Ateşle Oynayan Kız (Millenium, #2)
İlkinden daha etkileyici ve daha şaşırtıcı... Bu roman okurları esir edecek. -SUNDAY TIMES Eğer hâlâ Ejderha Dövmeli Kızı okumadıysanız, bu övgüyü okumayı bırakın ve bir tane alıp okumaya başlayın...
Baskılar4
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (534)Yazin okunacak en guzel gerilim kitaplarindan biri "Millenium" serileridir bence.. "Ejderha Dovmeli Kizdan" sonra, simdi de "Atesle oynayan Kiz"i bitirdim...Gerilimi ve gizemi yuksek...en guzeli de sonuna kadar bu ozelligini korumasi...Simdi sirada 3. bolumu var: "Ari Kovanina Comak Sokan Kiz"....Meraklilarina tavsiye ederim:)
MÜ-KEM-MEL!!!!!!! yazarının öldüğüne çok üzüldüm. Dahice yazılmış ve şaşırtıcı denecek kadar faka bastıran bir kitap. Kurgu, olay , karakterler çok iyi yerleştieilmiş. Bu kdr yeni karakterin olduğu bir kurguyu planlaması ustalık gerektirir. Umarım aynı lezzeti bırakacak başka kitaplar karşıma çıkar
olaylar olaylar olaylar! İki gün sürmedi bile kitabı bitirmek. Kurgusu yine harika anlatımı akıcı kalemi güçlü bir yazar Larsson tebrikler. Lisbeth Salender hakkında çok şey öğreniyoruz bu kitapta. Seri çıkalı uzun zaman oldu ama ben yinede okumayanlar için sürpriz bozan yazmak istemiyorum o yüzden kısa tutuyorum yorumu. Sonu keşke daha bir kaç sayfa daha uzun olsaydı dedim(kabul kitap zaten 679 sayfa daha ne yazsin adam😂). Serinin üçüncü kitabını da okumak istiyorum ama araya bi kitap alıp Gece Nöbeti'ne başlıyorum 🙋😊.
Seri eserlerde devam kitaplarının ilki kadar iyi olduğu nadir görülür. Ateşle Oynayan Kız bu kategoriye kesinlikle üst sıralardan girer. Hatta kişisel olarak, finali hariç tutmak kaydıyla ilk kitaptan daha oturaklı bulduğumu söyleyebilirim. Belki aksiyonun daha yüksek olması, tahmini daha güç gelişmeler, karakterlerin özellikle de başkarakter olmasına rağmen ilk kitapta bana göre çok geri planda kalan Lisbeth'in hayatına ve duygularına daha çok tanık olmamız sürükleyiciliği arttırmış. Ayrıca bir başka kanayan yara olarak kadın ticaretinin ele alınmış olması da önemli. Betimlemeler yine az ve öz. Uzun uzun anlatmadan da İsveç'i, "İkea"sına kadar hissettirebiliyor. Gelelim finale. Sanırım sonraki kitapta Lisbeth'in aslında bir cyborg olduğunu öğreneceğiz. Ancak böyle bir gelişmenin altyapısı için o kadar uç bir sahne tercih edilebilirdi. Erkek hegemonyası altında yaşamaya çalışan, taciz edilen, şiddet gören, yaşına bakılmaksızın satılan kadınların tokat gibi gerçekliğinden sonra böyle "ancak kitaplarda" olacak bir final hiç olmamış. Eser bir bütünlüğe sahip olduğu için sırf bu bölümün finali yüzünden harcamak istemiyorum. Nihai fikrimi seri tamamlandığında oluşturacağım.
Okuyun okuyun mutlaka okuyun
çok güzel bir romandı. birinci kitapta olaylar önde karakterler arkadaydı,ikinci kitapta ise karakterler önde olaylar arkada ama ne adrenalin düşüyor ne de olayların heyecanı azalıyor. yazar ilk kitabı ikinci ve üçüncü için temel atmak amacıyla yazmış sanki.ikinci kitapla birlikte slander'in kim olduğu tüm çıplaklığıyla ortaya dökülüyor.üçüncü kitapta da dava süreci işlenecek belli ki,şuan da üçe başladım. polisiye seviyorsanız kesinlikle es geçilmemesi gereken bir kitap. yazarın kitapların başarısını görmeden ölmesi ise tam bir talihsizlik. üçüncü kitapla birlikte 2307 sayfalık bir maceraya ulaşıyor kitap ve tek bir paragrafını bile sıkılıp atlamıyorsunuz.polisiye ya da macera severlere kesinlikle tavsiye ederim.
Serinin 2. kitabı 1.sinden çok daha mı güzel, yoksa bana mı öyle geldi? Ben çok, çoooooook beğendim. Bu seriyi okumayan çok şey kaybeder.
aşırı merak verici ,sürükleyici ve heyecanlı, zevkle okudum
Tavsiye üzerine bulaştığım bir üçlemenin ikinci kitabı.Tavsiye edildiği kadar etkileyici,serinin diğer iki kitabını da film tadında okudum.Tavsiyedir ;)
muhteşem bi kitap sevdim
Kesinlikle 3'lü olarak okunması gereken, başka bir benzeri daha olmayan harika kitap.
nefes kesen bir hikaye
serinin ikinci kitabıda gerçek üstü ama kesinlikle 3 de okuyacağım.
üçüncüye başlamak için sabırsızlanıyorum
böyle muhteşem kitaplar yazıp daha yayinlanmadan ölmesi ne yazık :-\
Bu kadar karakter, böylesi bir kurgu, böylesi alışık olmadığımız bir kültür ve dil zemini içinde nasıl bu denli iyi anlatılmış olabilir hala aklım almıyor. Bir noktasında da "aman ya buna filanca yerden esinlenilmiş" diyemiyorsunuz.
İkinci kitabı okuduktan sonra çocuk yaşında yaşadığı felaketlere ve haksızlıklara rağmen Lisbeth'in bu kadar ayakta kalmasına hayran oldum. Lisbeth'in inanılmaz zekası onu ayakta kalmasını sağlamış. O zekasıyla Mikael'i hapse gönderen ve adamın 3 milyar kronunu alıp kaçması da hoşuma gitti. İkinci kitapta Lisbeth'in evini evini döşemesi sırasında kendimi IKEA kataloğu okuyormuş gibi hissettim. Ayrıca, İsveç Polisi ve adaleti bu kadar salak mı diye de merak ettim. Lisbeth'in punkçı hali ile aramaları çok komikti. Saçını uzatır veya peruk takar, piercinglerini çıkarır mı diye hiç aklına gelen olmadı. Mikael ile Erika'nın ilişkisi çok sıra dışı; hem arkadaşlık hem arzu var aralarında ayrıca 20 yıllık ilişkileri var ama ikisi de gidip başka insanlarla evlenmişler. Çok ilginç bir ilişki. Erika'nın Millennium'dan ayrılma kararını kocasına söylemesine rağmen Mikael'e söylememesi de çok ilginç bir detaydı.
Serinin en beğendiğim kitabı; elimden bırakamadım, rüyalarımda bile Salander etkisi vardı.
İlki kadar beğenmedim..
Yazarının ölmesi ne kötü; böyle bir yeteneğin elinden çıkacak yeni kitapları okumak çok güzel olurdu. Bu kayıp edebiyat dünyası için çok erken olmuştur.
Sürükleyici ve heyecan verici sonlara yaklaştıkça nefeslerin tutulduğu bir kitap :) okunması gereken bir yapıt yazarın 3 ncü kitabını da heyecanla okuyacağım yarın ilk işim almak olacak :)
en az 1. kitap kadar iyiydi
seri gayet akıcı devam etmiş fakat kitaba ara vermeden devam etmekten fayda var.













