Otomatik Portakal (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum...

Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. Uqueer as as clockwork orange. Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına gelir. Bu çok sevdiğim lafı, yıllarca bir kitap başlığında kullanmayı düşünmüşümdür. Bir de tabii Malezya'da canlı anlamına gelen orang sözcüğü var. Kitabı yazmaya başladığımda, rengi ve hoş bir kokusu olan bir meyvenin kullanıldığı bu deyişin, tam da benim anlatmak istediğim duruma, Pavlov kanunlarının uygulanmasına dayalı bir hikâyeye çok iyi oturduğunu düşündüm.
Anthony Burgess

Karabasan gibi bir gelecek atmosferi... Geceleyin sokaklara dehşet saçan, yaşamları şiddet üzerine kurulu gençler... Sosyal kehanet? Kara mizah? Özgür iradenin irdelenişi?.. Otomatik Portakal bunların hepsidir. Aynı zamanda hayranlık verici bir dilsel deneydir, çünkü Burgess anti-kahramanı için yeni bir dil yaratır: Yakın geleceğin argosu nadsatV... ve Stanley Kubrick'in muhteşem film uyarlaması, yirminci yüzyılın kült eserlerinden biri olan bu romanın şöhretini pekiştirmiştir.

Anthony Burgess (1917-1993) İngiliz romancı, besteci, eleştirmen. 1959 yılında Burgess'a ameliyat edilemez bir beyin tümörü tanısı ve bir yıldan az ömür biçildi. İlk karısı Lynnei'n geçimini sağlamaya kararlı olan Burgess öfkeyle masaya oturup 12 ay içinde beş buçuk roman yazdıktan sonra teşhisin yanlış olduğu anlaşıldı. Bu arada artık tanınan bir yazar olmuştu. 50'den fazla roman ve kitap yazdı.

Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum...

Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. Uqueer as as clockwork orange. Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına gelir. Bu çok sevdiğim lafı, yıllarca bir kitap başlığında kullanmayı düşünmüşümdür. Bir de tabii Male... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Ciltsiz , 172 sayfa

Şubat 2005 tarihinde , Türkiye İş Bankası tarafından yayınlandı


ISBN
9944885706
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.0 puan (560 kişi)
1394 okumuş, 491 okumak istiyor, 15 okuyor

8.3 puan (705 kişi)
1608 okumuş, 838 okumak istiyor, 24 okuyor

8.2 puan (312 kişi)
779 okumuş, 837 okumak istiyor, 15 okuyor

8.3 puan (1112 kişi)
2754 okumuş, 930 okumak istiyor, 31 okuyor

8.9 puan (299 kişi)
632 okumuş, 601 okumak istiyor, 25 okuyor

8.6 puan (435 kişi)
970 okumuş, 548 okumak istiyor, 11 okuyor

8.2 puan (622 kişi)
1314 okumuş, 767 okumak istiyor, 42 okuyor

8.4 puan (459 kişi)
1047 okumuş, 707 okumak istiyor, 36 okuyor

8.3 puan (430 kişi)
837 okumuş, 519 okumak istiyor, 20 okuyor

7.6 puan (929 kişi)
2023 okumuş, 785 okumak istiyor, 33 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

140 kitap, 595 oy
39 kitap, 129 oy
23 kitap, 58 oy
63 kitap, 149 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

Jesterhead Hye Su Çiğdem Gürler angelsbooks dilaradonmeez srtdemirci kavunicinevodka ışılbacak Ezgot aynur aslanova Evren Düzgün Ssemaa Huysuz TugceE essra69 Dilaaraa Doka
17 kişi
İncilerinilsen vovathecat shine13 martineden88 kitapyiyici Senaa2405 Elifce06 SteinBeckenbauer dal_elif Pilavüstü Guru questiontarantino matebru selselin breeze Buzullar-Eriyor Bayan Günlük murit tranican muratcanhakan Howard Roark Nar sturkyilmaz KÜBRA. Tubas __giz__ algernonacicekler marlaa GeCe_KuSu didem demirayak Sebonem ErDil Buğra yün kafa KARTALONA 748533 demet demir gül ekmen tbpkgr Aristokrat :)
976 kişi
FeyzaSahra damon87 ayse.bykl bender the-love-marshmallow MeridiemLaudem eburdem gnsonne ngt_psy denizb yeleken svgfyvz rainxyagmur dancemylifeaway dozuarap kilimci vlad jokersin Dilan Nar mahsunonur notalarucabilmeli sevvalsinem Zedka Darkshadow prometheus btldmrkl ZeynepAlbayrak mervesurek Dodo ufukdonmez dundjay tiyu Trillian Charlotthy gaiptekises merve@ havva kana renkli seda
649 kişi
edgarallanpoetic
1 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
12 kişiden, 11 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Çok çok yükseltilmiş olan beklentim nedeniyle hayal kırıklığına uğradım sanırım. O sorumsuzluk ve aldırışsızlık, hatta o ceza, verilen ikinci şansta(!) yaşadığı çaresizlik çok güzel işlenmişti. Aklımda sonuna dair birbirinden güzel bir sürü teori vardı ama hiçbiri gerçekleşmedi. Bunun yerine sıradan ve kitabın geneline yakışmayan bir şekilde bitti. Orijinal konusu çok daha zekice bir sonu kaldırabilirdi halbuki. Sanırım kitaba dair cümleye dökebildiğim tek eleştirim bu.

4 yıl, 11 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Dost Körpe çevirisini okudum ben. Anlatımı çok güzeldi. Çok keyif alarak ve merakla okudum. Ama sonu biraz eksik geldi. Bu olanlar sadece "gençlik" e mi bağlanmalıydı. Biraz daha psikolojik temellere dayanan bir son daha mutlu ederdi beni. Yine de farklı ve güzel bir kitap.

4 yıl, 11 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Gerek kullandığı dili ile gerekse eserin kahramanı Alex'in farklı bakış açılarıyla birlikte farklı bir eser.Sisteme getirdiği eleştiriler de yerinde olmuş.Modern çağda insanın nasıl insanlıktan çıktığını,insanların robota dönüştürüldüğünü gözler önüne seriyor.Zaten yazarının da sıra dışı bir hayatı var.

4 yıl, 10 ay önce
6 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Kitabın ilginç bir -argo- anlatım tarzı var. Eminim ki kitabın özgün dili çevirisinden daha etkili bir anlatım tarzına sahiptir. Bu kitabı özgün dilinden okumak -ya da okuyamamak-, çeviri ne kadar başarılı olsa da bir şeyleri kaçırıyor, anlayamıyor veya eksik kalma hissi uyanıyor insanda.

Öykü, insanı dehşet içinde bırakan, tüyleri diken diken eden olaylar silsilesi başlayıp devam ediyor. İşin ilginç tarafı kitabın başlangıcı ile sonu arasındaki dehşet veren gerçeklik olgusu farklı gibi gözüküyor. Oysa öykünün başlangıcı ile bitişi arasında bu anlamda bir fark yok aslında. Soruna odaklanacağına, soruna neden olana odaklanmak gerekir aslında... Yazar vermek istediği mesajı olduğundan çok sert bir tarzda vermek istemiş. Ancak, bu, bazı okuyucularda gereğinden fazla iticiliğe neden olabilir.

4 yıl, 7 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Kurgu, akıcılık... Her şeyiyle çok iyi. Gerek kitabı gerekse filmi ayrı keyif veriyor.

4 yıl, 5 ay önce
5 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Her listede karşınıza çıkan aman okumadan olmaz denilen bir kitap. Ama her ne kadar üslubu ve değindiği nokta orijinal olsa da kitabın sonu, olayların indirgendiği nokta ve son noktaya gelene kadar çektiğiniz acı kesinlikle bu kitabı okumaya değmez, bu nedenle tavsiye etmiyorum.

4 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

komple tersine dönmüş bir dünyada sıfırdan yaratılmak acı acı törpülenmek

4 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Başlarda yer alan şiddet unsurları nedeniyle yarım bırakmayı düşündüm ama bırakamadım, iyi de oldu çünkü devamında güzelleşti ve oldukça sürükleyiciydi. Modern klasik olmayı haketmiş bir eser.

4 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan biri. Bu kalitede kitaplar çok nadir yazılıyor. Kitabı okuduğum her an Anthony Burgess'ın dehasına saygım gittikçe arttı. Bu kitap, asla sıradan bir kitap değil; sizi derin felsefi sorgulamalara itecek eşsiz bir derinliğe sahip bir kitap. Bence herkes okumalı Otomatik Portakal'ı. Okurken insan doğası, iyilik - kötülük kavramları, devletin suçlulara karşı tutumu, insanın birtakım yöntemlerle istenilen ideal bireye dönüştürülmesinin insan tabiatına, bireyin özgürlüğüne ve ahlaki değerlere ters düşmesi, öte yandan toplumun tüm bu olanların karşısındaki mağduriyeti vb sayısız konuda uzun uzun kafa yorduran ve kendimce bazı çıkarımlar yaptırarak düşünsel bazda ufkumun gelişmesini sağlayan bu mükemmel eser, bana çok şey kattı doğrusu. Bu kitabı yazdığı için Anthony Burgess'a minnettarım! Ayrıca Aziz Üstel'in çevirisi çok başarılı. Kitabın kendine has dil özelliklerini Türkçe'ye olabilecek en iyi şekilde aktarmış Aziz Üstel.
Derinlik yüklü bu harika kitabı herkese tavsiye ederim! Zaten en güzel şeyler, hep belli bir derinliği olanlar değil midir?

3 yıl, 9 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

2nci okuyuşumda,5 kat daha az irrite oldum.Fazla anarşist,antitest,tecavüz ,şiddet,tabi olmazsa olmaz sisteme siyaset eleştirisi filan olduğunu hemen çakozladım kankalarım.Anlatıcı eline almış,karakterin içine girmesi ve olaylar örgüsü kasnak gibi olduğunu dikizledim ey kardeşlerim.Ayrıca kara mizahta güldürüyor argoyla beraber.Hikaye çok akıcı,film süper.3 kişinin garip rast gelip intikamlarını almaları dandik,kitabın finalinin kısalığı dandik,iyiliğe dönmesi güzel.Eşine benzer bir saldırı olmuş,son bölüm silinmiş,kitabı 3 haftada yazmış,10 dil biliyomuş,kompozitör,hristiyanmış güya,otobiyografisinden nasıl yazdığıyla ilgili bilgiler var…

“İyiliğin sebebini aradıkları yok,öyleyse neden tersini merak ediyorlarki?”“Seni insanlıktan çıkarmışlar.Artık seçme şansın yok.Toplumun onayladığı eylemlerin dışına çıkamıyorsun,sadece iyilik yapabilen küçük bir makinesin.”

Yazar kitapla ilgili konuşuyor;http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/otomatik-portakal-50-yasinda-349875

1 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

harika bir dil, harika kurgu, harika karakter.

5 yıl, 9 ay önce
8 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

İğrenç Bir Sinema Uyarlaması da Vardır...

5 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

* Aziz Üstel'in harika çevirisiyle!

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Severek okudum.

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

"Küçük alex'inizi arada sırada hatırlayın " diyor modanın doruğu Alex kitabın sonunda ! Seni unutmak mümkün mu ? İcinde bastırılmış şiddet megili olanlar okumasın acayip gaza getiriyor ilk bölümlerde ! Cok zevkli bi kitapti

4 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Psikolojik çözümlemesi derin bir kitap olmuş. Çok başarılı, sanatsal, cezbedici. Akılda kalıcı. Bitirdikten sonra tadı tamağınızda kalan cinsten.

3 yıl önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Neden bu kadar övüldüğünü anlayamadığım kitaplardan biri daha..Evet kötü bir kitap değil..Evet okunabilecek bir kitap..Evet bu kitapla insan kendisine bir şeyler katabilir..Fakat kitapla ilgili çok fazla,fazlasıyla iyi yorum okuduğumdan olsa gerek,içimde bir hayal kırıklığı var maalesef :(

3 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İyinin ve kötünün nasıl ve neye göre tanımlandığını irdeleyiş şekli açısından çok özgün bir kitap Otomatik Portakal. Eğer kitabın adı yazarın ifade ettiği gibi çevrilseydi dilimize, Mekanik Adam gibi bir şey olabilirdi, daha iyi olurdu üstelik.
İyi-kötü, doğru-yanlış bir yana sonunda verdiği mesaj ve konuyu bağlayışı çok yerindeydi. İnsanı asıl düşündüren bütün bu göreceli kavramlar değil aslında, değişmeyecek bir düzenin, kaçmanın imkansız olduğu bir paradoksun içinde hapsolduğunu farkettiriyor yazar. Asıl boşluğa düşüren ve sınıra iten de bu oluyor zaten. Tavsiye ederim, okuyun.

11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Distopik eserlerin bir çoğu gelecekteki kabus ortamını anlatmak için Uzay Yolu tadında yüksek teknolojili ortamlardan yararlanmış görünüyor. Fakat ben eserin bilimkurgusal yanı arttıkça asıl vurgulanmak istenen totaliter eleştirinin gücünün zayıfladığını düşünüyorum. Bu açıdan Otomatik Portakal da nispeten yakın ve anlaşılır bir gelecek sınırında olduğu için asıl verilmek istenen mesajın çok daha etkili olduğu kitaplardan. İyilik / kötülük kavramlarına yaklaşımı oldukça düşündürücü. Keza devletin suçla mücadelede seçtiği yöntem de. Devletin tektipleştirme sevdasını diğer eserlerden farklı olarak direk suça yönelik ele alışıyla da farkını ortaya koyuyor. Yüksek argolu diliyle ve istemeseniz de iz bırakacak olan Alex karakteriyle oldukça çarpıcı bir eser.

3 yıl önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

Niye bu kadar popüler olmuş anlamış değilim.. Dili, tavrı, tarzı, konusu bana çok eksik geldi.

2 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

İyiliğin sebebini aradıkları yok, niye tersini merak ediyorlar ki?

2 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Zamanında ikinci elini dahi bulamadığım yeni baskısıyla hemen alıp bir çırpıda bitirdiğim kitapdır. Bir çok yorumun aksine okunması zor bir kitap değil. Argosu bol. Hikaye üstünde tartışılacak bir çok konu ve görüş türetilir. Kendi açımdan bakarsam baskıcı bir rejim ve yaşam ı-ııh. Dipsiz bir dünyada istemem ama.

10 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Akıcı bir kitap ve verdiği mesaj da gerçekten başarılı bir şekilde aktarılmış..

1 yıl önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kuzenimin kitaplığından 2007de almıştım ve de okumuştum ve o da aferim demişti bana

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitap vahşi bir üslupla kötüye saldırmış, sonunda onun yönetenle işbirliğini yüceltmiştir. Okuyucuya yorum bırakan bu kitap, kötünün tanımı hakkında açık kapı bırakmış olmakla birlikte, hangimiz kötü değil ki hakkında da sorgulama içerir.

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

dili olsun konusu olsun okuduğum başka hiçbir şeye benzemiyordu..

4 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

http://ebediyenedebiyat.blogspot.com/2013/01/otomatik-portakal-anthony-burgess.html

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

"what's it going to be then, eh?"

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

"Tanrı biz kullarından ne istiyor? Tanrı'nın istediği iyilik mı yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mı? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrı'nın gözünde?"

1 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Kitap edebi olarak bazı kusurlara sahip olsada fikir olarak kusursuz.Filmine olan hayranlığımı pekiştiren yapıt oldu.Düşündürttü insan ve insanlıkta değişemeyecek şeylerle ilgili.Üzerine uzun eleştiri yazısı yazdığım ilk kitap olması dolayısıyla da değerlidir bende.

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İyilik yapıyor bile olsanız bunun bilinçsizce yapılmasının aslında iyilik olamıyacağını anlıyor insan bu kitaptan sonra. İsteyerek kötülük yapmak mı bilinçsizce iyilik yapmak mı daha iyi günlerce düşünmüştüm. İnsani değerler, etik hakkında bu şekilde ikilemde kalıp düşünmemi sağlayan film ve kitapları her zaman çok sevmişimdir.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Tavsiye edilecek bir kitap;) psikolojik ve derinliği olan,insanın kendini sorgularken bulduğu aynı zamanda ; şiddet,iyilik,kötülük,irade,özgurlük kavramlarını iyi işleyen bunlar karşısında devlet yutumunun nasıl olduğunu vurgulayan,bütün bunlarıda şiddet ve sokak argosuyla işleyen ,son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri;)

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Dost Körpe çevirisi tam bir hayal kırıklığı. Konu güzeldi ama sonu kitabın akışı ve heyecanına yakışmamış.

1 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

bakalım ne olacak...

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

mükemmel bir üslup ve Anthony Burgess'ın ustalığını konuşturduğu üzerine düşünülesi gerçek bir yapıt

3 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Amin.Ve bokpüsür.

3 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Herşeyiyle mükemmel bir kitaptı.

2 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Harika.Kurgusuna bayıldım..

2 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

http://kronikokur.blogspot.com.tr/2014/11/otomatik-portakal.html

2 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

eğer bu kitabı okuyacaksanız mutlaka aziz üstel çevirisi okumalısınız . orijinalinden de okusanız başka bir çeviri de okusanız en azından bunu da ekleyin yanına. :)

2 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Beğendim.

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Filmini izlemedim. İzlemediğime de sevindim. Kitabın birinci gözden anlatımıyla gerçekten etkileyici bir yanı var. Okuyun kısacası.

2 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Eee, ne olacak şimdi ha?

1 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

iyiydi fakat muhteşem değildi, sistemi sorgulatıcıydı ama etkileyici değildi, vahşiydi ama suçluluk barındırmıyordu, alex bizim alex dostumuz olan onu sevemedim,okuduğuma pişman değilim ama mutlaka okunmalı diyemiyorum ,çevirmene tebrikler gönderiyorum çok zorlanmıştır bu kitapta. okurken hep bunu düşündüm

8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

"Tanrı biz kullarından ne istiyor? Tanrı'nın istediği iyilik mı yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mı? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrı'nın gözünde?"

1 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

alex e nefret duymakla acımak arasında gidip geldim. kitap bitince huzursuz ve mide bulantısı ile kalıyor insan

1 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitabın dilini sevmedim bir türlü. Argo olduğundan değil aynı kelimelerin sürekli tekrarından. Kardeşlerim kelimesi artık sinirlerimi bozmaya başlamıştı. Bunun dışında içeriği beğenmemek pek mümkün değil bana göre. Alex sevilecek biri olmadığı gibi nefret edilecek biri de değildi ama kitabın sonunda yaşadığı değişim ve bu değişimin büyümeye bağlanması bana mantıklı gelmedi. Bunlarla beraber okumaya değer olduğunu düşünüyorum.

1 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

***Spoiler içerir***
Alex'in argo dilini ve ortaya saçtığı dehşeti okumakta her ne kadar zorlansam da kitabın derinliği beni büyüledi. Toplumun 3 sacayağını ( hükümet ile devlet, papaz ile din, yazar F. Alexander ile entekllektüel kesim) çok iyi analiz edilmiş.
İlk 80 sayfada umarım kitap kötü bir aksiyon türü değildir derken; "Tanrı ne ister? Tanrı iyilik mi ister yoksa iyi olma seçeneği mi? Kötülüğü seçen bir insan, kendisine iyilik dayatılmış bir insandan bazı açılardan daha üstün olabilir mi?" sorusuyla gerekli cevabı verdi.
F. Alexander ve tayfasının özgürlük geleneğini savunurken ya da yola öyle çıkarken suça batmaları üzücüydü ve hayal kırıklığı yaşattı.
Aynı şekilde din adamının da öyle..
Anthony Burgess yazarı artık favorilerimdendir.

1 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bugüne kadar okuduğum kitaplar arasında en ilgi çekici en farklı kitap olarak yerini aldı bende. Yazarın kullandığı argo dilini çok beğendim ve etkilendim samimi geldi bana. Şiddet olayları ilk başlarda benimde midemi kaldırsa da kitabı bırakamadım sonu güzel bitti. Çocuk serserilikten sıkılmıştı içinde uyandığı merhametten habersizdi hayatına yeni bir sayfa açmaya başlamak üzere belki de iyi bir insan olmanın ilk adımlarını attı.

1 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

otomatik portakal hakkında konuşulması zor bir kitap.
olaylar yakın gelecekte başı bozuk bir gençliğin hikayesini içeriyor.
üç bölümden oluşan kitap,kitap kahramanı alex'in hayatının üç devresini içeriyor.
ilk bölümde ki umarsız,ölçüsüz şiddet ve cinsellik acaba yarım bıraksam mı ikilemini yaşatmıyor değil ama zaten filmi izlerken de aynı şeyi hissediyorsunuz.
alex'ten nefret mi etsem yoksa ona acısam mı bilemedim.
ikinci bölümde hak yerini buldu demeye kalmadan şiddete şiddet bir çözüm mü diye düşünüyorsunuz..bir de alex'in müzik zevki var ki üzerine oturup düşündüm.
nasıl olur da alex gibi bir çocukta böyle bir müzik zevki olabilir diye yazar insanı düşündürüyor.
ben alex'te ki müzik zevkinin bir metafor olduğuna karar verdim.o muazzam müzik zevki alex'te ki ölmemiş insani yanı sembolize ediyor olabilir.ama alex'in o birbirinden muhteşem müzikleri dinlerken bile zihninden hiç solmayan o şiddet hayalleri de şaşırıtıcı.o zamanda acaba bu çocuk pedofili mi diye de düşünüyorsunuz.
tabi ki gerçek nedenini sadece yazarımız biliyor.
on beş yaşında argodan başka konuşma bilmeyen bir çocuk 'kardeşim' diye seslenerek kendi hikayesini anlatırken 1984'te ki 'yoldaşlar' sözünü yad etmeden duramıyorsunuz.
1984'te ki 'büyük kardeş' otomatik portakal'da yoldan sapmış gençliği yeni gelştirdikleri beyin yıkama yöntemiyle dize getirip koltuğunu sağlama almak isteyen iktidar şeklinde karşımıza çıkıyor.
satır aralarında medyaya yapılan sağlam eleştiriler de gözümden kaçmadı hani.
çevirmenin de eline sağlık akıcı bir kitap olmuş.
ama konu itibariyle insanı sarsan,rahatsız eden,bir an önce bitsin ve gidip kütüphanede dursun dedirten bir kitap.doğrusu hemen bitsin istedim.kubrcik yapımı filmide her ne kadar muhteşem olsada insanı çok rahatsız da ediyordu.kitabı okurken acaba bu kitaba tarantino film çekseydi nasıl olur diye de düşündüm.zira tarantino filmlerinin
içeriği de şiddete şiddetle karşı koyan türden yapımlar.
kubrick yorumundan çok farklı olacağı kesin ama sanırım en
mükemmel yorumunu kubrick'te bulmuş.
bu güne kadar filme uyarlanmış kitaplar arasında en iyi yorumlardan biriydi bence.
artık ister kitabı okuyun,ister filmi izleyin.karar size kalmış.
'seçim meselesi' ;)

1 yıl, 9 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski