efsa

Detayları:  34 yaşında, Kadın
İlgi Alanları:  kitap,film.
Sevdiği Kitaplar Türleri:  polisiye, roman, bilim kurgu, felsefe, fantastik, hobi,karikatür.
27 takip ettiği ve 36 takip edeni var. 28 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

efsa okumak istiyor.
Uygulamalı Makyaj Eğitimi

Makyaj başlı başına bir sanattır. Kusursuz makyaj yapmak iyi bir donanım, araştırmacı bir ruh, gözlemci bir beyin, iyi bir malzeme bilgisi ve yaratıcı bir hayal gücü gerektirir. İyi bir makyaj sanatçısı makyaj yapma tekniklerini bilmek zorundadır. Yeterli donanımınız yoksa iyi bir makyaj üretemezsiniz. İyi bir donanım ve malzeme bilgisi sizi sonsuz yaratıcılığa götürür.

Bu kitapta;
Makyajın tarihi
Makyaj teknikleri
Makyaj malzemeleri
Renk bilgisi
Yüz anatomisi
Üç boyutsal makyaj
Güzellik makyajı
Plastik makyaj
Karakter makyajları
Protez makyaj
Karakter taslakları
Işıklandırma ve makyaj
Makyajda genetik, çevre, çirkinlik, moda ve yaş
Makyajı dizayn etme teknikleri
Karakter çizimleri
Makyajı oyuncuya adapte etmek
Işık ve gölge
Su ve yağ bazlı makyaj
Yüz kalıbı almak
Lateks makyajı
ve makyajla ilgili pek çok sorunun cevabını bulacaksınız.

Makyaj başlı başına bir sanattır. Kusursuz makyaj yapmak iyi bir donanım, araştırmacı bir ruh, gözlemci bir beyin, iyi bir malzeme bilgisi ve yaratıcı bir hayal gücü gerektirir. İyi bir makyaj sanatçısı makyaj yapma tekniklerini bilmek zorundadır. Ye... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 6 yıl, 2 ay önce
efsa, Poe adlı üyeyi takibe aldı.
Poe

okur, izler, dinler. Ara sıra yazar bazen de çizer

okur, izler, dinler. Ara sıra yazar bazen de çizer

6 yıl, 2 ay önce
efsa okumuş.
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kurmasının öyküsü anlatılıyordu. Ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar, devrimi yolundan saptırarak insanlardan daha baskıcı ve acımasız bir diktatörlük kuruyorlardı. Bir siyasal yergi başyapıtı sayılan “Hayvan Çiftliği”ni 1949'da “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” adlı roman izledi. Orwell'in bu son kitabı, her şeyin tümüyle devletin denetiminde olduğu belleksiz ve muhalefetsiz bir toplum tehlikesine karşı yürekten bir uyarı niteliğindeydi. Dünyanın sürekli birbiriyle savaşan üç totaliter polis devletinin egemenliği altında olduğu düşsel bir gelecekte geçen roman, hem o dönemde hem de sonraki yıllarda çok sayıda okuru derinden etkiledi.

Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanla... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 6 yıl, 7 ay önce
efsa, bir kitabı takas listesine ekledi.
Veronika Ölmek İstiyor (Yedinci Gün #2)

Veronika Ölmek İstiyor, Brezilyalı yazar Paulo Coelhonun yeni romanı. Yayınladığımız öbür romanlarında, olaylar hep geçmiş dönemlerde geçiyordu, oysa bu romanda olaylar günümüzde geçiyor, hem de oldukça yakınımızda: Bosa ile sınır komşusu olan Slovenyada. Veronika, görünüşte her istediğine sahip bir genç kadındır; renkli bir yaşam sürer, yakışıklı erkeklerle gezip tozar, ama mutlu değildir. Yaşamında bir şeylerin eksikliğini hissetmektedir. Bir gün ölmeye karar verir. Aşırı dozda ilaç alınca hastaneye kaldırılır. Orada kendisine birkaç günlük ömrü kaldığı söylenir. Akıl hastanesinde kaldığı sürece çeşitli insanlarla, çeşitli dünyalarla tanışan Veronika, yabancısı olduğu yeni duyguları keşfeder: Kin, korku, aşk, hatta cinsellik. Ölümü beklerken, çevresindeki insanları gözlemlerken, Veronika, varoluşunun her dakikasının yaşamla ölüm arasında bir seçim olduğunun farkına varır. Paulo Coelho, bu yeni kitabında, çağımız insanını rahat bırakmayan delilik olgusunu işliyor; toplumun normal kabul ettiği kalıpların dışına düşen insanları anlatıyor. Veronika Ölmek İstiyor, farklı düşünceleri yüzünden sık sık başka insanların önyargılarını göğüslemek zorunda kalanlar için değişik bir yaşam tarzı bulma ihtiyacını irdelerken, insanlığın temel sorunlarından birini içeriden bir yaklaşımla ortaya koyuyor.

Veronika Ölmek İstiyor, Brezilyalı yazar Paulo Coelhonun yeni romanı. Yayınladığımız öbür romanlarında, olaylar hep geçmiş dönemlerde geçiyordu, oysa bu romanda olaylar günümüzde geçiyor, hem de oldukça yakınımızda: Bosa ile sınır komşusu olan Sloven... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 6 yıl, 7 ay önce
efsa, bir kitabı takas listesine ekledi.
Siyah Süt

Bu kitap okunur okunmaz unutulmak için yazıldı. Suya yazı yazar gibi... Siyah Süt kadınlığın, kadınların hayatının kasvetli ve karanlık ama son tahlilde geçici bir dönemiyle ilgili. Birdenbire gelen ve geldiği gibi hızla dalgalar halinde çekile çekile giden bir haletiruhiye burada incelenen. Bu haliyle elinizde tuttuğunuz kitap bir nevi tanıklık. Otobiyografik bir roman.

(...) Annelik dünyanın en yaşanılası, en muhteşem lütuflarından biri; güzel ki hem de nasıl. Aldığı tüm övgüleri fazlasıyla hak ediyor.

Öylesine benzersiz, öylesine kıymetli... aynı zamanda çetrefil, karmaşık ve kimi zaman hayli ağır.

Siyah Süt, cesur, şaşırtıcı, tılsımlı bir roman: Bunca kötülüğün ortasında, bize umut veriyor Elif Şafak, dayanabilmek, direnebilmek ve sonra hayata, bir mucize gibi, yeniden başlayabilmek için.
Selim İleri

Yatak odasındaki komodinin üzerinde yuvarlak bir ayna var. Kenarları gümüşten. Aynanın ortasında bir kadın duruyor. Bedeni patiskadan bez bebek; bir tek bakışları etten ve kemikten. Bakıyor kendine dinmeyen bir merakla. Ayırmıyor gözlerini suretinden.

Oysa bilmez mi ki ''bakmak'' masum bir şey değildir ya da aynalar basit birer obje? Bilmez mi ki aynaların yüzeyleri ya bir kumaş parçasıyla örtülmeli ya da duvara doğru çevrilmeli? Bu kadar mı kayıtsız geleneklere? Yoksa bile bile mi çiğniyor kaideleri? Asırlık öğretilerle inatlaşmak istercesine?

''Her ayna anahtarını kaybetmiş bir kapıdır. Açılır Diyar-ı Esrar'a. Olur da fazla bakarsan aynaya, aralanıverir kapı, kaybolursun sonsuzlukta.''

Kadının saçları gelişigüzel bir şekilde toplanmış, sağdan soldan çalı gibi saç tutamları fırlamış. O tutamlardaki her bir saç teli dile gelmiş, isyana gelmiş. Bas bas bağırıyor:
''Ne olur artık bizi yıka, bizi tara, bizi topla!''
Saç dipleri daha da beter haykırıyor, feryat figan.
''Ne olur artık bizi boya. İnsan içine çıkamaz olduk utancımızdan. İstersen civciv sarısına boya. Hatta seneler evvel bir keresinde kızıl yapmaya kalkmıştın da korkunç olmuştuk hani. Ona bile razıyız. Yeter ki boya bizi, unutma!''

(Önsöz'den)

Bu kitap okunur okunmaz unutulmak için yazıldı. Suya yazı yazar gibi... Siyah Süt kadınlığın, kadınların hayatının kasvetli ve karanlık ama son tahlilde geçici bir dönemiyle ilgili. Birdenbire gelen ve geldiği gibi hızla dalgalar halinde çekile çekil... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 6 yıl, 7 ay önce
efsa, bir kitabı takas listesine ekledi.
Sıradaki

Sevdiğiniz birinin bazı uzuvları mı eksik? Sarışınların soyu tükeniyor mu? Sofranızdaki herkes aynı cinsten mi? İnsanlarla şempanzeler arasında sadece 400 gen farkı var; şempanze cenininin insana benzemesinin sebebi bu mu? Ayrıca bu bizi kaygılandırmalı mı? Uyuşturucu bağımlılığının yeni bir genetik tedavisi var... Ama hastalıktan daha mı kötü? Muazzam bilimsel sıçramaların gerçekleştiği, yumurtalarımızla spermlerimizin internette binlerce dolara satıldığı ve eşlerimizde genetik hastalıkların bulunup bulunmadığını anlamak için test yaptırmanın mümkün olduğu bir çağda yaşıyoruz. Genlerimizin beşte birine başkalarının sahip olduğu ve durumdan habersiz insanların ve ailelerinin, kromozomlarında bazı değerli genler var diye ülkenin her yerinde takip edilebileceği bir dönemde yaşıyoruz. Şeytani bir zekâyla yazılmış olan Sıradaki, gerçekleri kurguyla harmanlayarak hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ve her adımda yeni olasılıkların belirebileceği bir dünyada geçen nefes kesici bir öyküyü anlatıyor. Sıradaki, gerçeklik anlayışımıza ve ahlâk kavramlarımıza meydan okuyor. Komikle tuhafı, dehşet vericiyle rahatsız ediciyi dengeleyen Sıradaki, sanılarımızı paramparça ediyor ve hiç beklemediğimiz yeni, afallatıcı seçenekleri gözler önüne seriyor.

Sevdiğiniz birinin bazı uzuvları mı eksik? Sarışınların soyu tükeniyor mu? Sofranızdaki herkes aynı cinsten mi? İnsanlarla şempanzeler arasında sadece 400 gen farkı var; şempanze cenininin insana benzemesinin sebebi bu mu? Ayrıca bu bizi kaygılandırm... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 6 yıl, 7 ay önce
Daha Fazla Göster

efsa şu an ne okuyor?

Kinyas ve Kayra

%0

Favori Yazarları (3 yazar)

Favori yazarı yok.