Kızgın Tavada Aşk

En Son Değerlendirmeler

8 puan

https://illekitap.blogspot.com/2020/02/seda-meydan-kzgn-tavada-ask.html

Seda Meydan'ın ilk okuduğum kitabıydı Kızgın Tavada Aşk, tamda beklediğim gibiydi ama kurgusu hayal ettiğimden daha farklı çıktı itiraf etmeliyim. Bu beklentimi karşılamadı değil karşıladı çünkü tam da şuan ihtiyacım olanı verdi bana. Romantik, sevimli, sevgi pıtırcığı iki aşık...

Seda hanımın akıcı, eğlenceli, aşk dolu ve aile ilişkileri en azından kardeş ilişkisine değinen, romantik bir kalemi olduğunu söylemeliyim. En azından bu kitabında öyleydi çünkü diğer kitaplarını bilmediğim için bir şey diyemem.

Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse; Ali Beylioğlu babasının holdinginde işe başlamak ve onun kanatları altında olmak yerine kendisinin mutlu olacağı ve kendisine ait olacak bir hayatı başlatmış, hem kendi restoranını açmış hem de istediği ünde bir şef olmuştur. Ancak bir gün çok tesadüfi olarak tanıştığı Nehir'le tekrar yolları kesişince ona kendi restoranında iş teklif eder. Amacı çok etkilendiği ve çekim alanına girdiği Nehir'i iş arkadaşı yapıp kendi kurallarından biri olan çalışanlarıyla ilişkiye girmeme kuralıyla genç kızdan uzak durmaktır. Ama hem Nehir hem de Ali birbirlerine karşı olan çekime karşı gelemediler ve Nehir'in aile hayatındaki sorunlar sonucunda Nehir tek bir gecesini Ali'yle geçirmeye karar verir. Ancak kalpleri bir birlerinden uzak kalamadı bütün sorunlara rağmen birbirlerine ait geçirdikleri tek bir gece her ikisinin de hayatını kökünden değiştirdi. Bir birlerine olan duygularına yenik düşerek her şeye rağmen beraber kalabilmeyi istiyorlar ama bunu başarabilecekler mi okuyarak öğreneceksiniz.

Ben öğrendim ve spoilerin dibini verip aşk kazanır diyerek yorumuma başlıyorum.

Öncelikle kitabın Ali tarafından anlatıldığını söylemeliyim. Çok nadirdir erkek karakter tarafından anlatılan kitaplar ve bence yazar bunu çok iyi yazmış. Bu konuda kendisini tebrik ediyorum.

Ali'nin ne istediğini bilen bir adam olması ve istediği şeyi elde edene kadar vazgeçmeyecek olması inanılmaz hoşuma gitti. Hep okuduğumuz klasik aşkı inkar etme aşamaları, kabullenememe, sonra acı çekme aşaması ve sonrasında kabullenip kadının peşine düşme aşamalarını unutun. Çünkü Ali, Nehir'e olan duygularını kabullendi, ne hissettiğini bilerek attı hep adımlarını.

Nehir'de her ne kadar ailesiyle sorunlar yaşasa da duygularını hep açık yaşadı ve inkar etmedi. Direk cesurca kabullendi.

Bu tür şeyleri genelde pek görmüyoruz romanslarda ve bunu görmek inanılmaz hoşuma gitti.

Nazenin'in hep bir sürtüklük yapacağını biliyordum, Ali'ye olan ilgisinin normal olmadığını biliyordu ve sonunda patlak verdi. Ali'nin ben aşkın ne olduğunu biliyorum seninki aşk değil dediği kısımlar çok güzeldi.

Dila ve Hakan'ın ilişkisi, Ada'nın tavırları çok güzeldi.

Nehir'in kendini kanıtlama çabası, kendi ayakları üzerinde durma isteği en hoşuma giden kısımlardan biriydi çünkü bence de bir kadın erkeğe bağlı kalmadan ayakları üzerinde durabilmeli.

Ali ve Nehir'in her kavgalarında birbirlerine tekrar dönmeleri ve başka kitaplarda çiftlerin trip atmalarına, ayrı kalmalarına sebep olacak olaylarda verdiği tavırlar ve aşklarını hep söylemeleri çok hoşuma gitti.

Kitaba dair eleştireceğim kısım enişte kısmıydı. O kısım keşke daha detaylandırılsaydı, daha olaylı olsaydı çok daha hoşuma giderdi çünkü ben kitaplarda biraz vukuatı severim :) Enişte bir anda toz oldu ortalıktan falan ama bence o adamda olay çıkaracak potansiyel vardı.

Genel olarak kitabı beğendim, dediğim gibi böyle hafif, yormayacak, entrikasız, kıskançlık krizlerinin yarattığı ayrılıklar olmadan, gereksiz gerilmeler olmadan okunacak bir kitaba ihtiyacım vardı ve bu kitap bana bunu verdi.

Sizlere de tavsiye ederim. Bence bu kitabı deneyin tam bir romantik severleri memnun edecek bir kitaptı.

Bir de kitapta Kenan adı geçti, onun aşkında falan... Sanırım o da Ken'an Diyarı kitabından. Onu da deneyeceğim ve yazarın kitaplarına sanırım el atacağım mutlaka :)

8 puan


Sevdiğim kitaplardan biri oldu, eğlenceli bir erkek karakterden olayları okumak oldukça zevkliydi, gerçi ben her ikisinden de okumayı tercih ederdim ama yine de kitapta bir sıkıntı yaratmadı bu durum, aksine Ali harika bir adamdı ve Nehir'in duygularını da bize çok iyi yansıttı....

Hayatla olan tecrübesi sıfıra yakın olan ve akrabaları tarafından büyütülen bir kadın Nehir, onların yanında sığıntı gibi yaşıyor desek çok da yanlış olmaz, ve bir gün karşısına bütün hayatını kökten değiştirecek bir adam çıkıyor Ali Beylioğlu ....

Ali kendi aile şirketinin veliahtlığını elinin tersiyle iten, hayallerinin peşinden giderek kendi restoranını açan, oldukça yakışıklı, aşırı çapkın, ama ayakları üzerinde sağlam duran ve mutfağında (daha doğrusu elini attığı her işte) harikalar yaratan, ilişkilerinde tutkulu ama mesafeli bir adam, onun da kendi ailesi ile ilgili geçmişten gelen bir takım sıkıntıları var, zaten şimdiki Ali o yaşananların eseri desek yerinde olur ....

İkisinin de aşkla olan imtihanını okumak eğlenceliydi, yalnız doğrusunu söylemek gerekirse Nehir'i pek sevemedim, bazı olaylar karşısında verdiği tepkileri ve bu tepkilerin nedenlerini gerçekten çok saçma buldum, ayrıca kötü kadın karakterler de devreye girince bizim kızın devreleri iyice yanmaya başladı :) .....

Aslında Nehir Ali'den çok kendisine güvenmeyen bir kadın, zaten ilişkide sürekli iki ileri bir geri gitmesi,hem beni hem Ali' yi bayağı bir yordu, her seferinde Ali'den uzaklaşmaya çalışmak istedi ve bunun için gerçekten de aptalca nedenler bulmakta üstüne yoktu :) .....

Bazen bu kadınların kendini kanıtlama isteğini abartılı buluyorum, sanki karşısındaki adam onu kölesi yapmak istiyormuş gibi hareket ediyor, ondan uzaklaşıyor ve bunun için bin türlü bahane buluyorlar....

Velhasıl yazarın kalemini çok beğendim, özellikle Ali'yi çok sevdim, yazara ait iki kitap daha var okunmayı bekleyen, onlardan biri Ken'an Diyarı hatta bu kitapta Kenan'dan bahsedilen bir kaç satır vardı :)




geri ileri