Dilara Korkmaz
Okur profili

Dilara Korkmaz

İstanbul

bookstagram : https://www.instagram.com/dilarabook/

Puanları ve değerlendirmeleri

Tümünü gör
Bir Sır Saklı İçimde

Bir Sır Saklı İçimde

Bir Sır Saklı İçimde

9/10

http://dilarabook.blogspot.com/2018/07/bir-sr-sakl-icimde-julie-berry-kitap.html Kitap türünün diğer örneklerine nazaran oldukça farklı. Historical romance diyebilirim sanırım. Gizem de araya serpiştirilmişti. Anladığım kadarıyla roman Amerika kıtasındaki kolonilerden birinde geçiyor. Tarih net değil. İnsanların zor iklim şartlarında hayatını sürdürmeye çalıştığı ve küçük köyler halinde yaşadıkları bir yer. Tabi kitapta sadece Roswell Üssü'nü görüyoruz. Judith, iki yıl önce kaçırıldıktan sonra evine döndüğünde herkes ona onu kaçıran kişinin dilini kesmesi yüzünden sırt çevirir. Sanki bir suçluymuş gibi, kendi annesi dahil herkes onu görmezden gelir, cadı muamelesi yapar. On sekiz yaşında bir genç kız olarak, onu en çok da sevdiği erkeğin kendisini fark etmemesi, üstelik başka biriyle evlenecek olması üzer. Lucas'a dair hislerini tarif ediş şekli gerçekten çok güzeldi. Tabi Lucas'ı sevdiğimi pek söyleyemeyeceğim. Judith'in onu nasıl sevdiğini iliklerime kadar hissederken aynı şeyi onda pek görmedim. O da onu görmezden gelmeyi seçen biri oldu. Kasaba için önemli bir dönüm noktasında parmağı olmasaydı Judith'in hayatı muhtemelen ölene kadar görmezden gelinerek geçecekti. Bağnaz toplumlarda, özellikle tarihin gerideki dönemlerinde kadınlar cadı görülerek kolayca yakılıyordu. Vücutlarında olan bir ben bile buna sebep olabilirdi. Böyle bir toplumu Judith'in gözünden okumak sinirlerimi oldukça gerdi. Daha kötü şeylerde başına gelebilirdi kızın. Yazar yine insaflı bir olay örgüsü ele almış. Tekrar konuşmaya çalışmak için verdiği mücadele, okumayı ve yazmayı öğrenmek istemesi, sürekli kötü davranışlara mazur bırakılması ve kendi evinde köle olması bile onu yıldırmadı. Alın size gerçekten örnek alınmayı hak edecek bir karakter. Tabi gizemli noktası ne diyeceksiniz işin. Kaçırılmasının ardındakiler ki yıllar önce en yakın arkadaşıyla kaybolduğunda kasabaya bir tek o sağ dönebildi. Onu kim kaçırdı, arkadaşını kim öldürdü, hepsinin sebebi aynı kişi mi yoksa olaylara dahil olan başka biri mi vardı? Düz bir olay örgüsü ile ilerlememiş yazar. Bazen Judith'in düşüncelerine, bazen geçmişten bir sahneye, bazen de asıl zamana geri dönmeyi tercih etmiş. Başlarda okuması bir değişik geldi ama alışınca keyifli oldu.

14.07.2018

Gazap Ve Şafak (The Wrath and the Dawn #1)

Gazap Ve Şafak (The Wrath and the Dawn #1)

Gazap Ve Şafak (The Wrath and the Dawn #1)

8/10

http://dilarabook.blogspot.com/2018/07/gazap-ve-safak-wrath-and-dawn-1-renee.html Siz siz olun ikinci kitap olmadan ilkini okumak gibi bir deli cesaretine kapılmayın. Ben başımı alıp nerelere gidem ne yapam hal çaresi yok mudur bu merakı dindirmenin bir yolu?... Binbir gece masallarını bilmeyen yoktur sanırım. Yıllardır kitaplara, filmlere konu olmuş olan, eşlerini öldüren zalim kral Halid ve onu kendine anlattığı hikayeleriyle aşık eden Şehrazat. Kitap bu konuyu genç kurgu ile ele alıyor. En yakın arkadaşının kral tarafından seçilip öldürülmesinden sonra bizzat onun eşi olmaya gönüllü olup saraya giren Şehrazat, Halid'i tanıdıkça işin bir de görünmeyen yüzünü fark etmeye başlıyor. Öncelikli olarak kitap çok güzeldi ama bir iki şikayetim de yok değil. İlk olarak bu konu Binbir gece masalları olmadan olmaz bence. Yazar zaten bir iki hikayeye yer vermiş, çok da güzel anlatmış. Ama yine de biraz daha ağırlık verebilirdi onlara. Elbette oturup hikayeleri yazmasını beklemiyordum ama en azından aşklarının geliştiği kısımlarda masallara biraz daha önem verilebilirdi. Bir de Şehrazat on altı, Halid on sekiz yaşında olarak kaleme alınmış. Bu tarz bir konuda yaşların daha büyük olmasını tercih ediyorum. Masal demişken, arka planda kendini ufak dokunuşlarla belli eden sihir, diğer kitapta daha ön planda olacak gibi geliyor, işe katılan fantastik boyutu sevdim. Halid'in zalim görünüşü altında yatan gerçek kişilik ile Şehrazat'ın ona olan karşılığı çok naifti. İkisinin beraber olduğu sahneleri okurken çok zevk aldım. Şehrazat'ın mantığı onu sevmemdeki en büyük neden. Halid'i de Halid olduğu için seviyorum, anlatmıyorum yaşıyorum kendisini. Şehrazat ondan nefretle bahsederken bile adamın adını okumak bir hoş oluyordu. Halid'in kuzeni Celal, Şehrazat'ın hizmetlisi Despina, ikinci kitapta düzgün bir konuşma sahnesi olup olmadığını merak ettiğim sessiz fedai Rajput ise varlıklarıyla kitabı güzelleştiren yan karakterlerdi. Hatta Tarık'ı bile sevdim diyebilirim. Olan da ona olacak gibi gösteriyor gidişat. Bazen kitapta bahsedilen yabancı terimleri bilmediğimden zorlansam da bunun dışında akıcılığı bozan bir etkenle karşılaşmadım. Yayınevi kısa bir sözlüğe yer vermiş son kısımda, ilk başa koysalardı daha iyi olurdu.

14.07.2018

İtibarlar

İtibarlar

İtibarlar

7/10

http://dilarabook.blogspot.com/2018/07/itibarlar-juan-gabriel-vasquez-kitap.html Güney Amerika edebiyatında evrensel olan ve tanıdık gelen birçok iz olduğunu düşünüyorum. Bu kitabı okurken de yazarın dile getirdiği kitlesel düşünce tarzı, siyaset ve politika hakkında bazen öyle cümleler kurulmuştu ki adeta ülkemizden bir parça okuyor gibi hissettim. Belki başka bir ülkede de kitabı okuyup benim gibi hisseden biri vardır. Javier Mallarino, ülkesinde büyük zorluklar ile tırmandığı kariyer basamaklarından sonra, saygın bir karikatürist olarak adlandırılarak ödül alır. Bu ödül töreni sonrasında karşısına çıkan bir kadın, ona kendini sorgulatacak ve içsel bir hesaplaşma yaşamasına sebep olacaktır. Başkalarını oldukça iyi gözlemleyen, bir karikatürü ile onları mahvedebilen ya da yükselten biri olarak Mallarino'nun amacı gerçekleri ortaya çıkarmak olsa da, yeterince kanıtı olmadan, kendi düşüncelerine dayanarak yaptığı bir karikatür sonrası yok ettiği bir itibarla yıllar sonra tekrar hesaplaşır. "Ne olup bittiği değil, ne olup bittiğini kimin anlattığı önemlidir." Hayatındaki değişim süreçleri, verdiği kararlar, davranışları ile Mallarino bende biraz kendini tanımayan bir adam izlemi uyandırdı. Hatta kibirli biri de olduğunu düşünüyorum, gücü elde etmiş olarak güçlü olanları eleştirirken kendinde oluşmaya başlayan kusurları göz ardı etti ve buna göre hareket etti. Yazarın akıcı bir dili var aslında. Mallarino, sevmediğim bir karakter olsa da netice de olaylar onun gözünden aktarılıyor ve aslında amacının özünde ne olduğunu bildiğim için hikayenin sonunda ne olacak duygusu da oluştu. Akıcılığı bazen fazla dolambaçlı gelen cümleler ile okurken zorlasa da yine de o buhranın beni de yorması en doğrusu belki.

14.07.2018

İntikam Ateşi (The Rules of Scoundrels, #1)

İntikam Ateşi (The Rules of Scoundrels, #1)

İntikam Ateşi (The Rules of Scoundrels, #1)

9/10

http://dilarabook.blogspot.com/2018/07/intikam-atesi-rules-of-scoundrels-1.html Maclean'ın sanırım ilk çıkan kitabı İntikam Ateşi ama seri sever gruptaysanız bu seriyi yazarın Love by Numbers üçlemesinden sonra okumanızda fayda var ki spoiler olmasın ilerideki kitaplardan biri için en iyisi okumak diyebilirim ki zaten o da çok güzel bir seri pişman olmazsınız. Michael, gençliğinde oynadığı bir kumarda bütün mal varlığını babasının yakın dostlarından birine kaybeder. Daha sonrasında yaşadığı topraklardan ayrılır. Tabi çocukluk arkadaşı Penelope'den de. Yıllar sonra Penelope'nin babası evde kalmış kızının çeyizine kumarda kazandığı Falconville'i dahil eder. Michael için en önemli olan şeyi yani. Tabi sonrasında olacakları tahmin edersiniz. Erkek karakteri gerçekten kitabın birçok kısmında boğazlamak istedim. İlk başta olan o hödük davranışları, sonrasında Penelope'yi kendinden uzak tutmak istediği için söylediği ve yaptığı incitici şeyler derken. Sonradan değerini anladı tabi kızın, bu sefer de Penelope fazla dirençli davranamadı ama. Keşke şöyle bir yüz sayfa süründürseydin onu be güzelim. Michael'in eski hatalarından ders alarak güçlenmesinde en büyük paya sahip olan Melek kulübü ve onun diğer kurucuları ise okurken insanı bayağı heyecanlandıran karakterler. Neyse ki seri bizde çıktı da bulduğum zaman okuyacağım. Maalesef bu seri de baskısı bitince yenilenmeyenler kervanından. Kitabın en güzel yanı da bölüm başlarında okuduğum Penelope ve Michael arasındaki mektuplaşmalar oldu. O satırlarda Penelope'nin aşkını daha çok hissettim desem yalan olmaz. Bence o da farkında değildi o zamanlar ama seviyordu Michael'i, sadece birbirlerinden çok erken ayrıldıkları için farkına varamamıştı. Yazarın kalemini çok seviyorum, duyguları okuyucuya aktarmayı beceriyor. Penelope'nin Michael'ı bir kahraman olarak görmesi, belki de pes etmemesi ile onun kabuğundan yavaşça sıyrılması başlayınca ikisinin de kaldığı ikilemleri okumak çok zevkliydi. Direk bir kabullenme olmadı, tabi beni bilirsiniz karakterler bir hata yaptılar mı binlerce sayfa sürünmezlerse beğenmiyorum... Kısacası bulması bayağı bir vaktinizi alacak olsa da okuduğunuzda verdiği zevk o çabaya değer diye düşünüyorum.

09.07.2018

Son Namsara (Iskari #1)

Son Namsara (Iskari #1)

Son Namsara (Iskari #1)

7/10

http://dilarabook.blogspot.com/2018/07/son-namsara-iskari-1-kristen-ciccarelli.html Ejderhalı kitaplar, diziler ve filmler deyince bende akan sular duruyor. Yazarın yarattığı fantastik dünya gerek mitolojisi, gerek sert çizgileriyle gayet ilgi çekici. Kitap boyu ana hikayenin yanı sıra Son Namsara'nın dünyasına ait kutsal hikayelere de yer vermiş yazar. Her biri ayrı güzeldi. Tabi bu öyküler öyle sadece güzel olma özelliğine sahip değiller. Anlatıcılar tarafından dile getirildiklerinde ejderhaları kendilerine çekiyor ve onların daha da güçlenmelerine sebep oluyor. Alev püskürtmelerini sağlamakta buna dahil. Ana karakterimiz Asha, Firgaard ejderha kralının kızı olarak şehrin Iskari'sidir. Yani bir ejderha avcısı. Şehrini neredeyse yok eden ejderha Kozu'nun saldırısından sonra halkın gözünde iyi bir imaj sağlamak adına şehrin komutanı ile nişanlandırılır. Çünkü Kozu'yu oraya çeken Asha'nın ta kendisidir. Hiç istemediği bu nişanlılıktan kurtulmak içinse babası ona Kozu'yu öldürmeyi teklif ettiğinde kendini antik varlıkların, gizemlerin, sırların ve fedakarlıkların ortasında bulur. Kitapta her şeyin gidişatını değiştirecek sırlar bulunuyordu. Yazar öylesine bir olay örgüsü yazmış ki bunları karakterle beraber sizde keşfederken şoka giriyorsunuz. Çoğu yerde yuh artık demişimdir, beklemediğim kişilerden beklemediğim hamleler yapıldı. Asha gerçekten hayran olunası bir karakter. Kozu onu yaktıktan ve ölümün eşiğinden dönmesine neden olduktan sonra bir amaç ediniyor ve ondan asla taviz vermiyor. Vücudunun yarısının yanması nedeniyle oluşan görüntüsünden herkes tiksinir ve korkarken o onları onur nişanı gibi taşıyarak ne kadar güçlü olduğunu gösterdi bence. Ana erkek karakter biraz sönüktü ama olaylar o kadar değişik ve hızlı ilerledi ki o sönüklüğün olması iyi olmuş, normalde ben alfa erkekleri okumaya bayılırım ama bu evrende bir alfamız var zaten o da Asha. Umarım devamı en kısa sürede gelir çünkü yazar Asha ile beraber çok merak ettiğim iki karaktere ağırlık vermiş. Sonu da sizi çıldırtacak cinsten değil tabi ikinci kitabı merak edeceksiniz ama yazar gereksiz uzatmaları kullanmamış. Bu kitabı daha çok sevmeme neden oldu.

09.07.2018

En çok ilgilendiği etiketler

Tümü

Son aktiviteler

D
Dilara Korkmazkitap fotoğrafını değiştirdi
25.12.2019
Erken Rüya Zamanlar
Erken Rüya Zamanlar

Yazar: fatma erdek

Yarım kalan aşklar, tamamlanmamış cümleler gibidir. Bir hıçkırığa düğümlenmiş itiraflar, bastırılmak zorunda kalınan hevesler, gönderilmemiş, hatta kaleme dahi alınmamış, yürekten yüreğe yazılan mektuplar, saklanmış duygular, beklenmedik bir veda, zor anlar, zor yıllar… Ayrılık… Oysa, söylenecek ve yaşanacak ne çok şey vardı daha. Aradan geçen yıllar, onların aşklarını güçlendirmekten başka b…

D
Dilara Korkmazkitap fotoğrafını değiştirdi
25.12.2019
Sen Yokken
Sen Yokken

Yazar: güneş demirel

Kardeş gibi büyüyen, hayatlarını çocukluklarından beri ayrılmaksızın geçiren Çiçek ve İpek de içlerinde binlerce hüznü barındırıyorlardı. Her daim birbirlerinin sırdaşı, dert ortağı, en büyük dayanağı olan bu iki genç kadın öylesine güçlü bir dostluğa sahiplerdi ki ölümün koyduğu engelleri bile aşacaklardı. Türk Edebiyatı'nın genç yeteneklerinden Güneş Demirel'in ikinci eseri SEN YOKK…

D
15.07.2018
Sonsuza Dek (The Selection, #3)
Sonsuza Dek (The Selection, #3)

Yazar: kiera cass

Seçim, Americanın hayatını tamamıyla değiştirmişti. Illéanın prensesi olmak için yarışmaya katıldığından beri, ilk aşkı Aspene hissettikleri ve Prens Maxona karşı gün geçtikçe artan ilgisi arasında kalmıştı. Şimdi America için gerçekten de karar verme zamanı. Savunduğu doğrular için mücadele zamanı. İstediği gelecek için savaşma zamanı. Sonsuza dek seveceği erkeği seçme zamanı. Yayınl…

D
Dilara Korkmaz3 kitap puanladı
15.07.2018
Saraydan Hikayeler - Kraliçe ve Gözde
Saraydan Hikayeler - Kraliçe ve Gözde

Yazar: kiera cass

Kalbinin sesini dinle… Saraydan Hikâyeler – Prens ve Muhafız’dan sonra Kraliçe ve Gözde’yle New York Times Çoksatan Kitaplar Listesi’nde 1 numara olan Beni Seç serisinin dünyasına dönmeye hazır mısınız? America Singer’ın Seçim yarısı baslamadan önce saraya Prens Clarkson’ın gönlünü kazanmak için Amberly isimli bir kız gelmisti. Prens Maxon’ın annesi Amberly’nin Kraliçe seçilmeden önce basın…

D
Dilara Korkmaz3 kitap inceledi
14.07.2018
Bir Sır Saklı İçimde
Bir Sır Saklı İçimde

Yazar: julie berry

Kimse ismimle çağırmaz beni. Küçük çocuklar bilmezler. Her gün güneş doğarken hatırlatırım kendime, bir gün ben de unutursam diye. Judith, benim adım Judith. Judith dört yıl önce en yakın arkadaşı ile birlikte kaybolmuştu. İki sene sonra geri döndüğünde, konuşamıyordu. Judith artık lanetli. Ne komşularına, ne ailesine, ne de aşkına derdini anlatabiliyor. Herkes onu yok sayıyor. Ama canı…

Kitaplığından

Tümünü gör
Henüz içerik yok.

Testleri ve çözdükleri

Tümünü gör