Karanlığın Sol Eli (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Bilim-kurgunun en önemli iki ödülü olan Hugo ve Nebulayı kazanarak kısa zamanda türünün klasikleri arasına giren Karanlığın Sol Eli, dünyamıza çok benzeyen Kış adlı bir gezegende geçer. Bu gezegende yılın en sıcak zamanlarında bile yarı-kutup iklimi yaşanır ve tüm sakinleri çift cinsiyetlidir (androjen). Cinsel kimliğin bir statü ya da güç aracı olarak kullanılmadığı bu gezegende kişiler yılın belli bir döneminde o anki hormonal durumlarına göre erkek ya da kadın olmaktadırlar. Öyle ki, birkaç çocuk doğurmuş bir ana daha sonra başka çocukların babası olabilmektedir. arkadaşlık ve sevgililik arasındaki boşluk anlamsızlaşmış; insan düşüncesini belirleyen düalizm eğilimi azalmış; insanlığın güçlü/zayıf, koruyucu/korunan, hükmeden/hükmedilen, sahip olan/sahip olunan... ve benzeri ikiliklerini oluşturan temeller zayıflamış gibidir. Cehaletin, şimdinin, mevcudiyetin ilerlemeden daha gözde olduğu bir gezegendir Kış. Bir gün Kışa uzaydan bir erkek elçi gelir ve onların da katılmasını istediği bir gezegenler birliğinden söz eder... Elçinin gelişiyle birlikte yerli ile yabancı, erkek ile dişi, benzerlik ile benzemezlik, parça ile bütün arasındaki ilişki ve çelişkiler insanlardaki karşılıklarını bulup yaşamaya başlarlar... Zihni kapasitesini zorlayan hayaller kurmayı sever hâlâ sevenler için...

Bilim-kurgunun en önemli iki ödülü olan Hugo ve Nebulayı kazanarak kısa zamanda türünün klasikleri arasına giren Karanlığın Sol Eli, dünyamıza çok benzeyen Kış adlı bir gezegende geçer. Bu gezegende yılın en sıcak zamanlarında bile yarı-kutup iklimi yaşanır ve tüm sakinleri çift cinsiyetlidir (androjen). Cinsel kimliğin bir statü ya da güç aracı olarak kullanılmadığı bu gezegende kişiler yılın belli bir döneminde o anki hormonal durumlarına göre erkek ya da kadın olmaktadırlar. Öyle ki, birkaç ç... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Ciltsiz , 253 sayfa

2013 tarihinde , Ayrıntı Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
975-539-044-8

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.3 puan (52 kişi)
102 okumuş, 66 okumak istiyor, 0 okuyor

8.6 puan (22 kişi)
58 okumuş, 39 okumak istiyor, 0 okuyor

8.5 puan (56 kişi)
139 okumuş, 62 okumak istiyor, 0 okuyor

7.8 puan (20 kişi)
42 okumuş, 19 okumak istiyor, 0 okuyor

8.2 puan (37 kişi)
81 okumuş, 33 okumak istiyor, 1 okuyor

8.3 puan (134 kişi)
317 okumuş, 64 okumak istiyor, 4 okuyor

8.5 puan (98 kişi)
258 okumuş, 68 okumak istiyor, 0 okuyor

8.3 puan (71 kişi)
208 okumuş, 54 okumak istiyor, 2 okuyor

8.6 puan (47 kişi)
141 okumuş, 57 okumak istiyor, 1 okuyor

8.6 puan (52 kişi)
88 okumuş, 59 okumak istiyor, 0 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

63 kitap, 149 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

isilaral aeluin UçanPenguen mirabella meto260 canozerdogan elfesya NaneBetty
8 kişi
denizuludagg erbain COva grubchen BetülArslantürk emili Aslı Kont ertugrulaziz Lale portakalkedi mugene Palermo anduril Navzuka Sleepingforest idontgiveadamn handgrenade MeSu anilsoyumert coffeeisbliss Xyra teşrinievvel hayalperest bilalante cortexiphan max Özlem Orhann melikemetin freedomvforever Semih D. pandomimm orange_rose Merve Akdoğan etugce_ku yagmurkcr misssimkin demet demir clkttnbgm Kübra
133 kişi
kahlan amnell Kanashii Uchiha daifunka_vc elroy alyans Hypatia bruce parkus Tuğçe Nihal Pelle cgdmtr Weasleyhead sflys sinez823 uuufuuuk Windom Earle gunes.c leuhrall Daytuna Gilderoy Dilan Nar okumaya geldim matilda Zuhalay outofcontrol semsi97 darqfly kanserkedi ironmarvin Dalya Hazar GwythyrWynn imogen ledddd Utarit setenayk sinefilozof Duygu Ergin Robespierre aganta giizemss
82 kişi
Burda insan yok

Değerlendirmeler

değerlendirme
6 kişiden, 6 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İyi bilim kurgunun iyi edebiyat oldu söylenir hep. Bunun en iyi örneklerinden birisi de Le Güin’in “Karanlığın Sol Eli adlı romanı kanımca.

Bir dünya düşünün, her yanı karla, buzla kaplı, her zaman soğuk bir dünya; “Kış” gezegeni. Ortalama sıcaklık çoğunlukla eksi değerlerde. Yaz ve ilkbahar kısacık ve bildiğimiz anlamda mevsimler değil. Her zaman soğuk bir yer burası. Yüksek teknoloji ürünü hiçbir şey yok. Maddi ve teknolojik ilerlemeler o kadar yavaş ki binlerce yıl sürüyor. Uçak, tren, gemi denen şeyden kimsenin haberi yok. Elçinin sorusuna verilen yanıt şudur;

“Hangi aklı başında adam uçmayı düşünebilir ki?”
Hiçbir kanatlı canlının bulunmadığı ve Yomesh’in kutsal meleklerinin bile uçmayıp karda yavaşça düşen kar taneleri gibi süzülüverdikleri bir dünyada makul bir yanıttı bu.s218

Gezegende yönetim biçimleri, yaşam felsefeleri farklı insan toplulukları, ülkeler var. İnsanların tümü yerel tabirle; “somer”, cinsiyetsiz. Ayları 26 gün. Bir aylık sürede, sadece kısa bir dönemde, (4-6 gün) hormonal dengeleri belirli bir cinsiyete evrilip, kadın veya erkek oluyorlar.

Cinsiyetsiz yaşamın toplumsal, siyasal etkileri, toplumu, toplumdaki bireylerin hayata, yaşadığı dünyaya bakışlarını nasıl şekillendirdiği inandırıcı bir örgüyle oluşturulmuş öyküde. İnsanın doğar doğmaz edindiği ilk kimliksel özelliği genelde cinsiyeti oluyor. Doğan bebek ile ilgili ilk sorduğumuz soru bu genelde. Ve yetiştirilme programları öncelikle bu cinsel belirlemelerle yön kazanıyor.

Galaksiler arası birlik, Ekümen’in Kış gezegenine gönderdiği elçi, Ai ilk topluluğa katılma çağrısını yaptığı Karhide’de kuşku, korku ve çekingenlikle karşılanıyor. Gezegendeki siyasal yapılanmalar, dünyadaki bazı siyasal yapılanmalarla örtüşüyor. Karhide’deki siyasal yapı, Kralın, onun altında Başkan’ın olduğu bir sistem. Elçinin Ekümen’e katılım çağrısı sonuçsuz kalınca gizlice oradan ayrılıp, başka bir ülkeye geçiş yapıyor. Commensal, kollektif yaşamın uygulandığı, bir ülkedir. Buradaki siyasal yapının özünde de bürokratik çekişmeler, üstü örtük bir baskı ve sansür yatmaktadır. Başlarda elçiyi coşkuyla karşılarlar. İki ülke arasında politik çekişmeler yaşanmaktadır. Elçinin sunduğu teklifi kendi aralarındaki çekişmelere dayanak yapıp, beklenen Ekümen’e katılım kararını oy birliğiyle alamazlar. Politik kavgalar daha da şiddetlenir. Yönetim değişir. Elçi tutuklanır. Bir çalışma kampına gönderilir. Ölmek üzereyken Estraven adındaki eski Karhide başkanı, (elçi kaçmak zorunda kalırken kral tarafından sürgün edilmiştir) tarafından kurtarılır. Bizim kutup bölgesi koşulları olarak tanımlayabileceğimiz yollardan, 800 millik bir yolu kat ederek, Karhide’ye tekrar giriş yaparlar.

“Dokumacı’yla konuşmak istersiniz herhalde. Şu anda açıklıktadır, tahta kızaklarla gitmediyse tabii. Yoksa Bekarlar’dan biriyle mi konuşmak istersiniz.”

“Bilemiyorum. Son derece cahilim.”

Genç adam güldü ve eğilerek selam verdi. “Onur duydum!” dedi. “Üç yıldır burada yaşıyorum ama hala sözünü etmeye değer bir cehalet edinemedim.” s.59

Elçi Kış gezegeninde sığınacak bir yer ararken “Öndeyiciler” adlı bir topluluğun olduğu, (mistik uygulamalarla gelecekten veya yaşanan zamandan bilinmesi olanaksız soruları yanıtlayabilen) bir yere gelir. Bir inzivaya çekiliş yeridir burası. Bu inziva sonrasında içlerinden bazıları açıklanamayan yetiler kazanır. Bunların en yeteneklileri olan Faxe, bir yönüyle doğu dinlerinin mistik arınmışlarının temsilcisi gibidir.

“Bizler, buraya, İnziva’ya en çok hangi soruların sorulmayacağını öğrenmek için geliriz.”
“Ama sizler cevap verenlersiniz.”
“Hala anlamadınız mı, Genri? Öndeyi sanatını neden geliştirdiğimizi anlamadınız mı?”
“Hayır…”
“Yanlış soruların cevabını bilmenin ne kadar yararsız olduğunu göstermek için.”
………….

“Bilinmeyen” dedi Faxe’nin ormanda çınlayan yumuşak sesi,
“Önceden görülmeyen, kanıtlanmayan, hayat bunlar üzerine kuruludur. Cehalet düşüncenin temelidir. Kanıtsızlık eylemin temelidir. Tanrı’nın olmadığı kanıtlansaydı dinler olmazdı, ne Handdra, ne Yomeshta, ne de ocak-tanrıları, hiçbiri. Ama Tanrı’nın olduğu kanıtlansaydı da gene dinler olmazdı… Söylesenize, Genri, nedir bilinen? Kesin, tahmin edilen, kaçınılmaz olan sizin ve benim geleceğimize dair bildiğimiz tek kesin şey nedir?”
“İkimizin de öleceğimiz.”
“Evet, işte, cevabı olan bir tek soru var, Genri ve o yanıtı da zaten biliyoruz. Hayatı mümkün kılan şey sürekli, dayanılmaz belirsizliktir, yani bir sonra ne olacağını bilememek.” s.69

Roman, gelişen anlatımı boyunca çokça; cinsellik, erkek-kadın olmanın insanı nasıl değiştirdiği üzerinde düşündürüyor. Kış gezegeninde hatırlanan, bilinen hiçbir kitlesel savaşın olmaması, savaşların hiç bitmediği dünyamızın ütopik bir yorumu gibi duruyor. Zaman zaman, dünyayı kadınlar yönetseydi, dünyada savaşlar olmazdı veya daha az olurdu gibi önermelerle karşılaşıyoruz. Ama sanıyorum bunun doğruluğunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Dünyaya cinsiyetimin belirleyici gözüyle bakıyorum. Bu bakışın ötesine nasıl geçebileceğim konusunda hiçbir fikrim yok. Çünkü bu “empati” kavramında başka bir şey olmalı. Romanın içerisinde yer yer bu cinsiyetsiz bakış açısıyla, erkek olan elçinin bakış açısı karşılaştırılıp, aradaki aşılmaz engeller vurgulanıyor.

Sözü fazla uzatmak istemiyorum. “Karanlığın Sol Eli” beni ince, ilerlemesi güç bir konuda düşündürdü, düşündürüyor.

Kitabın adı şu şiirden geliyor;

“Işık karanlığın sol elidir
karanlık da ışığın sağ eli.
ikisi birdir, yaşam ve ölüm, yan yana
yatarlar kemmerdeki sevgililer gibi,
tutuşmuş eller gibi,
sonuçla yol gibi.s.198

Karanlığın Sol Eli.Ursula k. Le Guin. çev.Ümit Altuğ, Ayrıntı.İstanbul.2011

http://sudegirmeni.wordpress.com/2012/03/19/karanligin-sol-eli/

6 yıl, 11 ay önce
4 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

İnsanları biliyorum, şehirleri,
çiftlikleri, tepeleri, nehirleri ve kayalıkları biliyorum, tepelerdeki
bir otlağın bir kenarında güz sonu güneşin nasıl battığını biliyorum;
ama bütün bunları bir sınıra bağlamanın, ona bir ad takıp bu
adı taşımayan yerleri sevmemenin ne anlamı olabilir? Ülkesini sevmek
nedir, başka ülkeleri sevmemek mi?

6 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Kitap kesinlikle çok iyi, o kadar iyi ki kitapla ilgili tek olumsuz yön çok kısa olmasıydı.

5 yıl, 7 ay önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Kitabın gidişi ve işlediği konu çarpıcı ama sonu muğlak ve uzatılması gereken bir kitap gereksizce kısa tutulmuş...

6 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

gb'nin hatrına okudum

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Sonunu 2 cümleyle bağlamasaydı , daha iyi olabilirdi

4 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

En başından son bölümlere gelene kadar oldukça lezzetli bir akışı vardı benim için fakat kitabın sonu sanki kestirip atılmış gibiydi. Buna rağman oldukça güzeldi. Kesinlikle tavsiye ederim

2 yıl, 6 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski