Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kimliğin Fotoğrafsız Yaprağı
Bu kadar sığ bir düşünce kitabı okumamıştım hiç.
Baskı: A'dan Z'ye Felsefe
İsmindeki vadettiği içeriği veren bir kitap.
Baskı: Ağrı'nın Derinliği
Ermeni meselesine bakış açınızı değiştirecek bir kitap. İki tarafın da hatalarını görmek mümkün. Örneğin bizim bu meseleye kulak tıkamamız ne kadar yanlışsa, sırf Ermeni oldukları için katledildiklerini söyleyen insanların, sırf Türk diye Ece Temelkuran'a düşman gibi davranmaları da bir o kadar yanlıştı.
Baskı: Cam Kule
Bu kadar iyi bir kitap beklemiyordum açıkçası. İleride bilimkurgu klasiklerinden birisi olarak anılabilir. Romanda farklı göndermeler ve alt katmanlar var. Efendilik-kölelik, tanrı-kul ilişkileri sorgulanıyor. Ayrıca kulenin hırsı temsil ettiğini düşünüyorum.
Baskı: Göç (Drizzt Efsanesi #3)
Montolio bölümü efsaneydi. Film sahnesi gibi gözlerimde canlandı savaşlar. Diğer bölümler durağan olsa da Drizzt'in hikayesi nereye varacak, düşüncesi kendini okutturdu.
Baskı: Biz Hayır Diyoruz
Mutlaka okunmalı. Farklı coğrafyalardaki toplum sorunlarının, sebep siyaset olunca bizimkiyle aynı olduğunu görüyoruz.
Baskı: Sürgün (Drizzt Efsanesi #2)
Macera kitabın yarısından sonra başlıyor. Oraya kadar bu nasıl fantastik kitap, düşüncesiyle okudum. Ancak sonrasında hayalgücü ve aksiyon doğru orantılı olarak ivme kazandı.
Baskı: Unutma Dersleri
Fazlaca gönderme ve imgeleme vardı kitapta ve bunun yanında anlatımı da çok sıkıcıydı. Mazi İmha Merkezi güzel bir fikir olmasına rağmen, yazar yeterince iyi işleyememiş bence.
Baskı: Doyma Noktası
Sema Kaygusuz'un anlatımı muazzam. Nasıl anlattığına öyle bir hayranlık duydum ki ne anlattığıyla hiç ilgilenmedim.
Baskı: Mavi Saçlı Kız
Kitaba 90. sayfadan başlamak lazım bence. Öncesi hiçbir şey ifade etmeyen, sıkıcı bölümler. Ancak 90. sayfa ile birlikte hastalık baş gösteriyor. Daha sonra hastalığı yendikten sonra da sıkıcı oluyor. Yargılamak için söylemiyorum ama, Amerika'ya gitmek, manken olmak, aşk-meşk gibi bayağı hedefler sayfa atlamaya itti beni. Gine de acı duyduğum, üzüldüğüm bölümler oldu. Ben de Burçak gibi yeniden gelmeye inandığım için ölümler karşısında teselli bulabiliyorum neyse ki.
Baskı: İncir Kuşları
Romanın başında olaylar çok hızlı gelişti. Oldu bittiye getirildi adeta. İlerledikçe ritim problemi kayboldu. Anlatım dili aşırı yavandı. Çok amatörceydi hatta. Hikaye ise çok etkileyiciydi neyse ki. Ayrıca beni çok rahatsız etti. Bu kadar çok işkence ve tecavüz olması canımı sıktı. Asıl can sıkıcı olan da bunların yaşandığının söylenmesi.
Baskı: Anansi Çocukları
Bir Neil Geiman kitabında sıkılacağımı tahmin etmezdim.
Baskı: Kırmızı Pelerinli Kent
Anlatım olarak güzel olsa da herhangi bir olay barındırmaması açısından beni tatmin etmedi. Edebi yönü olmasa gezi yazısı diyeceğim neredeyse. Rio'yu, yaşam şartlarını, orada yaşayan insanları anlatıyor. Velhasıl ortada elle tutulur bir konu yok.