Kimliksiz - (Kayıp Şehir, #1)
"Seni sevmekten nasıl vazgeçebilirim ki? Ben geçsem bile kalbim vazgeçmez..." Deryal Yiğit, nam-ı diğer Kimliksiz... Kirli geçmişiyle, acımasızlığıyla, kadınlara değer vermeyişiyle bilinen karanlık bir adam... Garip takıntıları ve sadece kendine sakladığı sırlarıyla kendi çöplüğünden yarattığı krallığında hükümdarlığını süren Deryal'in hayatına Burcu bomba gibi düşmüştü. Burcu, Deryal'in yeni takıntısı mı, yoksa hayatının yörüngesini tamamen değiştirebilecek olan tek kadın mıydı? Sırları ve çözemediği sorunlarıyla Deryal'in hayatına girmek zorunda kalan Burcu, omuzlarına binen tonlarca yükün arasında aşkı kaldırabilecek miydi? (Tanıtım Bülteninden)
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
http://dilarabook.blogspot.com.tr/2017/08/kimliksiz-kayp-sehir-1-selvi-atc-kitap.html Kayıp Şehir Serisi'nin ilk kitabı Kimliksiz ile Selvi Atıcı'nın kalemiyle tanışabildim nihayet. Uzun zamandır merak ettiğim bir yazardı, en keyif veren şey ise beklentimi karşılamış olması oldu. İstanbul'da bilinen lakabıyla Kimliksiz, yani Deryal oldukça ünlü bir gece kulübünün sahibi ve yer altı ağında adı geçen biridir. Kulübünde tacizden kurtardığı bir kadını ise unutamaz, hayatından çıkaramaz ve en sonunda onu yaşamına dahil eder büyük bir zevk ile. Kadın karakterimiz Burcu ise başlarda ki bölümleri Deryal'in gözünden okuduğumuz için bana bir hayli gizemli gelmişti. Yazarın ipuçları sayesinde görününden çok daha fazlası olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. Bu daha fazla olan şeyin düğümleri ise kitabı okurken teker teker çözülüyor. Deryal karakterini kitabı okurken çok sevmiştim, aşırılıkları olsa da kendini affettirmeyi başarabilen bir karakterdi ama son yaptığı hatası ile gözümden düştü bir daha da yükselemedi. Burcu karakteri ise başlarda bir yan karakter şeklindeydi, dinamiği bana biraz düşük gelmişti aslında Deryal'in hayatında da öyleydi fakat uzun bir süre geçmeden onu hem kitapta, hemde Deryal'in yaşantısında ana kadın karakter olarak buldum. Başlarda ısınamasam da sonralardan merak ettiğim, sevdiğim ve üzüldüğüm bir karakter oldu. Ayrıca kitapta Deryal'in yakın arkadaşları diyebileceğimiz aynı zamanda çalışanları olan Adem ve Şirin karakterleri de hoş bir ayrıntı olmuş. Özellikle onları daha fazla okumak isterdim. Şirin karakterini ben bayağı sevdim aslında Adem'i de ama şu başlarda sanki ilkokuldaymış gibi hoşlandığı kızın saçını ilgisini çekmek için yolma tavırlarından bir uzak dursaymış. Yazarın kalemi ise yormayan cinsten, oldukça akıcı. Hem güldüğüm hem üzüldüğüm birçok sahne yer alıyor. Yazımını karakterlerin o an, özellikle duygusal birkaç sahnede sanki yanıbaşınızdaymış gibi bir his olmasına sebep olabilecek kadar içten buldum. Ayrıca Türk ya da yabancı yazarlar fark etmez ben epilog bölümlerinin genelde kısa olmasından yakınırım ama burada ki epilog bölümü oldukça tatmin ediciydi. Türü sevenlere tavsiye ederim.
O kadar yorumdan sonra merak edip aldığım bir kitaptı. Beklentimi hiç mi hiç karşılamadı. Gerek anlatım tarzı gerekse konu olarak bir şeyler eksikti
Yazarın kalemini çok sevdim, güzel bir kitaptı, özellikle Deryal ve Adem'in sahnelerine bayıldım :) Geçmişine ait hiç bir şey bilmeyen bir adam Deryal, sokaklarda geçen zor bir hayatı olmuş, tabiri caizse her pisliğe bulaşmış, hatta elini kana bile bulamış, sonrasında şansı dönmüş ve bir gece kulübü sahibi olmuş adı "Kayıp Şehir" kardeşi gibi gördüğü Adem ile birlikte orayı işletmeye başlamışlar ve herkesin dikkatini çekecek kadar da başarılı olmuşlar , bu nedenle ne düşmanı eksik olmuş ne de belinde silahı, bu arada polisin gözü de sürekli üzerlerinde, Deryal'ın bir açığını beklemişler hep...... Burcu, gece kulübüne geldiği bir gece Deryal'ın dikkatini çekiyor ve ilk görüşte bağlanıyor kıza, ama kızın sakladığı çok fazla sır var ve hiç bir şey göründüğü gibi değil Burcu'nun hayatında, kızın amacı Deryal'a yakın olmak onun hayatıyla ilgili her şeyi öğrenmekti özellikle de işiyle ilgili, kısacası ne yapıp edip Deryal'ın merkezinde olmalıydı, bunun için çokta uğraşmasına gerek kalmadı zira Deryal onu kanatları altına almaya dünden hazırdı zaten, ama kız nedense ergenler gibi tavırlar sergilemeyi tercih etti, giyim kuşam tarzı, saçma sapan inatlaşmaları, çocukça kaprisleri derken adama yaklaşacağım diye yaptığı her hareket gözüme battı, Deryal gibi saplantılı bir ağır abinin yanına yakıştıramadığım bir karakter oldu, birde ben oldum olası sırları olan kadınları sevmiyorum, onunda etkisi var tabi :) Gelelim o malum sahneye, Deryal kızı o kadar sevdi, o kadar pamuklara sardı ki, fotoğrafları görünce çıldırdı resmen, adeta başka bir boyuta geçti, yapmasaydı iyiydi ama olan oldu ve kıza üzüldüğüm tek sahne de o oldu ... Finalde Deryal'ın geçmişine ait sırların ortaya çıkmasını sevdim, kim olduğunu, nereye ait olduğunu bilememek onun hayatındaki en büyük eksiklikti, öğrendikleri ile geçmişin sisleri dağılmış oldu .. Yazarın kalemi gerçekten çok iyi,sırada serinin ikinci kitabı Pinokyo'nun Rüyası var Ömer bey ile tanışmanın zamanı geldi :)
@selviatici ile tanışmış olduğum ilk kitap #KİMLİKSİZ . Baştan sona harika bir anlatım, muhteşem bir kurgu ve @nemesiskitap ın kaliteli baskısıyla on üzerinden on verdiğim bir roman. Hani en sevdiğiniz bir tatlı vardır ve uzun zamandır tatmamışsınızdır. İşte o tatlıya kavuşup da tattığınızda damağınızda tarif edilemez bir keyif yaşarsınız ya 😀😊 hah işte bu kitapta o keyfi aldım ben 💓💓👍💟. İşte öyle güzel OKUNASI bir roman. Kesinlikle tavsiye ederim.
Hazır Selvi Atıcı röportajımızı yayınlamaya az kalmışken güzel mi güzel Kayıp şehir serisinin ilk kitabı olan Kimliksiz’e de yorum yapayım dedim. Sevgili yazarımızın Sen kitabı hariç diğer kitaplarını hatim ettim ancak bu aralar yorum yapmaya zaman bulamadım. Bu küçük boşluktan yararlanıp Deryal ve aşkını anlatmak istiyorum. Öncelikle belirteyim kayıp şehir serisinde en sevdiğim kitap oldu Kimliksiz. İlkler cidden her zaman farklı oluyormuş J Kitap ilk sayfadan beni içine aldı. Olaylar, kurgu ve karakterler kesinlikle ilgi çekici. Özellikle Deryal anlatıldığı anda adama vuruldum. Tanımayan kalmadı diye umuyorum. Yok, eğer hala tanışmadıysanız en yakın kitapçıya koşmanızı acilen belirtiyorum. Kocaman yüreği, sahiplenici ve kıskanç halleri yıktı geçti. Burcu ise güçlü bir karakterdi. Yaşadığı onca şeyden sonra gülümseyebilmek işte bu dedirten cinstendi. Kitabı aşama aşama anlatırsam; ilk aşama, sizi heyecanlandırıyor. Olayların ve ilişkilerin hareketliliği yerinizde durmanıza pek yardımcı olmayacak. İkinci aşama, kocaman bir merak içeriyor. Olayları anlamakla, kimin ne sakladığını çözümlemekle geçiyor. Üçüncü aşama sizi şaşırtıyor. Ve açıkçası çok üzüyor. “Ne yaptın be adam!” sözlerimin evde yankılandığını biliyorum. Ve son aşama ise tatmin edici bir şekilde gelişiyor. Ve sizi istediğiniz şeye kavuşturuyor. Konuya başta değinmem gerekirken yine hızımı alamayıp önce düşüncelerimden bahsetmişim. Mazur görün. Deryal, Nam-ı diğer Kayıp Şehir (gece kulübü)’in sahibi. Tırnaklarıyla kazıya kazıya buraya kadar gelmiş bir adam. Tabi ki tek başına değil Adem’i unutmamak gerek. Ve bir gece karşısına Burcu çıkıyor. Asi ve yaramaz. Deryal ona kızdıkça daha da bağlanıyor. Ve bir bakmışız deliler gibi âşık olmuşlar. Ama sırlar var. Hem de büyük sırlar. Çoğu da Burcu’nun sakladıkları… Peki, ne olacak? İşte alın okuyun diyorum. Adem ve Şirin’e nasıl değinmedim ben? Onlar yan karakterlerden de fazlası oldular benim gözümde. Onların aşkı daha hızlı ve sertti. Ama acayip güzel ve samimiydiler. Bu ikilinin konuşmaları sizi hem özendiriyor hem de gülme krizine sokuyor. Bakınız; "Sen ne işe yarayacaksın peki?" diye sordu dişlerinin arasından. "Seni çalıştırıyorum ya. Yetmez mi?""Sen...""Evet." Adem dev gibi boyuyla genç kızın üzerine eğildi. "Ben?" diye sordu. "Sen çok..." Genç kızın yanakları sinirle kızarmıştı. "Çok yakışıklıyım, değil mi? Biliyorum canım, nutkun tutuldu. Ben anladım, sen üzülme." :) Hep övmekte olmaz. Gerçekten içime dert olan bir şeyi eleştireceğim. Umarım spoiler vermeden yaparım bunu J Bir olay var. Ve öyle kıskançlık adı altında yansıtılacak bir olay değildi. Çok daha ağır ve kötü bir şeydi. Ama bunun hafifletilmiş olarak sunulması olayın yakıcılığını, ağırlığını görmememize neden oluyor. Hâlbuki tam tersi olması gereken bir şeydi. Ve Deryal gibi bir karaktere hiç oturmayan, yakışmayan bir durumdu. Tamam, hiç kimseye yakışan bir şey değildir ama hani bazı karakterler vardı “bunu da yapar” dersiniz işte Deryal bu gruptan olmayanlardandı. Artık kitaplar bile kimseye güvenmeyin diyor sanki. Bu olay olmasa tam puanlık bir kitaptı benim neznimde. Yine de bu seriye başlayın diyorum. "Hayatta üç önceliğim var," dedi. "Üçüncüsü; arabalarım, İkincisi; Adem..." ardından duraksayıp genç kızın gözlerine baktı. Burcu fısıltıyla, "Birincisi?" diye sordu. Ama Deryal, bu sorunun içinde Burcu'nın kendi beyninde oluşturduğu cevabı görmüştü. Onun yanılacağını tahmin etmişti. "Onun gözlerinin içine bakıyorum." http://satellitebook.blogspot.com.tr/2016/04/yorum-selvi-atc-kimliksiz-kayp-sehir-1.html
Sonunda bende Deryal ile tanıştım. -tanıştığım gibi de haremime alıyorum kendisini- Neyse efenim yoruma geçmek gerekirse; eğlenceli ve heyecanlı. Deryal'ın eskiden psikopatik takıntılı olduğu şeylere bittim. Gerçi kitap bitince de bende bittim. Neden yaa dedim. Neden devam etmedi. Konusunu sevdim, her şeyini sevdim. Önereceğim kitaplar arasındadır. Alın okuyun pişman olmazsınız!
Aslında yazarın 'Sen' kitabıyla karşılaştırdığım için bu kadar düşük puan verdim sanırım. Kimliksiz'deki kurgu daha iyi olmasına rağmen hem Deryal hem de Burcu'ya ısınamadım. Eee kitabın ana karakterleriyle ilgili sorun yaşayınca kitaba da yansıdı bu tabii. Kesinlikle diğer kitabı kadar güzel değildi. Eksik olan bir şeyler vardı.
Kitabı sevdim mi kurguyu ilerleyişini falan çok sevdim.Ama ben bu kadar baskıcı birisiyle olamayacağım için bir puan kırdım.Diğer puan da malum olay yüzünden.Affedilecek bir yanı yoktu olay stockholma dönmüş biraz.Ama onun harici Deryal ismini çok sevdim.Adem karakterine ise bayıldım:))Şirinle şirin atışmaları. Güzel kitap okunabilir en azından Türk yazarlara önyargınızı kırabilir.
“Nesin sen? Ahlak zabıtası mı?”(BURCU) “Aslında Superman, ama giysilerimi giyecek ve pelerinimi takacak zamanım yoktu.” —( DERYAL ) Ben Kimliksiz'i çok beğendim.Konu güzel,kurgu güzel, karakterler sağlam.Okurken hiç sıkılmıyorsunuz,okuduklarınızı gözünüzde canlandırıp duyguları hissedebiliyorsunuz. Malesef bunu her yazar okuyucusuna geçiremiyor.İşte bu yüzden yazarı tebrik ediyorum.Bence okunmaya değer kitaplardan.Gerçi Deryal'in yaptı şeye çok kızdım ama bu kitabın kalitesini düşürmüyor.Kesinlikle tavsiye ediyorum.Okuduğunuza pişman olmayacaksınız ;)
son dönemde okuduğum en iyi Türk romanlarından
ben bu kitabı sevdim,duyguları aktarabilmiş..hissedebiliyorsunuz ve hakikaten o deryal zıbıdısına kızıyorsunuz:) özentilik yok sevdim okuyun keyifli bir kitaptı...










