Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Aynı Yıldızın Altında
Yazarı sevdim. Kitabı sevdim. Yazarın diline tutuldum. Hayal gücüne. Görkemli Izdırap'ı yazarın o notuna inat aradım, varlığına inanmak istedim. J.K. Rowling gibi bazı yazarların yaptığı gibi hani ek kitaplar çıkarıyorlar ya, maddi amaçlı evet ama napalım, Görkemli Izırap'ı çıkarmasını isterdim. Öyle otantik, orjinal farklı bir kitap okumak isterdim. Yani güzeldi. Ağlattı falan da. Pişman etmez okuyanı.
Baskı: Tatlı Bela (Beautiful, #1)
İki mi yoksa daha mı düşük versem bilemedim. Bu bir kitap mı? Artık böyle şeylere kitap mı diyoruz. Yazık. Ne oda var ne gönül, ne ev var ne duygu. Sadece konuşma. Cıvık ve saçma karakterler. Bu kitap için iyi bir yan düşündüm ve bulamadım. Jane Eyre okumak için kollarımı tekrar sıvadım, bu olur mu?
Baskı: Geçmişin Gölgesinde Villette
Bir Jane Eyre değil elbette. Ama Charlotte klasiği olduğu kesin.
Baskı: Küçük Arı
Bu kadar sert bir dil istemsizce duygularınız söndürüyor. Evet, üzülüyorsunuz hatta ağlamak istiyorsunuz ama o kadar duygusuz bir yazar ki ağlamanın kıyısından bile geçemiyorsunuz. Üzücü. Güzel bir konunun böyle harap edilmesi.
Baskı: Şemspare
Bir insan bütün hayatı nasıl aşka bağlayabilir, bir yerden sonra sini ediyor. Gereksiz, tek iyi yanı ise kapağın tatlılığı.
Baskı: Gökteki En Parlak Yıldız
Evet, bunu yazınca yazar sıfatını kazanmışsa, yazık.
Baskı: Evden Çok Uzakta
Hannah'ın çok hatrı var diyerek ancak bir şeyleri toparlayabiliyorum. Şimdi karakterlerin duygularını o kadar iyi anlatıyor ki, neyi neden yaptıklarınız sürekli bir anlayış içerisine giriyor insan. eh, bu açıdan bakınca gayet güzel, konu güzel ben sadece savaş kısmına takıldım. Ve diğer kitaplarına göre - Kış Bahçesini saymıyorum - azıcık yavaş ilerleyebiliyor kimi zaman. Kış Bahçesi Hannah listemin en sonunda olduğu için onunla mukayese etmiyorum.
Baskı: Kardeşimin Hikayesi
Livaneli yine yapmış yapacağını. Kitaptaki karakterlere olan özlemim derindir.
Baskı: Tanrıça (Tanrıça, #1)
Kurgu havada bırakılmıştı. Daha sağlam bitirebilirdi.
Baskı: Alaycı Kuş (Açlık Oyunları, #3)
Suzanne, yapacağını yaptı. Anlatmak istediğini anlattı ve çekti gitti. Sonunu kim güzel bekliyordu ki? Bu bir aşk hikayesi değildi ki. Beklentiler fazla yüksek tutulunca, son acıtıcı. Ama bu kadar vahşete, benim tam beklediğim bir sondu. İstediğim. Hayatın gerçekleri sonda sizi mutlu edip bırakmıyor, izler bırakıyor, hem de nasıl.
Baskı: İki Cami Arasında Aşk
İnsanlar ve duyguları, mükemmel karakter sahibi olan çehreleri bu kadar mı basitleştirilir.
Baskı: Bilim İş Başında
Bilim, bu kadar mı eğlenceli anlatılır. Sıkılmadan okumuştum. (:
Baskı: Aşkı Bana Sor
Fazlasıyla içine çekiyor. Sonunda "Of, yaa.. Ay.." diyerek anımsayacağınız kitapla arasına direk geçiş yapabilir. Tavsiye ederim, seve seve hemde.
Baskı: İsim Şehir Hayvan
Yılmaz Özdil'i takip edenlerin zaten çoktan okuduğu bir kitap. Ne olursa olsun tekrar okumak büyük bir zevk. (:
Baskı: Empati
Olasılıksızdan sonra okuyunca pek öyle tatmin etmiyor. Ama sonunda hayret nidaları istemsiz fırlıyor ağzınızdan. Güzeldi, yep!
Baskı: Kundakçı
Ne denebilir ki. Bir aptalın günlüğü resmen. Daha ağır sözcükle kullanmayı kim istemez?
Baskı: Orman
Oldukça tahmin edilebilir bir sonu oluşu okurken ki zevki azalttı hayli. Ama okunabilir.
Baskı: Hale (Hale, #1)
Fazlasıyla komikti aslında. Mükemmel bir doyum vermiyor kesinlikle. Tavsiye edilebilecek türden bir kitap değil.
Baskı: Karanlığa Dokunmak
Bir kitabın değerini düşürmede üstüne yokmuş yazarın.
Baskı: Kaosun Sırları (Gerçek Döngüsü, #1)
Kesinlikle mükemmel bir kitaptı. Bakış açısını tamamiyle değiştiriyor Maxime Chattam.