuyun.Ne demek istediğimi o zaman anlayacaksınız inancındayım.

Adı: Aylin
7/1014.12.2013

Baskı: Adı: Aylin

Ayşe Kulin'le ilk tanıştığım kitap olma özelliğinin yanında biyografilerin tadını da ilk keşfettiğim kitaptır. Aylin Devrimel'in çizgi dışı yaşamının ve şaibeli ölümünün anlatıldığı kitap, gerek içerik itibariyle gerekse yazı stili bakımından beni oldukça etkilemişti.Adı Aylin, Füreya ve Türkan romanları Ayşe Kulin'in biyografilerde kalemini daha iyi konuşturduğunun en iyi örnekleri diye düşünüyorum.

Yaralısın
7/1014.12.2013

Baskı: Yaralısın

Kitabı okuyalı yıllar olmasına rağmen bugün karşımda buluverince aynı o günkü gibi canım acıdı.Her daim insanın insana yaptığının yapabileceklerinin boyutu beni şaşkına çevirmiştir.Yaralısın da ismiyle sözleriyle bu düşüncemi kanata kanata pekiştiren bir kitap olmuştur.

Baskı: Doktor Uyku (Medyum, #2)

Her şeyden önce Vikitaptaki pek çok yerde Stephen King'i en iyi korku yazarı olarak belirtmiştim bu düşüncemi artık geri çekiyorum. Ama iyi bir yazar olduğu gerçeği kesinlikle değişmiyor. Onca detayın olduğu, pek çok geri dönüşün yaşandığı bir romanda bir nebze olsun sıkılmadan bunalmadan akıp gitmek benim bir kitaptan keyif alma kriterlerimin başında gelir ve bunu doyasıya yaşadım dr.uykuda.Medyumla ikisini ard arda okumamış olsam bile aynı bütünlük hissini yakalayabileceğimi görmek de ayrıca keyifliydi. S.King'in her tür sonu bulabileceğiniz tarzda kitapların yazarı olması nedeni ile kitabın sonunu açıp okumamak için kendimle oldukça mücadele etmem gerekti.Fikir ve işlenişi çizgi dışı olmasa da incelikliydi. Dan'i ve Abra'yı hayatlarınızdan birer karaktermişçesine okuyacağınızı düşünüyorum.Ama amacınız korku okumaksa... Bence başka alternatiflere bakın.

Baskı: Ejderin Aşkı (Ejderha Serisi 1)

Ülkemizde bazı unsurlara üstün değerler yüklemek adına ne çok çaba sarf edilebileceğini bu kitap ile bir kez daha anlamış bulunuyorum. Her şeyin havada kaldığı, uymadığı, yanlış ve de zorlama olduğu bir kitaptı.Nasıl bu serinin bu denli popüler olabildiğine inanamadım. Yazar oturup düşünmüş "acaba neleri bir araya getirirsem en popüler kitabı ortaya çıkarabilirim" diye.Erotizm tam doz baş rolde olmalı, biraz da mistik/fantastik unsurlar, azıcık da aşk.Tamam. Ama tamam olmamış!Kitabın orjinal dilindeki halini bilemediğim ve Ephesus'a çeviri konusunda güvenmek istediğim için dilini de eleştirmeden edemeyeceğim.Resmen argo kelimelerden örülü ve kendini tekrarlayan bozuk bir dil akışı vardı. Mantıktan bile nasibini alamamış bir kurguya sahipti.Ejderhaların gözümdeki büyüsünü bile yitirtti diyebilirim. Kesinlikle okumayın, para verip de asla almayın.

Gül ve Avcı
7/1026.11.2013

Baskı: Gül ve Avcı

Kitabı reklamlardan etkilenerek aldım ve açıkçası kaygılarım yok değildi.Okuyacağım kitaplar konusunda saplantılı bir şekilde güven duygusuna ihtiyaç duyan birisiyim.Öyle ya da böyle geride bende bir tat bırakmasını beklerim.Ve ne kendisi ne de yazıları hakkında hiçbir fikrimin olmadığı bir yazarın kitabına başladım.Sonuç: umduğumdan, tahmin edebileceğimden çok daha fazlasını buldum kitapta. Tamam kabul ediyorum kitabın pek çok yerinde "bu sahne bana bir yerlerden tanıdık" dediğim anlar oldu ama olay böyle bile olsa çok çok başarılı bir akış vardı.Karakterlerde birazcık ütopik kendini aşışlar olsa da yine de keyif veren ve bağlayan profillere sahiptiler.Tüm bunların dışında olayın İngiltere'nin 1800'lü yıllarında geçtiğini, karakterlerin yabancı olduğunu ve yazarın da bir Türk olduğunu düşününce kitap oldukça enteresanlaşıyor.Sanırım bu tarzda bir ilki gerçekleştirdi Asude. Güldüm, heyecanlandım, sinirlendim...Ben Rosa ve Julian'ın hikayesinden oldukça keyif aldım kısacası.

Köken (Lux, #4)
6/1024.11.2013

Baskı: Köken (Lux, #4)

Piyasadaki vampir-dampir-kurt adam-melez-cadı-mitolojik tanrı...vs tarzı insan dışı kahramanlı kitaplardan farklı olarak uzaylıları konu alan bildiğim ikinci kitap. Diğeri de Stephenie Meyer'ın Göçebe'siydi.(Kaçırdığım/atladığım varsa kusura bakmasın lütfen.) Serinin ilk kitabını elime aldığımda açıkçası ön yargılıydım.Ama Daemon ve Katy arasındaki ilişkinin gelişmesi, olayların kurgusu, yazı tarzı bu düşüncemi unutturdu.Köken de en azından ikili arasında duygusal bir pürüz kalmadı. Tabi kitabın sonunda ortaya çıkan diğer mevzuya (açıklamayı okumamışlar için uygun bulmuyorum) pürüz demeye dilim varmadığı için böyle demeyi seçtim. Çok şükür seriyi "gece evine" benzetip suyunu çıkarmamışlar. "Köken"de karışan ortalığın nasıl çözüleceğini öğrenmek için sadece 2014 yazına kadar beklemek zorundayız. Oppossition (baş kaldırı) adıyla yayınlanacak son kitabı da okuyup, içimizde bir fantastik serinin daha mutlu sonuna ulaşmış olmasının huzurunu yaşayacağız.

Medyum (Medyum, #1)
5/1022.11.2013

Baskı: Medyum (Medyum, #1)

İşlenen konu fazlasıyla bilindikti öncelikle. Kişilik/ruh kazanmış bir mekan, bu mekana hasbelkader düşmüş sorunlu kimliklere ve geçmişlere sahip bir aile ve tabi ki kitaba ismini veren önsezileri ziyadesiyle kuvvetli çocukları.Kitaba fark katan haliyle Stephen King'in akıcı yazı stiliydi.Monoloğu o denli bol olan bir kitabı sıkılmadan okuyucusuna okutabilmek meziyet ister diye düşünüyorum. İstediğiniz korku dozuna bağlı olarak okuyun ya da okumayın derim. Medyum'un ki hangi doz derseniz; ben korkmadan okuyabildiğime göre azmış:)

Yedi Büyülü Taş
7/1020.11.2013

Baskı: Yedi Büyülü Taş

İyi bir aşk romanı dendiği zaman aklıma ilk gelen iki şey beyaz diziler ve Barbara Cartland olmuştur her zaman.Bu kitap da okuduğum beyaz diziler içinde kahramanları, olayların ele alınışı ve kadın ile erkeğin arasındaki aşkın işlenişi bakımından en keyif aldığım kitaptır. Günümüzde aşk romanı olarak ortaya çıkan pek çok kitap kahramanların yaşadıkları duyguları hissettirmek bakımından yedi büyülü taş'ın yanına bile uğrayamazlar.Bulabilirseniz okuyun derim.

Baskı: Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (Millenium, #3)

Bu kadar karakter, böylesi bir kurgu, böylesi alışık olmadığımız bir kültür ve dil zemini içinde nasıl bu denli iyi anlatılmış olabilir hala aklım almıyor. Bir noktasında da "aman ya buna filanca yerden esinlenilmiş" diyemiyorsunuz.

Baskı: Ateşle Oynayan Kız (Millenium, #2)

Bu kadar karakter, böylesi bir kurgu, böylesi alışık olmadığımız bir kültür ve dil zemini içinde nasıl bu denli iyi anlatılmış olabilir hala aklım almıyor. Bir noktasında da "aman ya buna filanca yerden esinlenilmiş" diyemiyorsunuz.

Baskı: Ejderha Dövmeli Kız (Millenium, #1)

Bu kadar karakter, böylesi bir kurgu, böylesi alışık olmadığımız bir kültür ve dil zemini içinde nasıl bu denli iyi anlatılmış olabilir hala aklım almıyor. Bir noktasında da "aman ya buna filanca yerden esinlenilmiş" diyemiyorsunuz.

Baskı: Ayaklı Bela (Beautiful, #2)

Her şartta Tatlı Bela'yı tercih etsem de bir aşk hikayesinin erkeğin ağzından bu denli TATLI anlatılması da bambaşka bir şey. İki kitapta da tek eksik biraz daha detaya girilebilecekken Canan Tan misali özetçe roman tarzı anlatıma sahip olmasıydı.

Baskı: Gözlerini Sımsıkı Kapat (Dave Gurney, #2)

Her şeyden önce bu kitabında yazarın yazı tarzına bayıldım.Aklından bir sayı tut'u da keyifle okumuştum ama bu kitabındaki psikanaliz yaptığı bölümler ve içsel konuşmalar muhteşemdi.Empati'nin irdelendiği bölüm şahsen beni oldukça düşündürdü.Polisye romanlarda benim için en önemli şey harika bir mantık dizgisinde şok edici sonlara bağlayabilme becerisidir.Bu kitapta son ana kadar bunu hissettikten sonra ne yazık ki sonuç benim adıma hüsran ediciydi.Ama yine de keyifle okudum ve tavsiye ederim.

Baskı: Safir Mavi (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #2)

Zamanda yolculuk temalı film/kitap türü yapımlarda mantık döngüsü benim ilk dikkatimi çeken unsur olur. Aşk tüm zamanların içinden geçer üçlemesi bu anlamda tutarlı bir seriydi en başta. Aşk-macera kurgunun içinde yerini çok hoş bir şekilde almıştı. Keyifle okudum. Beni tek rahatsız eden final bölümü oldu. Sanki aceleye gelmişlik hissi ve kahramanlarla ilgili biraz daha bilgilendirme isteği ile kitap bitiverdi.

Baskı: Yakut Kırmızı (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #1)

Zamanda yolculuk temalı film/kitap türü yapımlarda mantık döngüsü benim ilk dikkatimi çeken unsur olur. Aşk tüm zamanların içinden geçer üçlemesi bu anlamda tutarlı bir seriydi en başta. Aşk-macera kurgunun içinde yerini çok hoş bir şekilde almıştı. Keyifle okudum. Beni tek rahatsız eden final bölümü oldu. Sanki aceleye gelmişlik hissi ve kahramanlarla ilgili biraz daha bilgilendirme isteği ile kitap bitiverdi.

Baskı: Zümrüt Yeşil (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #3)

Zamanda yolculuk temalı film/kitap türü yapımlarda mantık döngüsü benim ilk dikkatimi çeken unsur olur. Aşk tüm zamanların içinden geçer üçlemesi bu anlamda tutarlı bir seriydi en başta. Aşk-macera kurgunun içinde yerini çok hoş bir şekilde almıştı. Keyifle okudum. Beni tek rahatsız eden final bölümü oldu. Sanki aceleye gelmişlik hissi ve kahramanlarla ilgili biraz daha bilgilendirme isteği ile kitap bitiverdi.

ÖncekiSayfa 3 / 5Sonraki