
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kış Nefesi
Öyle çok, öyle çok sevdim ki😍 Hatta birazdan tekrar okumaya bile başlayabilirim 😍 Fazla söze gerek yok aslında. Rita Hunter benim en sevdiğim yazarlardan. Son kitabını da çok seveceğimi bilerek okudum. Ve aradığım o lezzeti tabii ki buldum. Carter ve Beatrice'i ilk olarak Güz Fırtınası'nda gördük. İkisi arasındaki çekim kendi kitaplarının mükemmel olacağının sinyalini zaten vermişti. Nitekim öyle de oldu. Beatrice okuyabileceğiniz en güçlü, en zeki kadınlardan. Onun tek zaafı büyük bir aşkla bağlı olduğu Carter... Duygularına karşılık vermeyen, abisinin arkadaşı Carter... Onu en çok koruyan, en çok sahiplenen, en fazla seven kişilerden biri olan Carter... Ama sevgisi Beatrice'in istediği şekilde değil. Ya da öyle değil sanıyoruz! Oysa Carter'ın içinde bir ateş yanıyor. Sadece artık alev alıp etrafa saçılması için tetikleyici bir güç lazım. O sanıyor ki Beatrice ondan başkasıyla olamaz. Dile getirmiyor ama içinde hep öyle bir düşünce var. Beatrice ona ait! Ama bir bakıyor, kız elden gidecek 😂 O zaman artık harekete geçiyor. Gerçi kız elden gidecek olmasa bile artık duyguları ile baş etmesi çok zor çünkü Beatrice sadece güzelliği ile değil kişiliğiyle de karşı koymakta zorlandığı bir kadın. Kıskançlık sahnelerini ne kadar sevdiğimi hep söylemişimdir😊 Carter kıskanç halleriyle benim gönlümde taht kurdu. Sevilecek pek çok özelliği var ama ben en çok onun kıskançlık sahnelerinde eğlendim 😂 Kitapta yok yok. Tutku, çekişmeler, laf dalaşları, komik sahneler... Her şeyiyle süperdi kitap. Karakterler çok derin, çok güçlü. Ben yorumda yeterince ifade edemiyorum bile ama okuyanlar ne demek istediğimi kolayca anlayacak. Ayrıca ❄️kar ❄️ ambiyansı da çok güzel. Kar mevsiminde geçen ama iç ısıtan bir hikaye... Bir de içinde önceki Rita kitaplarının karakterlerine de rastlıyoruz. Bu benim için büyük artı oldu tabii ki ☺️ Güldüğüm çok sahne oldu. Özellikle erkeklerin diyalogları, büyümüş de küçülmüş Chris'in halleri 😂😍 Zaten Rita çocuk karakterleri çok iyi yazıyor. Her anından keyif aldığım, günümü güzelleştiren 10 numara kitaptı 😍
Baskı: Güz Fırtınası
Bir Rita Hunter macerasını daha biraz hüzün, biraz tebessüm ve çokça memnuniyetle geri de bırakmış bulunuyorum. Hüzünlüyüm çünkü şimdi Rita'nın kalemine bir süre daha hasret kalacağız. Tebessüm zaten her güzel kitap okuduğumda yüzüme yerleşir ve memnunum. Çünkü her satırından, saniyesi, salisesinden keyif alarak okuduğum bir kitabı bitirdim. Ben bir historical roman hastasıyım ve beni bu türe müptela eden yazarlardan biri de Rita'dır. Aşk onun kalemiyle şekil alınca bambaşka güzel... 💗 Yazarımız bir de eğlenceli karakterler ve sahneler yazmasını çok iyi biliyor. Bu kitapta da bu sahnelerden bolca bulunmakta. :) Daha fazlası olsun, hatta tüm bu karakterlerin bir arada olduğu bir kitap daha yazılsın, hayır demem, koşar alır, okurum :) Tutku deseniz Rita'da olmazsa olmaz. O bazı romanlarda okuduğumuz gibi basit, aşktan uzak şekilde de anlatmaz. Duyguları katar içine. İyi de yapar. Yalnız ben yine girişi çok uzun tuttum. Güzel bir kitap okuyunca çenem düşüyor :) Konusuyla, kurgusuyla, karakterleriyle benim çok sevdiğim bir kitap oldu GÜZ FIRTINASI. Çok yüksek bir beklentiyle başladım, beklediğimin fazlasını aldım. Bir kere kitap resmen huzur veriyor. Öyle saçma sapan karakterler, entrikalar yok. Alexander mesela. 😍 Okuduğum en aklı başında, kendinden emin, olgun, sağlam karakterli adamlardan. Soyu yüzünden çok kötü biri olarak anılsa da onu biz çok iyi tanıdık. Yani adam git evlen hayatını yaşa türünden :) Ama nerdeee öylesi :) Yaşamış, görmüş ve olgunluğa erişmiş. Adam fazla karizma. :) Eski bir yüzbaşı olduğunu da not olarak düşeyim de siz hayal edin :) Kıskançlığı ayrı güzel, sahiplenişi, koruyuculuğu başka güzel... Jane, çatlak Jane, onun biraz rotasını şaşırtıyor ama öyle bir kadın lazımdı Alex'e. Hayatına renk katan, biraz çılgın, biraz deli, ama çok masum ve çok tatlı bir kız. ~ Kısacası arkadaşlar kitap bir efsane 💜
Baskı: Daima Aşk Kazanır
Nisan ayını Asude'nin son model kitabı Daima Aşk Kazanır ile kapattım. :) Bahara yakışan, bahar gibi güzel, neşeli, huzur veren, mutlu eden, eğlendiren bir Asude kitabıydı yine. Yer yer hüzünlendirdiği de oldu elbette :( Her duyguyu, çoklu paket olarak alıyorsunuz yazarın kitaplarında zaten. Ama burada çok büyük, yani küçük, küçücük bir fark var diğer kitaplardan. O küçük fark var ya kitabı resmen zirveye taşımış. Tekin'i geçmiş kitaplardan beri merak ediyorduk. Dediğim dedik, sert, otoriter, asla evlenmem diyen Tekin Soyönder'in rüyalarının kadınıyla tanışınca nasıl değişeceğini hep merak ettik durduk. Bu kitapta sorularımıza cevap aldık. Başta nefret, sonra hafif kıvılcım ve sonra alevler 💖 Konudan çok fazla bahsetmek istemiyorum, çünkü sürprizlerle dolu bir kitap ve o sürprizi kaçırmak istemiyorum. Tadını kendiniz almalı, her satırında o güzel, şaşkınlık, heyecan veren duyguları yaşamalısınız.Tekin ve Rüya birbirinin kaderiydi. Tesadüfler, yanlış anlaşılmalar ve küçük mucizeler onları bir araya getirdi. Aaaa! Aylin ve Serdar'ı unutursam çok ayıp olur. Aylin'i unutmaya dünden hazırım da Serdar'ı asla :) İkinci aşkımız... Aşk, nefret, tutkuyla yanan ve yakan çiftçimiz. Okuması çok keyifliydi. Rüya'ın soy isminin Gören olduğunu da yazmadan gitmeyeceğim 😂😂😂 Rüya Gören'di Tekin'i gördü. Ağız tadıyla dalga geçilmiyor kızla. Çünkü o Rüya Soyönder oldu. 😭😂 Son bir şey 😂 Kapağa aşık olmuş olabilirim. Rüya'yı kesip, Tekin'i poster yapıp, odamın duvarına asasım var. İnsanı ergenlik yıllarına döndürecek bir adam koymuşlar, suç bende değil :)
Baskı: Kara Melek
Kara Melek kitabını o kadar çok sevdim ki; birkaç cümle bile olsa yorum yapmadan geçmek istemedim. Mantıksız bulduğum yerlere rağmen heyecanı ve aşkı derinden hissettiğim, benim için nefes kesici bir romandı. İnsanların zevkleri ve fikirleri ne kadar büyük farklılıklar gösteriyor. Oysa çoğu yorum olumsuz olduğu için okumayacak ve bana çok keyifli vakitler geçirten bir kitaptan olacaktım. Bir, O Gecenin Ardından ya da belki Bay Mükemmel değil ama okuduğum Linda kitapları içerisinde üçüncü sırada.
Baskı: Ben O Değilim
Mükemmel bir kitap, mükemmel bir aşk. Binlerce kes okusam bıkmam.
Baskı: Çılgın Düğün (Spikes & Spurs, #4)
Normalde Nemesis 'in kitapları tam sevdiğim tarzdadır ama bu sahiden çok kötüydü. Verdiğim puan yayınevi hatrına resmen.
Baskı: Ruhunu Aşka Teslim Et (Secrets #3)
"Tatlı ağzını açman ve yumuşak ellerinle bana dokunman yetiyor, ne istersen onu yapıyorum." Bence bu kitabı bu replik özetliyor, çünkü bu repliği çok karanlık, o kadar huysuz, dik kafalı, intikam dolu, teklikeli ve kimsenin kolay kolay hizaya getiremeyeceği bir adam söylüyor ki. Birinin dediklerini sırf gülüşü için yapması imkânsız. Ama işte Aşk.. Bu sözleri Phobe gibi bir kadınla tanıştıktan sonra aşktan kaçması imkânsız olan Andreas söylüyor. Okuduğum bu kitabın konusunu uzun uzun anlatmaya gerek duymuyorum çünkü arka kapak oldukça açık anlatıyor zaten. Benim için önemli olan kitabın hissettirdikleri. Hem erkek, hem kadın karakteriyle beni kendine hayran bırakması... Ustaca kurgusuyla beni heyecanlandırması... Uykusuz kalıp, okumak için heves içinde bırakması, kalbimi titretmesi... İntikam hırsıyla dolu, yaralı bir adamının, bir kadının tatlı mizacıyla, inadıyla, güzelliğiyle, zekası ve fedakarlığı ile büyülenmesi, onu kıskanması, belli etmemeye çalışsa da onun güvenliği için çabalaması... Diliyle hoşnutsuz sözler ederken, yüreğiyle onu mutlu etmeyi istemesi... Ne çok his uyandırmış bende yahu :) Ama bunlar benim konularım arkadaş. Benim tarzım... En sevdiğim konular hep içindeydi bu kitabın. Masum kız tehlikeli adam - sert erkek tatlı kadın - ilk görüşte kıza tutulduğu halde bir türlü kendine yediremeyen güçlü adam ve onu çok da güzel taktiklerle yola getiren zeki bir kadın... Hüzünlendiren, gülümseten sahneler.... Kitap benim için on numaraydı. Bir serinin üçüncü kitabı ve serinin en güzel kitabı. Bağımsız da okunabilir ama ben başlamadan önce ikinci kitap olan Bir Gece Yetmez'i yeniden okuduğum için memnunum. Aramızda kalsın ama ben D&R'dan kolay kolay kitap almam, ya internetten ya da biraz bekleyip sahhaflardan indirimli alırım ama bu kitabı D&R'dan aldım ve saydığım her kuruşa değdi. :) İyi ki almış ve bekletmeden okumuşum. Kitaplığımda bekleyen onca kitap varken önceliği Andreas ve Phobe aşkına vermişim. Yalnız okumak isteyenler varsa benden uyarması; pek çok kitaba göre daha yoğun, yazımı alıştıklarımız kadar akıcı değil, ama onlardan çok çok daha vurucu. Bence her aşk romanı seven okur, bu kitabı okumalı. :)
Baskı: Beni Sev Diye
Asude resmen Historical Roman okumayı sevelim diye 'Beni Sev Diye'yi yazmış. :) Ben zaten türün oldum olası hastasıyım. Ama karşınızda bu türü hiç okumamış olanları bile hayran edecek bir kitap var. :) Uzun süredir bu tarz kitapları okuyunca, neredeyse her iyi kitabı bitirmiş oluyorsunuz, en iyileri okuduktan sonra ise kolay kolay kitap beğenmiyorsunuz. En azından ben böyleyim ve Beni Sev Diye en iyilerin tadını verdi ve hatta benim en iyiler listemde yerini aldı. Bir kere Asude'nin kitapları içerisinde de en iyisi olmuş. Her kitabını severek alan okuyucusu, arkadaşı olarak bunu söylüyorum ki, Asude uçmuş :) Kitap bir kere büyük bir aşkı, enfes bir tutkuyu, gizemli, heyecanlı ve sırlarla dolu harika bir kurguyla anlatıyor. Kitap biraz kalın görünüyor... Ama şöyle bir şey var. Her bölüm her sayfa bambaşka olaylar oluyor. Sizi aynı konu etrafında döndürüp, sakız gibi uzatıp uzatıp, aynı replikleri karşınıza çıkarmıyor. Her dakika yeni bir heyecan dalgası yüklüyor ve çoğu zaman sizi 'vay be' dedirtecek sahnelerle karşılaştırıyor. Hatta kitap kalın nasıl okunacak diye düşünürken ne ara bitti, çok kısaydı derken buluyorsunuz kendinizi. Zaten kitapta iki çift var ve bir kitap içinde iki kitap okuyorsunuz. Bir de o cilt. O renk. O albeni. Kitaplığıma çok yakıştı Beni Sev Diye. Yazarın kalemi zaten çok iyi, benzetme konusunda Asude'nin üzerine tanımam! Burada da bu konudaki ustalığını yine konuşturmuş. Karakterler de erkekleri aşık olunası, kadınları hayran kalınası, arkadaş olmak isterdim bu kızlarla dedirtecek tarzda karakterler. Gerçi arkadaş olsam kıskanırdım. Bu itiraf da burada dursun. :) Çünkü kızların kendilerine aşık ettikleri iki adam da karizmasıyla, duruşuyla, kıskançlıklarıyla, başta fazla odun, sonra deli aşık halleriyle, fedakarlıklarıyla hayatımda keşke olsa dediğim kişiler. Evet, çıta yine, biraz daha yükseldi. Bradley ve Matt gibi adamları okumak bazen zarar :):) Nefretle başlayan ama nefretle son bulamayan iki çiftin destansı aşk hikâyesini herkese tavsiye ederim. :) Asude'nin kalemini bilenler de her zamankinden çok çok daha iyisiyle karşılaşacaklarından emin olsunlar. :)
Baskı: En Güzel Hediyem (Crown's Spies, #3)
Müthiş *****
Baskı: Yolum Aşka Düştü (Sancaktarlar Serisi #3)
Okumak için en doğru zamanı beklediğim bir kitaptı Yolum Aşka Düştü. Sindire sindire okuma fırsatını beklediğim için de şu an çok memnunum. Meral Kır'ın ilk iki kitabını okumuş ve her geçen gün kendini daha da geliştirdiğine şahit olmuş biri olarak beklentim tabii ki yüksekti. Ayrıca aynı zevki paylastığım arkadaşlarımın beğeni dolu yorumları da vardı. Ve her şeyden öte, Ahmet, benim serinin ilk kitabından beri deli gibi merak ettiğim adamdı. Çapkın, muzur, ukala halleri ve kardeşleriyle didişmeleriyle, onlara olan koruyucu , sevgi dolu halleriyle ve Sena ile olan ne olacağını merak ettiğim halleriyle hep ilgimi çekmişti. Dolayısıyla beklentimin yüksek olması çok doğaldı ve karşıladı mı beklentimi diye sorarsanız, ...Çok belli olmuyor mu karşıladığı :):) Heyecanla okudum, aşkı neredeyse her satırda hissettim. Yeri geldi gözlerim doldu, boğazımın düğümlendiğini hissettim. Adrenalin bende de tavan yaptı. Bittiğinde ise tebessüm ile kitabın kapağını kapattım. Kitap Sena ve Ahmet üzerine kurulu ama başroller onlar değil. Başroller tüm Sancaklar ailesi, damatları, torunları hatta çok az bir yerde geçen Sena'nın anne ve babası bile. Herkes, her şey etkiliyor bu kitapta insanı. Şimdi sıra Sancaktar biraderlerin titiz, disiplinli, kontrolcü Mehmet'inde. Son sayfalarda merak ettim kendisinin akıbeti nedir acaba? Bir de Serra var o da aynı merak konusu. Serinin devamını merakla bekliyorum.
Baskı: Baharı Beklerken (Destiny #5)
İlk defa bir Toni Blake kitabını sevdim. Hem de 10 puan verecek kadar çok. Şaşkınlık icerisindeyim icerisindeyim:) Tek bir anından bile sıkılmadığım harika kitaptı.
Baskı: Şeytan Tüyü (FBI/US Attorney, #1)
Son zamanlarda okuduğum en tatlı kitaplardandı Şeytan Tüyü :) Hem de ne şeytan tüyüymüş beni bir içine çekti pir çekti. Elime aldığım andan beri kopamadım Ajan Pallas ve Savcı Cameron'un hep itişmeli hem çekişmeli hikayesinden Hem düşman olamıyorlar hem dost. E bunlardan olsa olsa iki tutkulu aşık olurdu. :) Heyecanlı, çok tatlı, adamın kıskanç halleri ile ayrı bir sevimli olan süper kitaptı. Kesinlikle günümü güzelleştirdi.
Baskı: Tatlı Aşk (Bakery Sisters, #1)
Güncel bir aşk romanında böylesine masum bir kadın karaktere denk gelmek zor. Claire'i çok sevdim ve sayesinde kitabı da zevkle okudum.
Baskı: Anlasana
Beğenip beğenmeme konusunda çok arada kaldığım, değişik hisler uyandıran kitap bir kitaptı. Bazı şeylerin ucu çok açık kalmıştı. Ama adamın hayatı bende derin iz bıraktı. Şu an beni yorum yazmaya iten o şey, ilk defa bir romanda karakterin geçmişi, ailesi için bulunduğu fedakarlıkları, kadına duyduğu aşktan çok etkiledi.
Baskı: Skandal Aşıklar (The Penwich School for Virtuous Girls #2)
Son zamanlarda okuduğum en güzel kitap olmasına rağmen o berbat ötesi editasyon yüzünden ancak 6 puan eder. Arkadaş her sayfada mı onlarca hata olur. Bu kadar mı özensizlik olur. Pes! Konu, kurgu, karakter 10 numara. Yazık olmuş kitaba resmen