Köle
Kudretli bir prensin bir köleye duyduğu tutku… Bir kölenin efendisine olan aşkı… Aslında Prens Edward’ın aklını kurcalayan sorunun yanıtı gayet basitti. İkisi de sadece bedenlerinde özgürdüler. Edward ne prensti, Jaymie ne bir köle. Dudakları, gözleri, elleri özgürce konuşuyordu. Birbirlerine haykıramadıkları, söylemek isteyip susmak zorunda kaldıkları cümlelerdi sevişmeleri. ... Veliaht prens Edward yatağını nice kadınlar süslerken tutkuyu kölesinin gözlerinde bulduğunda âşık olabileceğini hiç düşünmemişti. Her istediğini elde etmiş bencil Prens, Köle Jaymie’nin aşkıyla baş edebilecek mi? Aşkı için savaşırken onu sırtından kimler vuracak? Kaybedişi, intikamı ve pişmanlığı bulacağınız romanda iliklerinize kadar sevgiyi yaşarken, roman aşkın her halini size sunacak. Sizi şehvetin, masumiyetin ve acının derinliklerine çekecek… Gözyaşlarınız akarken tutku teninizi ısıtacak…
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
https://expectokitabum.blogspot.com.tr/2017/05/kole-isl-parlakyldz.html?m=1#more Kitap hakkında bir şeyler yazmak istiyorum ama tekrar sinirlenmek istemiyorum o yüzden merak edenler linkten okuyabilirler. Puan verirken adil olmaya çalıştım ama fazla iyimser olmuş olma ihtimalim yüksek.
Duygudan sonra okudugum için bana çok fazla kelime kalabalığı ,duygu karmaşası gibi geldi .zaten bebek olayı kitaba girdi hikaye kendi kendini tuketti gibi geldi bana :/
Kitaba ilk başladığımda zaman olayına hakim olmakta biraz zorlandım. Yani olay tarihi bir roman gibi ilerlerken birden karşımıza telefon, televizyon gibi şeyler çıkıyor. Alışık olmadığımız bir şey olduğu için biraz "Neredeyim ben?" karmaşası yaşadım. Ama yazarımız zamanı ve neden böyle bir şey olduğunu kitabın başında çok güzel anlatmış. Ayrıca Köle ciddi ciddi kalın bir kitaptı -734 sayfa-. Bence kitabın bu kadar kalın olmasına gerek yoktu tabi yazarımız düşünmüş, emek vermiş, yazmış güzel de yapmış ama bazı yerlerde olaylar çok fazla tekrar ediyordu. Onlar daha aza indirilebilirdi bence. Bu arada kitap kapağı çok güzel ve anlamlı. Bir de kitap bölümlere ayrılmamış o yüzden benim gibi "Şu bölüm bitsin bırakıcam." diyen okurlar kitabı nerede okumayı bırakacağını şaşırabilir. Şahsen ben bırakacak yer bulmak için 100 sayfa falan okuduğumu hatırlıyorum. Onun dışında Edward'a gıcığım. Tamam eyvallah güzel seviyor ama cık olmadı. Seven adam o kadar işkence eder mi be kardeşim? Bu kadar bencil olunmaz yahu! Kısacası kitap fena değildi, boş zamanınızı değerlendirmek için okuyabilirsiniz.
Biraz distopik bir aşk romanıydı. her ne kadar asıl erkek karaktere sinirlensem de asıl kıza vay arkadaş ne de aşık olurmuşsun beh demiştim:)
Okuduklarım içinde ilk 10'a rahatlıkla girebilecek, etkileyici bir kitap. Konusu, karakterleri ve akıcı anlatımıyla her kütüphanenin baş köşesinde olmalı. Fark etmeden kendinizi gülümsüyor bulurken bir anda Edward'a sinirlenebiliyorsunuz. Ardından okurken, Edward'ın sizi etkileyen kelimeleri ile siniriniz uçup gidiyor. Kesinlikle okuduğum her saniyeye değdi! Fazla bekletmeden okuyun!
TEK KELİMEYLE MÜKEMMEL! Yazar kitaptaki bütün duyguyu okuyucusuna fazlasıyla hissettirebilmiş .KÖLE'yi okurken aşkı,tutkuyu,nefreti, şiddeti Jaime ve Edward'la yaşıyorsunuz.Bence diğerlerine açık ara fark atan okunması gereken bir aşk romanı..
734 sayfalık kitabı elime aldığınızda gözünüz korkacak diye lütfen hiç düşünmeyin bile. Bir kere yazarı Işıl Parlakyıldız . Yani onun kitapları su misali akar aktıkça da alır götürür sizi kelimelerinin anlattığı yerlere. Duygu ve Alim'den sonra bu kitabı da kesinlikle yanıltmadı beni. Yine muhteşem ötesi tutkulu bir aşkı kendine has uslübu ile anlatan yazarımız harika bir roman yazmış. Buyurun zevkle okuyun..
Kitaptan sonra monarşinin kalkmasının ne kadar iyi olduğunu bir kere daha anladım...Yazarın kalemini seviyorum kurgusu değişik modern çağın masalı olmuş gerçekten...oldukça sürükleyici bir kitap..Edward paşaya sinirlensekte arada jamie kızımıza da yuh yani artık konuş bir tepki ver ağzını burnunu kır şu edward'ın diyorsunuz ama tabi kız da haklı bu şekilde yetişmiş..jamie'nin intikamını seneler sonra alması da ayrıca güzeldi kölelik öyle olmaz böyle olur al sana edward..mutlu sonları sevenlere tavsiye ediyorum...
türk bir yazarın yabancı karakterlerle kitap yazması acıkcası iyi kalitede olmuyor. yazarın duyguları aksettirmesi iyi ama konu yavan sadece Fransa kralının! kölesine aşık olması ve onu eşi yapmaya alışması gereksiz bir aşk masalı. bencec bunu utopik olarak türk karakterlerle yapsaymış belki daha farklı olurdu.
Yer yer agladigim yer yer karakterlere sinirlendigim bi kitap oldu :) kimi anlatimlari gereksiz ve abartili bulsamda tavsiye edebilecegim kitaplar arasinda :)











