MarlaSngr
@MarlaSngr

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Aşkı Seçtim (Sancaktarlar Serisi #2)

Kitabı okuyup listeme ekleyeli çok oldu hatta dün okumuşum gibi sahneleri hala aklımda çünkü çok beğendim<3 Vikitapa yorum yazmadığımı şimdi fark ettim ve geç olsun güç olmasın diyorum artık :) Heyecanlı, romantik, oldukça başarılı bir romandı Aşkı Seçtim. Her şeyden bir doz var, aşk, bazen gülümseten anlar, polisiye ile heyecanı tavan yaptıran sırlar, fedakarlıklar ve daha nicesi... Şimdi sırada Ahmet ve Sena aşkı var. Merakla bekleniyor :)

Baskı: Aşk Çok Yakında (Chicago Stars, #6)

Bu yazara aşığım. Kitaplarına, yarattığı en küçük bebekten en yaşlı dedeye kadar tüm karakterlerine, zekice repliklerine, aşkı, pişmanlığı, ayrılığı, öfkeyi yazışına... Aşığım işte ya :) Susan Elizabeth Philips yani, ötesi berisi, ilerisi gerisi yok :) Bir süredir nazara mı geldim nedir kitap okuyamıyordum. Yok yani alıyordum elime ama bir sayfadan ileri gidemiyordum. Düşünün ; delicesine beklediğim bu kitabı bile gecikmeli okumaya başladım ama benim hastalığıma ilaç oldu bu Aşk Çok Yakında. Şimdi yeniden, kitap okuma aşkıyla yanıp tutuşuyorum. Kitabı bitirdiğimden beri kalbimde çarpıntılar var, midemde kelebekler, tırtıllar, kuşlar, böcekler hatta fil ordusu falan uçuşuyor :) Öyle etkiledi beni, öylesine bağladı. Susan Elizabeth okurları bilir zaten, bu yazar zıt kutuplar birbirini çekeri kanıtlamayı kendine görev edinmiş gibi gibi resmen :) Yine zıt karakterler... Başarının zirvesinde işkolik bir adam, başarısızlıklarla sınanan ve artık başarılı olup kendini ispat etmek için çırpınan bir kadın. Çocukluğunu sefaletle yaşamış bir adam, adamın hayal ettiği çocukluğuna sahip bir kadın. Her ne kadar haklı sebeplerle memnun olmasa da. Kadınların pernave gibi etrafında döndüğü karizma, yakışıklılığıyla efsane bir adam. Aradığı kadında haliyle kendiyle eş düzey... Sıradan bir yaşantısı, boyu posu, kendi halinde havası olan bir kadın. Erkeklerse hayatında hayal kırıklıkları yaratmış hep. Kadın başarılı olmak için didinen bir çöpçatan, adam ise çöpçatanlara kök sokturten kimseyi beğenmeyen bir... bir..... hımmm sanırım Heath için kelimelerim yetmiyor. Arkadaşlar, yorum yazmak istediğimden çok daha uzun oldu. Oysa sadece bu kitap bir efsane, beklediğimin de üstünde demek için gelmiştim ama kaptırdım kendimi. Tıpkı dün gece bitirdikten sonra yeniden başa sarıp okumak için kendimi kaptırdığım gibi. Neyse ki mantığım ağır bastı bırakıp uyudum o ayrı :) İlk başları bile çok güzel olsa da beni böylesine duygulara sevk eden kitabın sonlarıydı. Aşkını anlayan bir adamın, aşkın peşinde koşan halleri, o değişimi. Mükemmeldi yani... Ne diyebilirim ki...

Baskı: Daha Sabaha Çok Var (The Hathaways, #4)

İlkten 7 puan vermeyi düşündüm ama Leo'nun muzipligi, zeki cevapları, fırlama halleri için bile 10 verilir bu kitaba :) Cat de oldukça iyi işlenmiş bir karakter. İkisinin askini okumak için çok bekledim ama ikisini de çok sevdim degdi beklemeye :)

Baskı: Yamuk Prenses (Yamuk Prenses, #1)

Hayatim boyunca okudugum en güzel ask. Kore ile ilgili tek bir şey okumamis, izlememis, dinlememis olan ben sonradan Kore hikaye ve dizilerine sardım. sude her tarz da , her her hikaye de çok basarili. Yerli de anlatsa yabanci da yazsa harika eserler ortaya koyuyor

Baskı: Küçük Bir Aşk Hikayesi

Kafa dağıtmak, hoşça vakit geçirmek için romantik kitap severlerin okuyabileceği çerezlik kitaplardan :)

Koru Beni
7/1008.12.2014

Baskı: Koru Beni

Judith McNaught çevrilmiş tüm eserlerini okuduğum, ne yazarsa da okuyacağım hayranlık duyduğum bir yazar. Uzun zaman sonra onun kaleminden bir kitap okumak heyecanlandırdı. Yeni kitabı bana bu türü okumayı sevdiren historical aşk romanlarından değildi ama olsun Judith bir kitap yazdıysa o kitap okunur baş tacı yapılır anlayışı var bende. Koru Beni de şöyle bir sıkıntı var ama bence. Arka kapak eksik ve yanıltıcı. Sadece kadın karakter ve ölen kocasıyla ilgili gizemden, polisiye olaylardan bahsediyor. Oysaki kitap da geçmişten gelen gizemli, tehkeli ve aşık bir adamda var. Ki zaten bu kitap şu an benim kalbimi titreten bir etki bıraktıysa sebebi bu adam. Kitap bence iki kısımdan oluşuyor. Micheal Valente'nın neredeyse hiç olmadığı sabır sınavı verdiren ilk 250 sayfa ve Micheal Valente'nin kitabı alıp götürdüğü, beni hayran bırakan son 283 sayfa. Konu, kurgu güzeldi evet ama ben aşk okumak istediğim için ilk yarı çok sıktı. Polisiye sevenler memnun kalabilir belki ama ben ikinci yarıyı unutulmazlarım arasına alıyorum.Çünkü ikinci yarı hem polisiye hem aşk. Ayrıca diyorum ki; Judith erkekleri siz nasıl karizma adamlarsınız. Aşk haneme yeni bir isim hatta iki isim daha eklemiş olabilirim :) Biri Micheal biri de dedektif Mack. Yeni dedektif Sam ile, onun şefi, amiri Mack arasındaki aşk da harikaydı. Hattta bazı yerler esas çiftten de heyecan uyandırıcıydı. Kısacası seviyorum ben Judith okumayı :)

Pabucumun Ajanı -2
10/1007.12.2014

Baskı: Pabucumun Ajanı -2

Macera yandığı yerden devam ediyor, bizi de yakıp kül ediyor :) Pabucumun Ajanı 1 ve 2... Seri bence türünün en iyi örneği. Bazı romantik komediler güldürür, dram kitapları vardır ağlatır. Macera romanı okursun kan damarlarında heyecanla dolanır. Ama Pabucumun Ajanı okuyorsanız, tüm bu etkiler yalnızca bir kitapta toplanır. Sanki Asude bu seri de şunu demek istemiş:) Ben romantik komediyi öyle bir yazarım ki böyle bir aşkın hayallerini kurarsınız, araya öyle de güzel macera serpiştirir, yeri geldiğinde boğazınızı düğüm düğüm ederim ki hangi duyguyu yaşayacağınızı şaşırıp kalırsınız. O öyle demiyorsa bile ben iliklerime kadar bunu hissettim :) Kurumsal kasıntı, tam bir diktatör, fazla disiplinli, ultra karizmatik CEO Tuna ile onun tam aksi, pasaklı, tembel, inatçı, çılgın bir cadı Deniz'in aşkı ikinci kitapta tüm hızı ile devam edip fırtınalar kopartıyor. İlk kitapta didişme, çekişme ile bize harika anlar yaşatan çiftimiz şimdi daha da aşık ve tutkulu. İkinci kitap şu bakımdan da çok güzel, çünkü Tuna artık duygularıyla savaşamaz hale geliyor. Aşkı saçma bulan Uranüslümüz tüm direnmelerine rağmen aşka karşı savaşında yeniliyor. Belki de hayatının en başarılı yenilgisi. Ama işte kitapta sular durulmuyor çünkü ortada yalanlar var, katil olma isteği uyandıran bir eski sevgili var. Sonra işin içine giren aileler var. Bir yandan fena halde kahkaha, bir yandan da gözleri yaşartan hüzünlü anlar var. Kitapta var da var :) Ve bu kitapta hanımlar, Tuna'ya aşık olmak, henüz evli değilseniz böyle bir eşe sahip olmak için dua edip durmak garanti :) Bir de adam evet kasıntı, katı falan ama bazen de fena muzip :) Onu o haliyle okurken otuz iki dişim meydanda gezdiğim ise bir gerçek :) Kitap sadece Tuna ve Deniz aşkı ile yeterli kalmıyor. Birde kitabın tatlı, sempatik çifti Yasemin ve Mert var, ki itiraf ediyorum benim bazı yerlerde bu çifte olan hayranlığım daha ağır bastı. İlk kitabı okuyanlar bilir. Serseri bir çapkın olan zengin Mert Kutlar, kendini orta halli memur Murat olarak tanıtıp, yalanlarla pat diye Yasemin'in hayatına girdi. Sözde bu kız gönül eğlencesiydi ama bir baktı onun gönlünün efendisi oldu. Hızlıca, şiddetle, çaresizce bu kıza aşık oldu. Ama ya yalanlar ne olacak? Dürüst, onurlu hemşire Yasemin hiç mi gerçeklerin farkına varmayacak? Bu çiftçimiz de aşkı, atışmaları, hüzünlü anları, mutlulukları ile kalplerde taht kuracak. İki çiftin bir araya geldiği yerlerse inanılmaz güzel, sanki bünyeye yüksek dozda mutluluk verilmiş gibi hissettiyor. Hımmm şey bir de, bu kitapta Tekin var. Tekin pek tekin biri midir bilemem ama aşk hikayesinin merak edileceği kesin :) Bitmesini istemedim ama bir çırpıda da okuyup bitirdim Pabucumun Ajanını. Hani bazı kitaplar var ya, ölmeden önce mutlaka okumanız gereken kitaplar sınıfına girer. İşte bu kitap, daha doğrusu benim için tüm Asude kitapları o listede zirve. Tabii Allah uzun ömürler versin de daha çooook kitaplar okuyalım :) Listeyi genişletip duralım :)

Reklam Aşkı
8/1006.12.2014

Baskı: Reklam Aşkı

Reklam Aşkı duyurulduğu ilk andan beri konusuyla merakımı cezbeden bir kitap oldu. Her ne kadar kapağı çok renkli olsa da, ben takım elbise giden sert iş adamlarını seven biri olarak biraz kapaktan memnun kalmasam da kitabı okuyunca anladım ki Vincent zaten benim hayallerimdeki gibi bir adam. Kapak tamamen yanıltmaca :) Esmer, sürekli şık takım elbiseler giden yeşil gözlü bir karizma kendisi. Aksi, ters, geçmişte yaşadıkları yüzünden kimseye güvenmez bir tip. Tabii Lexi ile karşılaşınca işler değişiyor. Lexi bu adama daha lise de aşık olmuş, ama yıllar sonra patronu olarak karşısına çıkan bu adam lisede ki gülen, muzip o çocuk değil. Gülmek hele. Şimdi ona çok uzak. Ve bu adam lisedeki o masum sessiz kızı hatırlamıyor bile. Neyse:) Lafın özü bu ikili yeniden bir araya geliyor. Kızımız o kadar masum, iyi niyetli, güzel, özverili ve başarılı ki adamın ilgisini çekiyor. Adamın kabuklar kırılmaya başlıyor. Bu süreç ama Lexi için çok zor çünkü adam karmaşık. Herkesi hemen çözen Lexi, bu adamdan hep karmaşık sinyaller alıyor. Kitap bence çok güzeldi ama eksileri de var. Vincent karizma olsa da Lexi'ye çok haksızlıklar yaptı. Odun bir erkek olmak başka, onun yaptığı gibi adaletsiz olmak başka. Hele o sevgilisi olan pisliğin yüzünden Lexi'ye yaptıkları çok sinir bozucuydu. Ama kıskanclıkları tatlıydı, onu gizlice izlemesi ve bunu kendinin bile fark etmemesi ise hoş durumlardı. Kız biraz fazla mükemmel anlatılmıştı, gerçekte olmayacak kadar iyi biri. Kendini böyle görmese de kıza herkes hayran. Bu bence kitabın abartılı bir noktası ama yine de ben de Lexi'yi sevdiğim için pek üzerinde durmuyorum :) Çeviri çok iyiydi. Çevirmen iyi bir iş başarmış. Kitapta reklamcılık ile ilgili detaylar biraz fazla ama her çalışma, sunum anında Lexi ve Vincent arasındaki etkileşim hoşuma gittiği için bunu da görmezden geldim :) Kitabı başlama ve bitirme sürem benim için oldukca uzun sürdü, çünkü ilk başlarda Vincent pek görünmedi. Birinci gün 20 sayfa okudum bıraktım, bir kaç gün sonra zar zor 50 ye falan geldim. Ve ondan bir kaç gün sonra yeniden okumaya devam ettiğimde ise elimden bırakamadım ve uykuya direndim :) Kısacası severek okudum :)

Baskı: Hiçliğin Kıyısında (The Edge of Never #1)

Ayşe MrlSngr > Ephesus Yayınları Her ne kadar kitabın ismi Hiçliğin Kıyısında olsa da kitapta hiçlere yer yok. Bu kitapta aşk var, tutku var, dostluk, aile bağı, sevgi, iki insanın birbirine sığınması, zor anlarla birbirine destek olması var ve fena halde heyecan var. Bir de bir Andrew var, öyle bir adam ki o, hayran kalmamak mümkün değil,bambaşka. Düşünceli, nazik sempatik, anlayışlı, yakışıklı ve bu anlattıklarım gerçek hayatta bir insanda toplanması zor özellikler olsa da Andrew sanki gerçek hayatta yaşayan birisi gibi gerçekçi anlatılmış.Kızımızda oldukça tatlı ve çok hoş bir çift olmuşlar. Kitap kapak tasarımı, konusu ve alıntılarıyla her daim ilgimi çekmişti. Uzun süre çıkmasını bekledim. Elime alıp okunmaya başladığımda daha ilk satırlardan sardı beni ama buna rağmen karakterlerin 20 ve 25 yaşlarında olduğunu görünce bir ön yargım oluştu. Çünkü daha önce okuduğum gençlik romanları resmen iki ergenin aşkı adı altında yazılmış saçmalıklardı. Ama Hiçliğin Kıyısında işler böyle ilerlemedi. Ve kitap her satırıyla büyüleyip beni benden aldı. Evet bu karakterler genç, gençliğin ruhu, ateşi var ama bir de yetişkinlerin bile kaldıramayacakları yükleri ve yaraları var. Camyrn ve Andrew tesadüfen bir yolculukta karşılayıp bambaşka bir yolculuğa ilerlerken size gülümsemek, huzunlenmek, heyecanlanmak, hayran kalmak ve doğrusu biraz da ders almak kalıyor. Kitap hep güzel gitti, hep sürükledi ama bir final var ki nefesimi kesti. Kitap sadece o final için bile alıp okunacak bir kitap. Çok sevdim. Öyle ki, dün sabah başlayıp, akşama kadar başından kalkamadan okuyup bitirdim ve şu an yorumu yazarken bile aynı heyecanı duyuyor yeniden okumak istiyorum. Güzel bir kitap okumak isteyenler Hiçliğin Kıyısında'yı aklının bir köşesine yazsın

Anlaşmalı Evlilik
7/1012.11.2014

Baskı: Anlaşmalı Evlilik

Bir süredir okumama rağmen, vakitsizlikten ancak bitirebildiğim Anlaşmalı Evlilik kitabı beklediğimden daha iyiydi ve aldığıma pişman etmeyen kitaplardan oldu. Okuduğum olumsuz yorumların aksine kitap beni hiç sıkmadı ve merakla devam ettim. Tabii bu bir historical roman iken çok fazla günümüze ait kelimeler kullanılması ya da karakterlerin sürekli siz'li hitaplarla samimiyeti azaltması gibi durumlar var ama yine de umduğundan iyi bir kitaptı. Az biraz konusuna değinirsek; Adam ve kadın bir şekilde yolları kesişir, tanışır ve evlenir. Kadın bir hata yapar ve adam intikam için evlilik gecelerinin ertesi günü onu terk eder. Aslında ikisi de birbirini unutamamıştır ama aradan yıllar geçmesine rağmen bir araya gelmezler. Bir gün kadın artık boşanmak ister, adam ise boşanmayı kabul etmek için ondan önce bir varis ister. Ama asıl güzel yanı şu ki, aslında ikisi de yıllarca ayrı kalmalarına rağmen birbirlerinden tamamen kopmak, evliliği bitirmek istememiş ve kadının bu tavrı ile adam onu kaybetme korkusu da hissetmeye başlar. Sonra ise varis bahanesiyle olaylar başlar :) Bence hoş bir kitaptı yani 10 puan üzerinden 7 yi hak eder. Ayrıca kitapta iki aşk var. Diğer çiftçimiz de kısa kısa anları da olsa okuması keyifliydi.

Baskı: Bir Gece Yetmez (Secrets #2)

Yazarın okuduğum ilk kitabı Tutkunun Sırrı'ndan sonra bu kitap beklemediğim kadar güzeldi.

Masum Yalan
9/1026.10.2014

Baskı: Masum Yalan

Sessiz İntikam kitabıyla hayran kaldığım yazar Laura London, son kitabı Masum Yalan'dan sonra en sevdiğim yazarlar listesinin üst sıralarına yerleşmiş bulunuyor. İlk sayfasından itibaren beni içine çeken ve neredeyse başından hiç kalkmadan okuyup bitirdiğim bir kitap oldu Masum Yalan. İlgi çeken kurgusu, sevilesi karakterleri ve duygu yüklü anlatımıyla oldukça başarılı bir romandı. Soylu Dük Vincent'in unvanı devam ettirecek bir varise ihtiyacı vardır ancak iki eşi de doğum sırasında öldüğü için artık bu isteğinden de evlenmekten sonsuza kadar vazgeçmiştir. Çünkü o kadar onurlu ve düşünceli bir adam ki kendi laneti olduğuna inandığı durum yüzünden bir kadının daha hayatına mal olmak istemiyor. Bu yüzden de beraber olduğu kadınları tecrübeli cariyeler arasından seçiyor, günlük, gecelik kısa ilişkiler sadece. Bugünlerden birinde de karşısına cariye olarak Grace çıkıyor. Grace tecrübeli falan değil aksine oldukça masum bir kadın ve o gece Vincent'in karşısına çıkmasının kendince sebepleri var. Vincet ise bu kadının masumiyetini öğrendiğinde biraz gecikiyor ve aralarında o gece kopmayacak bir bağ oluşuyor. Derken konu sizi içine çekiyor, alıp götürüyor. Grace'in fedakarlığı, pişmanlığı ama aynı zamanda pişman olmamak için sebeplerinin olması, aşkı, bağlılığı, çok güzel olmasına rağmen kendine güvensizliği... Bence her şey çok güzeldi ve kadına kızamıyorsunuz bile bir adamı kandırdığı için. Vincent ise alıştığımız sert adamlardan değil ama duruşu, düşünceli tavırları, sevmekten korkan halleri ve geçmişin acıları yüzünden yaşadığı çaresizliklerle, endişeleri, Grace'e tavırlarıyla hayran bırakan bir adam. Kitap boyunca çok başarılı şekilde işlenmiş iyiler ve kötüler var. Belki bazı yerler çok durağan gelebilir ama özellikle final de öyle bir heyecan dalgası sarıyor ki ben oraları resmen soluksuz okudum. Çok fazla yazım yanlışı vardı ama kitap güzel olduğu için onları es geçiyorum :) Ne güzel ki saçma sapan onlarca historical'dan sonra böyle bir yazarı keşfettim. Gerçekten masum bir aşk okumayı sevenler, tutkulu anlatacağım diye malum sahneleri abartıp duran yazarlardan gına gelmiş okuyucular bence bu yazarı ve kitaplarını sevecektir.

Baskı: Kalbin Ateşi (Ateş Serisi-3)

Sen senelerce bekle, sonra kitap bir çırpıda bitsin olacak şey mi :( Tee Temmuz 2012 de Aşkın Ateşi'ni okuduğumdan beri muzip, sempatik ve bir o kadar da karizmatik Stephan Ramsey'in aşık olacağı anı bekliyordum. Arkadaşları bir bir aşık oldukça onlara takılan o adamın kendi aşkını okumak istiyor ve bu sefer o alaycı adamın arkadaşlarının diline düşeceği anları okumayı hayal ediyordum :) Ve Kalbin Ateşi işte benim o hayallerimi gerçekleştiren kitap oldu :) Bir kere serinin en tutkulu kitabıydı ve Stephen'dan da ancak böylesi beklenirdi. Davina gibi bir cadı ile karşılaştığında kaderi çizildi ama adam öyle bir adam ki cadıyı bile çekiciliğiyle yola getirip, değiştiyor. Tabi kendi yola gelişini okuması ayrı bir tat veriyor. Kitap boyunca Stephen'in zeki çıkarımları, akıllı cevapları, alaycılığı ve gülümsedikçe ortaya çıkan gamzesiyle eridim bittim :) Tam bir pislikti ama pisliksever yanım ona bu şekilde daha da hayranlık beslememe neden oldu. Zaten ben böyle adamların yola gelişini, pismanlıklarını okumayı tercih ediyorum. Gerci Stephen dört ayak üstüne düştü çünkü bence o biraz daha sürünmeyi hak ediyordu ama yine de sonları çok tatlı, yine tutkulu ve beni kapağı kapatırken gülümsetecek şekilde oldu. Adrian ve Brendan ile Stephen sahneleri kitaptaki en favori yerlerim ve bu üçlüyü hiç unutmayacağım. Eşleri ve çocukları ile olan anları ise o kadar güzel ki insan gerçek hayatta böyle bir aileye sahip olma hayalleri kuruyor. Rita Hunter'ın dönemi yansıtışına, kalemine, akıcılığına zaten diyecek söz yok. Yeni kitaplara, bu sefer daha hızlı bir şekilde kavuşmak dileğiyle diyorum :)

Bay Mükemmel
8/1012.10.2014

Baskı: Bay Mükemmel

Çeviri çok kötüydü bunu da yıllar öncesinin kitabı olmasına bağlıyorum. Sonu da hemen kısa kesilip bitirilmişti daha da uzun olmalıydı bence kitap. Bunlar haricinde harikaydı. Linda'nın en iyi ve en heyecan verici kitaplarından.

ÖncekiSayfa 2 / 7Sonraki